• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Asrı saadet´te tasavvuf varmıydı ?

Okunuyor :
Asrı saadet´te tasavvuf varmıydı ?

Ammar

Kıdemli
Üye
Tasavvuf ilminin en derinliklerine kavuştular , batın ve zahirde en yükseğe kavuştular.Cenabı Hak bizleri o mübareklerin şefaatine kavuştursun.Ruhlarına elfatihamaassalevat.
bu nasıl bir sözdür....? TASAVVUF ile mi oldu bu ama ALLAH C.C ne diyor bakın..

Hakikaten bu (bütün peygamberler ve onlara iman edenler) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir. Ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise bana kulluk edin. (21/92)

"Şüphesiz bu (insanlar) bir tek ümmet olarak sizin ümmetinizdir; ben de sizin Rabbinizim. Öyle ise benden sakının" (denildi). (23/52)

Dikkat et, hâlis din yalnız Allah'ındır. O'nu bırakıp kendilerine bir takım dostlar edinenler: Onlara, bizi sadece Allah'a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz, derler. Doğrusu Allah, ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. Şüphesiz Allah, yalancı ve inkârcı kimseyi doğru yola iletmez. (39/3)

De ki: Bana, dini Allah'a hâlis kılarak O'na kulluk etmem emrolundu. (39/11)

Dini ayakta tutun ve onda ayrılığa düşmeyin" diye Nuh'a tavsiye ettiğini, sana vahyettiğimizi, İbrahim'e, Musa'ya ve İsa'ya tavsiye ettiğimizi Allah size de din kıldı. Fakat kendilerini çağırdığın bu (din), Allah'a ortak koşanlara ağır geldi. Allah dilediğini kendisine (peygamber) seçer ve kendisine yöneleni de doğru yola iletir. (42/13)

İşte onun için sen (tevhide) dâvet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma ve de ki: Ben Allah'ın indirdiği Kitab'a inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz de sizedir. Aramızda tartışılabilecek bir konu yoktur. Allah hepimizi bir araya toplar, dönüş de O'nadır. (Âyette Hz. Peygamber in insanları davet edeceği prensipler açıklanırken, uyacağı esaslar da beyan edilmiştir. Buna göre davete devam edilecek, inanma yanların teklifve ısrarları dinlenmeyecektir.) (42/15)


Gördüğün gibi TASAVVUF DEĞİL TEVHİD DİYOR ALLAH C.C
 

ümmi

Kıdemli
Üye
efenim Kuranı kerim muttakilere hidayettir.
yani takvalılara.
Tasavvuf, takvâya erebilme sanatıdır. Takvâ ise, nefsânî arzuları zayıflatmak, rûhânî istîdatları inkişâf ettirmek ve Cenâb-ı Hak’la dostluğun tesisidir.
Kur’ân-ı Kerim’de muhtelif kalıplarda 258 yerde takvâ ifadesi geçer. İnsan terbiyesi olan tasavvufu bir kelime ile îzâh edecek olsak; «takvâ» kelimesi kâfîdir.

tevhid sadece dille olmaz asıl gönülle olur.

Allahtan daha fazla güvendiğin,sevdiğin,korktuğun ne varsa gönlünde o puttur efenim.
 

ümmi

Kıdemli
Üye
Gerçek tasavvuf, Kitap ve Sünnet’i duygu derinliği içinde, sır ve hikmetlerden nasîb alarak yaşamaktır.
Kitap ve Sünnet’in dışına taşan her kāl, hâl ve davranış bâtıldır.
 

ümmi

Kıdemli
Üye
Âl-i İmrân 134
O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.
Âl-i İmrân 172
Yara aldıktan sonra yine Allah'ın ve Peygamber'in çağrısına uyanlar (özellikle) bunların içlerinden iyilik yapanlar ve takva sahibi olanlar için pek büyük bir mükafat vardır.
Âl-i İmrân 179
Allah, müminleri (şu) bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; sonunda murdarı temizden ayıracaktır. Bununla beraber Allah, size gaybı da bildirecek değildir. Fakat Allah, elçilerinden dilediğini ayırdeder. O halde Allah'a ve peygamberlerine iman edin. Eğer iman eder, takva sahibi olursanız sizin için de çok büyük bir ecir vardır.

Âl-i İmrân 186
Andolsun ki, mallarınız ve canlarınız konusunda imtihana çekileceksiniz; sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve müşriklerden birçok üzücü sözler işiteceksiniz. Eğer sabreder ve takva gösterirseniz, muhakkak ki bu, (yapılacak) işlerin en değerlisidir.

