• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

Atatürk'ün komünizm tehlikesine karşı uyarısı - mutlaka okuyun

kaanansay

Amatör
Üye
Doğuda Kan Döken Bölücü Örgüt, Ateist ve Komünist Bir Örgüttür

Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir. (M. Kemal Atatürk)

Avrupa'da çıkacak bir savaşın başlıca galibi ne İngiltere, ne Fransa, ne de Almanya'dır. Sadece bolşevizm (komünizm)dir. Rusya'nın yakın komşusu ve bu memleketle en çok savaşmış bir millet olarak biz Türkler, orada cereyan eden olayları yakından izliyor ve tehlikeyi bütün çıplaklığıyla görüyoruz. Uyanan Doğu milletlerinin düşünce yapılarını mükemmelen sömüren, onların milli ihtiraslarını okşayan ve kinleri tahrik etmesini bilen bolşevikler (komünistler), yalnız Avrupa'yı değil, Asya’yı da tehdit eden başlıca kuvvet halini almışlardır. (Atatürk'ün Söylev ve Demeçleri, c. 3, s. 94-95)

Bölücü terör örgütü, her eylemi, her sloganı ve her bildirisiyle komünisttir. Ancak bölge halkı bu konuda son derece bilgisizdir ve eli kanlı örgüt militanlarını kimi zaman kürt halkı adına savaşan, kürt milliyetçisi gerillalar olarak algılamaktadır. Bölgedeki halkımızın büyük bölümü dindardır. Dolayısıyla bölücü örgütün gerçek hedeflerini ve ateist yapısını anladığında örgüt aleyhinde tavrı çok daha kesin olacaktır. Bu sebeple örgütün ateist ve komünist kimliği geniş kapsamlı bir karşı propaganda ile halkımıza duyurulmalıdır. Bu konuda radyo, TV ve basın da kullanılarak çok etkin bir çalışma yapılması gerekmektedir.

Burada bir etnik kavga değil, komünist ve dinsiz bir hareket söz konusudur. Kürt milliyetçiliği görüntüsü tamamen sahtedir ve bölge halkının gözünü boyamaya yöneliktir.

Örgütün Marksist-Leninist bir yapıda olduğu, gerek savcılık iddianamelerinde, gerek MİT raporlarında gerekse mahkeme kararlarında sabittir. Kaldı ki örgütün komünist olduğunu anlamak için çok ayrıntılı bir araştırmaya bile gerek yoktur. Çünkü örgütün uzun yıllar kullandığı bayrağında komünizmin en bilinen simgesi olan orak-çekiç motifinin yer alması bile konunun ispatı için yeterlidir. (Bu amblem daha sonra strateji ve taktik değişikliğine giden örgüt tarafından değiştirilmiştir.) Örgütün kuruluş kongresinde yer alan ve örgütün internet sitesinde göze çarpan ifadeler de, marksizme olan sadakati net olarak ortaya koymaktadır:

Marksist-Leninist teori çok iyi özümsenmelidir. Önder kadrolar sık sık Marksizm’e müracaat etmeli, Marksizm’in uygulanmasını başlangıç şekli yapmak için bu öğretiyi gerçekten özümsemeliler. ...Biz Sosyalizmi siyasal sorunun çözümlenmesinde daha çok bir eylem kılavuzu olarak ele alacağız. Mutlaka böyle bir öğretinin temsilcisi olarak, böyle bir öğretinin savunucusu olarak, bunun en önemli koşulu olarak bulunulan ülkenin siyasal iktidar meselesine uygulayarak, mevcut iktidarı parçalamada bir araç olarak, bir eylem kılavuzu olarak kullanarak üzerimize düşeni yapacağız.

Örgüt liderinin, 13. kuruluş yıldönümü mesajından:

Sosyalizm yıkıldı, komünizm yıkıldı diyenlere en iyi cevap olarak, tam tersine, sosyalizmin en güçlüsü, en doğrusu, en yücesi PKK'da Gerçekleşmiştir diyoruz.

Örgüt liderinin 1 Mayıs 1982 tarihli konuşmasından:

Ama şunu iyi bilmeliyiz ki, Kürdistan tarihi bugün çağa ulaşmak istiyorsa, tamamıyla işçi sınıfı gerçeğine dayanmak zorundadır. Ne kadar elverişsiz koşulları yaşarsa yaşasın, işçi sınıfının objektif gücüne ve onun eylem kılavuzu olan bilimine, Marksizm-Leninizm’e dayanmak zorundadır ve dikkat edilirse bizim varlık nedenimiz tümüyle bu gerçek etrafında oluşmuştur. ...Eğer o aşiret duvarları, o feodal çitler aşılmasaydı, modern düşünce, en devrimci düşünce olan Marksizm-Leninizm kafalarımıza sıçramayacaktı, onun için zemin bulamayacaktı.

