• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Askerlik Jargonu

Okunuyor :
Askerlik Jargonu

mopsy

Emektar
Üye
İsimler

acemi: Askerlik vazifesine yeni başlamış kimse.
alaycı: Alaydaki sorumlu en üst rütbeli komutan.
albay: İlerlemiş yaşta askere giden veya kendisini üst rütbeli komutan zanneden asker.
alçak sürünme: Yere iyice yapışarak ilerleme.
alt devre / alt tertip: Diğerlerine göre, askerliğe sonra başlayan asker.
arazi: Yorucu işlerden kurtulmak için, bir bahaneyle iş ortamından uzaklaşma.
arıza: Sorun, aksaklık; çalışma.
arpacık: Tüfeğin uç kısmı.
astek: Asteğmenin kısaltılmışı.
baba: Askere iyi davranan komutan.
bacanak: Özellikle asteğmenlerin birbirlerine yönelik kullandıkları hitap sözü.
badi: İyi arkadaş olan askerler; ranzada altlı üstlü yatanlar.
baston: Askerliğe yeni başlayan tertiplerin, üst tertiplere göre durumu.
bedelli: Askerliği paralı yapan asker.
bilet: Askerliğe yeni başlayan tertiplerin, üst tertiplere göre durumu.
bitli piyade: Piyade birliğindeki askerlerin, bakım yönünden zayıf olduklarını belirtir.
boru: Herhangi iki askerin, terhis oldukları tarihler arasındaki süre.
bölükçü: Bölükteki sorumlu en üst rütbeli komutan.
cart curt: Üst tertiplerin bunalınca, kendilerini rahatlatmak için kullandıkları kalıp ifade.
comolokko: Üst tertiplerin kendilerini motive etmek için kullandıkları kalıp ifade.
coni moni: Üst tertiplerin bunalınca, kendilerini rahatlatmak için kullandıkları kalıp ifade.
çapraz: Nöbetçinin, tüfeğin namlusunu omuz hizasına kaldırıp vücuduyla 45 derecelik bir açı yapması.
çarşı: Askerin hafta sonları izinli olup, vaktini askeriye dışında, ancak belli kurallar çerçevesinde serbest geçirmesi.
çift kazık: Çavuş.
çömez: Askerin, kendisinden bir sonraki dönem askere gelen alt devresi
çuval: Kısa dönem askerlerin uzun dönem askerlere kullandığı tabir.
çürük: Hastalığından dolayı askerlik görevini yapamayan kimse.
dede: Alt devre askerlerin üst devre askerlere kullandığı tabir
değişimci: Nöbetçileri değiştirme görevini yapan onbaşı ya da çavuş.
devrecilik: Üst devre askerlerin, alt devre askerlere karşı davranışları; alt devre askerlerin de yerine getirmek zorunda oldukları sorumluluklar.
disko: Ceza alan askerlerin gönderildiği disiplin koğuşunun kısaltılmışı.
doğan güneş: Askerlik vazifesinin dolduğu, terhis olunan gün.
eğitim zayiatı: Eğitimde ya da tatbikatta kazara zarar görmek, yaralanmak ya da ölmek.
etek tıraşı: Cinsel organ bölgesinin tıraşı.
firari: Askere gitmekten veya gidince askeriyeden kaçan.
fosil: Aynı tertip askerlerde B grubu askerlerin, A grubu askerlere göre durumu.
galoş: Uzun dönem askerlerin kısa dönem askerlere kullandıkları ifade.
garnizoncu: Garnizonda sorumlu en üst rütbeli komutan.
gazino: Askerin yeme içme ihtiyaçlarını karşılamak üzere düzenlenen basit mekan.
gepçi: Günlük eğitim programını yazan asker.
haberci: Komutanın emir eri.
hoca: Kısa dönem asker.
hür general: Terhis olmuş asker.
ızdırap çavuş: Sorumluluğundaki askerlere iş çıkaran çavuş.
ızdırap: Komutanın, emrindekilere veya üst devre askerin, alt devrelerine iş çıkarması.
içtima: Genelde sabah, öğlen, akşam ve yatmadan önce alınan yoklama.
istirahat: Eğitime ya da işe dinlenme maksatlı ara verme; rahatsızlıktan dolayı dinlenme: sakal istirahati, terlik istirahati, yatak istirahati
jiletçi: Kendini jiletle keserek vücuduna zarar veren psikolojik yönden rahatsız kimse.
