Imam Ebu Bekir ra

634 - Ebu Bekir, İlk İslâm halifesi oldu.

Hz Ebu Bekir Sıddıkın ( ra ) örnek ahlakı

İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medineye giden Hz Ebu Bekir, İslamiyeti kabul eden ilk müminlerdendir Hz Ebu Bekir, ömrü boyunca İslam ahlakının güzel bir temsilcisi ve Peygamberimiz (sav)in yakın dostu olmuştur İslam tarihinde Dört Halife Dönemi olarak adlandırılan dönemin ilk halifesi olan Hz Ebu Bekir, merhametli, kararlı ve adil yönetim anlayışının yanı sıra her koşulda sergilediği İslam ahlakı ile kendisine üstün başarılar nasip olmuş örnek bir müslümandır

Hz Muhammed (sav)in vefatından sonra yaşanan Dört Halife Dönemi, İslamiyetin Arap Yarımadasının sınırlarını aşarak yaygınlaştığı bir dönemdir önemli zaferlerin kazanıldığı, Müslümanların huzur ve refah içinde bir hayat sürdürdükleri bu dönemin ilk halifesi olan Hz Ebu Bekir, İslamiyetin açıkça anlatılmaya başlanmadığı ve Peygamberimiz (sav)in henüz yalnız olduğu dönemde İslamiyeti kabul etmiştir İslamiyeti kabul ettiği andan itibaren İslam ahlakını en titiz şekilde yaşamış ve bu ahlakın yayılması için Peygamberimiz (sav)in tebliğ mücadelesine gerek maddi olarak gerekse manevi olarak büyük destek vermiştir Aralarında Hz Osman, Talha b Ubeydullah, Sad b Ebi Vakkas, Zübeyr b Avvam, Abdurrahman b Avf ve Ebu Ubeyde b Cerrah başta olmak üzere birçok kişinin İslam ahlakını tanımasına vesile olmuştur

Allaha olan bağlılığı ve derin sevgisi ile tanınan Hz Ebu Bekirin, İslam ahlakını yaymak için gösterdiği samimi çabası ve halifelik makamındayken gösterdiği adaletli yönetim anlayışı, günümüzde tüm Müslümanlar tarafından örnek alınması gereken hikmetler içermektedir

Hz Ebu Bekirin Kişiliği

Güzel huyu, merhameti, mütevazı kişiliği ve Kuran ahlakını yaşamada gösterdiği titizliğiyle sahabeler arasında ön plana çıkan isimlerden biri olan HzEbu Bekir, İslamiyeti kabul etmeden önce de dürüstlüğü ile bilinen bir kişiydi Kureyşin ileri gelenlerinden ve mühim işlerde görüşmelere katılan istişare ehlindendi
İslamiyetten önce, sadece kabileler tarafından seçilen ve tayin ettiği miktarlar kabul gören, üstün meziyetli kişilerin baktığı diyet ve borç işlerine HzEbu Bekir bakardı Kureyşliler, diyetlerle ilgili onun verdiği kararlara uyar, onun takdir ettiği miktarları seve seve kabul ederler, ondan başkası getirecek olursa kabul etmezlerdi

Gençlik yıllarını, üstün bir ahlak sergileyerek geçiren Hz Ebu Bekir, Hz Muhammed (sav)in nübüvvetinden önce de onun yakın bir dostuyduPeygamberlik ile şereflenen Hz Muhammed (sav)in çağrısını ilk kabul edenlerden olduğu için Hz Peygamber şöyle demişti:
Ebu Bekir, hiç tereddüt etmeden çağrımı kabul etti 1
İslamiyetin kabulünden sonra Peygamberimiz (sav)in söylediği her söze uyan ve daima Allahın sınırlarını koruyan Hz Ebu bekir, Resullullah (sav) tarafından Sıddık olarak isimlendirilmişti Hz Ebu Bekir, sahabe arasında geniş ilmi, dini konulardaki derin bilgisi, isabetli kararları, keskin görüşü ve asaletli tutumuyla tanınmaktaydı

Müminlere örnek İnfakı

Hz Ebu Bekir bu üstün özellikleri nedeniyle halk tarafından büyük bir sevgi ve saygı görmüştür İnsanların kibirli davranışlarını hoş karşılamayan, fakirlere, zor durumda kalanlara yardım etmekten mutluluk duyan bir yapıya sahipti
Tarihi kaynaklara göre, Hz Ebu Bekir, Urve b Zübeyrin, kırk bin dirhem olarak takdir ettiği ve o dönem için büyük olan servetinin tümünü Allah yolunda harcamıştır2 Kureyşlilerin işkence ile tekrar putperestliğe çevirmek istediği birçok esir Müslümanın kurtarılması ile köle olanların sahiplerine önemli miktarda ödemeler yaparak özgürlüklerine kavuşmalarına vesile olmuştur Tarihi kaynaklarda isimleri geçen Hilali Habeşi ve Ãamir bFüheyre bunlardandır
Ticaretle uğraşan ve Allahın kendisine büyük zenginlik ve mülk nasip ettiği Hz Ebu Bekir, tüm malını İslam ahlakının yayılması için infak ettiği için Resulullah (sav) onun hakkında, Malını feda etmede en önde giden kişi Ebu Bekirdir Ebu Bekir ne güzel dosttur Aramızda İslam kardeşliği ve sevgisi vardır buyurmuştur 3
Hz Ebu Bekirin tüm malını Allah yolunda infak ettiği, bir başka rivayette ise şöyle aktarılmaktadır:
Urve der ki:
Ãaişe (ra) bana şöyle haber verdi: O, öldüğünde geriye ne dirhem bıraktı ne de dinar

