• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Atatürkün dinsiz olduğunu savunanlara kapak olsun!

Okunuyor :
Atatürkün dinsiz olduğunu savunanlara kapak olsun!

erkanarkut

Acemi
Üye
Yıllarca Atatürkü bize dinsiz olarak tanıttılar, sanki dinimize karşı olan biri gibi gösterdiler. Oysa Atatürk dinimize düşman değil, yobazlığa ve gericiliğe düşmandı. Cebinde sürekli Kuran taşır, sürekli hafızlarını çağırttırıp Kuran okuturdu. Atatürk, Peygamber efendimizin üstün ahlakını da kendisine örnek almış ve onun çok güçlü bir imana sahip son Peygamber olduğunu da her fırsatta dile getirmiştir:

'O'nun hak peygamber olduğundan şüphe edenler, şu haritaya baksınlar ve Bedir destanını okusunlar. Hz. Muhammed (sav)'in bir avuç imanlı Müslümanla mahşer gibi kalabalık ve alabildiğine zengin Kureyş ordusuna karşı Bedir'de kazandığı zafer, fani insanların karı değildir; O'nun peygamber olduğunun en kuvvetli işareti işte bu savaştır.

Atatürk peygamberimize çok hürmet ederdi. Peygamberimizin çok sağlıklı bir muhakemeye vakıf olduğuna kaniydi. Bir gece Hz. Peygamberin askeri dehasından bahsediyordu...
Onun dine, fikre karşı saygılı bir kişiliği vardı. Kuran'a çok hürmeti vardı. Yanında üç hafız vardı; Hafız Yaşar, Hafız Hüseyin ve Hafız Mehmet. Ben o hafızları onun yanında, Çankaya'da tanıdım. Saygıyla dinlerdi. Onun karşı olduğu, yobazlardı. Vasfi Rıza Zobunun Atatürkle ilgili bu sözleri de, materyalistlerin din karşıtı olarak göstermek istedikleri Atamızın, aslında sadece dine zarar veren yobazlara karşı olduğunun açık bir delilidir.

Aynı materyalist iddialara Sabiha Gökçen (Manevi Kızı)in verdiği cevap ise şöyledir:
Bir sabah, Ata'nın elini öpmek üzere yanına girdim. İşleri ile meşguldu. Bir süre ayakta bekledim, birden derin bir iç geçirdi ve 'Allah' dedi. (O bunu sık sık tekrarlardı.) Atatürk hakkında evvelce çok şeyler duymuştum, bu tesirle olacak, bir hayli şaşırdım. O'nun ağzından Allah kelimesini duymak beni şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı. Ata'nın yüzüne şaşkın bir şekilde bakmış olacağım ki; 'Sen dindar mısın?' diye sordu. Ben de ailemden aldığım din terbiyesiyle 'Evet, dindarım' dedim ve bu cevabımı nasıl karşılayacağını anlamak için ürkek ürkek yüzüne baktım. Cevabım hoşuna gitmişti. 'Çok iyi Allah büyük bir kuvvettir. O'na daima inanmak lazımdır.' dedi ve bu konuda uzun uzun izahat verdi. Ben de o zaman anladım ki, Atatürk hakkında söylenenlerin aslı yoktur ve Ata bütün söylenenlerin hilafına dindar bir insandır.

Atatürkün şu sözleri de Kurana ve dinimize ne kadar bağlı olduğunu gösteriyor:

"Bizim dinimiz en tabi ve makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dine tabii olmasi için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur." (Atatürk'ün S.D. II, 1923, s. 127)

"Ey millet! Allah birdir, sani, büyüktür. Allahiın selameti, atifeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur ve resul olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki Kurani azimüssandaki husustur. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir, temel dindir. Çünkü dinimiz akla mantığa hakikate tamamen uyuyor. Eğer akli mantığa, hakikate uymamış olsaydı bununla diğer ilahi ve tabi kanunlar arasında aykırılıklar olmalı gerekirdi. Çünkü bütün kanunları yapan Cenab-ı Haktır." (Atatürk'ün 7 Şubat 1923 tarihinde Balıkesir'de Zağanos Paşa Camii'nde vermiş olduğu hutbeden bir bölümdür.)