Fikri Mücadele, Terörün Kökönü Kurutacak Tek Yöntemdir

Bölücü terör, fikri yönden yenilgiye uğratılmadıkça sonuca ulaşmak imkansızdır. Gerçekten de konunun askeri ve polisiye tedbirlerle çözümlenmesine imkan olmadığı ortadadır.

Fikren ezilen, ideolojisi çökertilen örgüt militanlarının hızla iradi gücü yok olacak, moral çöküntüsü meydana gelecek ve örgüt böylelikle imha edilecektir. Örgüte dış güçlerce sağlanan destek muazzamdır. Ne kadar operasyon yapılırsa yapılsın örgütün silahla, topla, tüfekle çökertilmesi imkansızdır. Ancak fikren bozguna uğrarsa yok olur.

Komünizmi besleyen ve taze kan sağlayan materyalist eğitimdir. Materyalizmi hayat felsefesi olarak benimseyen fertleri komünist ideallere ikna etmek oldukça kolay olmaktadır.

Örgüt, liderinin Din Sorununa Devrimci Yaklaşım isimli kitabında yer alan, Dinin devrime karşı tehlikeli bir biçimde kullanılmasını engellemek ve İslamiyet’i devrim hizmetinde iyi bir işleve kavuşturmak gerekir. (sayfa 55) direktifi doğrultusunda dindar doğu insanına dine saygılıymış gibi yaklaşmakta, bir yandan da Darwinist-materyalist eğitim vermektir.

Örgütün eli kanlı liderinin yazdığı kitaplar tümüyle evrimci izahlarla doludur. Terör örgütünü durdurmak ve ülke genelinde toplumsal birlik ve beraberliği sağlamak için öncelikli olarak terörü besleyen komünizmin temeli olan Darwinizm’in yerle bir edilmesi gereklidir. Çünkü Güneydoğu’da bölücü örgüt tarafından sürdürülen Darwinist propaganda örgüte yeni militanlar ve destekçiler kazandırmaktadır. Bölücü örgütün fikri alt yapısı ayakta durdukça terörün ardı arkası kesilmeyecektir. Bu fikirler sadece Kuzey Irak’ta değil, artık bölge halkının arasında da varlığını hissettirmektedir. Askeri önlemler önemli olmakla birlikte asıl acil ve gerekli olan fikrin yok edilmesidir.

Terörün beyninin hedef alınması gerekir. Terörün beyni Darwinizm, materyalizm ve ateizm üçlüsüdür. Bunlar yıkıldığında, terörün psikolojik gücü yerlebir olacaktır.

Bataklık kurutulmadan teröre karşı mücadelenin başarıya ulaşması mümkün değildir.


Bataklık varoldukça sorun bitmeyecek, terör üretimi devam edecektir. Bataklık kurutulduğunda yani Darwinizm’in etkisi yok edildiğinde fikri gücü elinden alınan bölücü örgüt tam manasıyla bozguna uğrayacak ve dağılıp gidecektir. Çünkü bir komünist, fikri gücünü kaybederse bütün gücünü kaybeder ve eyleme kalkışacak gücü kendinde bulamaz hale gelir. Vücut beynin emrini dinlemez, fikri yıkılan terörist olduğu yere yığılır kalır, kıpırdayamaz olur. Komünizm batıl bir düşüncedir. Düşünce düşünceyle yıkılır, Darwinizm anti-Darwinizm ile, materyalizm de anti-materyalizm ile yıkılacaktır.


Sivil Halka ve Devlete Karşı Uygulanan Terör, Komünist Bölücü Örgütünden Temel Yöntemidir

Bölücü terör örgütü, son zamanlarda daha ziyade askerlerimizi hedef almakta, bölge halkına karşı eylemlerden kaçınmaktadır. Hiç şüphesiz amaç, örgütü kürt kökenli vatandaşlarımızın menfaatleri için devletle savaşan bir gerilla grubu görünümüne büründürmek ve bölge halkında sempati oluşturmaktır. Oysa örgütün 80’li yıllarda kundaktaki bebeklerden yaşlı insanlara hiçbir ayırım gözetmeden bölge halkına karşı giriştiği toplu katliamlar hafızalardan silinmemiştir. Bölücü örgüt, komünist ideallere ulaşmak için geçmişte her türlü vahşete tereddüt dahi etmeden yönelmiştir. Bundan sonra da gerektiği anda silahlarını masum sivil halka doğrultacağına hiç kuşku yoktur.

Bölücü örgütün bölge halkını sindirmek, yıldırmak ve kendisine itaate mecbur bırakmak için giriştiği eylemlerin tamamı komünist ideologların kitaplarında tarif edilen yöntemlerdir. Örgüt, her türlü propaganda tekniğinde olduğu gibi katliamlarda ve terör eylemlerinde de Marks, Engels, Stalin, Mao gibi komünist önderlerin kitap ve uygulamalarını kendine rehber edinmiştir.