kafa izni: Komutanların inisiyatifinde askere verilen dinlenme izni.
kahraman Mehmetçik: Askerleri motive etmek için komutanlar tarafından kullanılan ifade.
kamil: Saf asker.
kazan yoklaması: İçtima zamanlarında yapılan yoklama.
KD: Kısa dönem askerin kısaltılmışı.
kebap: Askerliğin rahat şartlarda yapılması.
keleş: Kalaşnikof tüfeklerin kısaltılmışı.
kep altı: En üst devre askerlerin bir altındaki devre. Kısa süre sonra en üst devre olmayı bekleyenler.
kırık: Verilen vazifeyi yapamayan, sorun çıkaran askerler.
kısa dönem: Yedek subay adaylarından 6 aylık döneme ayrılan askerler.
kısa künye: Askerin kendini takdim ederken yalnızca isim, soy isim ve memleket söylemesi.
kolluk: Çavuşların sırayla tuttuğu bir gün süren bölük nöbeti.
kral tertip: Askerin kendine ve tertiplerine yakıştırdığı ifade.
kurşun asker: Beceriksiz, ufak tefek asker.
künye: Askerin boynuna astığı, kimlik bilgilerinin bulunduğu metal levha; askerin isim, soy isim, memleket, görev ve birliğini sayarak kendini takdim ettiği uzun ifade.
marş marş: Askere verilen koş karşılığında komut.
marş: Askere verilen yürü karşılığında komut.
Mehmet Bey: Mehmetçik kavra mina gönderme yaparak uzun dönemlerin kısa dönemlere kullandıkları ifade.
mehtap: Askerin izne gideceği güne kalan süre.
mezar taşı: Askerliğe yeni başlayan tertiplerin, üst tertiplere göre durumu.
mıntıka: Çoğunlukla sabah olmak üzere, her boşlukta yaptırılabilen ve genelde alt devre askerlerin sorumluluğundaki temizlik işleri.
naylon: Uzun dönem askerlerin kısa dönemlere kullandıkları ifade.
nöbet değişimi: Çavuş veya onbaşıların nöbetçileri değiştirmesi.
ördek yürüyüşü: Ceza olarak yaptırılan, ayak bileklerini tutarak yürüme
parke: Asker kıyafeti, parka.
Patagonya ordusu: Disiplinsiz askerlere komutanlarca söylenir.
pembe teskere: Homoseksüellere verilen belge.
pırpır: Astsubaylarda rütbe işareti.
piton: Nöbet yerindeki butonun asker jargonunda aldığı biçim.
posta: Komutanın emir eri.
poşet: Uzun dönem askerlerin kısa dönemlere kullandıkları ifade.
rütbeli: Subay ve uzman çavuşları kapsayan tabir.
sıracılık: Alt devre askerlerin, kendi alt devreleri gelene kadar yapmak zorunda oldukları sorumluluklar.
sote: İşten ya da eğitimden kaçmak için gizlenilen yer.
sünger: Sucuk, salam, yumurta gibi malzemelerden yapılan omlet türünden yiyecek.
şafak kağıdı: Askerlik günlerinin çizelge haline getirildiği karton kağıt.
şafak: Terhise kalan süre
taburcu: Taburdaki sorumlu en üst rütbeli komutan.
tertip / devre: Aynı dönemde askerlik yapanlar.
tertipçilik: Aynı tertipten olanların birbirini tutup desteklemesi.
toprağım: Hemşeri olan askerlerin birbirine yönelik hitap tarzı.
torun tombalak: Üst devre askerlerin alt devre askerler için kullandığı ikileme.
torun: Üst devre askerlerin alt devrelere kullandığı tabir
tugaycı: Tugaydaki sorumlu en üst rütbeli komutan.
uzun dönem: 15 ay askerlik yapanlar.
uzun künye*: Askerin kendini takdim ederken, gerekli tüm bilgileri söylemesi.
üst devre / üst tertip: Bir askerin kendisinden sonra askerliğe başlayanlara karşı durumu.
yatış: Askerin boş durduğu veya eğlenceli ve kolay işler yaptığı zaman dilimi.
yazıcı: Askerlikteki resmi işleri yapan, eğitimli asker.
yumurtacı: Jandarma sınıfındaki askerlere kullanılan kelime.
yürüyüş kararı: Eğitimde yürürken ya da koşarken, ritimli söylenen sloganlar.

