Açıklamalı Doğum kontrol yöntemleri

Novoring

Vajina içine yerleştirilen halka şeklindeki plastik alet, rahim yolunun şeklini alarak, gebe kalmayı engelleyici östrojen ve progestin hormonu gönderiyor. Çapı 5 santim kalınlığı ise yalnızca 4 milimetre olan Novoring, kendi kendine çıkarıp takılabiliyor.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Bir yıl boyunca yüzük ile korunan 1145 kadından yalnızca 6'sının hamile kaldığını açıklayan uzmanlar, böylece yöntemin başarısızlığa uğrama riskinin yüzde 1'in de altında olduğunu ifade ediyorlar. Bu oran, yüzüğün doğum kontrol hapları kadar etkin bir yöntem olduğunu gösteriyor. Alet vajinaya her ay yerleştirilerek ancak bir ay yetecek kadar hormon salgılıyor.

Nasıl kullanılır?
Vajinaya yerleştirilen plastik halka biçimindeki Novoring, kişinin kolayca takıp çıkarableceği bir şekilde üretilmiş. 3 hafta boyunca vajinada kaldıktan sonra 3. haftanın sonunda çıkarıldığı takdirde adet kanaması gerçekleşiyor. Vajinadaka takılı kaldığı sürede az miktarda östrojen ve progestin horrmonu göndererek gebeliği önleyebiliyor. İlişki sırasında herhangi bir sıkıntı ya da hissizlik/ aşırı duyarlılık yaratmıyor.

Avantajları
* Doğum kontrol haplarından çok daha az hormon içerdiği için kişi gebelikten korunmak için daha az hormon takviyesi almak durumunda kalıyor.
* Düzenli olarak salgılanan hormona bağlı olarak adet kanamalarında belirli bir düzen sağlanıyor.

Dezavantajları
* Vajinal akıntılara sebep oluyor.
* Vajinaya takılması nedeniyle enfeksiyon riski taşıyor.
* Vajinaya takılırken,vajinayı tahriş edebiliyor.

Yan etkileri
Şu an için bilinen bir yan etkisi yoktur. Ancak doğum kontrol haplarında ya da koruyucu iğnelerde görülen kimi yan etkiler novoring'de de görülebilir.

Uyarılar
Halka 3 saatten fazla yerinden kayarsa, kadının ek doğum kontrol yöntemi kullanması gerekir.

Mini Haplar

Yeni jenerasyon (düşük doz) doğum kontrol hapları
Doğum kontrol hapları yaklaşık 40 yıldan beri kadında gebeliği önlemede kullanılan ve gebeliği önleme başarı oranları oldukça yüksek olan ilaçlardır. Gebeliği önlemedeki başarı oranı spiral, prezervatif, takvim yöntemi, geri çekme gibi yöntemlerle karşılaştıramayacak kadar yüksektir.

1960 yılında ilk kullanıma sunulduklarında oldukça yüksek dozda hormon içeren bu ilaçlar zaman geçtikçe değişime uğramışlar, ilk kullanılan östrojen dozu olan 50 mikrogram daha sonra 35 ve hatta 30 mikrograma kadar düşürülmüştür. Östrojen dozundaki azalmanın gebelikten koruyucu etkiyi azaltmadığının gözlenmesi üzerine araştırmalar hapların içindeki dozun daha da azaltılıp azaltılamayacağı üzerine yoğunlaştırılmıştır.

Günümüzde en yeni jenerasyon doğum kontrol haplarının içinde artık 20 mikrogram östrojen bulunmakta ve bu dozu içeren hapların koruyuculukları daha yüksek doz içerenlerle eşit bulunmaktadır.

Ülkemizde şu anda hem 50 mikrogram, hem 35, hem 30 hem de 20 mikrogram östrojen içeren ilaçların tümü bulunmaktadır. 50 mikrogramlıklar artık doğum kontrol amacıyla değil başka amaçlara yönelik olarak kullanılırken diğer dozlar kadının bünyesel özelliklerine göre doktorlar tarafından gebelikten korunmak isteyen kadınlara reçete edilmektedir.

Doktordan doktora değişmekle beraber doğum kontrol amacıyla reçete edilen bu ilaçlarda çoğu doktor en düşük doz içeren ilaçları reçete etmektedir. Bazı durumlarda önceden daha yüksek doz ilaçla korunan kadınlara da daha düşük dozlu haplara geçiş imkanı sunulabilmektedir.

En düşük dozu içeren hapların daha yüksek doz içerenlere göre çok sayıda avantajı vardır:
Bunlar arasında en önemlileri bulantı, baş ağrısı, kilo alma, ruh hali gibi değişikliklerin daha düşük oranda gözlenmesidir. Ancak düşük doz haplar yüksek dozlulara göre daha yüksek oranda lekelenme tarzında kanamalara yol açabilmektedir. Bu yan etki ise genellikle 4 kutuluk kullanımdan sonra ortadan kalktığından büyük bir dezavantaj olarak görülmeyebilir.

Çocuk doğurmamış genç bir kadının gebelikten korunması için günümüzde en etkili ve en uygun yöntem doğum kontrol hapıdır. Jinekolojik değerlendirme sonucunda kadının düşük doz ilaçlardan fayda görüp görmeyeceği anlaşılacak (ki bu büyük bir olasılıktır) ve yan etki profili daha az olan bu haplarla etkili bir korunma yöntemi sağlanabilecektir.