Terör, komünist örgütlerin hedefe ulaşmak için kullandığı en bilindik ve etkin bir yöntemdir. Komünist liderler terörü vazgeçilmez bir silah olarak görmüş ve takipçilerine şiddetle tavsiye etmişlerdir. Bu liderlerden Lenin’in terör talimatları oldukça dikkat çekicidir:

Polisleri, askerleri, devlet memurlarını öldürmek, devlet kurumlarında yangınlar çıkartmak... Devletin hazinelerinden paraları almak... Devrimci komünist güçler yenilmez silahlı bir güç olarak ortaya çıkmalı, insanları öldürerek, bombalayarak, binaları havaya uçurarak korku yaymak ve bu şekilde toplumun üzerinde komünist diktatörlüğünü teşkil etmek iktidara ulaşmamızın önemli unsurlarındandır. (Vladimir Lenin, Teorik ve Pratik Terör Hakkında, Homizuri G.P., Moskova 2005)

Propagandacılar her grubu basit bomba formülleriyle donatmalılar... Gruplar derhal askeri eğitimlerine, operasyonlara katılarak başlamalılar. Bazıları bir casusun öldürülme işini veya bir polis karakolunu basma görevini üstlenmeli. Bir kısmı ise banka soymalı. (V. İ. Lenin, Collected Works, Moscow, Cilt 9 s. 346)

Sadece geniş halk kitleleriyle doğrudan bağlantılı olan bireysel terörist hareketler değer taşırlar. (V. İ. Lenin, Collected Works, Moskova, cilt 35, s. 238)

Eğer kitleler kendiliğinden ayağa kalkmazsa, hiçbir şey başaramayız. Spekülatörlere karşı terör uygulamadığımız -hemen oracıkta kafalarına bir kurşun sıkmadığımız- sürece hiçbir yere varamayız. (V.I. Lenin, Polnoye Sobraniye Soçineniy, Moskova, 1958-1966, cilt XXXV, s.311)

Trotsky: Fakat ihtilal, ihtilalci sınıftan emrindeki bütün yöntemlerle gayesine varmasını talep eder; eğer gerekirse silahlı bir ayaklanma ile, eğer mecbur olursa terörizmle. (Ann Arbor, Leon Troçki, Terörizm ve Komünizm, University of Michigan, 1963, s. 58)

Bir Marksist-Leninistin, komünist ideolojinin gerektirdiği terörist eylemi yapması komünistleri adeta büyüler. Yapılan katliamları, bombalama eylemlerini ve şiddeti şeytani bir hazla ve takdirle karşılayıp hayranlık duyarlar. Bu sebeple Avrupa’daki ve dünyanın çeşitli yerlerindeki Darwinist-Marksist görüşlü insanların teröre karşı olması beklenemez. Bu Marksist felsefenin ruhuna-mantığına aykırı olur. Kınama mesajları, uyarmalar böyle kitleleri hiç ilgilendirmez.

Darwinist-Marksistler teröristleri, -güya- feodalizme karşı savaşan, devrimci güçler olarak görürler. Teröristler, Ho Chi Minh gibi tarihe geçen kan dökücüleri saygı ile anarlar.

Halk Ayaklanması Bölücü Örgütün Hedefidir

Bölücü örgüt liderinin ifadeleri hiçbir yorum veya tartışmaya mahal bırakmayacak netliktedir. Terör örgütünün ve onu organize edip destekleyen güçlerin hedefi, bölgedeki kürt halkını etnik kökeni bahane ederek kışkırtmak ve doğu bölgelerimizden başlayıp tüm Türkiye’yi içine alacak büyük bir ayaklanmayı başlatmaktır.

Bölücü örgüt liderinin 1975 yılında kaleme aldığı ve örgütün manifestosu niteliğindeki 68 sayfalık “Kürdistan Devriminin Yolu” isimli broşürdeki görüşler esas alınarak hazırlanan parti programında Halk Savaşı (ayaklanma) hakkındaki ifadeler:

Devrimimizin 3. özelliği, halkın geniş güçlerinin seferber edildiği uzun vadeli bir mücadele çizgisine sahip olmasıdır. Bu çizgi pratikte kendisini Uzun vadeli halk savaşı biçiminde şekillendirir. Uzun süreli halk savaşı temelinde, bütün mücadele biçimlerinin kullanılmasını içerir. Devrimimizin 4. temel özelliği, sadece Kürdistan’la sınırlı olmayıp çevresini de derin etkisi altına alması ve bölgesel çapta gelişmesidir.

Lübnan’da 1981 yılında ilki gerçekleştirilen ve bölücü örgütün adıyla anılan konferanstaki ifadeler de oldukça önemlidir:

Özenle hazırlanmış bir gerilla mücadelesinin gelişimi içinde ve onunla birlikte geniş kitlelerin ayaklanmasıbeklenmektedir... Bu durum şimdiden akılda tutulmalı, halk ayaklanmasının hazırlıkları ve sorunları daha şimdiden partinin gündemine getirilmelidir.