Fiiller

albay olarak askere gitmek: Geçkin yaşta askere gitmek.
arazi olmak: Yorucu işlerden kurtulmak amacıyla, iş ortamından uzaklaşmak.
araziye uymak: Her askerin yaptığını yapmak, farklı davranmamak.
askerliği g.tten yemek: Askerliğini rahat şartlarda yapmak.
askerliği yakmak: Ceza alarak askerlik görevini yapmaya, baştan başlamak.
ayık olmak: Uyanık ve tedbirli olmak.
bot bağlamak: Askerliğe başlandığını anlatan fiil.
çakara gitmek: Yaptığı bir hatadan ötürü askerin azar işitmesi, ceza alması
çapraza gitmek: Nöbet tutmaya gitmek.
çarpılmak: Askerin bir yasağı çiğnerken komutana yakalanması.
çarşıya çıkmak: Askerin haftalık iznini kullanması.
çarşıyı ki(li)tlemek: Hatalı askere haftalık izne çıkmama cezası vermek.
çürüğe ayrılmak: Rahatsızlığından ötürü, askerlik görevini yapamaz olmak.
dağıtıma gitmek: Acemilik devresini bitirince izne gitmek.
değişim atmak: Çavuş ya da onbaşının nöbetçileri değiştirmesi.
gevşemek: Askerin dağılıp düzensiz davranışlarda bulunması.
ıslatmak: Terhisine 100 günü kalan askerleri kutlamak amacıyla diğer askerlerin onları ıslatması.
ızdırap olmak: Komutanın veya üst devrelerin, diğerlerine iş çıkarması.
içtima almak: Komutanın içtimada bölük nöbetçi çavuşundan yoklamayı alması.
içtima bağlamak: Bölük nöbetçi çavuşunun içtimada yoklama kağıdı hazırlaması.
içtimadan düşmek: Bölük nöbetçi çavuşunun, içtimada bulunmayan asker veya komutanları yoklamada belirtmesi.
içtimayı çıkarmak: Bölük nöbetçi çavuşunun içtimayı bağlaması.
istikamet vermek: Komutanın düzensiz askerlere verdiği sağa sola koşturma eylemi.
istikamet yemek: Düzensiz askerlerin, komutanın verdiği emirle sağa sola koşturması.
kamyon devirmek: Geceleyin, farkında olmadan cinsel boşalma olması.
kapak atmak: Askerin, daha rahat görev yapmak üzere, yeni yerinde göreve başlaması.
ki(li)tlemek: Geç vakitte olan nöbetin veya zor vazifenin başka askere verilmesi.
künye saymak: Komutanla konuşan askerin, öncelikle kendini tanıtması.
nöbet ağacı olmak: Nöbetteki askerin, nöbeti devralmaya geç gelen askere karşı durumu.
nöbet takmak: Nöbete gitmesi gerekirken, bunu gerçekleştiremeyen askerin durumu.
nöbetten düşmek: Terhisi yaklaşan askerlere nöbet görevi yazılmaması
of çekmek: Terhisine çok zaman olan veya az kalmasına rağmen bunalan askerlere destek olmak amacıyla, diğer askerlerce yapılan toplu motive eylemi.
paraf atmak: Nöbete gitmesi gereken askerin yerine, başka askerin gönderilmesi için yapılan değişiklik.
paraf attırmak: Komutanlara, nöbete gitmesi gereken askerin yerine, başka askerin gönderilmesi için değişiklik yaptırmak.
sayı göndermek: İçtimadaki askerin sayısını tespit amacıyla, flamayı tutan askerin sayma işlemini başlatması.
sivilleri çekmek: Üniforma dışında kıyafet giymek.
şafağı yetmemek: Alt devre askerlere kullanılır.
şafak atmak: Yazı yazılabilecek her yere, terhise kalan gün sayısını yazmak.
şafak saymak: Askerin, terhis gününü geriye doğru sayması.
şekil yapmak: Eğitimde veya denetlemede başarılı askerler için söylenir.
t.şak basmak: Terhisi yaklaşan veya sorumluluk üstlenen askerin, diğerleri arasında kibirlenmesi.
tekmil almak: Komutanın askerden, verdiği emre dair bilgi alması.
tekmil vermek: Askerin komutanı, verilen emre dair, künye okuyup bilgilendirmesi.
yardırmak: Zamanın çoğunu spor ve eğitim yaparak geçirmek.
yavşamak: Askerin bir başarıdan ötürü kibirlenip, o andan sonra ciddiyetsiz davranışlar sergilemesi.
yer değiştirmek: Eşyanın, başkalarınca çalınması.
yürüyüş kararı saymak: Yürüyüşte her sol adıma bir kelime veya hece gelecek şekilde, marş veya sloganların söylenmesi
yürüyüş kararı saymak, komando*: Yürüyüşte kelime veya heceleri iki sol adımda bir denk gelecek şekilde, marş veya sloganların söylenmesi.
yüzden düşmek: Terhis gününe 100 günden az kalması.