Peygamberimiz (sav)in ve Hz Ebu Bekirin Kuranda Bildirilen Hicret Yolculuğu

Peygamber Efendimiz (sav)in ve salih müminlerin güzel ahlaklarının, Allaha olan teslimiyetlerinin, cesaretlerinin ve güçlü imanlarının önemli bir delili olan hicret, Kuranda da bildirilen şerefli bir yolculuktur
Kureyşin önde gelenleri tarafından kendisine bir tuzak kurulan fakat Allahın rahmetiyle bu tuzaktan korunan (Enfal Suresi, 30) Peygamberimiz (sav) bu olayın ardından, Hz Ebu Bekir ile birlikte Medineye doğru gizlice yola çıktı Ancak bunu fark eden Mekkenin önde gelenleri Resulullah (sav)ın ardından onu yakalaması için birilerini gönderdi Mekkenin güneyindeki bir mağaraya sığınan Peygamberimiz (sav)in, beraberindeki (tarihi kaynaklara göre), Hz Ebu Bekire hitaben yaptığı konuşma ise Kuran ayetlerinde şöyle haber verilmiştir:

Siz ona (peygambere) yardım etmezseniz, Allah ona yardım etmiştir Hani kafirler ikiden biri olarak onu (Mekkeden) çıkarmışlardı; ikisi mağarada olduklarında arkadaşına şöyle diyordu: Hüzne kapılma, elbette Allah bizimle beraberdir Böylece Allah ona huzur ve güvenlik duygusunu indirmişti, onu sizin görmediğiniz ordularla desteklemiş, inkar edenlerin de kelimesini (inkar çağrılarını) alçaltmıştı Oysa Allahın kelimesi, Yüce olandır Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir (Tevbe Suresi, 40)
Hz Muhammed (sav) ve Hz Ebu Bekir, bu zorlu yolculuğun ardından 8 Rebiulevvel (20 Eylül 622) Pazartesi günü Yesribe ulaştılar Yesribli müminler, oraya daha önce göç etmiş olan Mekkeli Müslümanlar ile birlikte onları bekliyorlardı Yesrib yeryüzünde, içinde Müslümanların baskı ve zulüm görmeyecekleri, aksine güç sahibi olacakları bir şehir olacaktı Medine (şehir) adı verilen Yesrib, artık İslamın yeni merkeziydi

Hz Ebu Bekiri Halifelik Dönemi

Hicretten sonra da Hz Muhammed (sav)in yanından hiç ayrılmayan Hz Ebu Bekir, Tebük savaşında bayrağı taşıdı Hicretin dokuzuncu yılında, Hac kafilesine başkanlık yapması için Hz Muhammed (sav) tarafından görevlendirildi Peygamberimiz (sav), hastalandığı zaman, sahabeye namaz kıldırması için onu vekil tayin etti Peygamber Efendimiz (sav)in vefatından sonra ise, Hz Ebu Bekir, sahabenin önde gelenlerinin önerisi üzerine halife seçildi Tarihi kaynaklarda yer alan, Hz Ebu Bekirin Hilafet görevini üstlendikten sonra halka hitaben yaptığı şu konuşma oldukça önemlidir:
Ey halkım! Ben size yönetici oldum Halbuki sizin en hayırlınız değilim Eğer iyi işler yaparsam, bana yardım ediniz Eğer yanlış işler yaparsam bana doğru yolu gösteriniz Doğruluk, emanettir Yalancılık, hıyanettir Sizin en zayıfınız benim yanımda güçlüdür ki, onun hakkını müdafaa ederim En güçlünüz benim yanımda zayıftır ki, başkasının hakkını ondan alırım 5
Hz Ebu Bekir bu sözleriyle İslam ahlakına sahip bir yöneticide olması gereken vasıfları en güzel şekilde özetlemektedir Hz Ebu Bekirin İslamiyetin yayılmasına ve İslam devletine katkılarından bazıları şu şekildedir:

