Aşağılık ruhlar

Merhaba

Devlet Yurttaşın onu üstlenip üstlenmemede özgür olduğu bir Sözleşme olamaz, çünkü Hakka, Özgürlüğe, Yasaya karşı ilgisiz olabilme, onu kabul ya da red edebilme gibi bir seçme özgürlüğü Yurttaş kavramının belirlenimine aykırıdır.

Sözleşmede kapsanan koşullar ve daha başka belirlenimler bireysel özence bağlıdır, şu ya da bu biçimlerde olabilirler. Ama Devlet İstenci ve Yurttaşın İstenci öylesine birdir ki, Yurttaş ve Devlet sözleşmesi ancak Yurttaşın kendi kendisi ile bir sözleşmesi olabilir. Yurttaş ancak Devlet olduğu düzeye dek Yurttaştır.
Hegel Philosophie des Rechts

Öyle bir birleşme biçimi bulunmalıdır ki, tüm ortak kuvvetle her bir üyenin kişisini ve mallarını savunacak ve koruyacak, ve onda her biri kendini herkes ile birleştirirken gene de yalnızca kendine boyun eğebilecek ve önceki gibi özgür kalabilecektir. Toplumsal Sözleşmenin çözüm sağladığı temel sorun budur.

Eğer o zaman toplumsal bağıttan özsel olmayanı bir yana atarsak, kendini şu terimlere indirgediğini buluruz: Her birimiz kişiliğini ve tüm gücünü ortaklaşa genel istencin yüksek yönetimi altına koyar; ve kitle olarak her bir üyeyi bütünün bölünmez bir parçası olarak kabul ederiz.
Jean-Jacques Rousseau / DU CONTRAT SOCIAL OU PRINCIPES DU DROIT POLITIQUE
 
Merhaba

Sisters_%28Daughters_of_Mary%29_Roman_Catholic_Singing.jpg


Demokrasinin Erdem devleti, yasa ve özgürlük Devleti olduğu düzeye dek, eğitimsiz, bilgisiz, dolayısıyla erdemsiz ve boşinançlı bir kültürün Demokrasi olması olanaksızdır. Ve Demokrasinin Erdem Devleti olması ölçüsünde, Demokrasiyi anlamayan Aydının erdemli olması olanaksızdır. Erdem bilgelik, yüreklilik, ılımlılık ve türeliliktir. İnsan bu belirlenimlerle doğmaz, ama onları kazanır. Bunun olanağı Özgürlüktür. Aydın Özgürlük bilinçsizliğinde aynı zamanda erdemsizdir ve erdemsiz olan yürekli değil ama ancak yüreksiz olabilir. Eylemini bile kendisi yapmaz, ama ancak yaptırmayı düşler. Aydın Batıda arkaiktir.

Tüze (Hukuk) ve Türe (Adalet) bütün bir Tarihte yalnızca oluş sürecinde, yalnızca gelişim sürecindedir. Ve önemli olan gelişim sürecinde olmalarıdır. Her ikisinin de Realitesi henüz İdealitesi değildir, her ikisinin de Olgusallığı henüz Kavramı ile çakışmaz. Her birinin Kavramı Erektir, ve Erek ona erişilecek olduğu için Erektir. Kavramın belirlenimi kendini tüm Olgusallık yapmaktır. Tüze ve Türe tarihsel olarak eks iktir, tıpkı insan bilgisinin, ahlakının, törel ve yasal belirlenimlerinin de henüz gerçek Kavramlarına karşılık düşmemeleri, ama gelişmekte olmaları gibi. Önemli olan bir kültürün katılaşmamış olması, kendini başkalaştırmaya yetenekli ve istekli olması, ussal Özgürlük bilincini kavramış olmasıdır. Gelenek tininden henüz bütünüyle kopmamış bir tinin Tüzesi henüz bütünüyle gelişmiş değildir. Ama bu nedenle yalnızca olmadığı söylenemez. Çiğnenir, ve çiğnenmesinin bilinci o çiğnemeyi yenmenin de bilincidir.

