• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Allah'ın Ahlâkıyla Ahlaklanmak

Okunuyor :
Allah'ın Ahlâkıyla Ahlaklanmak

Ala Nur

Amatör
Üye
Adem, suyla çamur halinde karılı iken, ben Nebi idim' diyen, mistik verilere göre, alemlere rahmet olarak gönderilmiş, varoluş gayesini, insanlık onur ve şerefi için kullanan, Nebilik yönü ile bireyleri ölüm ötesi hayata hazırlayıp, Risaleti ile insana kendi aslını ve hakikatını bildiren, Vahy’in dışına taşmayan özelliklere sahip Resûlullah Efendimiz’e, sahabiler, kendi anlayışları istikametinde şu suali tevcih etti... Din Nedir?

O, Yanıtını ; “Din Mekarimi Ahlâktır.” Ahlâkın Mekarimidir. Yani, tam kemale gelmiş halidir. “Allah'ın Ahlâkıyla Ahlâklanmaktır” şeklinde verdi..

Bahsi geçen bu Ahlâk, Toplumsal Ahlâkla ilgili miydi?..

Toplumu Evcillleştirme

“Tahalluku biahlâkillah” yani, “Allah Ahlâkıyla ahlâklanmış olarak yaşayın” şeklindeki uyarısı ile ne demek istedi?..

Şimdi biz, bildiğimiz, öğrendiğimiz kadarıyla konuyu açmaya çalışalım..

Toplum ahlâkı, bilinen şekliyle ; ulusların çizdiği modele, genetik veriler, şartlanmalar ve ilkeler istikametinde uymadır. Esasen, bu ahlâk olmadan “Allah’ın Ahlâkı ile Ahlâklanmak” mümkün değildir.

Diğer taraftan ;

“Ben Mekarimi Ahlâk için geldim” diyerek kendi Ahlâkının, Allah’ın Ahlâkı olduğunu vurgulayan Resulullah’ın söylemek istediği neydi?..,

Bu Ahlâk modeli ;

Basit, dar görüşlü insanımızın anlayışına dayalı, “toplumu evcilleştirme” gibi bir mana ile sınırlanmamalı, insanın varoluş gayesi olan, Halifelik vasfı ile değerlendirilmelidir.

Halifelik özelliğine dayanan ilk oluş şudur; “Vermek!... Karşılık beklemeksizin vermek!...”

Yeryüzünde Halife

Her koşulda, önce karşındakini düşünmek,

Paranı vermek, Sonra; Sevgini vermek, sevilmeden sevmek, hatta düşmanını bile sevmek...

İlmini vermek. Tüm tasavvuf ehlinden, Mevlana’dan tutun, Muhiddin Arabi’ye, Yunus Emre’ye kadar görülen müşterek bir vasıftır; “VERMEK”...

İşte böyle bir yaşam türü ; “Allah’ın Ahlakıyla Ahlaklanma” nın tabii bir sonucudur.

Ve İnsan bu vasıf ile, Yeryüzünde Halife olarak yaratılmıştır. İnsan olmanın, insansı olmaktan kurtulabilmenin yegane yolu budur.

Şimdi, belirtilen uyarılar istikametinde, kendimizdeki özelliklerle bağdaşabilen noktaları kontrol edelim. Acaba hangisi bizde mevcut... İyi insan olabilme sınırları, anlatılan Ahlâkı kapsayabiliyor mu?...

Siz karar verin!

Biz sadece Ramazan ayında insanların ilgi alanına giren bu konuların her an için düşünülmesi, tartışılması ve sorgulanması konusunda ısrarcı olmaktayız.

Bugünden başlayarak tüm ramazan ayı boyunca sizlerin yanında ilginizi çekecek, sorularınıza yanıt bulacak konularda beraber olacağız.

Daha sonrasını dikkate almak ve değerlendirmek sizlere aittir.

http://sufizmveinsan.com/aksam/allahinahlak.html
 

bziya

Kıdemli
Üye
Allahü Teâla'nın Ahlâkı İle Ahlâklanmak Nasıl Olur

Allahü Teâla'nın Ahlâkı İle Ahlâklanmak , bütün fiil ve kalbimizden geçen düşüncelerin O yüce zatın emrine uygun olması ile mümkündür.Kul eğer bu makâma çıkar ise gerçek kul olur , çünkü bütün amellerinde Rabbinin emrini yani iradesini uygulamakta ve yaşamaktadır.

Gerçek kul , sahibinden gelen bütün emirleri kabul eder , bu iyi , bu kötü diye ayrım yapmaz , sorgulamaz , hikmetini Rabbim bilir , O öyle istedi ise kul olana emre uymak yakışır , kulun işi emri uygulamaktır der ve bütün hareketlerinde Rabbinin rızasını ve emrini gözetir.Her an O'nun huzurunda olduğunu asla unutmaz , bilir ki bütün fiilleri sahibi tarafından an ve an yaratılmaktadır.O'nun huzurunda O'nun yaratması ile O'nun emrine aykırı bir iradede bulunmamak için söğüt yaprağı gibi titrer ve bütünüyle Resulü Ekrem Sallallahu aleyhi vessellem'in sünnetine , ve O'nun varislerinin yani İslam Alimlerinin nakil ettiği Ehli Sünnet İtikadı bilgilerine yapışır.Ehli Sünnetten kıl kadar ayrılmaz.

Ve bu kul yine bilirki , Rabbinin emrine uymayan yani yasak ettiği bir şeyi irade etmek şeytana veya nefsine hizmet etmek olur.Şeytan ve Nefs ise hem sahibi Hak Sübhanehu Teala ve Tekaddes Hazretlerinin hemde kendisinin düşmanıdır.Hiç düşman sevindirilir mi diye düşünür ve asla onlara uymaz.Çünkü seven sevdiğinin beğendiği şeyi yapmak ister , kim Rabbini seviyorsa O'nun beğendiği şeyleri yapar , kim kendini yani nefsini seviyorsa kendinin beğendiği şeyleri yapar , nefisinin beğendiği şeyde şeytanın beğendiği şeydir.Şeytanın beğendiği bir şeyi yapan kul aynı anda Rabbinin bir emrini de beraberinde çiğnemiş olur , çünki şeytan hiç bir zaman Allahü Teala'nın emrine uygun bir şeyi yaptırmak istemez.Rabbinin emrine karşı gelen ise şeytandır , nitekim şeytan emre karşı gelmiş ve huzurdan kovulmuştur.

O halde bir kul bütünüyle sahibinin emri ile hareket ederse Allahü Teala'nın ahlâkı ile , Nefs veya Şeytanın vesvesesi ile hareket ederse onların ahlâkı ile ahlâklanır.

Allahü Teala , bizleri Ehli Sünnet İtikadı ile şereflendirdikten sonra , ayağımızı kaydırmasın , bizleri doğru yaptığımızı zannedip yanlış işlerin içine girmekten korusun.Sevgili peygamberi Hz. Muhammed Sallallahu aleyhi vessellem hürmetine ve Ehli sünnet alimleri ( Kaddesellahüsirrehümülaziz )hürmetine bu duamızı kabul buyursun.Amin.

Bütün nîmetlerin ve ihsânların sahibi olan Allahü teâlâya her zaman hamd olsun! Onun Peygamberine ve seçilmiş olan Âline ve en iyi olan Eshâbına sonsuz salât ve selâm ve düâlar olsun!


Kaynak :
 
Üst Alt