+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 1 Toplam: 1

Bütün Dinler Doğruyu Öğretiyor mu?

ÇEŞİT ÇEŞİT inançların olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre 19 büyük din, belli başlı 10.000 kadar mezhep var. Bu kadar çok inanç karşısında insanın aklına şu soru gelebilir: Bütün inançlar Yaratıcımızı memnun eder mi? Bazıları “Bütün yollar Allah’a gider” diyor. Onlara göre bütün yollar aynı yere çıktığından hangi yolu seçtiğiniz önemli değil. Bu tür kişiler, Mutlak Güce Sahip tek bir Tanrı olduğuna göre tüm dinlerin de O’na giden farklı yollar olduğunu

  1. #1
    Acemi Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2008
    Mesaj
    178
    Rep Gücü
    41

    Bütün Dinler Doğruyu Öğretiyor mu?

    ÇEŞİT ÇEŞİT inançların olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Son zamanlarda yapılan bir araştırmaya göre 19 büyük din, belli başlı 10.000 kadar mezhep var. Bu kadar çok inanç karşısında insanın aklına şu soru gelebilir: Bütün inançlar Yaratıcımızı memnun eder mi?

    Bazıları “Bütün yollar Allah’a gider” diyor. Onlara göre bütün yollar aynı yere çıktığından hangi yolu seçtiğiniz önemli değil. Bu tür kişiler, Mutlak Güce Sahip tek bir Tanrı olduğuna göre tüm dinlerin de O’na giden farklı yollar olduğunu düşünüyor.

    Bütün Yollar Tanrı’ya Gider mi?

    Birçok dinin kabul ettiği önemli bir peygamber olan İsa Mesih bu konuda öğrencilerine “Dar kapıdan girin” dedi. “Çünkü yok oluşa giden yol geniş ve enlidir; bu yoldan gidenler çoktur. Oysa hayata giden kapı dar ve yol sıkışıktır; bu yolu bulanlar azdır” (Matta 7:13, 14).

    İsa peygamber bu sözlerle sadece Tanrı’ya inanmayan kişilerin mi geniş yolda olduğunu kastetti? Yani onun sözlerine göre Tanrı’ya inananlar hangi dinden olursa olsun hayata giden dar yolda mıdır? Yoksa gerçekten bazı dinlerin “yok oluşa” götürdüğünü mü söylemek istedi?

    İsa sadece iki yol olduğunu söyledikten hemen sonra şöyle dedi:
    “Sahte peygamberlere karşı uyanık olun. Koyun postuna bürünüp yanınıza sokulurlar, fakat içlerinde aç kurtlar saklıdır” (Matta 7:15). Sonra da şunları söyledi: “Bana ‘Efendim, Efendim’ diyen herkes göklerin krallığına erişemeyecek, ancak göklerde olan Babamın isteğini yapan kişi erişecektir” (Matta 7:21).

    Eğer bir kişiye peygamber deniyorsa ya da biri İsa’yı ‘Efendisi’ olarak kabul ediyorsa onun inançsız biri olduğu söylenemez.

    O halde şu sonuca varabiliriz: İsa tüm dinlerin doğruyu öğretmediğini söylemek istedi ve tüm din adamlarına güvenilmemesi gerektiği konusunda uyardı.

    Hangisi ‘Dar Yol’?

    Tüm yollar Tanrı’ya götürmediğine göre binlerce inanç arasında hangisinin dar yol olduğunu nasıl anlayabiliriz?

    Diyelim ki büyük bir şehirde kayboldunuz. Yolu bulmak için yardım isteyeceksiniz. Yol sorduğunuz kişilerden biri, kendinden çok emin bir şekilde sağ tarafa gitmenizi söylüyor. Başka biri sol tarafa gitmenizi söylüyor. Bir diğeri ise en doğru yolun hangisi olduğunu hissediyorsanız o yöne gitmenizi öneriyor. En sonunda biri, bir harita çıkarıyor ve size doğru yolu gösteriyor. Sonra da yol boyunca kullanmanız için haritayı size veriyor. O zaman doğru yolda olduğunuzdan emin olmaz mıydınız?

    Tanrı’yı gerçekten memnun eden doğru yolu bulmak için bizim de güvenilir, mecazi bir yol haritasına ihtiyacımız var. Böyle bir harita var mı?

