+ Konuya Yorum Yaz + Yeni Konu Aç
Gösterilen sonuçlar: 1 ile 5 Toplam: 5

2012 ve astroloji

selam ederim; uzun zamandan beri hepimiz 2012 yılı ile alakalı pek çok kahanet duyuyoruz. bunların gerçek olup olmadığı elbette bundan 3-5 yıl sonra geriye dönüp baktığımızda anlaşılacaktır. çünkü değişimin içinde bulunan anlayışlar veya fiziksel olan herşey insanlar ile birlikte değişir. bakış açısı ile ilgisi odaklanması duyuşu ile. hepsi insanın algılaması ile alakalıdır. bu değişimin içinde insanda bulunduğu için yani fiziksel olarak yaşlandığı ve bunu o an aynaya baktığında

  1. #1
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14451

    2012 ve astroloji

    selam ederim;

    uzun zamandan beri hepimiz 2012 yılı ile alakalı pek çok kahanet duyuyoruz. bunların gerçek olup olmadığı elbette bundan 3-5 yıl sonra geriye dönüp baktığımızda anlaşılacaktır. çünkü değişimin içinde bulunan anlayışlar veya fiziksel olan herşey insanlar ile birlikte değişir. bakış açısı ile ilgisi odaklanması duyuşu ile. hepsi insanın algılaması ile alakalıdır. bu değişimin içinde insanda bulunduğu için yani fiziksel olarak yaşlandığı ve bunu o an aynaya baktığında anlayamaması fakat belli bir süre sonra bunu hissetmesi ile aynı şeydir. düşüncelerde böyledir. birden bire gözle görülür bir aydınlanma duyuş anlayış olması mümkün değildir. ancak bir süre ileriye gidildiğinde geriye dönüp bakıldığı zaman anlaşılır bir olaydır. bunu fark etmek için en kısa zaman 3-4 belkide 5 yıldır. fakat insanlar dikkatle düşünecek olur etrafında olup bitene "dünya ya" odaklanırsa belki gidişattan bir haber alabilir ön sezi oluşturabilir. bunlar benim fikirlerim. şu günlerde ülkemize ve dünyaya baktığım zaman benim gördüğüm manzara insanların artık kötü gidişata karşı bir çözüm arama, el birliği ile uzlaşma sağlama yolundadır. çünkü bütün yollar denenmiş insanlarda tabiatta tükenmiştir. insan ilahi ruhu arayışa koyulmuş, hakkında onlarca kitap basılmış isimler değiştirilerek insanlara sunulmuş, çeşitli terimler türetilmiştir. "şeytan melek" yerine "negatif enerji-pozitif enerji" veya "ulu Allah" yerine "evren" "tabiat" gibi isimler koymuş, ruhunuzla buluşmak için "namaz" kılmak yerine, "yoga" gibi modern bir takım isimler ile sloganlar bulmuşlar, "niyet etmek" yerine "tabiattan isteyin o herşeyin sahibi" gibi, "dua etmek" yerine "tabiat ile konuşun sizi duyacak isteğinize cevap verecektir" gibi sloganlar ile kitaplar basılmış, bir takım kimseler bu işten para kazansada toplumun hastalığına çare olamamışlardır.

    bunu bir kaçış olarak nitelendiriyorum, peki bu kaçışın sebebi neydi inançlardan? kendi düşünceme göre aklı gelişen insanin egolarıda aklı ile beraber güçlendi, son yıllarda insanlara empoze edilen "ben yaparım", "ben yaptım" gibi özgürleşmenin getirdiği kendine güven, "Allah izin verirse" gibi egoların alçaltıldığı, giriştiğimiz her işte aklımızdan önce ulu Allah'ın yüceltildiği cümlelere karşı antipati yaratmaya başladı. başında bahsettiğim evren ve isteme kavramı öyle bir yanlış düşünce getirdiki insanlara "ben istedikden sonra yaparım veya alırım Allah ne karışacak işime, onun işi benimle değilki?" gibi akılın ve benliğin en ön safhalarda hayatlarımızda var olmasını ve ne kadar üzücüdür ki "emanet taşıdığımız ilahi kudret olan ruh'umuza sırtımızı dönmemizi "sağladı. böylelikle "okuyan ve aklını geliştiren insan" gibi bir slogan ister istemez insanlarda yer etti oysa kitap okumak insana hazır bilgi ve farklı bakış açısı verirken, ancak düşünen insanın aklını geliştirebileceğini göremediler. bu sebeple okuyan kültür sahibi olmuş dediğimiz insan bir yanlışa karıştığı vakit "vay vay mühendisi, öğretmeni, doktoruda bu
    hatayı yapıyorsa vay halimize" diye bir sözde bugün medyada çok yer almaktadır.