Kaynaklar:
1. Hakikati Tasvir, Ş.Günaltayın Anıları (A. Gürtaş, s. 26)
2. 54 S. Arif Terzioğlu, Yazılmayan Yönleriyle Atatürk, s. 88, 89
 

bursali68

Amatör
Üye
Niçin sürekli Atatürk'ü dindar veya dinsiz yapmaya çalışıyoruz ki...? Dindar olsa ne olacak, ateist olsa ne olacak, farklı bir inançtan olsa ne olacak...? Yaptıklarını silecek mi bu...?

Bırakalım Atatürk'ün inançlılığı veya inançsızlığını artık, aşalım artık bunları...Atatürk hiçkimsenin, hiçbir görüş veya inancın sadece kendine sahipleneceği bir lider değil, bir ulusun lideridir...İnanç veya inançsızlığının, etnik kimliğinin zerre kadar önemi yoktur...

Adamı oraya buraya çekmekten bıkmadık bir türlü...!
 

sevmekesas

Tecrübeli
Üye
Niçin sürekli Atatürk'ü dindar veya dinsiz yapmaya çalışıyoruz ki...? Dindar olsa ne olacak, ateist olsa ne olacak, farklı bir inançtan olsa ne olacak...? Yaptıklarını silecek mi bu...?

Bırakalım Atatürk'ün inançlılığı veya inançsızlığını artık, aşalım artık bunları...Atatürk hiçkimsenin, hiçbir görüş veya inancın sadece kendine sahipleneceği bir lider değil, bir ulusun lideridir...İnanç veya inançsızlığının, etnik kimliğinin zerre kadar önemi yoktur...

Adamı oraya buraya çekmekten bıkmadık bir türlü...!
Bence bu ilericilerde(!) bi panik var. Bu paniği bu yolla saklama çabası.. Ama güneş balçıkla sıvanmaz..
 

Kara Kalpaklı

Amatör
Üye
Mustafa Kamalin söyledigi sözlerin tarihine bakılınca bunlari 1923 yılında söylemiştir
Yani ;

Hilafet Kaldırılmadan önce
Laiklik Anaysaya sokulmadan önce
Devletin dini islamdir ibaresi kaldırılmadan önce
İslamin izleri silecek ............lar kaldirilmadan , yasaklar uygulanmadan önce ....

Sonra Zaten " Gökten indiği sanılan ....." demeye başlamıştır .

Biz Müslümanlari Saf zannediyorlar akıllarınca .

Müşriklerde Allaha inanıyorlardi .Ama Allaha şirk koşarak , Allahın istediği gibi değil , kendi heva ve heveslerine uygun bir Allaha inanıyorlardi .

"Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı, güneşi ve ayı hizmetinize kim verdi?" diye soracak olsan mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. O hâlde nasıl haktan döndürülüyorlar " Ankebut 61



Ayrıca Bir insanın yaptığı icraatler o kişinin inanç ve düşünce yapısını ortaya koyar . Geride Laik seküler bir sistem bırakan ve en iyi ihtimal Deist olan bir kişidir Mustafa Kamal . O açtığı bu çığırda kendine uyanlarin hepsinin vebalide üzerine almıştır

"Kim bir iyiliğe aracılık ederse, ondan bir payı olur. Kim bir kötülüğe aracılık ederse, onun da bundan bir vebali olur. Allah ise herşeyi görüp gözetmektedir" (Nisa 85)



Günümüzdeki Halimiz Budur . Sistemi Allahın razı olmadıgı beşeri sistem olan , Halkının bir kısmı müslüman olan ülkeler. Dikkat hiçbirinde istikrar yok . Aşağıdaki ayet buna ışık tutuyor ...

"Allah size yardım ederse, kimse size üstün gelemez. Eğer Allah sizi yardımsız bırakacak olursa, Ondan başka size yardım edecek kim var? Onun için, mü'minler yalnız Allah'a tevekkül(32) etsinler." A-li İmran 160
 
Üst Alt