ÇOCUĞA HAYIR DEMEK ÇARE Mİ ?

ÇOCUĞA “HAYIR” DEMEK ÇARE DEĞİL​

Çocuğa “hayır” demenin işe yaramamasının başlıca sebebi, çocuğun yaramazlığının iki yönünün bulunmasıdır. Bunların birincisi çocuğun hareketleri, ikincisi ise duygularıdır. Çocuğun duyguları, hareketlerinin sebebidir. Anne ve babalar, çocuklarının yaramazlıklarını önlemek istiyorlarsa, yaramazlık olarak yaptığı hareketleri değiştirmeleri, bunu yapabilmeleri için de duygularını değiştirmeleri lâzımdır. Bunun mümkün olması için çocuğun duygularının açıklanması gerekir. Çocuğun duygularının açıklanması, yaramazlığını önleyecek veya azaltacaktır.

Çocuğun duygularının açıklanabilmesi için yapılacak şey, öfkeye kapılmadan, sert davranmadan, sevgi ve şefkatle yaklaşarak çocukla konuşmak ve duygularını öğrenmektir.
Hayır kelimesinin sık ve erkenden kullanılmasının çocukların gelişmesinde hiçbir olumlu etkisi yoktur. Eğer çocuğun, ona zarar veren şeylere dokunmaması isteniyorsa, asıl çare, çocuğu daha güvenli bir yerde bulundurmaktır. Yeni yürümeye başlayan çocukların eşyalara dokunması, kaldırması veya oynaması engellenmemeli ve yasaklanmamalıdır. Onların ruhen ve bedenen gelişmesinde buna ihtiyaç vardır. Burada anne ve babanın yapacağı şey, çocuğu takip etmek ve ona güvendiklerini görmesini sağlamaktadır.

Çocuklarına devamlı müdahale ederek, elinden eşyaları çekip alan anne ve babalar, çocuklarının gelişmesine engel olduklarını bilmelidirler. Anne ve babalar, bunun yerine, çocuklarının elinden çekip almayacakları eşyaların olmasına çalışmalıdırlar.
Anne ve babalar, çocuklarına “hayır” demek yerine, onların duygularını anlayıp paylaşmalı, onlara tercih yapma şansı vermeli, mümkünse sonuçları görmelerini sağlamalı, sahip olamayacakları şeyleri hayal ettirerek yaşatmalı ve onlara huzur veren açıklamada bulunmalıdır.
Anne ve baba, çocuğun ricasını yapamayacağı veya onun davranışını düzeltmesi gerektiğinde, ona, kendisini kötü hissetmemesi için “Bunu anlayacağını biliyorum” sözünü söylemelidir. Bu söz ile “Hayır bunu yapma!” şeklindeki yasaklayıcı ifade arasında çok büyük fark vardır. Anlayışla ve çocuğa güvenerek söylenen uygun sözler, çocukta ve ebeveyninde müspet duyguların ve davranışların gelişmesini sağlar.

“Hayır” sözünü kullanmayıp açıklama yapmak şu faydaları sağlar: Çocuk, düşünerek, cevapları ve soruları bulmaya başlar. Anne ve babansın âdil olmadığını düşünmez. Ebeveyni, sadece “hayır” demesini bilen insanlar olmaktan kurtarır. Çocuğun öfkesini ve üzüntüsünü azaltır. Çocuğun ruhen gelişmesini sağlar.

“Yapma!” ikazı, çocuğun hürriyet duygusu ile çatışmaktadır. Çocuk, bu duygunun etkisiyle korkmadığı göstermek için olumsuz harekete geçer. Çocuğa yapılan tehditler için de aynı şey söz konusudur. Her şeyden önce yapılması gereken şey, sağlıklı iletişimdir.
Çocuklarla iletişim kurarak anlaşmak, anne ve babanın isteğine bağlıdır.
Ebeveynin buna istekli olması, çocuğunu dikkat, sevgi ve ilgi ile dinlemesi ve onunla konuşması sağlıklı iletişim kurmak için şarttır.

Pek çok kaza, çocuklardan alınan veya saklanarak onlara açıklanmayan bir eşyayı ele geçirmek istemelerinden meydana gelir. Çocuklar tehlikelerin sonuçlarını anlamadıkları için meraklarının önüne geçilemez. Çocukların, çevrelerini keşfetmelerine müdahale edilmesi, onların tehlikeli şeyler yaptıklarından değil, anne ve babaların sabırsızlıklarından ve onları devamlı ve dikkatli izleyecek tavırlarını koruyamamalarından kaynaklanmaktadır.
Aşağılayıcı, reddedici ve benzeri ifadeler, çocuğun mizacı üzerinde menfi bir rol oynar, onun içine kapanmasına yol açar. Ana ve babanın samimiyeti, sadakati ve çocuğunu korumadaki devamlılığı, çocuğun güven duygusunun temelini teşkil eder. Güven, zamanla yerleşen bir duygudur. Çocuğa güvenmek, onun vicdanının oluşmasını sağlar. Kendisine güvenildiğini hisseden bir çocuk, güvenmeyi öğrenecektir.

Sevgi, ilgi, şefkat, anlayış ve sabır, ebeveyn davranışlarının merkezidir.
Böyle olmayan ebeveyn davranışı noksan ve yetersizdir. Ebeveynler, çocuklarının duygularını ifade etmelerine müsaade ve bunları kabul etmelidir. Unutmayalım ki, eğer çocuklar, doğru olduklarını hissederlerse, doğru şekilde de davranacaklardır.

Çocuğa yapmayacaklarını değil, yapacaklarını öğretin. Çünkü, zihin olumlu emirlerle çalışır.
Çocukların duygularını ve hayallerini asla hafife almamalı, her zaman duygularını ifade etmelerine müsaade etmeliyiz. Duygu ve düşüncelerin müspet şekillerde ifade edilmesini sağlamalıyız. Çocuklarımıza, onları sevdiğimizi söylemeli, armağanlar almalı, onlarla nitelikli beraberlik sağlamalı, hizmet etmeli ve onları kucaklamalı, dikkatimizi sadece olumlu yönde toplamalı, onlara doğruları gösterip, asla menfi eleştiri yapmadan, sadece doğru hareketlerini takdir ve teşvik etmeliyiz.
 
Üst