Fetih 26
O zaman inkar edenler, kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da elçisine ve müminlere sükunet ve güvenini indirdi, onların takva sözünü tutmalarını sağladı. Zaten onlar buna layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilendir.
Hucurât 3
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
 

ümmi

Kıdemli
Üye
efenim nefsine rağmen infak edebilmek,öfkesini yutmak,imtihanlara sabır,affetmek,güzel ahlaklı olmak,nefsi zayıflatmıyorsa,ruhu geliştirmiyorsa,Allaha dost etmiyorsa insanı ya ne içindir sizce.
 

Ammar

Kıdemli
Üye
şimdi şu yukada ki ayetler ile neyi ispatlamış oldun ümmi....

Ne diyor o ayetlerde Tasavvuf ile bağlantısı nedir..?

Eğer böyle bir yol olsa, RESSULULLAH S.A.S onu tavsiye etmezmiydi...? Ne sahabede, ne Alimlerde Tasavuf lehine tek bir onaylıyıcı söz yoktur...


Resûl size ne getirdiyse, onu alın ve sizi neden nehyettiyse, ondan kaçının (Haşr:7)
 

Apollonius

Tecrübeli
Üye
Âl-i İmrân 134
O takva sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever.
Selam;

Yazmanızı istediğim buydu. Sizin kendi aleyhinize delili Kurandan bulup kendiniz sunmanızı bekledim sevgili ümmi. Çünkü ben ayet yazınca ön yargılı düşünüyor/bakıyorsunuz.

Kuran ayetlerini kafama göre yorumladığımı iddia ediyors bu forumdaki bir çok insan. Bu yüzden Kuran yorumlarının belli başlı alimler tarafından yapılanları okumamızı öneriyorlar.

Halbuki Kuranın hiç bir ayetinin yoruma ve açıklamaya ihtiyacı yoktur. Açıklaması da mutlaka içindedir.

Bakın verdiğiniz ayet ne diyor?

Takva şartları neymiş?
- bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar
- öfkelerini yutarlar
- insanları affederler
- güzel davranışta bulunanlar


Başka özellikler de var başka ayetlerde. Şimdilik kısa kesiyorum. Çünkü çok geniş bir konudur ama asla sizin kafanıza göre yorumladığınız gibi

Takvâ ise, nefsânî arzuları zayıflatmak, rûhânî istîdatları inkişâf ettirmek.
anlamlarını içermez.

Başlı başına bir makale konusudur ve vaktim olduğunda bu konu ile ilgili yazacağım.

Takva sahipleri iyi ve sorumluluk sahibi insanlardır. Tasavvuf ehli değil.


176-İşte böyle; hakikati ortaya koymak için ilahi kelamı indiren Allah olduğuna göre, ona karşı kendi görüşlerini dayatanlar derin bir açmazdadırlar.

177-Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne çevirmeniz zafer ve mutluluğa ermek değildir. Zafer ve mutluluğa ermek o kişinin hakkıdır ki, Allah'a, âhıret gününe, meleklere, kitaplara, peygamberlere inanır; akrabaya, yetimlere, çaresizlere, yolda kalmışa, yoksullara, özgürlüğüne kavuşmak gayretinde olanlara malı seve seve verir, namazı kılar, zekatı öder. Böyleleri söz verdiklerinde ahitlerine vefalıdırlar; bolluk ve bereket zamanı kadar, zorluk, sıkıntı ve şiddet zamanında da sabırlıdırlar. İşte bunlardır özüyle sözü bir olanlar. Ve işte bunlardır korunan takva sahipleri.


Farkındaysanız bir çok ayette açıklanan açık bir kavrama şahsi yorum katıyorsunuz. Sizi bir kardeşiniz olarak uyarıyorum. :malesef:
 
Son düzenleme:

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
tevhid sadece dille olmaz asıl gönülle olur.

Allahtan daha fazla güvendiğin,sevdiğin,korktuğun ne varsa gönlünde o puttur efenim.
Efenim şu an bakarmısınız,hangi mürid şeyhini Allahtan fazla sevmiyor?
Allahın Rasulünden daha önde değilmi mürşidler efenim?
Yukarıda girdiğim bir yazı var efenim,şeyh-mürid ilişkisine bi göz gezdirin efenim.
Bütün tasavvuf ehlinin kabul ettiği kurallar bunlardır.Kurana göre bi değerlendirin efenim.
 

uzak yollar

Tecrübeli
Üye
Gerçek tasavvuf, Kitap ve Sünnet’i duygu derinliği içinde, sır ve hikmetlerden nasîb alarak yaşamaktır.
Kitap ve Sünnet’in dışına taşan her kāl, hâl ve davranış bâtıldır.
Tasavvuf günümüz anlayışıyle tatamen bidat efenim,gerçeğini bulalım.
Bi tasavvuf tarihini okursanız güzelce tarafsız kaynaklardan,görürsünüz ne zaman çıktığını.
Mürşidin elinde ölü gübü olacak bir mürid düşünün,sonrada Rasulullahın elinde ölü gübü olmuş bir sahabe söyleyin efenim...
 
Üst Alt