    Evet, var.
    Birçok insan Tevrat, Zebur ve İncil olarak da bilinen Kutsal Kitabın böyle bir harita olduğuna inanıyor.

    Bu kitapta şu sözler kayıtlıdır: “Kutsal Yazıların tümü Tanrı ilhamıdır ve öğretmek, yanlışı göstermek, düzeltmek ve doğruluk yolunda terbiye etmek bakımından yararlıdır” (2. Timoteos 3:16).

    Eğer birçok dindar insan gibi siz de Kutsal Kitabın Tanrı’nın Sözü olduğuna inanıyorsanız, bu mecazi yol haritasına erişebilirsiniz.

    İsa peygamberin doğru ve yanlış yolu nasıl birbirinden ayırabileceğiniz hakkında söylediklerini düşünün: “Her iyi ağaç iyi meyve verir, fakat her çürük ağaç kötü meyve verir. İyi ağaç kötü meyve veremediği gibi çürük ağaç da iyi meyve veremez” (Matta 7:17, 18). Kutsal Kitap ‘iyi ağacı’, yani doğru dini tespit etmemizi sağlayan meyvelerden söz eder; şimdi bunlardan üçünü ele alalım.

    1-Doğru Dinin Oluşturduğu Meyveler: Yüksek Ahlak Standartları
    DOĞRU din bizi erdemli şeyler düşünmeye teşvik eder ve davranış tarzımızı nasıl daha iyi hale getireceğimizi gösterir. Doğru olanı yapmak üzere mücadelemizde bizi destekler ve olabilecek en iyi kişi olmamızı sağlar. Doğru dinin böyle meyveler oluşturması gerektiğini nereden biliyoruz?

    Birinci yüzyılda Korintos kenti (Yunanistan) ahlaksız yaşam tarzıyla tanınırdı. İsa’nın elçisi Pavlus’un, burada yaşayan İsa’nın takipçilerini nasıl uyardığına dikkat edelim: “Ne cinsel ahlaksızlık yapanlar, ne putperestler, ne zina yapanlar, ne sapık amaçla kullanılan erkekler, ne oğlancılar, ne hırsızlar, ne açgözlüler, ne içkiciler, ne küfürbazlar, ne de gaspçılar; hiçbirinin Tanrı’nın krallığında mirası olmayacak.” Sonra sözlerine şöyle devam etti: “Gerçi bazılarınız böyleydiniz, fakat yıkanıp temizlendiniz, kutsal duruma getirildiniz” (1. Korintoslular 6:9-11). Bir düşünün: Doğru din, geçmişte ahlak standartlarına bağlı kalmayan bazı kişilerin Tanrı’nın temiz ve doğru hizmetçileri olmasına yardım etti.

    Kutsal Kitap ayrıca şöyle uyarır: “Öyle bir dönem gelecek ki, insanlar bu sağlıklı öğretime katlanamayacak ve kulaklarına hoş gelen şeyleri duymak için kendi arzularına göre öğretmenler toplayacaklar” (2. Timoteos 4:3).

    Bildiğiniz dinler bu konuda ne yapıyor? Kutsal Kitabın yüksek ahlak standartlarına bağlı kalıyor mu? Yoksa Tanrı’nın Sözünde bulunan açık öğütleri görmezden gelip insanlara “kulaklarına hoş gelen şeyleri” mi söylüyor?

    2-Doğru Dinin Oluşturduğu Meyveler: Kardeş Sevgisi

    KUTSAL KİTAP şöyle der: “Sevmeyen kimse Tanrı’yı tanımamıştır, çünkü Tanrı sevgidir” (1. Yuhanna 4:8). Bu nedenle kardeş sevgisi, doğru dinin meyvelerinden biridir.

    Bugün birçok dinin hasta, yaşlı ve yoksul insanların ihtiyaçlarıyla ilgilenmesi takdire değer.

    Bu dinler mensuplarını Kutsal Kitaptaki şu ilkeyi uygulamaya teşvik eder: “Dünya malına sahip olan biri, kardeşinin yokluk içinde olduğunu görüp de ondan şefkatini esirgerse, Tanrı’yı sevdiği nasıl söylenebilir? Çocuklarım, birbirimizi sevelim. Sadece sözle ve dille değil, işle ve hakikatle de sevelim” (1. Yuhanna 3:17, 18).