Kalıp Cümleler

Adam mı öldürdün?: Terhis gününe çok zaman olan askerlere şaşkınlıkla söylenir.
Aferin bölük!: Komutanların yürüyüşte slogan söyleyen askerleri yönlendirdiği komutlardandır.
Asker misin, soytarı mı?: Kurallara uymayan askerlere, komutanlarca söylenir.
Askerliğin çok.: Üst devrelerin alt devrelere Benim askerliğim az kaldı, sen yapmalısın. anlamında söylediği ifade.
Askerliğin mi bitti?: Boş duran veya emre uymayan askerlere denir.
Aylardan temmuz/günlerden cuma/Saat dokuzda/çıktı çatışma/ İndik mevziye/mevzi karanlık/pusu değil bu/sanki mezarlık/ana bilmeyiz/ baba bilmeyiz/bu vatan için/ dağdan inmeyiz/kahpe pekaka/dinle bu marşı/işte geliyor/askerin şahı.*: Eğitimde veya yürüyüşte söylenen sloganlardandır.
Baba yatar, şafak atar.: Günün sonunda askerlikten bir gün daha gittiğini belirtmek isteyen askerin kurduğu cümle.
Bahane g.t gibidir, herkeste bulunur.: Bir işi yapamayan askerin mazeretine kızan diğer askerlerin veya rütbelilerin kurduğu cümle.
Başçavuşun beygiri mi osuruyor?: Emrin dinlenmediğini belirtmek için söylenir.
Ben mi?: Üst devrelerin alt devrelere Benim askerliğim az kaldı, sen yapmalısın. anlamında söylediği ifade.
Benimle mi bot bağladın?: Üst devre askerlerin, alt devrelere herkes yerini bilmeli söylediği tepki belirten cümle.
Borum var.: Askerler arasında senden önce askerliği bitireceğim anlamında kullanılan cümle.
Bu askerlik bitmez.: Terhise uzun zaman olduğunu bildirmek için kullanılır.
Bu kepin üstüne kep var mı?: En erken terhis olacak askerin, diğerlerine karşı kurduğu kendini motive edici cümle.
Çayda dem, askerde kıdem.: Askerlikteki devreciliğin önemini vurgulayan sözdür.
Daha çok göreceksin!: Alt devre askerlere bir yer gösterilerek sorulan Görüyor musun? sorusuna alınan Evet cevabından sonra moral bozmak amacıyla Daha çok göreceksin? denir ve bu tüm askerlere yapılır.
Dur/dinle/kim geliyor/kim geliyor/ birinci bölük/aslanlar/hey/kaplanlar/ hey/canavarlar/hey/ hey/hey/: Bölüğün yürüyüş kararında Hangi bölük? veya Kim geliyor? komutlarına cevaben söylediği slogan.
Eğitimde merhamet/vatana ihanet.: Eğitimde veya yürüyüşte söylenen sloganlardandır.
Eşeğin am.na şelaleyi kurdunuz.*: Disiplinsiz ve ciddiyetsiz davrananlara söylenir.
G.tün başın oynamasın!: Ciddiyetsiz ve disiplinsiz askerlere söylenir.
Gazanız mübarek olsun.: Denetlemede, tatbikatta veya operasyonda başarılar dilemek için kullanılır.
Hangi bölük?: Komutanların yürüyüşte slogan söyleyen askerleri yönlendirdiği komutlardandır.
Hedef/göster/kelle/iste.: Eğitimde veya yürüyüşte söylenen sloganlardandır.
Her şey vatan için: Eğitimde veya yürüyüşte söylenen sloganlardandır.
Her/Türk/asker/doğar.: Eğitimde veya yürüyüşte söylenen sloganlardandır.
Kasatura numaran mı? : Terhis gününe çok zaman olan askerlere şaşkınlıkla söylenir.
Kep gitti, g.t gitti: Şapkasını kaybeden veya şapkası alınan askerlere kullanılır. Şapkanın olmaması disiplin cezası gerektirir.
Kim geliyor?: Komutanların yürüyüşte slogan söyleyen askerleri yönlendirdiği komutlardandır.
Kiremitten baca olmaz/Jandarmadan koca olmaz/Alacaksan piyade al/Güm güm vurur hiç yorulmaz: Piyade askerlerini motive etmek amacıyla söyletilen sloganlardandır.
