Bekri Mustafa'dan ince dokunuş

Meşhur Ayyaş Bekir Mustafa Efendi Sultanahmet camisinin önünden geçmektedir. O sırada musalla da bir tabut vardır. Fakat namazı kıldıracak imam ortalarda yoktur. Cemaatin beklemekten canı sıkılır ve başında kavuğu sırtında cübbesiyle ordan geçen Bekri Mustafa’yı Hoca sanarak namazı kıldırmasını söylerler. "Yok ben hoca değilim" dese de dinlemezler ve zorla öne geçirirler. Bekri Mustafa tabutun örtüsünü açar ve ölünün kulağına bir şeyler fısıldar. Cemaat aralarında konuşmaya başlar: "Ne derin hoca! Ölüyle bile konuşuyor.."

Namazdan sonra bazı adamlar Bekri Mustafa’yı sıkıştırırlar:
- Hoca çabuk söyle ölüye ne dedin?
- Olmaz, söylenmez, bu bir sırdır, dese de ısrar ederler.
Bekri Mustafa başlar konuşmaya. Dedim ki:
- Ey falan oğlu falan! Sen şimdi aramızdan ayrılıp ahirete gidiyorsun. Eğer orada bu dünyanın ahvalini sana sorarlarsa, Bekri Mustafa Sultanahmet’e imam olmuş dersin. Onlar gerisini anlarlar...
 
Üst