Allah cc tanrı'nın belasını versin...

Yerine göre Allah yerine göre Tanrı kullanılır. İkisi eş anlamlı kelime değildir. Üstad deyip durduğunuz örümcek beyinli atalarınızın kitapları yerine arada bir TDK sözlüğe de göz atmanızı öneririm. Belki o zaman hem yazılanları daha iyi anlarsınız hem de hangi kelimenin ne karşılığ olduğunu daha iyi bilirsiniz.
 
Bir önceki yorumunuzdaki ''insanların inandığı kavramları hor görmeme'' mesajınıza ne oldu?
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
expositor' isimli üyenin de dediği gibi ''içimizden yükselen imanın'' derecesine göre O yüce varlığı adlandırıyoruz.Kiminin imanı o yüce varlığı ''ALLAH'' olarak yüceltir,kimininki ise ''Tanrı''...
Sn sebla, sizin ve expositor'un söylediklerinize aynen katılıyorum ...Ama eğer tanrı kelimesiyle kendisine ulaşmamızı isteseydi esmaül hüsnada onca ismin arasına tanrı kelimesinide koymazmıydı ?
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
İnsanın inancı açısından önemli olan dilin ne söylediği değil, kalbin ne söylediğidir...
sn tntcool . peki dil ayrı söyler kalp ayrı söylerse ne olacak?
başkalarının yanında dil ayrı söylediğinde
eh nasıl olsa kalbim doğruyu biliyor ne mahzuru var diye düşünürsek bu ne kadar doğru olur
artı kalp dilden de sorumlu değil mi ?
 
B

bursali68

Ziyaretci
Merhaba,
Tanrı kelimesi "Yaradan" gibi bir kavramdır. Allah ise özel isimdir...
Sn.expositor,yukarıdaki açıklamanız ışığında aşağıda cümle...;
Allah cc tanrı'nın belasını versin...

" Allah cc tanrı'nın ( YARATANIN ) belasını versin...

mi oluyor...

Bu konularda her nedense,her zaman SAPLA - SAMAN birbiririne karışır...

Sağlıcakla kalınız...
 
Bir önceki yorumunuzdaki ''insanların inandığı kavramları hor görmeme'' mesajınıza ne oldu?

Sevgili SEBLA kardeşim;

Benim tepkim insanların inançlarına değil. Ben bu üstadlar(!) gibi demiyorum ki "Allah" denmesin Tanrı densin. Verdiğim ayette de görebileceğiniz gibi isteyen Allah der isteyen Tanrı der isteyen JAPONCA Yaratıcı der, En güzel isimler Allah'ındır. Rahman sıfatı ortada yokken "Rahman" dendiği için müşriklerin (Rahman da neymiş, Allah rahmanın belasını versin) diye dalga geçmeleri sebebiyle o ayet inmiş olamaz mı sizce? Benim tepkim genelde üstad, hocaefendi, imam, hazretleri vb. denen bir takım embesillerin (hepsini kastetmiyorum) Allah'ın dininin sahibiymiş gibi dinin başına oturup dine Kuran delilsiz (mesnetsiz) kurallar getirip insanların nasıl inanıp nasıl inanmayacaklarını şekillendirmeye, DARALTMAYA çalışmalarıdır. Bu insanların kalbi öylesine mühürlenmiştir ki kendilerinin doğru yolda olduğunu sandıkları için artık kendilerini bırakıp insanların nasıl inandığı ile ilgilenmeye başlamışlardır. İnsanların inanç özgürlüğüne kim karışırsa ona aynı tepkiyi göstermek gerekir. Örneğin kimisi aynı ayette başın örtülmesi gerektiğini anlar kimisi de orada başın örtülmesinin şart olmadığı, örtülmesi gerekenin göğüs açıklığı olduğuna inanır. Önemli olan hangisinin doğru olduğu değildir çünkü hesabı görecek olan Allahtır. Hiç kimse kendi bildiğinin doğru olduğunu iddia edip başkalarına DAYATAMAZ. Allah da bunu yasaklamış ve kimin hidayette olduğunu yalnızca kendisinin bilebileceğini söylemiştir.

Allah'ın özel ismi yoktur sıfatları vardır. Bu sıfatlar da 99 tane ile sınırlı falan değildir. JAPONCA FİNCE TÜRKÇE dilediğiniz gibi Allah'a isim takıp yüceltebilirsiniz. Allah'ın zatını yüceltmek ve onu eksikliklerden tenzih etmektir tesbih. Eline boncuklu Hindu oyuncağı alıp tık tık çekerek beyninizi sulandırmak demek değildir.

