BEŞ FIRSAT

BEŞ FIRSAT​

İbn Abbâs (r.a.)'tan rivayet edildiğine göre Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
"Beş şeyden evvel beş şeyin fırsatını bil: Ölümünden evvel hayatın, hastalığından evvel sağlığın, iş ve meşguliyetinden evvel boş vaktin, yaşlılığından evvel gençliğin ve fakirliğinden evvel zenginliğin."(1)

AÇIKLAMA
Hadis, kıymeti takdir edilecek şu beş nimetin saadet kapısını açtığını öğretir:

1- Hayat: Ölüm gelip çatmadan geçici dünya hayatının çok iyi değerlendirilmesi, imanın tezahürleri olan hayırlı faaliyetlerde bulunarak ebedî âhiret hayatı için azık tedarik edilmesi ve manevî yatırım yapılması gerekir.
2- Sağlık: Maddî-mânevî faaliyetlerin semereli olması, ruhen, zihnen ve bedenen sağlıklı olmaya bağlıdır. Müslüman, koruyucu hekimlik başta olmak üzere, modern tıbbın imkanlarıyla esbaba tevessül ederek ve esmâ-i hüsnâ'dan Şâfî ismiyle Allahü Teâlâ'ya iltica ederek, akıl, ruh ve beden sağlığına ihtimam göstermelidir. Kanunî Sultan Süleyman'ın şu beyti meşhurdur:
"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi,
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi."

3- Boş vakit: Hadis âlimi el-Münâvî (v. 1031-/1621), rivayet metninde geçen boş vakit (ferağ) ve meşguliyet (şuğl) maddesini üzerine, "İlk durağı kabir olan kıyametin korku ve dehşetinden önce bu dünyada boş zamanı fırsat bil. Umulur ki, azap, korku ve dehşetten kurtulursun."(2) açıklamasını getirir. Bu izah şekli gayet yerinde olmakla birlikte, konunun, daha geniş çerçevede anlaşılması mümkündür. Çünkü, nakitten daha kıymetli olan vakti boşa geçirmek veya onu iyi kul-lanmamak, her türlü gerilik ve başarısızlık için en büyük faktör olmalıdır. Her halükârda boş zaman, değer biçilmez bir nimettir. Tabiînden Hasan Basrî'nin şu nasihati oldukça anlamlıdır:
"Ey Âdemoğlu, sen ancak (sayılı ve belli) günlerden ibaretsin. Her ne zaman bir gün geçse, senin bir kısmın/parçan gitmiş olur!

4- Gençlik: Keşke gençlik bir gün tekrar gelse de, ihtiyarlığın ne yaptığını ona söylesem!"
5- Zenginlik: Helâl ve meşru yolla elde edilen servet, nerede nasıl harcayacağını bilen bir zengin için büyük bir imkândır. Zenginin elindeki servet, esasen Yüce Allah tarafından ihsan edilen bir emanettir. Emanetçi zengin, onun muhafazasından ve tasarrufundan sorumludur: Şu âyet ve hadis bu noktayı açıklar:
"Allah'a ve Rasûlüne iman edin. Sizi, üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı şeylerden harcayın. Sizden iman edip de harcayan kimseler için büyük bir mükâfat vardır." (3)

Her şeye rağmen, dünyanın geçici imkanlarını elde etmiş insanların, selef ulemâsından Ebû Hazim'in şu sözü üzerinde düşünmeleri gerekir:
"Allah'a yaklaştırmayan her nimet baş belâsıdır." (5)
Ayrıca onların, Yunus Emre'nin şu terennümü üzerinde de düşünmeleri gerekir:
"Mal sahibi mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi.
Mal da yalan mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan!"
1. Hâkim, Müstedrek, IV, 306; Suyûtî, el-Câmiu's-sağîr, I, 48;
Münâvî, Feydu'l-Kadîr, II, 16. Irâkî, hadisin senedinin hasen
olduğu kanaatindedir.
2. Münâvî, a.g.e., II, 16.
3. 57 Hadîd, 7
4. Buhârî, Mezâlim, 33; Ebû Dâvud, Sünnet, 29; Tirmizî,
Diyât, 21; Nesâî, Tahrîm, 23.
5. Yahya b. Maîn, Târih, III, 252.
* Bu makale Prof. Dr. Zekeriya GÜLER'in "Hadis Günlüğü"
eserinin 3. Baskı 189 - 191. sayfalarından alınmıştır.
 
Her biri için Yüre Yaratıcıya 1000 lerce şükür etmemiz gereken bu nimetleri nasıl değerlendiriyoruz acaba.
Bize bunları verene ne kadar minnettarız.
Maaşımıza biraz zam yapan insanlara ettiğimiz kadar teşekkür ediyormuyuz ?
Haydi Arkadaşlar bugün güzelce dua edelim
 
Hazreti Muhammed aleyhisselamın bütün sözleri bir birinden güzel, biri birinden kıymetli.
Saygılar
 
Üst