• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

Ahmet Altan öyle bir yazı yazdı ki...

  • Konbuyu başlatan Venhar
  • Başlangıç tarihi
  • Cevaplar 51
  • Görüntüleme 7K

Okunuyor :
Ahmet Altan öyle bir yazı yazdı ki...

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Dağlıca’da, Aktütün’de, Hantepe’de, Silvan’da niye bir taneniz bile istifa etmedi?"

Genelkurmay Başkanı ve 3 kuvvet komutanının Balyoz veErgenekontutuklusu muvazzafların terfi ettirilmesini sivil iradeye kabul ettirememesi nedeniyle emeklilik kararı alması sonrası Taraf YazarıAhmet Altanson yılların en çarpıcı analizine imza attı. İşte Altan'ın bugünkü köşe yazısı...

Peki

Hem bu kadar suça bulaşacaksın hem de “bana dokunma” diyeceksin.

Hukuk sana dokununca da istifa edeceksin.

Ordu, hukuka ve demokrasiye alışmakta zorlanıyor.

Zorlanarak da olsa alışacak.

Genelkurmay Başkanlığı karargâhında “hükümet aleyhtarı”internetsiteleri oluşturma cüretini gösterme özgürlüğü hiçbir orduya tanınmaz.

Emir komuta zinciri içinde “halk iradesinin” temsilcisine “tuzak kuracaksın”, hakaret edeceksin ve bunun hesabının sorulmasına karşı çıkacaksın.

Darbecilik, cuntacılık dönemi orduda sona eriyor.

Ve, “darbecilik yasak” emrini bir onur sorunu yapıyorlar.

Darbeci olmak, darbecileri korumak “onuruna dokunmuyorsa” zaten bu ülkenin ordusunda yerin yok.

Dünyanın ve Türkiye’nim değiştiğini algılamamaktaki bu ısrar sonunda bir sarsıntı yaratacaktı elbette.

Yarattı da.

Yıllardan beri “askerliklerinin” ne kadar yetersiz olduğunu izledik.

Karakollarını koruyamadılar, kendilerine emanet edilen çocukları koruyamadılar.

Hiçbiri bir karakol baskınındaki kayıpları “onur sorunu” olarak görmedi.

Çocukların ölümünden sonra bir tanesi bile istifa etmedi.

Ama generalleri hukuk sigaya çekince bundan onurları gocunuyor.

“Onur”u böyle anlayan generallere ihtiyacı yok bu ülkenin.

Niye çocuklar öldüğünde, “biz yetersiziz, çekiliyoruz” demediniz?

Askerliği unutup kendilerini “ülkenin hâkimi” sanan, sürekli olarak sivil hükümetleri sindirmek için uğraşan, darbe planları hazırlayan generallerin çekilmesinden kimseye bir zarar gelmez.

Askerlerin ölümünden “istifa edecek” kadar rahatsız olmayıp da, sanık generallerin terfi etmemesinden “rahatsız” olanların orduyu terk etmelerinde büyük fayda var.

Bize disiplinli, gerçek askerler lazım.

Darbe planları hazırlamakla, andıç yazmakla, internet sitesi hazırlamakla uğraşıp askerleri eğitmekle hiç uğraşmayan bu “general kuşağı” çekildikten sonra yeni bir ordu oluşturulacak.

Demokrasiye ve hukuka saygılı, askerliğin gereklerini yerine getiren bir ordu kurulacak.

Bu aşamada, Başbakan Erdoğan’ı ve hükümeti hayranlıkla alkışlayıp desteklemek düşer hepimize.

Dimdik durdular ve “sivil iradeyi” sonuna kadar savundular.

Generallerin şantajlarına da, tehditlerine de boyun eğmediler.

Tarihimizin dönüm noktalarından birinde kararlılıklarıyla çok önemli bir sınav verdiler.

Hukukun arkasında sapasağlam durdular.

Generallerin “suç işleme özgürlüğü” olmadığını herkese gösterdiler.

Düşünün ki Ege Ordu Komutanı bile internet andıçının içinde yer almış.

Genelkurmay’ın “hukuk müşaviri” olan general hukuku çiğnediği için sanık.

Böyle ordu mu olur?

İstifa eden generaller, askerî açıdan yetersiz, suç bağımlısı bir general heyetini savunmak için “istifayı” bir tehdit olarak kullanıyorlar.