Cilt Altı Norplantlar

Deri altı kapsülleri ( Norplant) doğal kadınlık hormonu olan progesteronun sentetik formunu içeren deri altına yerleştirildikten sonra yavaş salınan ilaçlardır. Kadının daha az kullandığı kolunun üst iç kısmın deri altına altı adet olarak yerleştirilirler.

Nasıl etki ederler?
Yavaş ve sabit hormon salımı ile hem yumurtlamayı baskılar, hem de rahim ağzındaki salgıları koyulaştırıp erkek tohum hücresinin (sperm) rahime girişine engel olarak gebeliği önlerler.

Etkililikleri nedir?
Gebelikten koruyuculuğu %98.8’dir.

Faydaları nelerdir?
* Uygulandıktan sonra beş yıl süre ile etkilidir.
* Kullanımı kolaydır.
* Emzirmeyi etkilemez. Emziren anneler de kullanabilir.

Bırakıldıktan sonra gebe kalınabilir mi?
Kapsüller çıkarıldıktan sonra kadın normal adet görmeye başlar ve yeniden gebe kalabilir.Bazen deri altı kapsülleri çıkarıldıktan sonra doğurganlığın dönüşü gecikebilir.

Yan etkileri var mıdır?
Kanama düzensizliklerine neden olabilir. Bazı kullanıcılarda baş ağrısı, huzursuzluk, kilo artışı ve iyi huylu over kistleri görülebilir.

Kimler kullanamaz?
* Gebelik veya gebelik şüphesi olanlar,
* Aktif karaciğer hastalığı olanlar,
* Damar hastalıkları olanlar,
*Meme kanseri veya şüphesi olanlar,
*Tanı konmamış vajinal kanaması olan kadınlar

DİKKAT! Deri altı kapsülleri kullanırken:
* Kolunuzda şiddetli ağrı olursa,
* Uygulama yerinde iltihap veya kanama olursa,
* Kapsüllerden birinin yerinden dışarı atılması halinde,
* ?iddetli adet kanamanız olursa,
* ?iddetli baş ağrınız olursa,
* ?iddetli karın ve kasık ağrınız olursa,
* ?iddetli göğüs ağrısı ya da nefes darlığı olursa,
* Sarılık gelişmişse,
* Uygulamadan itibaren düzenli adet gördükten sonra adet gecikmesinin olması hallerinde,

Mutlaka tıbbi kontrol için sağlık kuruluşuna başvurunuz

Diyafram Uygulaması

Diyafram/ Servikal başlık
Etrafında esnek bir halkası olan elastik, yumuşak lastikten üretilmiş 'başlık'. Vaginaya yerleştirildiğinde, bir daire şeklini alır ve tam serviksin 'girişini' kapatacak şekilde yerleşir. Daha kolay yerleştirilebilmesi için, halkanın etrafına ve tepesinin her iki tarafına spermisid sürülür. Servikal başlık şekil olarak diyaframa benzerdir, fakat biraz daha sivridir.

Nasıl etki eder
Serviksin girişi 'kapatıldığı' için, spermler geçemez. Her zaman birlikte kullanılması gereken spermisid jel, spermi öldürür, ya da hareketsiz kılar. Serviksiniz için uygun ebatta olup olmadığını anlamak için ilk kullanımda doktor veya hemşire tarafından yerleştirilmesinde fayda vardır. En erken olarak, cinsel ilişkiden 6 saat önce yerleştirilmeli ve en erken olarak, cinsel ilişkiden 6-8 saat sonra (en geç 24 saat sonra) çıkartılmalıdır.

Başarı oranı
85%

Artıları
Çok ciddi bir sağlık sorunu ile karşılaşılmaz
Yerinde iken veya cinsel ilişki sırasında hissedilmez
Yalnız gerekli olduğunda kullanılır.

Eksileri
Yanınızda taşımak için biraz büyüktür (spermisid tüpü ile birlikte!)
Reçete gereklidir
Cinsel ilişkiden sonra 6-8 saat çıkartılmamalıdır .
Cinsel ilişkide bulunduğunuz her seferinde kullanılmalıdır
Cinsel ilişki sırasında yerinden çıkabilir
Yerine yerleştirmesi karmaşık gelebilir
Her cinsel ilişkiden önce spermisidin yenilenmesi gerekmektedir
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı koruyucu değildir
Bazı kadınlar spermiside ve latekse karşı alerjiktirler.

Kadın Prezervatifi

Erkeklerin kullandığı kondom (prezervatif) yanında, Amerika ve Avrupa'da birkaç yıldan beri kullanıma sunulmuş olan kadın prezervatifi artık yavaş yavaş Türkiye'de de yaygınlaşmaya başladı.

Erkek prezervatifi 100 yıllardan beri biliniyor ve lateks adı verilen yapı maddesinin ve nonoksinol-9 adlı spermisit (sperm öldürücü) maddenin keşfedilmesiyle gelişimini hemen hemen tamamlamış durumda. Ancak bildiğimiz bir gerçek var ki, erkeklerin önemli bir kısmı prezervatif kullanmayı sevmiyor. Ya takması zor geliyor, ya da ilişkinin "kalitesini düşürdüğü" iddia ediliyor. Böyle durumlarda cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve gebelikten korunma fırsatı ve özgürlüğü, bu iki durumun sonuçlarına kendisi katlanmak durumunda olmasına karşın, kadının elinden alınmış oluyor. İşte kadın prezervatifinin geliştirmesine motivasyon teşkil eden nokta da bu: kadına kendi inisiyatifi altında koruma sağlamak.