1 ) Yönetim Alanında

İki yıl gibi kısa bir zaman süren halifelik görevi boyunca pek çok başarı elde eden Hz Ebu Bekir;
Peygamberimiz (sav)in vefatından sonra aralarında ihtilaflar baş gösteren Müslümanları biraraya toplayıp devlet otoritesini yeniden sağladı
Kuran-ı Kerimin toplanması ve korunması konusunda çalışmalar başlattı
İslam ahlakının ilk kez Arap Yarımadası dışında Suriye, Filistin ve Irakta yayılmasına vesile oldu Kurduğu ordu ile Büyük Fars ve Rum İmparatorluklarının kuvvetlerine karşı üstünlük sağladı Vefat ettiğinde ise ordu, İran ve Bizans ülkelerinin birçoğunu fethetmiş bulunuyordu6
Din ahlakının özünde olmayan hareketlere ve sahte peygamberlere karşı mücadale yürüttü Bu sayede İslam dini ve Kuran ahlakının Peygamber Efendimiz (sav) döneminde olduğu gibi yaşanmasını sağladı

2 ) Askeri Alanda

Doğru Yolda Giden Olgun Halifeler Dönemi anl***** gelen Hulefa-i Raşidin Dönemi olarak da adlandırılan Dört Halife Döneminde İslam Devletinin sınırları batıda Trablusgarp, doğuda Horasan ve kuzeyde Kafkasyaya kadar genişletilmiş; böylece Arap Yarımadası dışına ulaşan İslamiyet, Asya ve Afrikadaki çeşitli milletlerce benimsenmiştir
Kuşkusuz bu genişlemede büyük katkısı olan Hz Ebu Bekirin önemli vasıflarından biri de yürüttüğü askeri faaliyetlerde gösterdiği merhametli ancak kararlı tavırdır Savaş esnasında dahi diğer İlahi dinlerin mensuplarına karşı güzel ahlak gösterilmesi gerektiğini savunan Hz Ebu Bekirin ordusuna yaptığı bir konuşmada bu ahlak açık bir şekilde görülmektedir:
Davanıza ihanet etmeyin Savaşta bile insaftan ayrılmayın çocukları, yaşlıları, kadınları öldürmeyin zulmetmeyin, hurma ve diğer meyve ağaçlarını, koyun, keçi ve diğer hayvanları yemenin dışında bir amaçla kesmeyin, telef etmeyin Kiliselerde ibadete çekilenlere rastlarsanız onları ibadetleri ile başbaşa bırakın Size yiyecek, içecek ikram edilirse Bismillah demeden yemeyin, içmeyin 7
Hz Ebu Bekirin askeri başarısını ve kararlılığını gösteren olaylardan biri de İslam tarihinde Ridde Olayları olarak adlandırılan ve Hz Muhammed (sav)in ölümünün ardından ortaya çıkan karışıklıklardır Hz Ebu Bekirin kararlılığı ve dehası sayesinde Allahın izniyle Ridde olayları kısa sürede bastırılmış ve başarıya ulaşılmıştır Bu başarıda şüphesiz Hz Ebu Bekirin orduda yaptığı düzenlemelerin de büyük payı bulunmaktadır İzlediği savaş stratejisi sayesinde zamanında haber alma, ani manevralar ve lojistik desteklerle düşmanı etkisiz hale getirişi de yine Allahın izni ile Hz Ebu Bekirin bir başarısıdır 8
Sonuç:

İslam Ahlakında İtaatin önemi

Dört Halife Döneminde sırasıyla halife olan Hz Ebu Bekir, Hz ömer, Hz Osman ve Hz Ali, Peygamber Efendimiz (sav)in yolunu izlemiş, Kuran ahlakının hakim olduğu adil düzeni daha geniş bir coğrafyaya yayarak devam ettirmişlerdir Bu dönemin ilk halifesi olan ve yazımızda üstün özelliklerini ana hatlarıyla aktardığımız Hz Ebu Bekir, güçlü imanı, mütevazı ahlakı, askeri dehası ve üstün devlet adamı vasfıyla İslam Birliğini muhafaza etmiş ve kendisinden sonra gelen kutlu halifelere güçlü bir devlet bırakmıştır
şüphesiz Hz Ebu Bekirin Rabbimizin kendisine nasip ettiği halifelik görevi boyunca bu denli başarılı olmasının tek nedeni Yüce Allaha olan derin imanı ve Peygamber Efendimiz (sav)e ve sünnetlerine olan bağlılığıdır Kuran ahlakında itaatin önemi bir ayette şöyle bildirilmiştir:

Kim Resule itaat ederse, gerçekte Allaha itaat etmiş olur Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine koruyucu göndermedik (Nisa Suresi, 80)

İslam tarihinin en önemli olaylarından biri olan hicrette, İslami kaynaklara göre, Peygamberimiz (sav) ile birlikte Medineye giden Hz Ebu Bekir, İslamiyeti kabul eden ilk müminlerdendir Hz Ebu Bekir, ömrü boyunca İslam ahlakının güzel bir temsilcisi ve Peygamberimiz (sav)in yakın dostu olmuştur İslam tarihinde Dört Halife Dönemi olarak adlandırılan dönemin ilk halifesi olan Hz Ebu Bekir merhametli, kararlı ve adil yönetim anlayışının yanı sıra her koşulda sergilediği İslam ahlakı ile kendisine üstün başarılar nasip olmuş örnek bir Müslümandır

mumsema.com
 
Üst