+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 3 Toplam: 3

Orhan Boran vefat etti

Merhaba http://img6.mynet.com/ha7/o/orhanboran.jpg Türkiye'de ilk stand-up geleneğini başlatan ünlü mizah ustası ve ünlü televizyoncu Orhan Boran yaklaşık 2 yıldır kemik iliği hastalığıyla mücadele ediyordu. Vücudunun kan üretmekte zorlandığı Boran'a 15 günde bir 2 ünite A Rh negatif kan gerekiyordu ve yaşadığı sürece bu işlemin devam edeceği açıklanmıştı.

  1. #1
    Onursal Üye
    Üyelik tarihi
    Apr 2009
    Nerden
    ISTANBULLU -YURTDISINA OTURUYORUM
    Mesaj
    13.889
    Rep Gücü
    88647

    Orhan Boran vefat etti

    Merhaba



    Ustamiza
    Allah cc dan rahmet diliyorum!
    Türkiye'de ilk stand-up geleneğini başlatan ünlü mizah ustası ve ünlü televizyoncu Orhan Boran yaklaşık 2 yıldır kemik iliği hastalığıyla mücadele ediyordu.

    Vücudunun kan üretmekte zorlandığı Boran'a 15 günde bir 2 ünite A Rh negatif kan gerekiyordu ve yaşadığı sürece bu işlemin devam edeceği açıklanmıştı.

    ORHAN BORAN'IN ARDINDAN ABDULLAH GÜL'ÜN MESAJI

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, usta radyo ve televizyoncu Orhan Boran'ın vefatı dolayısıyla mesaj yayımladı. Gül'ün mesajı şu şekilde:

    "Mesleğinin duayenlerinden, usta radyo ve televizyoncu Orhan Boran'ın vefatından derin bir üzüntü duydum. Mükemmel Türkçesi; radyodan televizyona, gazeteden tiyatroya, çok geniş yelpazedeki başarılı çalışmalarıyla mesleğinde saygınlık kazanan Orhan Boran, birçok ilke imza atarak öncü olmuştur. Orhan Boran unutulmayacak her zaman takdirle hatırlanacaktır. Kendisine Allah'tan rahmet, ailesine ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum."

    BORAN KİMDİR?

    Usta mizahçı, 1928 yılında İstanbul’da doğdu. Galatasaray Lisesi’nde okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türkoloji Bölümü’nü üçüncü sınıftayken bıraktı. İstanbul Şehir Tiyatrosu’na girerek 17 oyunda oynadı. Paris Les Mathurins Tiyatrosu’nda çalıştı. Açıldığı yıldan itibaren İstanbul Radyosu kadrosunda yer aldı. Londra’ya giderek BBC Radyosunda Türkçe yayın spikerliği yaptı. İstanbul’un birçok gazino ve gece kulüplerinde komedyen, takdimci olarak çalışmalarını sürdürdü. Gazete ve dergilerde yazılar yazdı. Filmlerde oynadı.

    Yaklaşık 2.5 yıldır kemik iliği hastalığıyla mücadele eden usta sunucu Orhan Boran katıldığı bir programda hastalığı hakkında şunları söylemişti:

    "Benim iki hafta aralıkla taze kan almam gerekiyor. Dört gözle vampirler gibi kan alacağım günü bekliyorum. Kan bulunamadığım zaman iştahım kesiliyor, halsiz kalıyorum ve uyku düzenim bozuluyor. Kan grubum A Rh negatif. Oğlum Burak Boran beyin cerrahıdır. Başta hastalığım anlaşılamadı. Miyolofibrosil dediler. Yani kemik içindeki ilikler işe yaramaz hale gelmiş. Bir çok tetkik yapıldı. Ve sonunda anlaşıldı ki belirli periyotlarla taze kan almam gerekiyor. Bu hastalıkla 2.5 yıldır mücadele ediyorum. Hakkımda haberler çıktıktan sonra o kadar çok arandım ki anlatamam. Birden bire gönüllü patlaması yaşadık. Gönül'ü de beni de serseme çevirdi bu ilgi. Ben unutuldum gittim zannediyordum. Ağlayarak benim kanımı da alın diye yalvaran insanlarla karşılaştım. Ağrı'dan arıyorlar, Diyarbakır'dan arıyorlar. Biz kendi imkanımızla geliriz diyorlar. Şimdi 15 günde bir gidip kan alıyorum. Taşıma suyla değirmen döndürmeye çalışıyoruz. Ancak son haber olarak Ankara Kızılay Genel Müdürlüğü'nün devreye girdiğini öğrendim. Benim için her ay 4 ünite kan ayıracaklarını söylediler. Çok mutlu oldum."

    TÜRKİYE'DE STAND- UP GELENEĞİNİ BAŞLATMIŞTI

    Boran, 1960'lı yıllardan itibaren, gece kulüplerinde Ayaküstü Gırgırı adlı gösterisiyle Türkiye'de ilk stand-up geleneğini başlattı.