Bölücü örgüt liderinin hazırladığı Ayaklanma Taktiği Üzerine Tezler ve Görevlerimiz isimli 1992 tarihli broşürde ise şu ifadeler yer almaktadır:

Halkımız gerçekten ayaklanmak istiyor. Planlı ve örgütlü bir biçimde, başına büyük badireler getirmeyecek bir önderlikle ayaklanmak istiyor. Son iki yıllık deneyimler ve özellikle de son bir yıllık çarpıcı deneyimler tartışma götürmez bir gerçeklikle halkımızın büyük çoğunluğunun ayaklanmaya evet dediğini, onay verdiğini gösteriyor.
 

Masterlord

Kıdemli
Üye
Atatürk geleceği görmüş

büyük bi deha olduğunu 50 yıl sonrasını görüp tahmin ederek bi kez daha kanıtladı

Atamızı saygıyla anıyoruz.....
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Bir de Atatürk'ün Gazetesine bakalım. Sanırım gerçek belge bu olsa gerek..

GİZLENEN ATATÜRK ( 1 )
Hâlâ Atatük'ü kafa yapısına göre yorumlayanlar, tanımlayanlar var.Buna artık belgelere dayanarak bir açıklama getirmek istiyorum.

İşte Atatürk'ün 1920'de çıkardığı, adını kendisinin verdiği, baş yazıların kendisine ait olduğu, kendi denetiminden geçtikten sonra yayınladığı Hâkimiyeti Milliye gazetesi yazıları:

KAPİTALİZM VE MİLLİYETÇİLİĞE BAKIŞ
İnsanlık bir gün ihtimal ki, bencillikten ileri gelen aşırı hislerle, milliyet çerçevelerinden taşıp bütün insanlığı saracak bir ''yenilik'' vücuda getirecektir.

İstiyoruz ki, yeryüzünde zulüm kalmasın.Milletler arsında düşmanlıklar ortadan kalksın.Dünyaya hakim olan ''kapitalizm'' illeti bir daha kalkmamak üzere uyusun.

En büyük düşman, düşmanların düşmanı ne falan ne de filan millettir; bilakis bu, adete dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.

Kapitalizm bütün dünyanın, bütün milletlerin müşterek düşmanıdır.Milletleri birbirine düşüren kuvvet o, kardeş kanları döktüren fesatlar ondan, dünyayı kaplayan sefaletin müsebbibi, özetle bütün insanlığı inleten zulmün yegane zalimi odur.Bu zulümde başarılı olmak için arada sırada müracaat ettiği muharebeler, yegâne kuvvetleri, yegâne silahları değildir.Bankalar, sendikalar onun en kuvvetli silahlarıdır.Ve bütün milletleri bilhassa bu silahla mağlup eder.Memleketimize bakınız: Rejiler, Düyunu Umumiye'ler, kapitülasyonlar, şimendiferler, limanlar, gemiler, bankalar, ticaret evleri, bütün bu müesseseler, Avrupa kapitalizminin bizi mahvetmek için senelerden beri kullandığı iblisane bir makinenin parçalarıdır.

Bir zamanlar, tarihin eski devirlerinde dünya birtakım despot hükümdararın istibdatları altında ezilirdi.Sonraları milletler bu istibdatı yıktılar.Fakat bu defa da onun yerine paranın, sermayenin zulmü geçti.Sermaye, bugüne kadar dünyada yapılmış olan bütün fenalıkların yegâne etkeni, yegâne mesulü idi; bugün de odur; eğer bütün dünyayı süratle istila eden kapitalizm aleyhtarlığı olmasaydı, bu zulüm yarın da devam edecekti.Çok şükür, zulüm devrinin son günlerindeyiz.

Türkler, bu hakikati anlayınız, anlamayanlar varsa onlara da anlayanlar öğretsinler.

GİZLENEN ATATÜRK ( 2 )

KOMÜNİZME BAKIŞ

Hakimiyeti Milliyenin vazifesi, bugün Anadoluyu işgal eden ve kamuoyunda muhalif hareketler vücuda getiren cereyanlar hakkındaki görüşlerini söylemeyi ihmal etmeyecektir.

Her şeyden evvel ve her türlü yanlış anlamaya mani olmak için şunu haber verelim ki, Hakimiyeti Milliye bu cereyanlar arasında en ileri gidenin önünde bulunmayı, yahut daha açık bir ifade ile dünyanın sadece manzarasını değil, hatta temellerini de değiştirmeye doğru giden komünizm hareketinde icap ederse azami programın dahi savunucusu olmayı bu gün değil, çoktan beri mesleğine kaydetmiş bulunuyor.Hakimiyeti Milliye Tanzimatçı ruhlu taklit bir komünizmin değil, Türk ve Anadolu toplumsal bünyesinin istediği hakiki ve verimli bir komünizmin savunuculuğunu yapmayı, Türkiye'yi hakiki bir selamete çıkarmak işinin esası ve temeli sayar.