Kolluk bende kıllık bende.: Nçbetçi çavuşun disiplinsiz askerlere kurduğu Dediklerime uymak zorundasınız. anlamındaki cümle.
Mehtap diye kızım olacağına, şafak diye oğlum olsun.: İzin kullanmadan erken terhis olmak isteyen askerlerce söylenir.
Ne/mutlu/Türküm/diyene.: Eğitimde veya yürüyüşte söylenen sloganlardandır.
Ses kes şafak dinle!: Üst devrelerin durumundan memnuniyetini hatırlatmak amacıyla diğerlerine yönelik kurduğu cümle.
birlikten kalktı tren, memlekette yaptı fren, üst devremin/tertibimin şafağı 6, bunu duyup da alkışlamayan(ya da vurmayan), ya ibn.dir, ya da g.tveren.: Terhis günü yaklaşan askerlere alt devrelerden veya tertiplerinden birinin oradaki herkesi ayağa kaldırarak selam dur vaziyetinde okuduğu sonra da tebrik için alkışlama veya vurma eylemlerinden birinin yapıldığı ritüel.
Şafak battı.: Günün sonunda askerlikten bir gün daha gittiğini belirtmek isteyen askerin kurduğu cümle.
Şafak çıldırdı.: Terhis gününe hızla yaklaşıldığını anlatan cümle.
Şafak demiş(olmuş) coni moni/Şafak demiş(olmuş) comolokko/Şafak demiş(olmuş) cart curt: Terhisi yaklaşan askerlerin durumunu anlatan ifadeler.
Şafak geri tepti.: Cezasından dolayı, terhis günü gecikecek askerin, kalan gününün arttığını belirten cümle.
Şafak havada.: Şafak kaç? sorusunun gün içinde verilen cevabı.
Şafak kaç?: Terhis gününe kaç gün kaldığını öğrenmek amacıyla askere sorulan soru.
Şafak karanlık.: Aldığı cezadan ötürü terhis günü ertelenen veya alt devre olan askerlerin, terhise uzun zaman kaldığını anlatan ifadesi.
Şafak sıkıştırıyor.: Terhis günü yaklaşan ve heyecanından biraz kızgın ve öfkeli olan askerlere söylenen cümle.
Torun! Seninle aramızdaki tek sorun, sana olan borum!: Üst devrelerin eğlenmek ve alt devreleri kızdırmak için kurdukları cümle.
Var mı?: Bu kepin üstüne kep var mı? kalıp sözünün kısaltılmışı.
Vatan/sana/canım/feda: Eğitimde veya yürüyüşte söylenen sloganlardandır.
Zoruna gidenin borusuna gitsin.: Söylenenleri yapmakta zorlananlara karşı üst devrelerce söylenir
Zoruna gitmesin.: Üst devrelerin alt devrelere karşı söylediği herkes yerini bilmeli anlamındaki tepki sözü.
Zoruna mı gitti?: Üst devrelerin alt devre askerlere karşı söylediği, kızdırmak ve öfkelendirmek amaçlı söz.
ezberbozanbilgiler.com
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba
Askerlikte kullanılan jargona dair
söz konusu malzeme, askerlik çağına
gelmiş ve devletin askerî kurumlarının
belirlediği sisteme göre Türkiyenin her
bölgesinden, askerlik görevini yaptığım
birliğe vatanî görevini yapmak
üzere gelen 20 yaş üstü genç erkeklerden,
Aralık 2008-Mayıs 2009 ayları
arasında derlenmiştir. Üniversite mezunu
kısa dönem askerler ayrı tutulduğunda,
ilgili bölgedeki askerlerden çoğunun
ilköğretim mezunu olduğu, çok azının
liseyi bitirdiği, bir o kadarının da Türk-
çe okuma-yazmayı bilmediği gözlemlenmiştir;
okuma-yazma bilmeyenlerle
konuşunca Türkçeyi yalnızca konuşan
ve okuyup yazamayan askerlerin tamamının
Türkiye coğrafyasının doğusunda
kalan Van, Ağrı, Diyarbakır gibi vilayetlerden
olduğu bilgisi edinilmiştir.