Kadın prezervatifi 17 cm. uzunluğunda, yumuşak ve ince bir poliüretan tabakasından yapılmış, vajinanın içini tümüyle kaplayan, tek tarafı kapalı silindir bir kılıf. Poliüretanın özelliği nedeniyle vajinanın içine yerleştirildiğinde kısa zamanda vajina duvarlarına sıkı bir şekilde tutunuyor ve vücut ısısı ile uyum sağlıyor. Kılıfın açık olan ucunun etrafını saran ve bir tane de kapalı olan ucun içinde serbest olarak bulunan bükülebilir iki halkası var. Kapalı olan kısımdaki halka serviksi (rahimağzını) sararken, açık uçtaki halka kadının dış genital sisteminde kalıyor. Böylece dış genital kısmın en ucundan tüm vajinanın iç yüzeyini kaplayarak yukarı doğru uzanan prezervatif, serviksi de tümüyle kaplayarak, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan ve spermlerden olabilecek maksimum korumayı sağlıyor. Özellikle dış genital kısmın da "örtülmüş" olması HPV'ye (genital siğil hastalığı yapan virüs) karşı korunmada kadın için önemli bir avantaj olarak görülebilir.

Tüm kadın prezervatifleri tek kullanımlık olarak standart boyda üretiliyor ve kayganlaştırıcı madde olarak silikon kullanılıyor.

Kadın bu prezervatifi ilişkiden saatlerce öncesinde (üreten firmaya göre 8 saat öncesine kadar) takabiliyor.

Poliüretan yapı olarak erkek prezervatifinin yapı maddesi olan lateksten yaklaşık iki kat daha kalın ve laboratuar deneylerinde virüslere geçirgenliği çok daha düşük bulunmuş bir madde.

Kullanım güvenliğine bakıldığında veriler, gebelik oluşma olasılığının özellikle ilk kullanımlarda erkek prezervatifindekinden biraz daha yüksek olduğunu gösteriyor. Ancak teorik olarak kullanım tecrübesi arttıkça, bu prezervatif türünün de yaklaşık olarak erkek prezervatifi kadar koruyucu olması gerekir.

Avantajları
En önemli avantajı cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunma inisiyatifinin kadın kontrolünde olması. Erkekte var olan AİDS virüsünün cinsel ilişkiyle kadına bulaşma olasılığının kadından erkeğe bulaşma olasılığına göre 15 kat daha yüksek olduğu ve kadınlarda AİDS'in arttığı göz önünde bulundurulduğunda bunun ne kadar önemli bir avantaj olduğu daha iyi anlaşılır.

Poliüretandan yapılmış olması, erkek prezervatiflerinde bulunan lateks maddesine alerjik olan kadınlar (ve erkekler) için önemli bir avantaj teşkil ediyor).
Üreten firma bu prezervatifin kadının adetli olduğu dönemlerde de kullanılabileceğini belirtiyor.

Bunun dışında yine üreten firmanın prospektüsünde yer alan bilgiye göre kadın prezervatifi "ilişki kalitesini" çok az etkiliyor.
Üretici firma bu prezervatifi kadının saatlerce öncesinden takabilmesinin büyük bir avantaj olduğunu vurguluyor. Bu sayede erkek prezervatifinde olduğu gibi prezervatifi takmak için ilişkiyi bölmeye gerek kalmıyor. Bunun özellikle ileri yaşlardaki erkekleri için önemli bir avantaj olduğunu düşünüyorum. Zira yaş ilerledikçe ereksiyon (penisin sertleşmesi) süresi uzuyor ve ereksiyon sağlandıktan sonra ileri yaş erkeklerin "dikkatinin başka bir noktaya odaklanması" ereksiyonu olumsuz etkileyebiliyor.

Erkek prezervatifine göre dezavantajları
En büyük dezavantajı kadının bu prezervatifi takmakta zorlanması. Bu prezervatifi kullanmak için kadının kendi anatomisini iyi bilmesi gerekiyor. Doğru bir yerleştirme de tecrübe gerektiriyor.
Diğer bir dezavantajı da fiyatının erkek prezervatifine göre nispeten daha pahalı olması.
Bu dezavantajları nedeniyle kadın prezervatifi erkek prezervatifi gibi geniş kitlelerce ulaşılabilecek bir korunma yöntemi olmayacak gibi görünüyor.
eşi prezervatif kullanmayı reddeden bir kadın için kadın prezervatifi korunma özgürlüğünü ona bırakan çağdaş bir yöntem olarak aile planlaması yöntemleri arasında hakkettiği yeri almış durumda.

Fitil, Köpük, Tablet ve Sperm Öldürücüler

Fitil, köpük, tablet ve benzeri sperm öldürücüler, hazneye konularak erkek tohum hücrelerini öldüren kimyasal maddelerdir. Bu yöntem her kadın için uygundur. Yöntemin güvenilirliği doğru kullanıma bağlıdır. Her cinsel ilişkide ve doğru olarak kullanıldığında koruyuculuğu yüksek (% 97) bir yöntemdir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı kısmen koruyucudur. Bu maddeleri kadınlar kendileri uygular. Bu yöntemi kullananlar, her cinsel ilişkiden 15 dakika önce hazneye bir adet fitil koymalı, köpük ilişkiden sonra 6-8 saat haznede kalmalı, hazne temizliği daha sonra yapılmalıdır. Her cinsel ilişkide yeni bir fitil uygulanmalıdır.