Bu ülke darbeci general istemiyor.

Disiplinsiz general istemiyor.

Saygısız general istemiyor.

Askerlerini koruyamayan general istemiyor.

Savaşta “şike” yapan general istemiyor.

Bu ülkenin halkının “sözü”, generalin silahından daha güçlü olacak ve oluyor.

Yıllarca halkı da, halkın temsilcilerini de ezmeye alıştılar, “bundan sonra siz halkın iradesine tabi olacaksınız, hukuka saygı göstereceksiniz” denince de “onurumuzla oynandı” havasıyla gidiyorlar.

Dağlıca’da, Aktütün’de, Hantepe’de, Silvan’da “onurunuz” neredeydi, niye bir taneniz bile istifa etmedi?

Orada istifa etmeyen generalin, “terfi kavgasında” istifa etmesi aslında askerlik adına utanç vericidir.

Bizim generallerin önemli bir kısmının “askerî değerlerden” koptuğunu gösterir.

Gittikleri iyi oldu.

Bu, bir kriz değil, bu, büyük bir temizlenme.

Askerliği, hukuku, demokrasiyi ciddiye alan, halkına saygılı, halkın emanetine hıyanet etmeyen, “darbecilikten” utanan, terfi alamadığında değil, askerini kaybettiğinde onuru yaralanan yeni bir ordu için atılmış büyük bir adım bu.

Türkiye, askerî vesayeti bitirip demokrasiye doğru ilerliyor.

Bu yeni çağda, darbeci, andıççı, şikeci generallere yer yok bu ülkede.

İtirazı olan bütün generaller bırakın gitsinler.

Hepsine güle güle.

Yeni Türkiye’ye yakışan yeni bir orduyu kuracak insanlar da çıkar bu ordunun içinden ve onlar “askerin onurunu” terfilerde değil, askerlikte ararlar.

Ahmet ALTAN
TARAF
 
Son düzenleme:

tntcool

Kıdemli
Üye
Dağlıca’da, Aktütün’de, Hantepe’de, Silvan’da niye bir taneniz bile istifa etmedi?"










Demokrasiye ve hukuka saygılı, askerliğin gereklerini yerine getiren bir ordu kurulacak.



















Ahmet ALTAN
TARAF
Bu baskınlarda hükümet niye istifa etmedi, yoksa terör onların sorunu değil mi?

Yeni bir ordu kurulacakmış. Evet kurarlar : Ahmet Altan gibi ''Vatanı bir kadın memesine satarım'' diyenlerden bir ordu kurarlar...
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
Bu baskınlarda hükümet niye istifa etmedi, yoksa terör onların sorunu değil mi?

Yeni bir ordu kurulacakmış. Evet kurarlar : Ahmet Altan gibi ''Vatanı bir kadın memesine satarım'' diyenlerden bir ordu kurarlar...

Hımmm.... vatanı bir kadın ....... sadece onlarmı satıyorlar ... yapma Allah aşkına
peki ya mazeretleri SADECE başkalarının alacağı TERFİİ olanlara ne buyrulur acaba?
 

tunakan

Tecrübeli
Uzaklaştırıldı
Meydan küresel güçlerin politikalarının taşeronluğunu üstlenen ve onların verdiği görevleri eksiksiz yapan, fikir üretmeden çok, dikte edilen fikirleri yayan insanlara kaldı. Araştırma, okuma, dinleme tembeli insanlarda ne yazık ki, bu kişilerin yaydığı fikirlere inanır oldular. Mevlana'nın "Ben bir lafa bakarım lafmı diye, birde söyleyene bakarım adam mı diye!" sözüne itibar kalmadı.

Ahmet Altan; bu gün size duymak istediklerinizi söyleyip yazdığı için doğru gelebilir, ama ya geçmişi?

Önce sosyalist, 12 Eylülde darbeyi yapanları (bu gün eleştirdiği orduyu) ayakta alkışlayan faşist, Özal döneminde Liberalizmi savunan kapitalist. Yakınlarda 2. Cumhuriyetçi, şimdi ise Taraf gazetesinin Genel yayın yönetmeni ve Ilımlı İslamcı portresi çizen kişilik.

