Görmüyor musun ?

Sıcak, güneşli bir gündü ve otelin havuzunda
aylaklık ediyordu. Parlak turuncu bir mayo giymiş ve
zarif, ince çerçeveli bir gözlük takmış olan adam,
arada bir buzlu içeceğinden bir yudum alıyordu. Kısa
süre sonra adamın sağındaki şezlonga bir kadın
yerleşti ve "Ne fena. Gökyüzü bulutlu. Birazdan güneş
buluta girecek. Rüzgar da esmeye başladı," dedi.
Gözlüklü adam, "Hayır" diye yanıt verdi. "Harika
bir gün. Ağaçlarda kuşların şakıdığını işitmiyor
musunuz? Bulutlar ve rüzgar da sıcağı azaltıyor
biraz."
Biraz sonra yağmur atıştırmaya başladı. Kadın,
"İşte, size söylemedim mi? Yağmur her şeyi berbat
edecek" dedi. Adam onu, "Hayır" diye yanıtladı.
Görmüyor musunuz, çevremizdeki harika kokulu
çiçeklerin ve yeni kesilmiş çimlerin yağmura
gereksinimi var."
Kısa bir süre sonra, evli bir çift sandalye çekip
adamın soluna oturdular. Adam eşine, "Seni aptal.
Anahtarı odada unuttuğuna inanamıyorum." diye
bağırıyordu. Kadın, "Evet, ama sen de güneş yağını
getirmeyi unutmuşsun, embesil!" diye yanıtladı adamı.
Gözlüklü adam, "Görmüyor musunuz, ön büroda bir
yedek anahtar ve dükkanda da bir sürü güneş yağı var.
Ufak şeyler yüzünden kavga ederek değerli yaşamınızı
boşa harcıyorsunuz." dedi.
İki sandalye ileride bir anne oğlundan ağır bir
kutuyu alıp arabaya götürmesini istiyordu. Çocuk
annesine "Ama anne sırtım ağrıyor. Yorgunum ve gözüme
de bir şey kaçtı" dedi.
Gözlüklü adam delikanlıya döndü bu kez. "Görmüyor
musun, bu dünyada sırf eğilip bir şeyi kaldırmak için
her şeyini verebilecek insanlar var."
Tam bu sırada duvarın arkasından bir kadın bir
tekerlekli sandalyeyi iterek geldi. Gözünde güneş
gözlükleri olan felçli ve kör adamın sandalyesine
yerleşmesine yardım etti, gözlüklerini düzeltti,
sandalyesindeki adamı kapıdan çıkardı ve adamın beyaz
bastonunu eline verdi.
 
Üst