Hormonlu RİA (minera)

Spiralin (RIA) etkin bir doğum kontrol yöntemi olmasına karşın taşıdığı bazı dezavantajlar, kullanımını kısıtlamaktadır. Söz gelişi; spiral kullanıcılarında adet kanaması miktarında bir artış söz konusudur. Ve bu yakınma bazı durumlarda spiralin çıkarılmasını dahi gerektirebilir.

Son birkaç yıldır yaygın olarak kullanılmaya başlanan hormonlu spiraller işte bu yan etkileri önlemektedir.

Mirena şu an Türkiye' de bulunan ve yaygın kullanılan tek hormon içeren spiraldir. Bu nedenle burada ticari ismi ile anılmaktadır.

Etki mekanizması; spiral ile aynıdır. Ek olarak, üzerinde taşıdığı progesteron hormonu rahim iç dokusunu incelterek gebeliği önlemedeki başarıyı arttırmaktadır.

Doğum kontrol yöntemi olarak kullanımının yanı sıra, adet kanamalarının aşırı olduğu durumlarda tedavi amacıyla da kullanılmaktadır. Adet kanamasının miktarını genel olarak azaltır. Bu nedenle özellikle adet kanamasından şikayet eden hanımlarda tercih edilebilir.

Genellikle adet döneminde takılması tercih edilir. Öncelikle dikkatli bir jinekolojik muayene yapılır. En uygun takılma günü belirlenir. Uygulanması spirale benzer. Ancak; rahim ağzının kapalı olduğu durumlarda dilatasyon gerekeceğinden anestezi uygulanabilir.

Mirena ile ilgili bir dezavantaj, maliyetinin diğer spirallere göre daha fazla olması. Ancak etkinliğinin yüksek olması nedeniyle bu dezavantaj göz ardı edilebilir.

Prezervatif

İnce lasteksten yapılmış, cinsel ilişki öncesinde erkeğin cinsel organına takılarak, boşalma sırasında spermin kadının genital sistemine ulaşmasını engelleyen koruma aracıdır. Kolay uygulanması için üzerinde kaygan yağlar bulunurken, kimi çeşitlerinde sperm öldürücü spermisit maddesi de bulunur.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Prezervatifin koruyuculuk oranı hem kullanım şekline hem de kalitesine bağlıdır. Kullanım şekline uyulduğu ve iyi marka prezervatif kullanıldığı takdirde, gebeliği önleme oranı yüzde 85-90 arasındadır.

Nasıl kullanılır?
Cinsel ilişkiye başlamadan önce, prezervatif erkeğin cinsel organına takılır. Erkek boşaldıktan sonra henüz cinsel organı yumuşamadan, vajinadan çıkarılır. Bu işlem spermin kadının genital organına ulaşmasını engellemek için gerçekleştirilir. Dikkat edilmesi gereken nokta, prezervatif orgazmın ardından çıkarılsa bile penis başında az miktarda da olsa sperm bulunabileceğinden penis kadının genital sisteminden uzak tutulmalıdır.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
Prezervatifin içerdiği spermisit maddeye karşı aşırı duyarlılığı olan kadın ya da erkeklerde uygulanması sakıncalıdır.

Avantajları
* Cinsel yolla bulaşan, AİDS, frengi, hepatit B ve hepatit C gibi hastalıklara karşı engelleyici etkisi vardır. Bu özellik diğer hiçbir doğum kontrol yönteminde bulunmaz.
* Ucuzdur, kolay bulunur, zahmetsiz ve pratiktir.
* Düzenli cinsel ilişkiye girmeyen kişiler için özellikle çok uygundur. Çünkü düzenli olarak korunma yöntemi uygulamak gerekmemektedir.
* Hiçbir yan etkisi yoktur.

ıDezavantajlar
* Prezervatifin cinsel ilişki sırasında yırtılma, yırtık ya da delik çıkma ihtimali vardır.
* Uzun süreli kullanımlarda çiftler üzerinde psikolojik cinsel işlev bozukluğu yarattığı söylentisi varsa da bu duruma çok ender rastlanır.

Yan etkileri
Bilinen bir yan etkisi yoktur.

Uyarılar
Prezervatif, her cinsel ilişki için bir defaya mahsus kullanılıp atılmalıdır. Kullanılmadan önce delik ya da yırtık olup olmadığı kontrol edilmelidir. Aynı kontrol cinsel ilişkiden sonra da yapılmalıdır. Özellikle boşalmadan sonra geri çekilirken özel bir dikkat gösterilmesi ve spermin dışarı dökülmemesi sağlanmalıdır. Üzerinde üretim tarihi ve son kullanma tarihi bulunan ve spermisit içeren ürünler tercih edilmelidir.

Geri çekme

Cinsel temas sırasında, erkeğin boşalma anında penisini dışarı çekmesi ve spermini dışarı boşaltarak gebeliğin önlenmesidir.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
En bilinen ve en eski yöntem olan geri çekme, etkili bir yöntemdir. Ancak en ufak bir yanlışlığın bile gebeliğe sebep olma riski her zaman vardır.

Nasıl uygulanır?
Cinsel temasın sonuna doğru, erkek boşalıp sperminin akacağı zaman penisini dışarı çeker. Böylece spermler, dışarı dökülür ve gebelik önlenir.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
Herhangi bir sakıncası olmadığı için, isteyen herkes uygulayabilir.