    diğer taraftan düşünmeden okunan KUR'AN da bizlere çok bir katkı sağlamamıştır. Allah korkusu ile karışılmayan yanlışlar dışında öyle çok hataya bulaşmışlardır ki insanlar imamlardan biri bir gaflete düşünce "vay vay vay falanca imama bak nasıl bir günaha girmiş" gibi yorumlarla çok KUR'AN okuyanında gaflete düşmeyeceğine inanmışlar, düşeni görüncede şaşırmışlardır.

    oysa;
    edindiğimiz bilgi ancak ve ancak düşünce ile ulaşılabileceğimiz ve hayatlarımıza yansıtabileceğimiz kavrama ile mümkündür. bir fikri veya bilgiyi duyup veya okuyup, düşünüp, özünü kavramadan onu hayatlarımıza klavuz yapmamız ister KUR'AN olsun ister fizik, biyoloji olsun akıl ve anlayışa aykırıdır. aklın gelişmesindeki tek faktör düşüncedir. ancak düşünen insan akılda yol alır. mukayese eder, fizibilite yapar, plan çıkarır, gideceği yola uygun araçlar edinir. siz sevap diye takke takarsanız, onun sizi güneş ışığından korumak için bir araç olduğunu asla anlayamaz o takke ile cennete gireceğinizi sanırsınız, veya "evren bize verecek yeterki isteyelim" diye bir söze inanırsanız ömrünüzü düşüncesizce heba etmiş olur, oturduğunuz yerde evler arabalar katlar yatlar ayağınıza gelecek sanır çok beklersiniz.

    konumuza bu hatırlatmaları yaptıktan sonra dönmek istiyorum,

    ilahi bir uyanıştan söz ediliyor 2012 için, fakat bu öyle pat diye olacak iş değildir. önce insanın bir şeyi fark etmesi gerekmektedir. DÜŞÜNMEK kavramaya anlamaya gayret etmek. peki bu ilahi uyanış yada diriliş nasıl olacakda olacak? herkez aynı andamı görecek birşeyide anlayacak? öyle bile olsa herkez aynı anda görse bile birşeyi gören göz sayısınca farklı birbirinden ilginç yorumlar olacağına hiç şüphem yoktur. şu an insanlık bu uyanışı yaşamaktadır. ilahi dediğimiz kudretin önemini değerini anlamaya başlamış yüzünü yavaş yavaş o tarafa doğru dönmeye başlamıştır. bu konuda sadece türkiyeyi değil dünyayı yakından takip etmenizi öneririm. bu başlığı açmama sebep "Astrolog Öner Döşer; Astroloji Gazetesi Kurucusu, Astroloji Okulu Kurucusu" na ait olan bir yazıyı sizlerle paylaşmak isterim;