Taraf gazetesi yayın hayatına geçtiğinden bu yana köşesine bakınız. Yazdığı tüm yazıların %95'i orduyu kötüleyen yazılardan oluşmakta. Dün Türkiye Cumhuriyetinin Demokrasisini sekteye uğratan, binlerce gencin geleceğini çalan darbeci ordusunu, can siperane savunan bu kişi şimdi neden orduya bu kadar karşı?

Anlaşılabilir olması için; Ahmet Altan'ın, 12 Eylül döneminde gerçekleşen iki olaya yaklaşımını anımsatayım.

1- Özbil Aras ve Şener Yazar bunlar sol görüşlü iki çocukturlar. 12 Eylül darbesi yapılınca birazda korkularından, kırsal kesimde mücadele etmeye karar verirler. 31 Ekim 1980 günü Şavşat'ın Kireçli köyünde jandarmayla girdikleri çatışmada öldürülürler. Özbil 20, Şener 16 yaşındadırlar. Ahmet Altan'ın bu iki çocuğa tepkisi ise şöyledir. "seksomanyaklar"

2- Hıdır Aslan, Devrimci Yol üyesi bu kişi, bir soygunda 3 polisi öldürdüğü suçlaması ile 12 Eylül 1980 tarihinde tutuklanır. Mahkemelerde yargılanır, ancak adam öldürmeyle sonuçlanan bir olaya katıldığı ispatlanamaz ve bu gerçek sadece mahkeme dosyalarına değil, TBMM’nin tutanaklarına da geçer. Ama Hıdır Aslan, idam cezası alır. Ondan önce idam cezası alanlar bulunmasına rağmen, Tuncelili zaza Kürdü 24 Ekim 1984 tarihinde asılır. İşin ilginci artık Özal iktidardadır ve idam kararı, ANAP’lı milletvekillerinin oylarıyla onaylanır. Bu idam, 12 Eylül ürünü suçlarına verilmiş idam kararlarının son infazıdır.

İdamın hemen ertesinde, Ahmet Altan, dönemin Başbakanı Turgut Özal’a ve 12 Eylül generallerine övgüler yağdırır.

Hz. Ömer'in ifade ettiği gibi "inandığınız gibi yaşayın" ve asla "başkalarının istediği şeylere körü körüne inanmayın" en azından araştırın, okuyun ve dinleyin. Yada Mevlananın yukarıdaki sözleri size rehber olsun.
 
Son düzenleme:

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Üye
sn tunakan, hiç kimsenin kirli veya temiz geçmişi beni bağlamıyor.... Ama bakıyorumda siz pek ilgilisiniz kirli geçmişi çarşaf çarşaf dökmeye
inanın her insanın geçmişinde mutlaka KEŞKE yapmasaydım dediği bir veya birçok pişmanlığı vardır . mesela sizin veya benim veya onların bunların dedim ya herkesin keşkeleri var önemli olan bu keşkeleri bir daha yapmamak ve gündeme getirecek eylemlerde bulunmamak . kşiyi sorgulamak bize düşmez bir bakarsınız sorguladığımız veya yargıladığımız çukura bizlerde şu veya bu şekilde düşmüşüzdürde haberimiz yoktur... Ta ki ki sizin gibi birileri çıkıpta geçmişi irdeleyinceye kadar neyse:)

şimdi son bir igdeleme istesem sizden yani bana göre son diyorum en azından ben öyle düşünüyorum .
Şu istifa eden " zatımuhteremlerin de geçmişlerini bir irdeleseniz bakalım onlar ne kadar TEMİZMİŞŞ görelim ...
 
Son düzenleme:

ashenarşi

Kıdemli
Üye
Bu baskınlarda hükümet niye istifa etmedi, yoksa terör onların sorunu değil mi?

Yeni bir ordu kurulacakmış. Evet kurarlar : Ahmet Altan gibi ''Vatanı bir kadın memesine satarım'' diyenlerden bir ordu kurarlar...
Hükümet niye istifa etsin. İstifa edenler niye ediyor. Bütün mesele bu. :)
 

consume

Kıdemli
Üye
Bütün ordu da darbeci ya . :)
İktidarın düşüncesine göre kıvıran ona göre yazılar yazan kim iktidar olsa ondan yana olan adamın dediklerini ciddiye almayacağım herhalde.
 
Üst Alt