Avantajları
* Kısa ya da uzun süreli beraberliklerde çiftler, herhangi bir doğum kontrol yöntemi uygulamak zorunda değildir.
* Diğer doğum kontrol yöntemlerinin yüzde birlik riskleri bile, eğer geri çekme yöntemi başarıyla uygulanırsa ortadan kalkar.
* Psikolojik hiçbir sorun yaşanmaz.
* Bu yöntemi uygularken, herhangi bir ilaç ya da operasyonel bir başka yönteme başuvurulmadığı için, gebeliğe karar verildiği anda, çiftler bunun için hazır olabilir.

Dezavantajları
* Geri çekme yöntemi, temas sonunda hemen gerçekleşmezse, bir kısım sperm içeri dökülebilir ve bu sebeple gebelik oluşabilir.
* Boşalmaya geçiş anındaki kısa sürede bile dikkatli davranılmazsa gebe kalma riski oldukça yüksektir.
* Başka bir doğum kontrol yöntemi kullanılmadığı için, psikolojik olarak biraz endişe duyulabilir.

Yan etkileri
Bilinen hiçbir yan etkisi yoktur.

Uyarılar
* Yöntemin güvenli olarak uygulanabilmesi için, erken yıkanma ve dikkatli olmak gerekir.
* Yıkanma kesinlikle soğuk ya da ılık suyla gerçekleşmelidir aksi halde sperm sayısında artma olabilir.

Doğum kontrol hapları

Yüksek dozda östrojen ve progesteron hormonu içererek, kadındaki yumurtlama (ovulasyon) sürecini geçici bir süre durdurmaya yarayan haplardır.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Düzenli olarak kullanıldığı takdirde yüzde 97-99 arasında değişen koruyuculuk oranlı doğum kontrol haplarında, yine yüzde 1 oranında gebe kalma riski vardır. İlacın etkisi, kullanılmaya başlandığı ilk günden başlar ve kutu bittiği takdirde yeni kutu alınmazsa sona erer.

Nasıl kullanılır?
Adet kanamasının ilk gününden itibaren alınması gereken doğum kontrol hapları, hiç aksatılmadan 21 gün boyunca her gün aynı saatte bir tane olmak üzere tok karnına yutulmalıdır. 21. günün sonunda hap kullanımına bir hafta ara verilerek adet kanamasına imkan tanınır. Hap almayı kestikten üç ile beş gün sonra adet kanaması görülür. Düşük ve kürtajdan hemen sonra doğum kontrol hapının kullanılmasında sakınca yoktur. Kullanımının ilk altı ayında ve daha sonra da yılda en az bir kez jinekoloğa görünmek gerekir.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
* 35 yaş ve üzeri olup günde 15 taneden fazla sigara içen kadınlarda
* Kronik karaciğer hastalığı olanlarda
* Sebebi anlaşılamayan adet dışı vajinal kanama geçirenlerde
* Gebelik şüphesi bulunanlarda
* Damar iltihabı anl***** gelen tromboflebit geçiren ya da daha önce geçirmiş olan kişilerde
* İlaç içindeki etkin maddelere karşı alerjisi olanlarda
* Meme ve rahim kanseri olanlarda
* Anne sütünü bozabileceği için bebeğini emziren lohusalarda doğum kontrol hapları kesinlikle kullanılmamalıdır.

Uyarı: Migreni olanlar, diabetliler, kalp hastaları, yüksek tansiyon hastaları da ancak doktora başvurup birtakım tetkiklerin ardından, bir sakınca görülmezse doğum kontrol hapı kullanabilir.

Avantajları
* Gebeliğin önlenmesinde çok etkili bir çözümdür.
* Kullanımı kolaydır, ilişki öncesinde herhangi bir hazırlık gerektirmez.
* Dış gebeliğin görülme olasılığını azaltır.
* Adetleri düzenleyerek, adet sancısını, kanama miktarını azaltıp, kan kaybını önler.
* Uzun süre kullananlarda, rahim kanseri, yumurtalık kanseri riskini azaltır.
* Miyomun ve yumurtalık kistinin azalmasını sağlar.
* Kemik yoğunluğunu artırabilir.

Dezavantajları
* Her gün bir tablet almak zorunda olmak biraz sıkıcı olabilir.
* Göğüslerde hassasiyete sebep olabilir.
* Hapa başlanılan ilk aylarda adet dışı kanamalar görülebilir. Ancak bu geçici durum kendiliğinden düzelir.

Yan etkileri
Doğum kontrol haplarının en sık görülen yan etkisi, hafif bulantıdır. Böyle durumlarda bulantı giderici ilaç alınabilir. Bunun yanı sıra, hap kullanılmaya başlandığı ilk üç ayda adet dışı ara kanamalar görülebilir. Başağrısı ve kimi kadınların göğüslerinde hassasiyet yaratması, kilo alma ve ruhsal değişimler yan etkiler arasındadır.

Uyarılar
Doğum kontrol hapını kullanmadan önce, jinekolojik muayene olmak gerekir. İlaç alınması unutulduğu takdirde prospektüste yazılan talimatlara uymak gerekir. Çoğu zaman unutulan ilaç 24 saat içinde tekrar içilebilir, ancak üç günden fazla unutulursa, ilaç kullanımına ara vermek gerekir. Bu süre içerisinde prezervatif gibi gebeliği önleyici tedbirler alınmalıdır. İlacın yan etkileri arasında sayılabilecek, baş, göğüs ve karın ağrısı gibi durumlarda ağrı kesici alınmasına rağmen, ağrı sona ermezse ilaç alımı kesilip doktora başvurulmalıdır.