Allah -> EL İLAH demektir. Arapça İlah Türkçe de TANRI demektir.
"El" takısı ilah'a "O Tanrı" gibi belirgin tek bir bir Tanrı anlamı kazandırır. Yani tek olan Tanrı. Bizim dilimizde ise cümleye göre Tanrı'nın anlamı değişir. Dolayısıyla bir insan "Tanrı" veya "Tanrım" derken tek olan Allah'ı da kastedebilir, başka mitolojik Tanrıları da kastedebilir fakat Türkçe biliyorsanız cümleyi duyar duymaz hangisini kastettiğini kolaylıkla anlayabilirsiniz. Dolayısıyla bir insanın Allahı kastederek Tanrı demesinde veya yaradan veya yüce yaratıcı veya her şeyin sahibi demesinde bir sakınca yoktur. Yerine göre Allah'da denebilir Allah kastedilerek Tanrı'da denebilir. Eğer müslüman ise cümlede Tanrı demesinde Allahı kastettiği için bir sakınca yoktur. Diyen Müslüman değilse kendi Tanrısını veya Tanrılarından birisini kastediyordur o zaman da sizi ilgilendirmez.

İnsanların inançlarına karışmayı, kendisi doğru yolu bulmuş gibi kibire kapılarak onun bunun dini inanç davranışlarını analiz etmeyi bırakıp kendi amellerimizi, inancımızı gözden geçirmeliyiz. Eğer hala nefes alıyorsak sınavımız sürüyor demektir. Verdiğim ayete tekrar göz atmanızı tavsiye ederim.
 
Mesajımı dikkatli okursanız orada aradığınız ayeti verdim. Eğer gözlerinizi burnunuzun ucundaki gerçeğe kapatıp burnunuzun dikine gider, doğru yolda olduğunuza tamamen inanıp büyüklenir ve kendi hevanızı "Tanrı" edinirseniz Allah size yol göstermez. Onunla bununla uğraşarak amellerinizi boşa çıkarırsınız. O ayete bakın, anlayın ve yaradanı içinizden geldiği gibi yüceltin. Bırakın insanlar da içlerinden geldikleri gibi yüceltsinler. Kimin hidayette olduğunu yalnız O bilir ve hesabı görecek olan'da O'dur. Bu işleri bırakıp "gerçek" işlerle uğraşın. Genelde açık ayetlere rağmen dini tahrif edenler de "Din elden gidiyor" diyerek Allah'ın dinini lafta sahiplenenlerdir. Sizi itham ettiğimi düşünmeyin, sadece o yoldakilerle bir olmayın, aynı hatalara düşmeyin demek istedim. O Yüce Varlık hepimizi doğruya yaklaştırsın. Umarım "Allah o yüce varlığın belasını versin" diye de başlık açmazsınız. Selametle.
Elbette Kimin hidayette olduğunu yalnız O bilir ve hesabı görecek olan'da O'dur. Ancak herşey de olduğu gibi Allah cc yi anmada da bir kural vardır ve o muhteşem kuralları kendi koymuştur, bunun dışına çıkmak ise kelimenin en hafif manası ile hamakkattir..
Neden çıkmak için ısrar ediyorsunuz, Din eksik geldi de siz mi tamamlıyorsunuz, ya da fazla da siz mi eksiltiyorsunuz..
Bırakın demişsiniz "insanlar kendi içinden geldiği gibi yüceltsin" elbette yüceltsin ama sadece O'nun dediği gibi aksi taktirde sapkınlıklar çıkıyor bazıları da Allah cc yi (kadın suretine sokup kucağa oturtuyor) ve bunun adına tasavvuf deyip yoluna devam ediyor. Akabinde ise insanlar onun yolunda ilerlemekten ve ona sevgi gösterileri yapmaktan geri durmuyorlar ee ne yapacakmışız "isteyen istediği gibi yüceltsin" olmaz böyle bir saçmalık, olduğu zaman Tevhid çizgisi bozulur ve Allah cc nin ortada ne uluhiyeti kalır ne de rububiyeti... siz bu durumu ister kabul edin ister etmeyin bu böyle ve burnunun doğrultusunda hareket eden ben değilim sanıyorum sizlerin gözleri önünde Kur'an gerçeği var, neden açıp bakmıyorsunuz tekrar ediyorum ve sonsuza kadar da tekrarlarım var ise böyle bir anma şekli hep beraber analım yok ise o halde "O" ne diyorsa o kadarını yapalım ama siz yapıp yapmamakta serbestsiniz .. ve son olarak "Allah o yüce varlığın belasını versin" diye başlık açmazsınız demişsiniz evet bakın bu durum benim ne kadar haklı olduğumu gösteriyor neredeyse iki kişiden bahis etmişsiniz Allah ve O yüce varlık.. yok böyle birşey sadece O var ve sadece kendi tanımladığı üzere var, ne eksik ne fazla..

