• Merhaba Ziyaretçi hoşgeldin! Forumdan daha fazla yararlanmak için buradan kayıt olunuz...

31 Mart 2015 / Yer Türkiye

Parlayan Yıldız

Amatör
Üye
1 Ocak 2015de Dolmabahçe Sarayına gelen DHKP-C üyesi Fırat Ö. isimli bir erkek, polislerin olduğu kulübeye 2 el bombası attı ve tabancayla ateş etti. El bombaları patlamadığı için ölen ve yaralanan olmadı.

5 gün sonra 6 Ocak 2015de bu kez yer Sultanahmet Turizm Şube Müdürlüğü. Bir kadın canlı bomba üzerindeki bombayı patlattı. 1 polis memuru öldü. Kadının çantasındaki 2 bombayı daha sonra polisler kontrollü patlattı.

Teröristin kimliğiyle ilgili sürekli kasıtlı olarak farklı bilgiler veriliyor.

9 Ocak 2015 tarihli yazım
Başlık: Türkiye ve Fransada gerçekleşen olaylar

30 Ocak. 3. saldırı.
Taksim Meydanındaki Sular İdaresi'nin önünde bekleyen Güvenlik Şube Müdürlüğüne ait SES aracına, bir kadın makineli tüfek ile ateş etti. Silahı olay yerinde bırakan saldırgan Tarlabaşı yönüne doğru kaçtı ve ara sokaklarda izini kaybettirdi. Araçta kurşun delikleri görüldü.

Saldırısı sırasında ölen ya da yaralanan olmazken çevrede güvenlik önlemi alan polis, silahın üzerini naylon poşet ile kapattı. Görgü tanıklarının verdiği ilk bilgilere göre 1,60 boylarındaki kadının sarı saçlı olduğu öğrenildi. Saldırgan, olayın ardından çantasını ve şalını bırakarak yaya olarak kaçtı.

Olay yerinde şüpheli bir paket de bulan polis ekipleri, bölgeyi güvenlik şeridine aldı. Bomba imha uzmanları da buraya gelerek çalışmalarına başladı.
Kaynak: Hürriyet gazetesi

31 Ocak tarihli haberde de DHKP-Cli Elif Sultan Kalsen isimli intihar eylemcisi yüzünden Emniyet alarma geçti.

1 Ocak 2015: Dolmabahçe Sarayında DHKP-Cli erkek terörist bomba patlatmaya çalıştı, olmadı.
6 Ocak 2015: Sultanahmet Turizm Şube Müdürlüğünde canlı bomba kadın kendini patlattı.
30 Ocak 2015: Taksim Meydanında bir kadın, polislere ateş açtı. Ölen ve yaralanan yok. Saldırıyı DHKP-C üstlendi.

3+1 sistemine göre geriye son bir saldırı kaldı ve bu kez çok kanlı olacak.
Mart ayında olabilir. Sebebi Ocak 1. aydır, Mart ise 3. aydır.

31 Ocak 2015 tarihli yazım
Başlık: Dolmabahçe Sarayı ve Sultanahmet saldırısının devamı

9 ve 31 Ocak tarihlerinde attığım yazılarda bu olayların 4. ve sonuncusu da ya Ocak ayında ya da Mart ayında olacak dedim ve Martın son günü tüm Türkiye karıştı.

Ve tarih 31 Mart 2015:
1) O gün, ilk vaka, tüm Türkiyede saatlerce süren elektrik kesintisi
Türkiyenin yarısından fazlası saatlerce elektriksiz kaldı. Problemin neden kaynaklandığı henüz belirsiz.
2) Çağlayan Adliyesi, DHKP-Cliler tarafından silahla basıldı.
DHKP-Cli 2 örgüt üyesi ve savcı, polis baskını sırasında öldürüldüler.
3) 2 Beşiktaşlı futbolcunun babalarının ölümü
Sergen Yalçın ve Ahmet Dursun
4) Eski MİT İstanbul Bölge Başkanı Nuri Gündeş hayatını kaybetti.
90 yaşındaydı.
31 Mart kargaşasında gözden kaçan bir isim Nuri Gündeş.