Takvim yöntemi

Kadının adet kanamaları ve yumurtlama günleri esas alınarak, riskli günlerde cinsel ilişkiye girmeme esasına dayanır.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Çok düzenli olarak adet kanaması takibi yapıldıktan sonra uygulanan bu yöntem, adet günlerinin şaşması olasılığından dolayı emin bir yöntem değildir.

Nasıl uygulanır?
Her kadının hamile kalacağı, kalamayacağı ve riskli olduğu günler vardır. Gelecek adet kanamasından yaklaşık 12-14 gün önce kabul edilen yumurtlama günü, orta zamana rastlar. Yapılan bazı hesaplara göre, bu yumurtlama zamanı dolayısıyla gebe kalma tehlikesinin en yüksek olduğu zaman, adet kanamasının yedinci gününden itibaren 22. gününe kadar, yani yeni kanamaya yedi gün kalana kadar geçen iki haftalık zamandır. Dolayısıyla ilk ve son hafta yapılan cinsel temasta, hamile kalma riski son derece azdır.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
* Adetleri düzensiz olanların bu yönteme başvurmaları sakıncalıdır. Çünkü hamile kalma riskleri oldukça fazladır.

Avantajları
* Adetlerde hiçbir değişiklik yaratmayacağı gibi, düzenli olarak ilaç kullanmayı da gerektirmez.
* Hamileliğe karar verildiği anda, kişi fiziksel açıdan böyle bir şey için hazır sayılabilir.

Dezavantajları
* Koruma oranı yüksek değildir.

Yan etkileri
* Hemen hiçbir yan etkisi yoktur.

Uyarılar
Adetleri düzensiz olan kişilerde bu uygulama yöntemine gidilemeyeceği gibi, takvim usulüne göre korunan kişilerin riskli günlerde cinsel birliktelikler yaşamaması gerekir. Ya da riskli günlerde prezervatif, geri çekme gibi ikinci bir koruma yöntemine başvurmaları gerekir. Ancak bilinmesi gereken nokta, bu yöntemin pratikte çok sağlıklı koruma sağlamadığıdır.

Rahim içi araçlar - Spiral

Rahim içi araçlar, doktor tarafından rahim içine yerleştirilen, kıvrıntılı, ince ufak plastikten yapılmış bir doğum kontrol yöntemidir. Genellikle T şeklinde olur, içerdiği hormonlar ve bakır sayesinde etkili bir koruma sağlar.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Koruyuculuk oranı yüzde 99'larda olan spiralin, ortalama beş yılda bir yenilenmesi gerekir. Ancak yine de her 100 kadından bir ya da ikisi spiral kullanmasına karşın hamile kalabilmektedir. Spiralin koruma süresine gelince, rahim içi araçlar takıldıkları günden itibaren korumaya başlar ve çıkarıldıklarında koruyuculukları biter.

Nasıl uygulanır?
Adet döneminde ya da hemen sonra bir uzman tarafından ağrısız ve basit bir işlemle rahim içine yerleştirilen spiral, rahim ağzından hafifçe sokulduktan sonra bir piston yardımıyla rahim içinde bırakılır. Uç kısmında bulunan ipçik sayesinde adet kanamalarından sonra, düşüp düşmediği kontrol edilir.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
Spiral kullanan kadınlarda enfeksiyon görülme olasılığı yüksek olduğu için, spiral takılmadan önce kişiye enfeksiyon riskinin olup olmadığına dair birtakım kontroller yapılır. Gebelik şüphesi olan, hamilelik geçiren, son üç ayda geçirilmiş enfeksiyonlardan dolayı vücut direnci zayıflamış olan kişilerde spiral kullanımı sakıncalıdır. Normalin dışında vajinal kanaması olanlarda da spiral kullanılamaz.

Avantajları
* Son derece ucuz ve etkin koruma sağlayan bir yöntemdir.
* Başka bir doğum kontrol yöntemi uygulama gereksinimi duyulmaz.
* Cinsel ilişki öncesinde bir hazırlık gerektirmez.
* Bir yıldan 10 yıla kadar etkin bir koruma sağlar.
* Gebeliğe karar verildiğinde, küçük bir operasyonla spiral çıkarılır. Hemen ardından hamile kalınabilinir.

Dezavantajları
* Spiral kullanan kadınlarda enfeksiyon görülme olasılığı artar.
* Spirali çıkarmak için ikinci bir işlem gerekir.
* Cinsel yolla bulaşan hastalıklarda herhangi bir koruyuculuğu yoktur.
* Çoğu kadında adet kanamalarını bir miktar artırır.

Yan etkileri
* Adet dönemi süresinin, ağrısının ve kanamasının artmasına neden olabilir.
* Bazı kadınlarda dış gebelik görülebilir.
* Spiral kullanan kadınlarda enfeksiyon görülme olasılığı artar.
* Spiral takılması sırasında az bir olasılık da olsa uterus delinmesi söz konusudur.

Uyarılar
* Spiral taktırdıktan bir ay sonra doktora gidip, spiralin doğru takılıp takılmadığı ve enfeksiyon oluşup oluşmadığı kontrol edilmedir.
* Her ay spiralin ucundaki ipçikle, spiralin kayıp kaymadığı kontrol edilmelidir.