Birlikteki askerlerin, diğer askerî
birliklerdeki gibi, kendi aralarında ileti-
şim kurarken kullandıkları ayrı bir dil
olduğu, böylelikle de bir askerî jargon
oluşturdukları gözlenmiştir. Özellikle
askerler arasındaki kıdemin belirleyici
olduğu bu dil, askerler arası vazifeler
hakkında da ipucu verir niteliktedir.
Söz gelimi askerler arasında kullanılan
hoca hitabı, üniversite mezunu, kısa
dönem askerleri; mehtap kelimesi izne
gidilecek günü, şafak kelimesi de terhis
olunacak günü karşılamaktadır.
Bir asker diğerine torun ifadesiyle
sesleniyorsa, bu ifade seslenen kişinin
seslendiği kişiden iki dönem önce askerliğe
başladığını bildirir. Bir askerin bir
başka asker için albay unvanını kullanması,
bahsedilen askerin askere geç
yaşta gelmesini ya da kendini üst rütbeli
komutanların yerine koyarak kibirli davranmasını
ifade eder. Eğer iki askerin
diyaloğunda sana yedi gün borum var
gibi bir cümle geçmişse, cümleyi kuran
askerin diğerinden yedi gün önce terhis
olacağı anlaşılmalıdır. Bir asker, arkadaşlarına
şafak doğan güneş ifadesini
kullanırsa, bu ifade o askerin ertesi gün
terhis olacağı anlamına gelir.
Örneklerde de görüldüğü gibi askerlerin
kendi aralarında kullandıkları
albay, hoca, mehtap, torun gibi kelimeler
ile ana yedi gün borum var.,
şafak doğan güneş gibi ifadeler; ancak
bu ifadelerin genel dilden farklı olarak
kastettikleri anlam bilinirse anlaşılır
olabilmektedir. Benzetme, mecaz gibi
türlü sanatların da yardımıyla yeni bir
anlam kazanan bu ifadeler, askerî birlik
gibi belirli bir alanda kullanıldığı için bir
askerlik jargonu oluşmasını sağlamıştır.
Türkiyede askerlik vazifesini yapmış
olan hemen herkesin askerliği süresince
kullanımına şahit olduğu bir özellik
taşıyan bu jargon; askerî birliklere
(kara, deniz, hava, jandarma vb.) ve bu
birliklerin sınıflarına (piyade, komando,
muhabere, istihkam vb.) göre temelde
ortak olmak kaydıyla kısmen farklı söz
varlıklarına da sahip olabilmektedir. Bu
bakımdan çalışmada Filiz Bingölçenin
Asker Argosu Sözlüğü ile karşılaştırmalar
da yapılmış, böylelikle de farklılıkların
görülerek askerlik jargonunun söz
varlığına dair verilerin sunulması amaç-
lanmıştır.
Derlenen malzeme kelimeler ve
kalıp cümleler olmak üzere iki ana baş-
lıkta; kelimeler bölümü de isimler ve
fiiller alt başlıklarında incelenmiştir.
Buradaki kelimeler kavram veya eylem
olarak geçmekte ve her şekilde kullanı-
labilmekteyken, kalıp cümleler yalnızca
muhatabına yönelik bir niyet dahilinde
diyalog içinde kullanılabilmektedirler
 

mopsy

Emektar
Üye
Merhaba

Devre Kullanılan Sözler
1987/4 üst devre, dede
1988/1 üst devre, kep altı, dede, çömez, alt devre
1988/2 üst devre, dede, çömez, torun,alt devre
1988/3 üst devre, çömez, torun, alt devre
1988/4 çömez, torun, bilet, baston,mezar taşı, alt devre

- - - Güncellendi - - -

Selam!
Askerlik Argosu - Birlikten Derlenen Biçim
arabayı devirmek - kamyon devirmek
firarist firari - aslan Mehmetçik kahraman Mehmetçik
Mazeret kıç gibidir,herkeste bir tane bulunur.- Bahane g.t gibidir,o da herkeste bulunur.
Başçavuşun eşeği mi osuruyor? - Başçavuşun beygiri mi osuruyor?
 
Üst Alt