Ben ''tanrı '' kavramının O yüce Varlık için çok sığ ve kıt kaldığını düşünüyorum.O'na seslenirken ''ALLAH'' ım diye seslenmenin , ''Tanrım'' diye seslenmekten fazlasıyla yakışır olduğuna inanıyorum bu sebeple.

''Allah tanrının belasını versin '' diyen üstadın,burada kastettiği ''tanrı '' kavramının ; ''Allah'tan başka ilah diye tapınılanların (mal,mülk,heykel,put,insan,şeytan vs.) olduğunu söylemek daha mantıklıca geliyor.

Fakat bazı kimselerin sırf ''Allah'' lafzını telaffuz etmemek adına, ''Allah'' ismini gayrı medeni bulup, ''tanrı'' diye söz etmelerine de çoğu zaman rastlamak mümkün!

expositor' isimli üyenin de dediği gibi ''içimizden yükselen imanın'' derecesine göre O yüce varlığı adlandırıyoruz.Kiminin imanı o yüce varlığı ''ALLAH'' olarak yüceltir,kimininki ise ''Tanrı''...

İman top yekün bir hadise dir hani ayette "İşittik ve iman ettik" derler diyor ya evet aynen öyledir...
 
expositor kardeşim her şeyin bir üstadı vardır,her üstadın da bir çıraklığı vardır siz insanlardan üstadları bırakın din alimlerini bırakın onlar kural koyuyorlar dini daraltıyorlar çırakları dinleyin onlar geniş takılıyor üstad örümcek kafalı ama ben tdk yı biliyorum ben çağdaş bir insanım derseniz ben de derim ki bu üstad bir söz sultanıydı şairdi yazardı kelimelerin kalbine anlam koyan insanlardı onlar dilimizi senden benden daha iyi biliyorlardı. Dini konularda ise bilgili insanlara uymak gerekir çünkü onlar sadece kur anın mealini açıp okumazlar bu meale göre hüküm bildirmezler onlar peygemberlerin hayatlarını onların arkadaşlarının hayatlarını içtihatları ve akaidleri okumuş araştırmış öğrenmiş insanlardır. diyorlarsaki şunu yapmayın bu günahtır o sözlerinde bir hikmet aranmalıdır. kendi kıt bilgimizle ve aklımızla her konuyu yorumlamaya kalkarsak yanlışa düşeriz. cahil kendini bilmeli haddini bilmeli yoksa cehaletinde derinleşmekte sınır tanımaz. gelinen nokta büyük şahsiyetlere örümcek kafalı deme gafletine düşmek olur,bu gidiş mezhep imamlarını hiçe sayma peygamberi gereksiz görmeye kadar varır. İnsan önce kendini bilecek, imamı azam dahi bilmediklerimi ayaklarımın altına alsaydım başım göğe eğerdi diyorsa biz cehaletimizi nefsimizle örtemeyiz.
herkes dini istediği ve anladığı gibi yorumlar ve yaşarsa peygamber niçin geldi, sünnetlerine uyulmasını niçin söyledi, kur an peygamberimizi örnek almamız gerektiğini niçin emretti?
 
Yerine göre Allah yerine göre Tanrı kullanılır. İkisi eş anlamlı kelime değildir.[/U] Üstad deyip durduğunuz örümcek beyinli atalarınızın kitapları yerine arada bir TDK sözlüğe de göz atmanızı öneririm. Belki o zaman hem yazılanları daha iyi anlarsınız hem de hangi kelimenin ne karşılığ olduğunu daha iyi bilirsiniz.

Necip Milletin Necip atalarına bu denli hitapta bulunmak Densizliktir, dengesizliktir, kendini begenmişligin ve çirkef"leş"mişliğin ta kendisidir.
N. Fazıl Kısakurek ve paralelındeki kalemleri " örümcek beyınlı" olarak vasıflandırmanı şıddetle kınıyor, asıl "örümcek beyinli" sıfatının sana yakışık kalacağını düşünüyor bunu ilam etmekten şeref duyuyorum.