    Henüz TV'nin olmadığı radyolu günlerde, mükemmel Türkçesiyle kibar esprileri, unutulmaz pürüzsüz sesi, nezaketi ve beyefendiliğiyle tanındı.

    Boran, Edremit Cumhuriyet İlkokulu'nu bitirdikten sonra 1938 yılında yatılı olarak Galatasaray Lisesi'ne girdi.

    İlk sahne deneyimini Galatasaray Lisesi'nde okurken, İstanbul Şehir Tiyatroları'nda rejisör olan ve okul temsillerini sahneye koyan Necdet Mahfi Ayral tarafından Molyer’in bir oyununda oynamak üzere seçildiğinde yaşadı.

    1944 yılında babası Hikmet Boran'ı kaybetti. 1946 yılında Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu ve Türkoloji Fakültesi'ne yazıldı.

    Fakat para kazanması lazımdı. Aynı yıl, Necdet Mahfi Ayral, kendisini Muhsin Ertuğrul ile tanıştırdı. İstanbul Şehir Tiyatroları'nda işe başladı ve Vasfi Rıza Zobu'nun talebi üzerine, birlikte oyunlar sergilediler. Boran, 17 civarında oyunda rol aldı.

    Bir Fransız grubuna yaptığı tercümanlık sonrası bu guruptan aldığı bir teklif üzerine, Paris, "Théâtre des Mathurins" Tiyatrosu'nda bir yıl kadar staj yaptı. Fakat tiyatroculuğa ısınamadı.

    Burada bazı sahne sanatçılarının esprili konuşmalar yaparak halkı güldürmesinden esinlendi, ülkesine döndüğünde değerlendirmeyi tasarladı.

    Boran, en çok radyoya ilgi duyuyordu. Harbiye'deki İstanbul Radyoevi'nin açılmasından itibaren 1949 ile 1950 yılları arasında okumakta olduğu Türkoloji Fakültesini 3. sınıftan terk edip, Ekrem Reşit Rey'in asistanı olarak girdiği memuriyet hayatında, temsil yayınları rejisörlüğü yaptı.

    O güne kadar düşünülmemiş olan; kamyonu Taksim'de durdurup insanları konuşturmak gibi yenilikler getirdiği pek çok programın yayınlanmasını kabul ettirdi.

    Orhan Boran'ın, 1950 yılında, Elmadağ'da açılan Kervansaray gece kulübünde, sanatçıların sahne sırasını organize etmek üzere bir ek iş kabul etmesi sorun yarattı. İstanbul Radyosu yönetimi, kendi kadrosunda bulunan bir sanatçının barda çalışmasını hoş karşılamayınca, Orhan Boran, çok sevdiği radyodan ayrılmak zorunda kaldı.

    Yeni işinde; Paris, "Théâtre des Mathurins" tiyatrosundan edindiği tecrübelerle, yapmış olduğu anonslara, esprilerle renk katması çok beğenildi ve kısa süreli, esprili sohbetler yapması teklif edildi. Her geçen gün daha da beğenilen bu programlar, Orhan Boran'ın deyimiyle "Ayaküstü gırgır", bugünün stand-up sanatının Türkiye'de başlamasına vesile oldu. Aynı zamanda bir firma reklamı olan "11 soru bilgi yarışması" programını yaptı.

    1956 yılında BBC'nin açtığı sınavı, 220 kişi arasından birincilikle kazanarak Londra'ya gitti.

    Dünya Gazetesi'nin Londra muhabirliğini üstlendi. BBC Türkçe Servisi'nde pek çok program yaptı, haber okudu.

    17 Şubat 1959'da, içinde Adnan Menderes'in de bulunduğu uçağın, Londra’nın 40 kilometre güneyindeki Gatwick Havaalanı civarında, iniş sırasında düştüğünü dünyaya ilk duyuran Orhan Boran oldu.

    Muhabirlikteki başarısı onu, Hürriyet ve Milliyet gazetelerinde önemli bir yere getirdi ve 25 yıllık yazarlık hayatının başlangıcına vesile oldu.

    Boran, 4 yıl kaldığı İngiltere'den, yakın dostu Şakir Eczacıbaşı'nın kendisini çağırması sonucu Türkiye'ye döndü. Firmaların ve bankaların bilgi yarışması programlarına yeniden başladı. Bu arada "Yuki" fikrini buldu. "Yuki" halk tarafından o kadar tutuldu ki, bir program olmaktan çıkıp bir fenomen oldu.

    Sahne hayatını 1980 yılına kadar sürdüren Orhan Boran, televizyonlu günlerde de, elinde meşhur kocaman beyaz mendiliyle ekranlardaydı. TRT'de çalışmasının yanı sıra televizyonun da yıldızlarından oldu, reklam filmlerinde oynadı.