    Aynı zamanda Tanrı “Komşunu kendin gibi seveceksin” diye emreder (Matta 22:39). Peki ya ülkeler savaşa girdiğinde ne olacak? Bir devlet adamı ya da kral, komşu ülkeyle savaşmak istediğinde bu emir askıya alınıp sadece barış dönemlerinde mi uygulanmalı?

    İsa “Aranızda sevgi olursa, herkes benim öğrencilerim olduğunuzu bununla bilecek” dedi (Yuhanna 13:35). Aşağıdaki soruları yanıtlarken şunu düşünün: ‘Söz konusu dinin mensupları tüm insanlara her koşulda, yalnızca lafta değil davranışlarıyla da sevgi gösteriyor mu?’

    3-Doğru Dinin Oluşturduğu Meyveler: Tanrı’nın Sözüne Saygı

    HIRİSTİYAN olsun olmasın dünyadaki birçok dinin mensubu Tanrı’nın Sözü olan Kutsal Kitaba saygı duyduğunu iddia eder. İsa peygamber de Kutsal Kitaba gereken önemin verilmesini teşvik etti. Onu ayartmaya çalışan İblis’e verdiği karşılıktan bunu görebiliriz . Örneğin, Şeytan taşları ekmeğe çevirmesini istediğinde İsa nasıl karşılık verdi? Ayartmaya yenik düşmedi ve “İnsan yalnız ekmekle yaşamaz, Yehova’nın ağzından çıkan her sözle yaşar” diyerek Tekrar 8:3’te geçen Musa peygamberin sözlerine değindi. İblis ‘eğer yere kapanıp önümde bir tapınma hareketi yaparsan dünyanın bütün krallıklarını sana vereceğim’ dediğinde İsa ne yaptı?

    Onun teklifini Tekrar 6:13’teki şu ilkeye değinerek reddetti: “Tanrın Yehova’dan korkacak, O’na kulluk edeceksin.”

    Şunu bir düşünün. İsa peygamber Tanrı’dan o kadar büyük bir yetki aldığı halde öğrettiklerini Kutsal Kitaba dayandırdı. Ve insan gelenekleri uğruna Tanrı’nın Sözünü hiçbir zaman göz ardı etmedi (Yuhanna 7:16-18). Fakat İsa’nın zamanında yaşayan birçok din adamı Tanrı’nın Sözüne onun gibi saygı göstermedi. Neden?

    Onlar insan geleneklerinin Kutsal Yazıları gölgede bırakmasına izin veriyordu. İsa açıksözlülükle bu din adamlarına şöyle dedi: “Kendi geleneğiniz uğruna Tanrı’nın sözünü geçersiz kılıyorsunuz. Ey ikiyüzlüler, İşaya peygamberin sizin için yazdığı şu sözler ne kadar yerindedir: ‘Bu halk dudaklarıyla beni sayar, fakat yürekleri benden çok uzaktır. Bana ibadet edip duruyorlar ama boşuna; çünkü öğreti olarak insan emirlerini öğretiyorlar’” (Matta 15:6-9).

    Kutsal Kitaba saygı gösterdiğini söyleyen bu kadar çok din varken, kaçı insan gelenekleriyle Tanrı’nın Sözündeki net yönlendirmeler çeliştiğinde Tanrı’nın Sözünü tercih ediyor?
    Gözcü Kulesi | 2009-08-01'den alınmıştır.

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
    Üyelik tarihi
    Daima
    Mesaj
    Çok:)
     

Benzer Konular

  1. Doğruyu Hak tan Öğrenirsek, Batıl Yok Olur
    halukgta Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-04-2013, 01:22 PM
  2. Bütün dinler iki büyük esas getirmişlerdir
    Ammar Tarafından Dini Sohbet Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 10-04-2010, 07:34 AM
  3. Üç yanlışın bir doğruyu götürmesi
    İnci Tarafından Süper Sözlük Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 23-09-2009, 10:37 AM
  4. Doğruyu bulmanın çaresi
    nefisetülilm Tarafından islam (Müslümanlık) Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 22-05-2009, 08:30 PM
  5. Kıbrıs'la İlgili Bütün Belgeler, Bütün Gerçekler
    dogangunes Tarafından Tarih Forum'u Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 06-11-2007, 04:04 AM