Anadolu, Rusya'daki manasıyla haşin ve kanlı bir işçi diktatörlüğüne muhtaç olmaksızın komünist olacak, gayet seri bir olgunlaşma ile kapitalist âlemden uzaklaşarak ve onunla muzafferane mücadele ederek, komünizm gayelerine kadar uzayıp giden yolların eşiğinden atlayacaktır.(Latin Amerika'da gerçekleşen sosyalist hareket gibi)

Bir memlekette kapitalizm zulmü dahilden değil de hariçten gelecek olursa, o memlekette zenginle fakirin aynı zulme karşı birleşmesi mümkündür.Bundan başka, hariçten gelen zulüm kuvveti bu memlekette herkesle beraber idareciler sınıfını da ezmeye, mahvetmeye karar vermiş olduğu için , en baştaki ahlaksızlar müstesna, iradeciler sınıfı da seve seve , isteye isteye, hatta fedâkarlıklarla öte tarafa gidiyor. Şu halde bundan bir şey anlaşılıyor ki, Anadolu'da Rusya'daki tarzda haşin ve kanlı bir proletarya diktatörlüğü tesisine zulüm kalmaksızın komünizm gerçekleşecek ve belki de imha için sarf olunan kuvvetler canlandırmaya tahsis edileceği için, Anadolu komünizmi daha verimli, daha faydalı neticelere doğru gidecektir.

***Hakimiyeti Milliye'nin komünizme bakışı genel anlamda Rusya'da gerçekleştiği gibi kanlı değil de, ülkenin yapısına uygun olarak gerçekleşmesi gerektiği yönündedir.

Atatürk'ün ''karma ekonomi'' anlayışı da bu hareketin bir başlangıcıydı.Yabancıların elinde bulunan bir çok işletme kamulaştırılarak piyasa kontrol altında tutulmuştu.Ülkeye komünizmin süreç içinde yerleştirilmesi amaçlanmaktaydı. Atatürk'ün ölümünden sonra ülke yeniden emperyalizme teslim olunca tüm bu gelişmeler rafa kaldırılmış, Atatürk'te farklı tanımlamalarla gerçek siyasi düşüncelerinden arındırılmıştır.
*
GİZLENEN ATATÜRK ( 3 )
Atatürk'ün, kendilerini Kurtuluş Savaşı'na hazırlayan düşüncelerin yer aldığı ve adını kendisinin verdiği, başyazılarının bir kısmı kendi tarafından yazıldığı, kendi denetiminden geçtikten sonra yayınlandığı ve Cumhuriyet döneminde halktan sürekli gizlenen Hakimiyeti Milliye Gazetesinde çıkan yazılardan bazılarını sizlerle paylaşmak istiyorum.

MESLEKİ TEMSİL

Mesleki Temsil (24 Ekim 1920) : (Sosyalizmin ülke yapısına göre yeniden düzenlenmesi ve zamanla tam anlamıyla sosyalizme geçiş için hazırlanan program.)

Mesleki Temsil, Avrupa'da yoktur.Çünkü Avrupa, demokrasi sistemi üzerinde duruyor.Rusya'da ise hususi bir şekilde vardır.Yani mesleki temsilin esası ve sebebi olan mesleki teşekkül mevcuttur ve büyük bir süratle gelişiyor.

Mesleki Temsil demek, Türkiye'de mesleki teşkilatı süratle vücuda getirmekten ibaret geçici bir tedbirdir.Esası, memleket işlerinde hakiki, milli ve bilhassa salim bir tarzda ''emek'' düsturunu hakim kılmaktan ibaret olan sosyalizm, yani komünizmdir.

Memlekette her şeyden evvel emeği hakim kılmak , zararlı mücadeleleri ve bilhassa bürokrasi tahakkümünden ibaret olan hükümet kuvvetlerini ortadan kaldırarak, bütün kudret ve salahiyeti halkın çalışan kısmına vermek lazımdır.Ancak emek erbabı, yeni tabiriyle emekçiler, genel hizmetler meselelerinde cahil bulunmaları hasabiyle iyi kullanamayacakları için süreç gerekmektedir.Mesleki Temsilin düzenli uygulanması durumunda sosyalizm kaidelerinin bütün esaslarının, memlekette kolaylıkla ve verimli bir surette tatbiki mümkün olacaktır.

Mesleki Temsil, zaruri olarak tamamen komünist bir programın parçasıdır.Bunu müdafaa edenler, memleketin ancak sosyalist-komünist bir programla idare edilebileceğine kanidirler.