Aziz Yardımlı
 
Merhaba

Aydın Halkın Duyuncu olma İstencidir. Bu onu Despot yapan karakteridir. İyi olanı ve Doğru olanı o bilir, karanlık Halk değil. Aydın Halkı yönetmek içindir sonsuza dek. Duyunç Özgürlüğü ya da Laiklik içinde Halkın kendini eğitebilmesine, kendini yönetmeyi öğrenebilmesine, böylece kendi İstencini modern Devlet ya da ussal-genel İstenç yapabilmesine karşın, Aydın yönetmemeyi öğrenemez. Genel olarak, Aydın öğrenmez çünkü Aydındır. Aydın Laik olduğu için değil, olmadığı için Aydındır çünkü Duyunç Özgürlüğünü tanımaz. Aydın Demokrat olduğu için değil, olmadığı için Aydındır, çünkü İstenç Özgürlüğünü tanımaz. Eğer Duyunç ve İstenç Özgürlüğünü tanıyorsa, Aydın değil ama başka herkes gibi salt bir Yurttaştır.

Voltaire Aydının idealitesini realiteye çevirmede, bir Aydının belirlenimlerinin neler olduğunu hemen hemen eksiksiz olarak sergilemede tüm zamanların en başarılı örneğidir. Aydın Despotizmine inanan ve onu toplumsal ilerlemenin biricik yolu olarak gören Voltaire bir süre için II. Frederick'in sarayında bulundu. Sonra oradan kovuldu. Bir başka aydın despot olan II. Katerina'nın da çok yakın mektup arkadaşıydı. Aydınlamanın sözde 'rasyonalist' süperstarı Voltaire'in rasyonalist Leibniz'e ve Rousseau'ya karşı duyguları dostça olmanın tam tersiydi. "Herşey halk için. Hiçbirşey halk tarafından değil." Bu aydın despotun ilkesiydi. Bir Cumhuriyetçi değil ama Kraliyetçi olan, düşündüğü için taraf olan Voltaire'in adının bugün bile Fransız Devrimi ile birlikte anılması modern bilinçte despotik artığın ne düzeyde etkili olduğunun geçerli bir ölçütüdür.

Friedrich der Große
 
Merhaba

Töz, Sonsuz güç olarak, bü-tün doğal ve tinsel yaşamın Sonsuz Maddesidir;
Sonsuz Form olarakda kendinde taşıdığı içeriğin gerçekleşmesidir. Töz deyince, tüm ger-
çekliğin kendisiyle ve kendisinde varlığını ve kalıcılığını kazandığı şey
anlaşılır. Aklın sonsuz Güç olması demek, kendi içeriğini yalnız ideal
ve gerekirlik alanına getirebilecek ve gerçekliğin dışında, kim bilir
belki de bazı insanların zihinlerinde Özel Bir şey gibi var olacak derecede
güçsüz olmaması demektir; Sonsuz İçerik deyince de, tüm öz ve
doğru anlaşılır; bu sonsuz içerik, kendi kendisinin maddesi olup, bu
maddeyi işlenmek üzere kendi etkinliğine verir [Akıl] kendi kendisinden
beslenir, kendi kendisi için malzemedir ve bu malzemeyi işler.
Hem kendi kendisinin ön koşulu ve varmak istediği erektir hem de
yalnızca doğal Evrenin değil aynı zamanda tinsel evrenin içten çıkıp
Görünüş alanında dışlanmasıdır: bu da Dünya Tarihinde olur. İşte Bu
İdeanın Doğru, Sonsuz ve kesinlikle Güçlü İdea olduğu, dünyaya
kendisini açtığı ve bu açtığı şeyin kendi ululuğundan başka bir şey
olmadığı felsefede kanıtlanır, kanıtlandığı biçimde de burada varsayılmaktadır.

Hegel,
Tarihte Akıl,
s. 5.
 
Üst Alt