Üstad Necibin dediğini ben de diyorum: Allah (c.c.) tanrını"zı"n belasısını versın.

Sevgili SEBLA kardeşim;

Benim tepkim insanların inançlarına değil. Ben bu üstadlar(!) gibi demiyorum ki "Allah" denmesin Tanrı densin. Verdiğim ayette de görebileceğiniz gibi isteyen Allah der isteyen Tanrı der isteyen JAPONCA Yaratıcı der, En güzel isimler Allah'ındır. Rahman sıfatı ortada yokken "Rahman" dendiği için müşriklerin (Rahman da neymiş, Allah rahmanın belasını versin) diye dalga geçmeleri sebebiyle o ayet inmiş olamaz mı sizce? Benim tepkim genelde üstad, hocaefendi, imam, hazretleri vb. denen bir takım embesillerin (hepsini kastetmiyorum) Allah'ın dininin sahibiymiş gibi dinin başına oturup dine Kuran delilsiz (mesnetsiz) kurallar getirip insanların nasıl inanıp nasıl inanmayacaklarını şekillendirmeye, DARALTMAYA çalışmalarıdır. Bu insanların kalbi öylesine mühürlenmiştir ki kendilerinin doğru yolda olduğunu sandıkları için artık kendilerini bırakıp insanların nasıl inandığı ile ilgilenmeye başlamışlardır. İnsanların inanç özgürlüğüne kim karışırsa ona aynı tepkiyi göstermek gerekir. Örneğin kimisi aynı ayette başın örtülmesi gerektiğini anlar kimisi de orada başın örtülmesinin şart olmadığı, örtülmesi gerekenin göğüs açıklığı olduğuna inanır. Önemli olan hangisinin doğru olduğu değildir çünkü hesabı görecek olan Allahtır. Hiç kimse kendi bildiğinin doğru olduğunu iddia edip başkalarına DAYATAMAZ. Allah da bunu yasaklamış ve kimin hidayette olduğunu yalnızca kendisinin bilebileceğini söylemiştir.

Allah'ın özel ismi yoktur sıfatları vardır. Bu sıfatlar da 99 tane ile sınırlı falan değildir. JAPONCA FİNCE TÜRKÇE dilediğiniz gibi Allah'a isim takıp yüceltebilirsiniz. Allah'ın zatını yüceltmek ve onu eksikliklerden tenzih etmektir tesbih. Eline boncuklu Hindu oyuncağı alıp tık tık çekerek beyninizi sulandırmak demek değildir.

Allah -> EL İLAH demektir. Arapça İlah Türkçe de TANRI demektir.
"El" takısı ilah'a "O Tanrı" gibi belirgin tek bir bir Tanrı anlamı kazandırır. Yani tek olan Tanrı. Bizim dilimizde ise cümleye göre Tanrı'nın anlamı değişir. Dolayısıyla bir insan "Tanrı" veya "Tanrım" derken tek olan Allah'ı da kastedebilir, başka mitolojik Tanrıları da kastedebilir fakat Türkçe biliyorsanız cümleyi duyar duymaz hangisini kastettiğini kolaylıkla anlayabilirsiniz. Dolayısıyla bir insanın Allahı kastederek Tanrı demesinde veya yaradan veya yüce yaratıcı veya her şeyin sahibi demesinde bir sakınca yoktur. Yerine göre Allah'da denebilir Allah kastedilerek Tanrı'da denebilir. Eğer müslüman ise cümlede Tanrı demesinde Allahı kastettiği için bir sakınca yoktur. Diyen Müslüman değilse kendi Tanrısını veya Tanrılarından birisini kastediyordur o zaman da sizi ilgilendirmez.

İnsanların inançlarına karışmayı, kendisi doğru yolu bulmuş gibi kibire kapılarak onun bunun dini inanç davranışlarını analiz etmeyi bırakıp kendi amellerimizi, inancımızı gözden geçirmeliyiz. Eğer hala nefes alıyorsak sınavımız sürüyor demektir. Verdiğim ayete tekrar göz atmanızı tavsiye ederim.

Dını hassasiyeti olanlara "sus" payı vermek, kendini muallım kursisinde görmek, karşılarındakini de dilsizler anfisinde ders veren ukalaca bir nutuk olarak görüyorum bu mesajını.
bay "ex"posito.
 
Üst Alt