Mesleki Temsilin başlı başına bir program ve bir hükümet tarzı değil, beklide aslında genel manadan bağımsız bir alet ve vasıta olduğunun en büyük bir delili de, bunun en komünist bir tarz için bir alet olduğu kadar, aristokrat temsil tarzı için de bile alet olabileceği hakikatidir.Biz bu usulün, yahut daha doğru bir tabir ile bu aletin, memlekette tamamen ''komünist'' bir idare için kullanılmasını istiyoruz ve tamamen kani buluyoruz ki, bu alet bizi istediğimiz gayeye götürecektir.

GİZLENEN ATATÜRK ( 4 )

HAKİMİYETİ MİLLİYE YAZILARI

İnsanlık bir gün ihtimal ki, bencillikten ileri gelen aşırı hislerle, milliyet çevrelerinden taşıp bütün insanlığı saracak bir ''yenilik'' vücuda getirecektir. (KOMÜNİZM)

İstiyoruz ki, bağımsız olalım.İstiyoruz ki, yeryüzünde zulüm kalmasın.Milletler arasında düşmanlıklar ortadan kalksın.Dünyaya hakim olan kapitalizm illeti bir daha kalkmamak üzere uyusun.

Öyle müttefiklerimiz var ki, dünyayı emperyalizm zulmünden kurtarmak için ahdetmişler, devamlı çalışıyorlar ve her gün yeni bir zafer kazanıyorlar. (SSCB)

En büyük düşman, düşmanların düşmanı ne falan ne de filan millettir, bilakis bu, bütün dünyaya hakim olan kapitalizm afeti ve onun çocuğu olan emperyalizmdir.

Bir zamanlar, terihin eski devirlerinde dünya bir takım despot hükümdarların istibdatları altında ezilirdi.Fakat bu defa da onun yerine paranın, sermayenin zulmü geçti.

Kapitalizm sade falan ve filan milletin düşmanı değildir.Bilakis bütün dünyanın bütün milletlerin müşterek düşmanıdır.

Milletleri birbirine düşüren, kardeş kanları döktüren, dünyayı kaplayan sefaletin, özetle bütün insanlığı inleten zulmün yegane zalimi kapitalizmdir.

Anadolu, kapitalistlerin zulmünden bir Alman köylüsü, bir Rus çiftçisi, bir Fransız işçisi kadar bezmiş ve hatta onlardan daha çok fazla zarar görmüştür.Bunun için Anadolu bugün komünizm gayeleri uğrunda büyük bir mücadele yapıyor ve kati adımlarla bu yeni cihanın kapısına doğru süratle yürüyor.

Anadolu elbette komünist olacak, gayet seri bir olgunlaşma ile kapitalist alemden uzaklaşarak ve onunla muzafferane mücadele ederek, komünizm gayelerine kadar uzayıp giden yolların eşiğinden atlayacaktır.

Bu dünya değişmeli, kapitalizm belası da bu memleketin başından kalkmalı ve bununla beraber en önde Anadolu halkı da biraz rahat ve huzur yüzü görmeli.

Anadolu komünizmi daha verimli, daha faydalı neticelere doğru gidecektir.

Emperyalizm aleyhine mücadele etmek, vicdanı olan bütün insanlara bir vazifedir.

Dünyayı istila etmek isteyen genişleme ve istila taraftarlarının azgın tehdidinden cihanı kurtarmak ancak kapiyalizmin kaldırılmasıyla mümkün olur.

Peki bunlara ne demeli?
 
Moderatör tarafında düzenlendi:

Masterlord

Kıdemli
Üye
Atatürkün komunizm karşıtı olduğunu bilmeyen varmı????

zira Atatürk 1925 lerde kapitalizm değilde komunizmi getirirdi ama getirmedi

aynı sekilde 1980 de sol tarafa öldürücü darbeyi vurmalarının en temel sebebi üstte yazanlardı.....
 

shgiptare

Kıdemli
Üye
kaansay konuların iyi güzel ama hangi birini okuyacağımı şaşırdım ben yaa:malesef:
kopyala yapıştır kolay birşey farkındayım ama bunları günlere bölersen bence daha iyi olur.ben şaşırdım amaaa...böle güzel konularını hergün bir yada iki tane kopyalsan insanlar daha iyi okur yani göz atmaz demek istediğim anlaşılmıştır herhelde:angry:
 

kaanansay

Amatör
Üye
Atatürk eğer kominist olsaydı Stalin ve Lenin gibi 60 milyon insanın öldürürdü.

Ama Atatürk bunu yapmadı. Tarih ortada. Atatürk'ün yaptıkları ortada.

Komünimz sosyal adaleti savunur. Ama yöntemleri yanlıştır. Dini ortadan kaldırmak ister. Oysa sosyal adalet dinde olan birşeydir.

Stalin ve Lenin ya da Mao hayatları boyunca haklına eziyet çektirmiştir, göz kırğpadan öldürmüştür.

