Alparslan türkeşi anarken...

ALPARSLAN TÜRKEŞİ ANARKEN...
Mehmet Necati GÜNGÖR

21 yıl olmuş Onu kaybedeli.

Unutamadığım, sızısı yüreğime düşmüş ölümlerden biri de rahmetli Türkeşin ölümüdür.

Onun ölümüyle Türkiye ve Türk dünyası büyük bir ledirini kaybetti.

Onun ocağında Türlük bilinci, İslâm ahlâk fazileti ile yetişmiş bozkurtlar yetim kaldı.

O düğüne ben de davetliydim.

Ortaokuldan sıra arkadaşım, hemşehrim, dostum, Kaya oteller zincirinin sahibi Burhanettin Kayanın oğlu Burak Kayanın düğünü.

Çok önemli bir mazeretim dolayısiyle, çok istememe rağmen katılamamıştım.

Katılmış olsaydım, Onu o gece son görüşüm olacakmış meğer.

O düğüne katılabilseydim, masasına gidip kendimi Erzurumda tanıdığınız o genç gazeteciyim diyerekt tanıtacaktım kendimi.

Sonra diyecektim ki;

Partinize oy v ermedim ama, sizi ve ilkelerinizi hep sevdim. İkinci bir siyasi kimliğin sahibi olabiilseydim, şüphesiz, bu kimlik partinize ait olurdu. Niçin partinize gelemediğimi o zaman ifade etmiştim.

27 Mayıs darbesi sonrasında belki dördüncü yıldı.

O yıkıntıdan bir Adalet Partisi çıkmış ve iktidar olmuştu.

Sonra, Alparslan Türkeşin CKMPsi ve Necmettin Erbakanın Milli Nizam Partisi siyasi hayatımıza dahil oldu.

CHP zaten vardı.

Rahmetli Türkeş, yanında bir-iki kişi ile Erzurum gazetelerini ziyaret ediyordu.

Bize de uğramıştı.

Kendisine çay ikramında bulunduk ve güzel sohbetinden istifade ettik.

Bizden biriydi. Ama, siyaseten biz Ondan değildik.

Çünkü biz Adalet Partiliydik.

Rahmetli babam o zaman Adalet Partisinin Merkez İlçe Başkanı.

Seni sevdim genç, bizimle olur musun? dediğinde,

Gönlüm ve inancım sizinle beraber efendim. Ancak, biz Adalet Partiliyiz. Babam bu partinin önde gelenlerinden. Başka bir partide yer almam söz konusu olamaz. Ama, inanın ki yüreğimiz sizinle beraber. diyebilmiştim.

Nitekim, milliyetçi damarım hep Onunla beslenmişti.

Onun ocağında pişmemiştim ama, Onun fikirlerinden besleniyordum.

Erzurumda Anadolu Milliyetçiler Teşkilâtının kurucularından biri olmam tesadüf değildi.

Türklük ve milliyetçilik benim övünç kaynağımdı. Son dönem Türkçülğünün babası ise Alparslan Türkeşti.

Türk milliyetçiliğini en geniş manada mayalandırdı ama hiç bir zaman ırkçı olmadı.

Biz de ırkçı değildik. Sadece mensubiyetimizle gurur duyuyorduk, o kadar.

Ona boşuna başbuğ demediler.

Sonraki yıllarda merhum Demirelin sohbetlerinde Ondan hep değerli bir insan, çok iyi ve makul bir koalisyon ortağıydı övgülerini işitmiştim.

Milliyetçi Cephe hükümetlerinin denge unsuruydu.

Tek başına iktidar olamadı ama, fikriyatı, Onun yetiştirdiği kadrolarla hep iktidarda oldu.

Hele bu günlerde Onu çok arıyoruz.

Mekânı cennet olsun.
 
Üst Alt