Vazektomi - Erkeklere uygulanan cerrahi sterilizasyon

Erkekte spermatik yolunun cerrahi müdahaleyle bağlanıp, cinsel temasta spermin kadına geçmemesinin sağlandığı bir operasyondur. Gebeliği önleyici metotlar arasında risk faktörünün sıfır olduğu yöntemlerden biri olmasına karşın, sağlıklı olmamasından dolayı tercih edilen bir yöntem değildir. Bu işlem sonrasında ilişki sırasında boşalan sıvının görünüşünde herhangi bir değişiklik olmaz ancak sıvıda sperm hücreleri bulunmadığından döllenme oluşmaz. Cerrahi işlem sebebiyle spermatik yolda bilinçli bir deformasyon oluştuğundan, geriye dönüş çok zordur.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Tüplerin bağlanmasından dolayı bu korunma yönteminin gebeliği önleme oranı yüzde 100'dür. Ancak yine de sağlıklı bir metot olmadığı için pek tercih edilmez. Koruyuculuğu ameliyatın yapıldığı andan itibaren başlamaz çünkü depolanmış spermlerin boşalması gerekmektedir. Bu sebeple koruyuculuğu ömür boyu sürse de ameliyattan sonraki ilk 20 boşalmada hamile kalma riski vardır.

Nasıl uygulanır?
Daha çok azgelişmiş ülkelerde uygulanan bu yöntem, ülkemizde belli bir yasaya bağlanmıştır. Kimi doktorlar tarafından sakıncalı bulunan bu yöntem, lokal anestezi ile sperm yollarının yakılması ya da kesilmesi ile uygulanır. Yarım saat kadar süren bu operasyonun ardından koruyuculuğun tamamen başladığından emin olmak için, sperm sayısı sıfır çıkana kadar sperm sayımı yaptırılır.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
Gelecekte tekrar çocuk sahibi olmayı isteyebilecekleri gözönünde bulundurularak, genç erkeklerde bu uygulama gerçekleştirilmemelidir. Ayrıca eşin rızası olmadan böyle bir uygulamaya gitmek sakıncalıdır.

Avantajları
Lokal anesteziyle yapılan bu cerrahi operasyonla, kalıcı ve yüzde 100 güvenilir bir koruma yöntemi uygulanabilir.

Dezavantajları
Yaşam şartlarındaki değişiklik, fikirlerdeki değişiklik veya eş değişikliği sonrasında, yeniden çocuk sahibi olmak istenildiğinde tekrar bir operasyon gerekir. Ancak bu operasyonların maliyeti çok yüksek, başarı şansı ise çok düşüktür.

Yan etkileri
Geçmişte bu yöntemin, testis kanseri olma riskini artırdığı düşünülse de günümüzde böyle bir ilişkinin olmadığı kabul edilmiştir.

Uyarılar
İleride çocuk sahibi olma isteği duyulabileceğinden, çiftlerin bu operasyonu çok iyi düşünmeleri gerekmektedir. Bunun yanı sıra operasyonun hemen ardından sperm sayısı sıfırlanmadığından, azospermi oluşana kadar ek bir doğum kontrol yöntemi uygulanmalıdır.

Kadında tüplerin bağlanması

Yumurtlama döneminde, yumurta hücresine sperm taşıyan “fallop” adı verilen kanalcıkların tahrip edilerek, sperm iletemez duruma getirilmesidir. Bu cerrahi uygulamayla falloplar sperm üretemez duruma gelir ve böylece gebelik önlenir.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Koruyuculuk oranı çok etkin bir yöntemdir ve yüzde 100'lere varan bir koruma sağlar. Ancak kimi durumlarda, bireysel sebeplerden dolayı istisnai gebelikler yaşanır ki bu durum her 1000 kadından ancak 1 ya da 2'si için geçerlidir. Bu vakalara doğumdan hemen sonra yaptırılan operasyonlarda rastlanır. Koruma süresi ise ömür boyudur.

Nasıl uygulanır?
Lokal anestezi ile yarım saat süren bu cerrahi operasyonda, kadın hiçbir ağrı duymaz. Kimi doktorlar tüpleri sadece bağlarken, kimileri de tüpleri bağladıktan sonra kesmeyi tercih eder. Operasyondan sonra hasta biraz dinlenip evine gidebilir.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
* İleride çocuk sahibi olmayı isteyip istemediğine kesin karar vermemiş kadınlarda hatta ortak bir düşünceye varamamış çiftlerde böyle bir uygulamaya girmek sakıncalıdır.
* Belli bir yaşın altındaki (30 yaş civarı) kadınların henüz doğurganlık döneminde olmalarından dolayı; ilerki günlerde yeniden çocuk sahibi olmak isteyebilecekleri, eş değişikliği dolayısıyla da fikir değişikliği yapabilecekleri için, bu yaş grubundakilerin operasyon yaptırması sakıncalı olabilir.

Avantajları
* Gebeliğin önlenmesinde çok etkili bir çözümdür.
* Operasyon, tek uygulamayla ömür boyu koruma sağlar.
* Bu yöntemi uygulayan bayanların başka bir doğum kontrol yönetimi uygulamaları gerekmez.

Dezavantajları
* Herhangi fikir ya da eş değişikliğinde, tekrar operasyon yaptırmak gerekir.
* Tüplerin geçirgenliği sağlanırken uygulanan operasyonların başarı oranı düşüktür, maliyeti ise son derece yüksektir.
* Cinsel yolla geçen hastalıklara herhangi bir koruma sağlamaz.
* Uygulamadan bir süre sonra kadınlarda psikolojik olarak bazı sıkıntılara neden olabilir.

Yan etkileri
Gerek anestezinin gerekse laparoskopik operasyonların tüm yan etkilerinin görülme olasılığı vardır.