BU tarz bir hayatı kimse istemez. Komünizm'in tehlikesi budur. Eğer gerçekten sosyal adaleti savunsa ve birlik beraberlik için çalışsa kimsenin sözü olmaz. Ama Allah, dine, mukaddesata, insani değerlere karşı çıkmasıyla komünizm kabul edilemez.

Eminim kimse savaşı, kan dökmeyi, haksız yere insanları, bebekleri, kadınları öldürmeyi makul karşılamaz.

Atatürk milliyetçi, mukaddesatçı bir insandı. bunu bütün yaşamı boyunca gösterdi.

Eğer komünist, faşist bir insan olsaydı diktatör olurdu, bir KAHRAMAN ya da bir LİDER ya da çok sevilen bir insan olmazdı.
 

ResuLL

Tecrübeli
Üye
Atatürk ün gazetesi derken sosyalist hangisi ?
bence en barız fark hepsını bı yana bıraksak belgelere bıle gerek duymadan bu olurdu :
Atatürk eğer kominist olsaydı Stalin ve Lenin gibi 60 milyon insanın öldürürdü.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Atatürk ün gazetesi derken sosyalist hangisi ?
bence en barız fark hepsını bı yana bıraksak belgelere bıle gerek duymadan bu olurdu :
Atatürk eğer kominist olsaydı Stalin ve Lenin gibi 60 milyon insanın öldürürdü.
60 milyon az değil mi???

Atatürk'ün gazetesinin adını birkaç yerde açıklamışım zaten.

Resul bunları çok konuştuk, yine başa dönmeyelim.
Atatürk komünisttir demedim, komünizme bakışını belgeledim.
Yukarıdaki alıntıları okursanız daha iyi anlaşılır...
 

ResuLL

Tecrübeli
Üye
60 milyon az değil mi???

Atatürk'ün gazetesinin adını birkaç yerde açıklamışım zaten.

Resul bunları çok konuştuk, yine başa dönmeyelim.
Atatürk komünisttir demedim, komünizme bakışını belgeledim.
Yukarıdaki alıntıları okursanız daha iyi anlaşılır...
sana katılıyorum sen komınıst dedın demedım zaten..
ve onlarla benzettın de demedım bende kendı fıkrımı soyledım
sadece Ataturk un gazetesı dıye baslık attıgında bunu merak ettım
ve dedıgın gıbı bız senle oldugumuz yerde kaldık bılıyorsun kırmadan anlayarak bırbırımızı..
Haa unutmadan 60 milyon değil 75 milyon
 

efyubideapo

Tecrübeli
Üye
Komünüzm mi Orta Asyada yaşayan Türklere sorun. Komünizmi vatanlarından sürülen, yakılan, öldürülen Ahıska Türklerine sorun. Komünizmi o yakılan ve öldürülen Türklerin eşlerine, dostlarına akrabalarına sorun.
 

oddly

Amatör
Üye
kuru kuruya atatürkçüler var günümüzde.. atatürkçülük kisvesi altında her türlü işi çeviriyorlar .. atatürk hayatta olsa hepsini hapse tıkardı herhal...

atatürk büyük insan.. komünizme karşı olmasa eğemenlik kayıtsız şartsız milletindir demezdi....
 

yavuz34

Tecrübeli
Üye
Komunizmin teorisine bakmam. Uygulanmış pratiğine bakarım: Nedir bu pratik? ÜST BÜROKRAT VE BÜROKRATLARIN EGEMENLİĞİDİR!Yani kırizde olsa şuda olsa buda olsa Bürokrata hiç bir şey olmaz.Lüks dairesi,Yazlığı vede lüks arabası.Ayrıca çok kuvvetli bir NÜFUSU! E bugün çoğu Ülke aslında komünizmle idare edilmiyormu?Selamlar.
 

KOMANDO

Tecrübeli
Üye
Komunizmin teorisine bakmam. Uygulanmış pratiğine bakarım: Nedir bu pratik? ÜST BÜROKRAT VE BÜROKRATLARIN EGEMENLİĞİDİR!Yani kırizde olsa şuda olsa buda olsa Bürokrata hiç bir şey olmaz.Lüks dairesi,Yazlığı vede lüks arabası.Ayrıca çok kuvvetli bir NÜFUSU! E bugün çoğu Ülke aslında komünizmle idare edilmiyormu?Selamlar.

Komünizm halki esitler ama dedigin kesimi 5 basamak yukari cikarir halk tamami köledir üsttekiler icin ...komünizm aslinda uyutarak kölelestirmedir halki...
 

reddi

Amatör
Üye
Atatürk kominizme sıcak baksaydı ne olurdu o zaman onu seçem millet onu indirirdi .Atatürk kendi sistemini getirmiştir.Birde bu sosyalistler falanda Atatürkü savunuyor çelişkiye bak devrim yapçaz diyorlar ne devrimi?Atatürkün yaptığı devrimleri yıkmakmı siz sosyalistsiniz kemalizmle ne alakanız var.
 

