• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

Kimse "alâ" demedi!

KİMSE ALÂ DEMEDİ!

Mehmet Necati GÜNGÖR

Efgan beyi dinledikten sonra sözlüğü açıp, adının anlamına baktım.
Efgan şu demekmiş: Acı ile bağırıp çağırmalar. Feryatlar ve istimdat. Yüksek sesle inleme.
Bir de istimdata baktım. Onun da anlamı şu:
Yardım isteme; medet umma. İmdat isteme, yardıma çağırma.
Anlamı derin bir yeni politikacımız var.
Bir konuşma yaptı, yer yerinden oynadı.
Aslında o konuşmanın sadece sen kimsin? bölümü anlaşıldı.
Diğerleri cümle düşüklüğüne uğramıştı ki, AKPliler çılgınca alkışladılar.
Bu konuşmaya pek alâ, pek güzel diyenler oldu mu, bilmiyorum.
Adı Ala idi, siyasi kimlik kazandıktan sonra Alâya dönüştü.

Alanın sözlük anlamına bakıyoruz;
Karışık renkli, çok renkli, alaca, kirleten, kirli yapan anlamına geliyormuş ki, bunun bilerek seçildiğini sanmıyorum.
Dedesi, soyadı kanununun çıktığı tarihte ilkokulu zar zor bitirip, ortaokuldan gün almış bir nüfus memurunun gadrine uğramış olmalı ki, anın üzerindeki inceltmeyi unutup, ala yazmış.
Tek ihtimal bu.
Yine de biz Alâ üzerinden gidelim.
Çiçeği burnunda politikacımız, memleketi Erzurumda besbelli AKPlilerin gazına gelmiş. Alkışlandıkça coşmuş, coştukça saydırmış hemşerisi hoca efendiye.
Dünyanın en büyük ülkelerinin ekonomilerinin gıptayla izlediği 46 milyon dolarlık bir havaalanı
Üçüncü köprü
Dikkat edin, böyle projeler asırların projesi olarak lanse edilirdi.
İhaleleri ne zaman oluyor, hepsi Mayıs ayında
Türkiye dört dörtlük bir büyüme yakalıyor, paralel devlet bu sırada devreye giriyor
(Bak, bunu hiç düşünmemiştik!)
Saydırma arkasından geliyor:

Biz kaç darbeyi bertaraf etmişiz, senin ağa babalarını yenmişiz, ağa babalarını! (Herhalde ABD veya İsraili kastediyor.) Sana pabuç bırakır mıyız. Sen içine yuvalandığın o tabanda Allah rızası için çalışan insanları bile tukaka ediyorsun. Çekil oradan da çekil. Senin orda da yerin yok. O insanların da iyi niyetini suistimal etme.
Sen Fastan ta Endonezyaya kadar, Yakutistandan, Kırımdan Sudana kadar herkesin Allah razı olsun diyen, bu berbat düzene uluslararası sömürge düzenine one minute diyen bir lidere dur diyorsun. (Cümle aynen böyle)
Sen kimsin, kimsin? Senin gücün yeter mi? Bu millet sana onun için mi yardım yapıyor. Bu milletin yardımını, bu milletin İslami başka ülkelere de götürüp oralarda da anlatma. (Pek bişey anlaşılmıyor) Sen nasıl oluyor da baş kaldırıyorsun, darbe teşebbüsünde bulunuyorsun!

Bu sözler partisinde ve memleketinde fırtınalar yarattı.
Önce partisinden üç yönetici istifa etti, ardından Erzurumlu hemşerileri kendisine saydırmaya başladılar:
Ya sen kimsin?
Hocamıza ayıp ettin.
Bunu yanına bırakmayız!

Bu da hocaefendinin avukatının dâvâ dilekçesinden:
Konuşmada söylenilen darbe teşebbüsünde bulunmak, başkaldırmak, defekte etmek, yuvalanmak, iyi niyeti suiistimal etmek, uluslararası sömürge düzenine one munite diyen bir lidere dur demek şeklinde ifade edilen sözler mesnetsiz, haksız ve hukuksuz birer iddiadan başka birşey değildir.

Muhterem Fetullah Gülen Hocaefendinin televizyonu gün boyu bu tepkileri verdi, vermeye devam ediyor.
Efgan bey için büyük talihsizlik. Patronu memnun edeyim derken, müşterileri kızdırdı.
Buna siyasette erken doğum denir.
Daha yarı kırkı çıkmadan kuvöze girmektir bu!
 
Üst