1 Nisan 2015:
1) AKPnin Kartal binasına silahlı bir saldırgan girdi. Daha sonra özel tim tarafından yakalandı.
2) Akşam saatlerinde 2 saldırgan Vatandaki İstanbul Emniyetine saldırdı. Biri öldürüldü, diğeri ele geçirildi.
3) Son olay ise bir THY yolcu uçağı.
Türk Hava Yollarının İstanbul-Lizbon seferini yapan yolcu uçağı bomba ihbarı nedeniyle Atatürk Havalimanına geri döndü. Uçak çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı.

Bu 3. bomba ihbarıydı:
THYnin İstanbul-Sao Paulo seferini yapan uçağı 30 Mart günü, tuvaletinde bomba yazılı not bulunması gerekçesiyle Fasın Kazablanka kentine zorunlu iniş yapmıştı. İhbar asısız çıktı. 29 Martta da Tokyo uçağında benzer bir not bulunmuş ve uçak acil iniş yapmıştı.

3+1 Tanrısal Sistem:
Adliye baskını ve Vatan Emniyet binasını basanların cinsiyeti:
3 erkek + 1 kadın

3 sahte bomba ihbarı + geriye 1 kaldı THY uçakları
Bu kez kanlı olabilir. Belki de sonuncusunda gerçekten bomba patlayacak ya da 11 Eylül gibi bir binaya uçak çarpacak. Belki yüzlerce kişi ölecek, belki birkaç kişi. Belki sadece yaralananlar olacak, o kadarını bilemiyorum. Belki son THY uçağı kansız bitecek ama sansasyonel olacak.

1-6-30 Ocak saldırılarının finali 31 Martta gerçekleşti.
3 önemli olay elektrik kesintisi-adliye baskını-iki Beşiktaşlı futbolcunun babalarının ölümü
1 tane ise çok göze batmayan bir ölüm olayı oldu. Eski MİTçi Nuri Gündeş.
 

İnci

Kıdemli
Üye
Elektrik kesintisinin ertesi sabahı Sinop'ta nükleer santral yapılmasıyla ilgili yasayı meclisten sessiz sedasız geçirdiler. Elektrik kesintisi sona erdiği an jeneratör reklamları ve nükleer santral reklamları peşpeşe TRT ve diğer kanallarda yayınlanmaya başladı. Öldürülen savcı Berkin Elvan olayını çözmek üzereydi. Savcıyı rehin alan DHKP üyelerinin savcıyı öldürmek için rehin aldıklarını düşünmüyorum. Karanlık eller rehin alma olayını planladı ve sonuç olarak hem rehin alan militanları harcadılar hem de asıl harcamak istedikleri kişi olan savcıyı harcadılar. Savcının harcanması kimin işine yaradıysa bu ülkede, savcıyı katledenler onlardır.
 

karafetva

Tecrübeli
Üye
İnci' Alıntı:
savcıyı öldürmek için rehin aldıklarını düşünmüyorum
adliye gibi bi yerden hem de savcı gibi birisiyle kaçabileceklerini düşünmüyorlardır.. Orasının bir son olduğunu ve rehin aldıklarıyla beraber sonu yaşamayı kararlaştırdıkları düşünülebilir.
Yalnız savcı çok uzun rehin kalmıştı. Hatırladığım "savcıyı öldüren kurşunlar teröristlere ait" tipi sözler... Yani savcının üzerinde bulunan kurşunlar için öldüren teröristin vurgusu var. Demek ki savcı üzerindeki kurşunlar sadece teröristlere ait değil. Polis operasyon yaparken savcıyı da vurmuş.
Bu kadar uzun sürede bir devlet gücü bina yapabilir. Değil ki küçük bir odaya nüfuz edemesin?? Yan duvarı sessizce delerek teröristleri vurmayı, duvarı delip geçip hedefe ulaşacak mermi kullanmayı, kapı altından uyutucu-refleksleri azaltıcı gaz vermeyi neden düşünmemişler?? Devlet özel zamanlar için kullanabileceği uzmanlara sahip değil mi?
Ve vaziyet böyle iken yani savcı operasyonda öldürülmüş herkes ölmüş iken Tayyip in açıklaması
"başarılı operasyon için emniyet güçlerimizi kutlarım"....
 

benzer konular


Üst Alt