KOMANDO

Tecrübeli
Üye
Hicbir sosyalist yada komünist Atatürkcü degildir , ama Atatürk ü bir sekilde takiye yaparak idolojilerine taraf toplamak icin kullanirlar...
 

reddi

Amatör
Üye
Hicbir sosyalist yada komünist Atatürkcü degildir , ama Atatürk ü bir sekilde takiye yaparak idolojilerine taraf toplamak icin kullanirlar...
chp belediyeler hala Deniz gezmişlerin anıtını heykelini dikiyorlar .Gezmişlerin savunduğunla chp kemalist idolojisi ne alakası var.nasıl bunları kahraman yapıp gençlerin aklını çeliyorlar görüyorsunuz canlı bombalar devletine düşman ediyorlar İlk önce insan düşüncek ondan sonra karar vercek bir insan hem kominist hem kemalist olamaz iki görüşün dünya görüşleri farklı .
Gezmişlerin savunduğu Türkiyede devrim yapmak bunun için silahlı örgüt kurdular biliyorsunuz devgençi kurdular eylemleride olmuştur banka soyma ,amerikan askerini kaçırma ben size soruyorum bankada paranız var birileri sizin yatırdığınız paranızı devrim yapçaz diye alsa tepkiniz ne olurdu?
Bunuda belirteyim Asılmaları yanlıştı .Macera peşinde koşmuşlar.
Peki chp ye ne demeli bunların heykelini,anıtını yapmakla bunların savunduğu fikri,eylemlerin doğru olduhunumu savunuyorsunuz?.Eğer idam edilmeyi haketmediler ondan diyorsanız 1980 darbesinden sonrada haksız idam edilenler oldu onların anıtlarınıda niye açmıyorsunuz diye sorarım.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Doğuda Kan Döken Bölücü Örgüt, Ateist ve Komünist Bir Örgüttür

Komünizm, Türk Dünyası'nın en büyük düşmanıdır. Her görüldüğü yerde ezilmelidir. (M. Kemal Atatürk)
KOMÜNİZM HER GÖRÜLDÜĞÜ YERDE EZİLMELİDİR

"Komünizm her görüldüğü yerde ezilmelidir”: Bu meşhur söz 60’lı yıllarda, Ankara’nın Cemal Gürsel Meydanı’nda ışıklı bir panoda yazılı idi. Ankara Belediyesi oraya kondurmuştu."

Yazar Çetin Altan bu lafın peşine düştü.
Bir kitabın kenarına Atatürk’ün el yazısı ile yazılmış orijinal yazıyı buldu.
İsviçre’ye gönderdi. Kaligrafik inceleme yapıldı.
Yazının Atatürk’e ait olmadığı anlaşıldı.
Bunun üzerine o dönemden kalan siyasetçiler, bu yazıyı Atatürk’ün yazısını taklit eden -şimdi ismini hatırlamadığım- birisinin yapmış olduğunu itiraf ettiler.
Böylece bu meşhur söz tedavülden kalktı.
Cemal Gürsel meydanındaki pano da benim de katıldığım bir öğrenci yürüyüşü sırasında atılan çok isabetli taşlarla imha edildi.
 

SOSYALİST

Bağımlı
Üye
Atatürk döneminde genellikle sol yayınlar ve sosyalist partiler serbest idi.

Atatürk’ün ölümüne kadar, genel anlamda sol yayınlar ve çeviriler serbestti. 1932-1936 arasında her kitap çevrilebiliyordu; her türlü kitap yazılabiliyordu. Örneğin, Rasih Nuri İleri’nin babası Suphi Nuri ileri’nin çevirip özetlediği Marx’ın “Kapital”i basıldı; Lenin’in “Devlet ve İhtilal” gibi kitapları yayımlandı. (Suphi Nuri’nin 1936’da yazdığı bir diğer kitabı “İspanya’da Sınıf Savaşı” idi.)

Bir önemli detay ise Nazım Hikmet’in ders kitaplarına girmesiydi!

Rasih Nuri İleri bir ilginç tespitte bulunuyor:

Yasak olan sol örgütlere verilen cezalar Atatürk yaşarken şaşılacak kadar azdı.

Biliyoruz ki Atatürk döneminde -kimi Atatürk’ün yakın arkadaşı da olan- eski İttihatçılardan asılanlar oldu. Keza…

Dinciler asıldı.

Bölücüler asıldı.

Ancak idam edilen ya da aşırı ağır cezaya çarptırılan sol eğilimli tek bir kişi yoktu.

DETAY İÇİN BAKINIZ: Atatürk'ün Siyasi Görüşü Neydi
 

benzer konular


Üst Alt