Uyarılar
İleride çocuk sahibi olma isteği duyulabileceğinden, çiftlerin bu operasyonu çok iyi düşünmeleri gerekmektedir. Ayrıca doktorla birlikte anestezi mi, yoksa laparoskopi mi uygulanacağı önceden konuşulmalıdır.

Gebelikten koruyucu iğneler

Gebelikten koruyucu iğneler, kadınlık hormonu olan östrojen ve progesteron içeren ilaçlardır.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Her üç ayda bir kullanılan iğnelerin etki süreleri de maksimum üç aydır. Koruyuculuk oranları düzenli kullanıldığında yüzde 100'e varır.

Nasıl uygulanır?
Koruyucu iğneler, bir sağlık personeli tarafından kalçanın ya da kolun üst kısmındaki adalenin içine yapılır. Bu enjeksiyonlar, yumurtalıklara ve rahim ağzına etki etmektedir. Yumurtalıklarda yumurta hücresinin oluşmasını engelledikleri gibi, rahim ağzında da spermin rahme girmesini önlerler. Uzman tarafından uygulanan enjeksiyon işlemi son derece basit ve pratiktir.

# Kimlerde uygulanması sakıncalıdır? Gebelik şüphesi olan kadınların kullanmaması gerekir.
# Sebebi anlaşılamayan vajinal kanaması olanlara uygulanması sakıncalıdır.
# Aktif karaciğer, damar hastalığı, meme ya da cinsel organ kanseri olanların kullanmaması gerekir.

Avantajları
# İstenmeyen gebeliklerin oluşmasına karşı yüzde 100'e varan bir koruma sağlar.
# Son derece pratik ve ucuzdur.
# Yumurtalık kanserine karşı koruyucu etkisi vardır.

Dezavantajları
# İğneler bırakıldıktan sonra hamile kalınabilinir, fakat hamile kalmak istendiğinde bir süre beklenmesi gerekir..
# Kimi kadınlarda hafif kilo artışı gözlenebilir. Ancak alınan kilolar geçicidir.
# Enjeksiyon yöntemi psikolojik olarak bir tedirginlik yaratabilir.

Yan etkileri
# Yöntem ilk uygulandığında ve ilk ayı takip eden ilk üç ayda adet miktarında ve süresinde değişiklikler olabilir
# İlk aylarda bulantı, kilo alma, kusma, sinirlilik gibi yan etkiler ortaya çıkabilir. Ancak bunlar bir-iki ay içinde kendiliğinden kaybolur.

Uyarılar
İlk aylarda ortaya çıkan bulantı, kusma gibi yan etkilerin yanı sıra aşırı adet kanaması, şiddetli baş ağrısı, adet gecikmesi, şiddetli kasık ve karın ağrısı gibi durumlarda doktora görünmek gerekir.

Acil kontrasepsiyon

Doğum kontrol yöntemi uygulamadan ilişkiye girilmesi sonucu ya da uygulanan doğum kontrol yöntemlerine rağmen dikkatsizlik sebebiyle hamile kalınma tehlikesine karşı yapılan acil bir müdahaledir. Kişiye yüksek dozda östrojen hormonu verilerek ya da spiral takılarak gerçekleştirilen bu yöntem, daha çok tecavüz vakalarında tercih edilir.

Koruyuculuk oranı ve koruma süresi
Koruyuculuk oranı ilişkiden sonraki ilk saatlerde oldukça yüksektir. Ancak süre geçtikçe azalır, hatta 72 saat geçtikten sonra koruyuculuk oranı tamamen ortadan kalkar. Bu yüzden ilk 24 saat içinde uygulanması gerekir.

Nasıl uygulanır?
İki şekilde uygulanabilir. Uzman tarafından hangi yöntemin uygulanacağına karar verildikten sonra, ya yüksek miktarda östrojen hormonu verilir ya da spiral takılır.

Kimlerde uygulanması sakıncalıdır?
* Doğum kontrol hapı ve spiralin kullanılması sakıncalı olan kişilerde, acil kantrasepsiyonun uygulanması da sakıncalıdır.
* Çok fazla sigara içen kişilerin, vajinal kanama geçirenlerin, enfeksiyon geçirme tehlikesi yüksek olanların bu yöntemi uygulamaları sakıncalıdır.

Avantajları
* Kesinlikle istenmeyen gebeliklerin oluştuktan sonra, kürtaj yoluyla engellenmesinden bir önceki aşamadır.
* Kişiyi, sosyal, psikolojik ya da maddi sıkıntıya düşürebilecek durumdan korur.

Dezavantajları
* İlişkinin üzerinden zaman geçmesiyle koruyuculuk oranı da azalır.
* Yüksek dozda östrojen hormonu verildiği için, kişinin bünyesinde doğum kontrol haplarının yan etkileri görülebilir.
* Spiral takılarak uygulanan metot seçildiği takdirde, spiralin tüm dezavantajları yaşanabilir.

Yan etkileri
* Çok yüksek dozda kullanılan östrojen hormonundan dolayı bulantı ve kusma olasılığı vardır.

Uyarılar
Koruyuculuk oranı zaman geçtikçe azalan acil kontrasepsiyon yöntemini, 72 saatten sonra uygulamanın bir faydası olmaz. Yüksek dozda östrojen hormonu verilmesinden dolayı birçok yan etkisi görülebilir. Bu nedenle uygulanmadan önce üzerinde düşünülmesi gereken bir yöntemdir.
 
Üst