• Hoşgeldin ziyaretçi , forumdan daha fazla yararlanmak için buradan üye olunuz...

75 bin oy

Okunuyor :
75 bin oy

YukseLL

Emektar
Yönetici
Admin
Moderatör
Üye
75 BİN OY
Mehmet Necati GÜNGÖR

12 Eylül askeri yönetiminin Anayasası, bilindiği gibi halkımızın yüzde 92sinin evet oylarıyla kabul edilmişti.

Anayasa hukukçularının en çağdaş anayasa diye tanımladıkları 27 Mayıs Anayasası ise ancak yüzde 65 oyla kabul görmüştü.

1982 Anayasası, darbeci paşaları 15. Geçici madde ile yargılanmama garantisine alırken, geçici 4. Madde ile de eski siyasilere 10 yıl boyunca siyaset yasağı getiriyordu.

Özalın başkanlılğındaki ANAP Hükümeti bu yasakları bir referandumla sağlama bağlamak istedi.

Çünkü, yasaklar kamu vicdanında eleştirilere yol açıyordu.

Özal, buna demokratça bir çözüm getirmek istemişti.

Yasakları Mecliste kaldırmak yerine, referandumla halka sordurdu.

Bu yasakların kapsamı içerisinde sonradan başbakan, cumhurbaşkanı olacak parti liderleri vardı.

Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alpaslan Türkeş ve o günün diğer siyasi figürleri

Bunlar içerisinde bir de TİP Genel Başkanı Behice Boran.

6 Eylül 1987de yapılan referandumda Özal bütün aslarını sahaya sürdü.

Hatta bir bakan arkasında no no yazan tişörtle kürsülerde boy gösteriyordu.

Valiler, kaymakamlar, bakanlar, milletvekilleri... hepsi karınca kararınca açık ve gizli olarak yasak değirmenine su taşıyorlardı.

Yasak konulan siyasiler kendilerini savunamıyorlardı, çünkü konuşmaları yasaktı.

Ne var ki basın bu konuda kalem oynatabiliyordu. Bu günkü gibi atın şunu komutları fazla işlemiyordu.

Kapatılan partilerin devamı olan partilerdeki geçici liderler, Binali bey gibi koltuklarını kaybetme pahasına yasaklara karşı çıkan meydan konuşmaları yapıyorlardı ama etkileri fazla değildi

O kadar ki bu liderlerin memleketlerinden bile hayır oyları çıkmıştı.

Çünkü, ANAPın en güçlü iktidar dönemiydi.

Özal, siyasi kurnazlıkla yasakların kaldırılmasını halka sunmuştu.

Sonuçta evet çıkacağından emindi.

Eveti turuncu, hayırı mavi temsil ediyordu.

Özal, bir konuşmasında coşarak evetçileri Bunlar Yunancı, Yunancı diye suçlayabilmişti.

Yunan bayrağında mavi renk vardı diye.

Yasakların kaldırılmasını istemeyen ANAP sözcüleri halka Size Behice Boranı affettirmek istiyorlar argümanıyla yaklaşıp, tepki oylarını arttırmak istiyorlardı.

Sonuç, 75 bin oyla evet çıkmıştı.

Halkımız, 75 bin gibi kılpayı bir farkla yasakların kaldırılmasına karşı çıkmıştı.

Bu gün de AKP sözcüleri PKK, Fetö, Apo kartıyla hayır hattı oluşturmak istiyorlar.

Bu defa hayırın rengi kahverengi, evetin rengi beyaz.

Tarih tekerrür ederse bu referandumun sonucu da kılpayı bir farkla hayır çıkacak gibi görünüyor.

Sosyal medya daha şimdiden hayırlı günler, hayırlı sabahlar, hayırlara vesile olsun gibi örtülü mesajlarla çalkalanıyor.

Kimileri de Vurun kahveye! diyor.

Bakalım....
 
Üst Alt