    Şan Tiyatrosu'nda sahnelenen "Müzikal Kahkaha" adını verdiği oyunla şovlarına veda etti. Gazeteciliğe ağırlık verdi ve ülkenin önde gelen gazetelerinde yazarlık, kendi deyimiyle "Kalem işçiliği" yaparak hayatını sürdürdü. 1994'te Show TV'de yayınlanan Şansını Dene yarışmasında yarışmacı olarak görev aldı.

    2002 yılında yakalandığı kolon kanseri sebebiyle iki defa ameliyat geçirdi. "Hayatımın son yıllarını saçlarım dökülmüş olarak geçirmek istemiyorum. Öleceksem insan gibi bu halimle öleyim. Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum. Hayranlarım beni hep bu halimle hatırlayacak, saçları dökülmüş olarak değil!" diyerek kemoterapi tedavisini reddetti.

    10 Haziran 2005'de, Beşiktaş Kültür Merkezi'nin (BKM), "Orhan Boran Show" adıyla Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu 'nda organize ettiği jübilede, 59 yıl emek verdiği meslek hayatına ve 25 yıl uzak kaldığı sahneye veda etmek üzere son kez sahne aldı.

    BORAN'IN YUKİ'Sİ

    Orhan Boran; İngiltere'de çalıştığı yıllarda, bir stüdyo çalışması sırasında, teknisyenin bant kaydını zaman kazanmak amacıyla hızlı geçmesi sonucu, konuşma seslerinin hızlı ve ince çıkmış olması, stüdyoda bulunan İngilizleri güldürmüştü.

    Bu olay onda ilham yaratmış ve "Hiç Türkçe bilmeyenler anlamadan bu kadar gülerse, kim bilir Türkiye'de ne kadar gülerler!" diye düşündürmüştü.

    İlk defa 1959 Nisan'ında bir pazar sabahı İstanbul Radyosu'nda dinleyicilere "Yuki" adıyla; ismi de tiplemesi kadar şirin, garip bir hayali yaratık tanıttı Orhan Boran.

    Türkiye'de 1960'ların unutulmaz radyo kahramanı haline gelen "Yuki", hızla dönen banttaki konuşma sesinden ibaretti. Bu sesi çıkaran mahluk, ne çocuk, ne büyük, ne insandı. Orhan Boran'ın tanıttığı şekliyle; Brezilya ormanlarında yaşayan, nesli tükenmiş bir aileden, tavşan kulaklı, sincap kuyruklu, kazma dişli, zeki bir yaratıktı. Orhan Boran'la sohbet ederler, Yuki 'nin yaşadığı, komik, heyecanlı, gerçek dışı olaylardan, gündelik sorunlardan bahsederler, kimi zaman da ahlaki değerleri gündeme getirirlerdi. Zaman zaman Yuki, şakanın ölçüsünü kaçırır, Orhan Boran'dan güya bir tokat yer, "Viiik!" diye kısa bir çığlık atardı. Çocuk, büyük herkesi 14 yıl boyunca radyo başında tutmayı başarmıştı Yuki

    ŞU BİZİM KAYINBİRADER

    Boran'ın "Kayınbirader" tiplemesi; Yuki 'den farklı olarak, karşılıklı sohbet ettiği bir varlık değildi. Sadece adından, yaptıklarından ve konuşmalarından konu ettiği hayali bir kayınbiraderdi.

    Bu kayınbirader, zaman zaman çok zeki ve şaşırtıcı, zaman zaman da çok safça davranan bir tiplemeydi. Bazen de sohbetlerine "Şu bizim kayınbirader dün bana dedi ki..." diye başlar; işin içine biraz da kaynanasını katarak, radyo başındaki insanları gülmekten kırar geçirirdi.

    Orhan Boran vefat etti | Mynet Haber

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
    Üyelik tarihi
    Daima
    Nerden
    Uzay:)
    Mesaj
    Çok:)
     

  3. #2
    Aktif Üye tntcool - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jan 2010
    Nerden
    Antalya
    Mesaj
    2.178
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    54811
    Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun...

  4. #3
    Aktif Üye ashenarşi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Mar 2010
    Mesaj
    1.504
    Rep Gücü
    33424
    Allah rahmet etsin.........

+ Konuya Yorum Yaz

Benzer Konular

  1. mösyö Garaudy vefat etti
    mopsy Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 6
    Son mesaj: 02-01-2013, 01:32 PM
  2. Berkant vefat etti
    YukseLL Tarafından Mesaj Panosu Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 01-10-2012, 02:36 PM
  3. Lefter vefat etti
    mopsy Tarafından Futbol Foruma
    Yorum: 2
    Son mesaj: 14-01-2012, 02:50 PM
  4. Erbakan vefat etti
    Mustad'af Tarafından Güncel Haber ve Manşetler Foruma
    Yorum: 10
    Son mesaj: 01-03-2011, 08:10 PM