• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

ÂŞIK-MAŞUK ve SÜKÛT-U HAYAL

  • Konbuyu başlatan kasev
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 0
  • Görüntüleme 2K

Okunuyor :
ÂŞIK-MAŞUK ve SÜKÛT-U HAYAL

kasev

Amatör
Üye
İnsanı yaralayan en kötü şeylerden biri; önemsediği kişinin hareket ya da sözlerine sessiz ve tepkisiz kalmasıdır
Tepkisizlik; değer vermemek, ciddiye almamak ve önemsememektir bir bakıma
Ben hiç sinirlenmem diyenler aslında başkalarını sinirden kahrederler her nedense!..
Susmak karşı tarafa hak etmediği bir ceza vermek ve içinde bir yerlerde yük gibi taşıyıp muhafaza ettiği korkaklığın ardına gizlenmektir, namertliktir!...
İster erkek ister kadın delikanlı olamamanın ambalajlanmış şeklidir susmak..
Sadece kendini, kendi dertlerini, kendi dünyasını düşünen kişilerde oluşur bu megaloman durum, kişi fevrileşir, agresif davranır, kendini dünyanın merkezi sanırken çevresindeki herkesi de peykleri gibi görür!...
Karşısındaki insanın duygularını yorumlamaktan, anlamaktan uzak, ciddiyetsiz ve kaale almaz bir vurdumduymazlıkla konudan konuya atlar, sersemletir, abandone eder,
Yanında yürürken birden yön değiştirip kaybolur, ne dediği, ya da ne demek istediği belli değildir, netleşmez bir türlü, hep flu olarak kalır.
Onun için yaptıklarınızı neden yaptığınız gerçeğiyle değil, işine geldiği gibi değerlendirir
Öylesine egoist olur ki; sizi birdenbire ve hiç beklemediğiniz bir anda satması işten bile değildir!...
O; alınmış ama verilmemiş bir nefes, yarım kalmış bir cümle, soyadı olmayana isim gibidir Yani tamam olan hiçbir cenahı yoktur,
Tamamlanmasına imkan da yoktur!..
Önce gözleri terk eder sizi, sonra sözleri.. İlgisi; bir başkasına ilgi göstermesi gerektiği anda uzaklaşır sizden, tali oluşunuzu hissedersiniz ve asla önceliğinizin olmadığını
Hâlbuki onu yatırıp bir ameliyat masasına otopsi yapabilseydiniz yüreğine, bedenine, ruhuna Anlayacaktınız.
Anlayacaktınız sizin ondaki değerinizi(!), ederinizi(!) ve asla beş para etmez bir mevcudiyet farz edildiğinizi,
Lakin hep iyi tarafından bakmak istersiniz, zaman zaman çok absürt bir hale düşseniz de ona hiçbir kötü sıfatı yakıştıramaz onu suçlayamazsınız
Hatta daha da enteresan olanı o sizi suçlarken siz onu aklamaya çalışırsınız
Oysa suç işlemesi mi gerekir suçlamak için?!..
Suçun tanımı nedir?
Sizin kendisi için acı çektiğinizi bildiği halde sessiz kalması, bir şey yap(a)maması, hatta belki bundan gizli bir haz duyması, siz azabı yaşarken tebessüm etmesi suç değil de nedir?
Suç; Yanlış bir şey yapmak değildir sadece, yanlışa giden bir şeyi düzeltmeye çalışmamak ve buna kayıtsız kalmaktır!!!
Suç; Cinayet teşebbüsünü yarım bırakmaktır!!!
Suç; Birini öldürmek kadar, ölmek üzere olan birine yardım etmemektir!!!
Suç; Birine ihtiyacı varken ardını dönmektir!!!
Ama neden? Diyenlere de sormak gerek;

-AYAĞI KIRILAN ATLARI NEDEN VURURLAR?

Bütün bu fiillerin failidir o, bunların hepsini yapmış ama esasında yapması gereken hiçbir şeyi yapmamıştır
Bunu bilirsin, bilirsin ama anlamazlıktan gelirsin, tıpkı onun da senin sevgini anlamazlıktan geldiği gibi!....

Sen düz bir çizgide yürümeye çalıştıkça o seni bir labirentin içine çekmeye uğraşır.. Çünkü karmaşa çoğaldıkça onun işi kolaylaşacaktır..
Aşık-Maşuk ekseni dünya kurulalı beri böyle gelmiş ve böylede gidecek belli ki..
Beklentilerin sonu gelmez elbet, gelmeyecek de...
Tam beni anlayanı buldum derken bir de bakacaksın; oda kendini anlayacak birini arıyor!..

Hani hep söyleriz; Aşk; söylenen her şeyin üstüne, en son senin söylediğin sözdür

Sen şimdi enine boyuna bir daha düşün!.... Bu satırların altına neyin eksik kaldığını düşünüyorsan onu ekle
Ama unutma!.. Senden sonra da bir şeyler ekleme gereği duyanlar mutlaka olacaktır ve bu kısır döngü tıpkı dünya gibi dönmeye devam edecek, sonsuza dek!..
Ve hep tekrarlanacak bir tiyatro sahnesidir bu, yani bir tür sarmal,
Sahi, neydi o?
ÂŞIK-MAŞUK ve sonuç olarak; SÜKÛT-U HAYAL

Kadir Albayrak
 
Üst Alt