Bid'at - Hurafe

BİDAT - HURAFE​

Bid'at ve hurafeler farkına vardırmadan doğru yoldan uzaklaştırıcılıkları sebebiyle müslümanlar için çok büyük bir tehlike arz ederler.Bir müslümanın yanlışta ve hatada ısrar etmemesi gerekir. Bu aynı zamanda biz müslümanların görevidir.
Sağlıklı bir dini yaşayış için önce sağlam inanç esaslarına ve bunlara bağlı bir ibadet hayatına sahip olmalıyız. Bunun için kendimizi yetiştirmeli , dinimizin emir ve yasaklarını öğrenmeli , hurafe ve batıl inanışlara kendimizi kaptırmamalıyız.İslami noktadan iyi bir eğitim almamış kişiler bazı yanlış inançlara sahip olabilmektedir.
Kur'an-ı Kerim ve Hadisi Şeriflerin haricinde biz de oluşan bu inançların hiç bir kıymet ve değeri yoktur. Hatta bazı inançlar vardır ki kişilerin İmanını dahi zedelemektedir. İman biz Müslümanların bu dünyada sahip olduğu en kıymetli hazinesidir. Eğer onu kaybedersek bizden daha zavallı ve acınacak kimse yok demektir. İman en kolay şekilde, sadece kelimeyi şehadeti kabul edip söylemekle elde edildiği gibi yine aynı şekilde tek bir yanlış inanç ve sözle de kaybedilebilir. Bu sebeple inanan bir insan hem kullandığı sözlere çok dikkat etmeli, hem de örf ve ananeden kaynaklanan inançlarını islami açıdan değerlendirmelidir.
Bu kadar önemli bir mesele olan yanlış inanç ve hurafelerden kendimizi koruyabilmemiz elbette bilgiye dayanacaktır.

Tespit edebildiğimiz hurafelerin bazısı şu şekildedir ;

-Baykuşun ötmesi, bacaya konma ve uçmasından, tavşanın kaçmasından horozun

-vaktinden evvel ötmesinden, köpeğin ulumasından çeşitli manaların çıkartılması.

-Bacanın dumanının eğri veya doğru çıkmasından, kuşa kağıt çektirmekten, fala baktırmaktan çeşitli manaların çıkartılması.

-Evden misafir giderse, o evi 3 gün süpürmemek

-İki bayram arasında nikah yapmamak, (Halbuki Peygamberimiz, Hz. Ayşe ile iki bayram arasında evlenmiştir.)

-Sıcak su içerisinden çakıl veya taş alınırsa çocuk olur inancı

-Dörtyol kavşağında ulunursa uyuzluk gidermiş inancı

-Falan ağaca çaput bağlanırsa dert ve tasalar gider inancı

-Hıdrellez , Nevruz (bahar) bayramı ve Yılbaşı kutlama inancı

-Ağaçlara çaput bağlamak, dilekte bulunmak, çocuk istemek ve fayda göreceği inancı

-Cumartesi günü yorgan kaplanırsa, sahibinin ölüsü o yorganın üstünden kalkarmış inancı

-İğde çekirdeklerinin kutsal bilinmesi ve ondan fayda beklenmesi inancı.

-Çeşitli beklentilerinden dolayı duvarlara Ayakkabı ve Kelle asma inancı

-Cenaze merasimlerinde müzikli aletler çalma ve çelenk gönderme adeti (Hıristiyanlık adetidir.)

-Katafalk adıyla tabuta konan cenazeye önünde saygı duruşunda bulunma inancı (Hıristiyanlık adetidir.)

-Kızın kısmeti açılsın diye, türbeleri dolaştırıp mum yaktırma inancı.

-Yeni doğan çocukların bahtının güzel olması için çocuğu tekkeleri ve türbeleri gezdirip, tuz, şeker, helva yedirme adeti.

-Çocuğu olmayanların sahtekar hoca veya cincilere gidip okutma veya vücuduna yazı yazdırma adeti (Hastalığın tedavisi için Kur'an veya Hadisler okunması caizdir. Bunların dışındaki tüm tılsım ve fevkler caiz değildir.)

-Gelin, kocasının evine girerken kapı girişinde kocasının bacakları arasından eğilerek geçmesi adeti

-Doğan çocuğun, doğumunun 7. gününde mum yakıp, tuz ıslatıp, eşyaları süslemek, iğdeyi delip çocuğun sırtına asma adeti.

-Salı günü yola, çıkılmaz, çamaşır yıkanmaz inancı

-Misafir gidince veya yolculuğa çıkan olduğunda arkasından su dökme inancı

-Sabunu elden ele vermeme inancı

-Baba, evlada, evlat babaya selam vermezmiş inancı

-At nalının uğurlu sayılıp, kapılara asılması inancı

-Ölünün kırkıncı ve elli ikinci gecesinde helva dağıtılması inancı

-Kabristanda definden sonra şeker dağıtılma inancı

-Ay ve güneş tutulduğunda teneke çalınması inancı

-Türbelerdeki ölülerden yardım isteme medet umma inancı. Mezar ziyaretleri adlı yazımıza bakılabilir.

-Gelecek hakkında gaibi bildiklerini söyleyen kişilere inanma

-Ölülere kurban kesme ve yardım bekleme inancı

-Büyükleri karşılamak için, seyahat için v.s, kurban kesip kanını akıtma

-Nişan ve düğünlerde gelinle damadın beraber, kadın erkek karışık bulunması ve oynaması

-Kötü bir haber duyduğu veya söylediği vakit eliyle bir yere tıklama inancı

-Kabe’den başka, falan yeri ziyaret eden, yarı hacı olur sözü

-Mezar taşlarına resim yaptırma inancı

-Nazar değmesin diye çocuklara mavi bocuk, göz v.b şeyler takılması inancı ...Nazar vardır, bu ayrı bir konu
 

BIDATın çerçevesi

Resûl-i Ekrem'in (sav) ebediyet âlemine intikâlinden sonra ortaya çıkan fikir ve davranışları -mevzûumuz bakımından- üç gruba ayırabiliriz:

a) Kitap ve Sünnetin açık nasslarına aykırı olanlar. Meselâ Kur'ân-ı Kerîm ve Sünnet sarhoşluk veren şeylerin kullanılmasını yasaklamıştır. Bu yasağa uymayanlar Resûlullah (sav) devrinde bulunduğu gibi, O'ndan (sav) sonra da bulunabilir ve bulunmaktadır. İşte bunların yaptığına bidat denmez; isyân, fücûr, fısk... denir.

b) Dinin ibâdet ve iman bölümlerine girmeyen, dünya hayatını ilgilendiren, serbest bırakılmış sahada cereyan eden âdet, âlet ve davranışlar. Bunların da bidatla alâkası yoktur.

c) Âyet ve hadîslerin emir veya nehy şeklinde temas etmediği, sonradan ortaya çıkarılan ve
1.İman veya ibâdet olarak dine katılan fikir ve davranışlar
2.Dinin olmazsa olmaz bir gereği olarak algılanıyorsa
3.Kalabalık yerlerde ( cami gibi ) yapılan
4.Diğerlere de bu yenilik öğretilip yaptırılıyorsa
İşte bidat bunlardır ve bunların hepsi kabîhtir, kötüdür; iyisi yoktur.

DarulKitap - Derleme
 
Üst