    2012 YILI ASTROLOJİ
    2012 yılının astroloji için önemi nedir?

    2012 yılı gezegenlerin burç değişimlerinin önemli sabit yıldızlarla buluşmalarının, önemli güneş ve ay tutulmalarının oluşacağını görüyoruz. Bunlarla ilgili tarihleri dönüşüm zamanı kitabımda vermiş bulunmaktayım. En çok önem taşıyanlardan bir tanesi, mayanın çok önem verdiği güneşin ilkel sabit yıldızıyla, tepe noktası dediğimiz zenitte kavuşum yapıyor olmasıki, 20 mayis 2012 de bu kavuşma esnasında birde güneş tutulması gerçekleşecek, yani önemli bir değişim ve dönüşüm dönemindeyiz, alışıldık düzen ve realitelerin, gelişimi engelleyen kalıpların ortadan kalkması döneminde olduğumuzu görüyoruz. Bir şekilde ekonomik, sosyal, ruhsal alanda özellikle dönüşüm, manevi değerlerin devreye girmesi, ilahi birliğin, ilahi yaratılışın ve onun amaçlarının daha fazla öğrenilmesi, anlaşılması ve alçak gönüllülük, affedicilik gibi değerlerin daha fazla ortaya çıkması evrensel sevginin ve varlığın sonsuz birliğinin farkına varılacağı bir dönem olarak görebiliriz.

    devamı; için 2012 YILI ASTROLOJİ
    Konu tansxx tarafından (18-05-2012 Saat 07:27 PM ) değiştirilmiştir.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  2. # ADS
    İlginizi Çekebilir
    Üyelik tarihi
    Daima
    Mesaj
    Çok:)
     

  3. #2
    Acemi Üye efi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nerden
    izmir/karşıyaka
    Yaş
    34
    Mesaj
    137
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    1666
    selamün aleyküm,
    20 mayıs 2012 de meydana gelmesi muhtemel görünen bazı bilgilerin paylaşıdığı bir link ilgimi çekti.herkesin ilgilenmesini dilerim.Kıyamet günü 20 Mayıs 2012 güneş t… | BlueBox BBS
    Her insan bir yağmur tanesi gibidir..Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer...

  4. #3
    Aktif Üye tansxx - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Jun 2011
    Mesaj
    1.640
    Rep Gücü
    14451
    selam ederim;

    umarım hayırlı birşeylerin başlangıcı olurda depremlerle ilgisi yoktur. her güneş tutulmasında bu tür söylemler hep oluyor ama aydınlanma uyanma gibi şeyleri ben ilk defa gördüm bir güneş tutulmasında.
    "birimiz hepimiz hepimiz birimiz için"

  5. #4
    Acemi Üye efi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nerden
    izmir/karşıyaka
    Yaş
    34
    Mesaj
    137
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    1666
    21 Aralık 2012 dünyanın sonu değil, Mayalar bu tarihi ‘zamanın sonu’ olarak nitelendiriyorlar. Mayalar’a göre 5125 yıllık beş dünya çağını kapsayan ve büyük yıl olarak tanımlanan 26 bin yılık bir döngü var. Şöyleki, dünyanın dönüşü sırasında yaptığı yalpalamadan dolayı her 72 yılda gökyüzünde bir derece kayma oluyor. Buna presesyon deniyor. 360 derece dönüp aynı noktaya gelmek için 26 bin yıl geçmesi gerekiyor. Mayaların 13 bin yılı aydınlık, 13 bin yılı karanlık period olan bu büyük döngüsünün de şimdi sonuna geliyoruz. Mayalar’a göre zaman dairesel olduğundan bu bitiş yeniden başlamak anl***** geliyor; yani 13 bin yıllık karanlık period bitince yeniden 13 bin yıllık aydınlık döneme başlanacak.
    21 Aralık 2012 Kuzey Yarımküre’de kışın başlangıcıdır. Bu tarihte günlerin kısalması bitiyor, en uzun gece yaşanıyor ve günlerin uzayacağı zamana, aydınlığa geçiş başlıyor. Ama 2012’de yaşanacak bu döngüyü öncekilerden ayıran şey, 26 bin yıllık presesyon döngüsünün sonunda 21 Aralık 2012’de gerçekleşeceği söylenen Galaktik Hizalanma. Mayalar bu tarihte güneşin, galaktik düzlemle ekliptiğin kesiştiği noktada görülecek olmasına dikkat çekiyor.
    Güneşin, ‘karanlık yarık’ denilen bu kesişme alanında doğmasını rahimden doğan çocuk gibi tasvir ediyor, bunu bir doğum anı olarak görüyor. Bu tarih yeni bir çağa, döneme girmekte olduğumuzu anlatıyor. Yani Batılılar’ın algıladığı gibi dünyanın ekseninin kayması, kutuplarının yer değiştirmesi gibi şeyler söz konusu değil, olacaksa bu bilincin ekseninin kayması olur. Bence düşünce şeklimizin kutupları kayacak, bu algının kayacağı, ezberlerin bozulacağı zaman olacak; insanın karanlıktan aydınlığa çıkacağı bir değişim yaşanacak. Algılarımız, idrak kapasitemiz eskiye göre artacak. Ama bu bir günde olmayacak. 21 Aralık’a giden bu bir yılda birkaç önemli tarih var:
    -20 Mayıs 2012’de önemli bir güneş tutulması var. Çok hızlı bir bilgi akışının yaşanacağı bir dönem. İnsanlığa yeni, keşfedici bilgiler akacak.
    -4 Haziran 2012’de de Yay burcunda ay tutulması olacak. Bu, inandığımız etik ve ahlaki değerlere yeni bakış ve farkındalıklarla değişik vizyon kazandıracak. Bu tutulma, dünya dışı yaşamlarla ilgili bilgileri ve keşifleri de beraberinde getirebilir.
    -6 Haziran 2012’de ise Venüs’ün güneş diskinin önünden yakın geçişi var. Nadir olan bir olay, 108-120 yıllık periyodlarda iki geçiş olarak gerçekleşir. İlkini 2004’te yaşadık ve o dönemde Endonezya depremi ve tsunamilerle karşılaştık. 2012’de de etkisi olacak. Ekim ayından sonra doğal afetler artacak. Bu durum 2015 yılı ortalarına kadar devam edebilir. Güneş patlamaları ve bununla oluşan güneş rüzgarları da bu dönemde ortaya çıkacak. Bu rüzgarlar davranışlarımız üzerinde tepkilere neden oluyor. Agresyon, kızgınlık, savaş, ekonomik dengesizlikler ortaya çıkıyor, öte yandan bazılarında da yaratıcılığa, keşfediciliğe, zihinsel sıçramalara neden oluyor. Güneş aktivitelerinin maksimuma ulaşacağı dönemse 2013.
    -13-14 Kasım’da İkizler burcunda ay tutulması ve 28 Kasım’da Akrep burcunda güneş tutulması olacak. Çok önemli bilgilerin aktığı, iletişimin hızlandığı ve medyada taşların yerinden oynadığı bir dönem olacak.
    -Ve 21 Aralık 2012’de galaktik dizilim var. Avrupa’daki ekonomik kriz, uyanış ve aydınlanmayı ve özgürleşmeyi ortaya çıkaracak. Kapitalizm en önemli yaralarını alacak. Sonuçta aydınlık döneme gidiyoruz. Bu bir doğum gibi görülebilir. Ama doğum sancılıdır.
    Her insan bir yağmur tanesi gibidir..Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer...

  6. #5
    Acemi Üye efi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    Apr 2012
    Nerden
    izmir/karşıyaka
    Yaş
    34
    Mesaj
    137
    Blog Mesajları
    3
    Rep Gücü
    1666
    karanlık olmadan aydınlığa kavuşulur mu? yeterince karanlık mı? gibi soruları beraberinde getiriyor bu yazı bence...
    Her insan bir yağmur tanesi gibidir..Kimi çamura, kimi gül yaprağına düşer...

+ Konuya Yorum Yaz

Benzer Konular

  1. İpone Astroloji uygulaması
    EMRE Tarafından iPhone (iOS), ipad Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 26-11-2010, 01:38 PM
  2. Astroloji Sözlüğü
    dogangunes Tarafından Rüya tabirleri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 13-12-2007, 01:31 AM
  3. Astroloji Nedir?
    dogangunes Tarafından Rüya tabirleri Foruma
    Yorum: 1
    Son mesaj: 24-09-2007, 01:53 AM
  4. Astroloji-Yıldızlar
    Nil@y Tarafından Rüya tabirleri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 27-11-2006, 09:23 AM
  5. Astroloji Nedir?
    sibel Tarafından Rüya tabirleri Foruma
    Yorum: 0
    Son mesaj: 16-09-2006, 06:45 PM