• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

Hala Böyle Aşklar Var..!

Leyla-Mecnun, Ferhat-Şirin, Kerem-Aslı... Günü birlik ilişkilere dönen ilişkiler için eski aşklar masallarda kaldı. Ama Kastamonu'da dinleyeni hayret ettiren 50 yıllık bir aşk hikayesi yaşandı.

Kastamonulu Abdullah Çorbacı (71) ile Trabzonlu Fatma Toprak’ın (84) 50 yıllık aşk hikáyeleri evlilikle noktalandı. Geçen hafta Kastamonu’nun Hanönü Belediye Düğün Salonu’nda evlenen çiftin serüveni duyanları hayrete düşürüyor.

Kastamonu’nun Hanönü İlçesi’ne bağlı Bölükyazı Köyü’nde yaşayan Abdullah Çorbacı, yaşadığı 50 yılın hikáyesini anlattı.

Abdullah Çorbacı, 1955 yılında İstanbul’a gidiyor ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde hemşire olan Fatma Toprak’la tanışıyor. İki genç insan, birbirlerini görür görmez etkileniyor ve bu etkilenme zamanla aşka dönüşüyor. Çorbacı, bu ilk yıllarını şu sözlerle anlatıyor:

‘Ben Fatma Hanım’ı tanıdığımda 21 yaşındaydım. O benden 13 yaş büyüktü. O tarihlerde eşinden yeni boşanmış olan Fatma Hanım’la evlenmek istiyordum. Birbirimizin adreslerimizi verdikten sonra ben köyüme döndüm. Ve mektuplaşmaya başladık.’

Çorbacı, ‘Aramızdaki yaş farkı ve benim köydeki çevrem evlenmemizi engelledi’ dedikten sonra şöyle devam ediyor: ‘Fatma ile her fırsatta mektuplaşıp birbirimize olan özlemimizi dile getirdik. Bir süre sonra evlenmemi istedi. Hatta düğünüm için para gönderdi. Ben de onun rızası ile onun adını taşıyan bir akrabamla evlendim.’

Yıllarca sevdiği kadının fotoğraflarıyla özlem giderdiğini ifade eden Çorbacı, ‘Fatma Hanım sürpriz bir kararla emekli oldu ve bana yakın olmak için İstanbul’dan Kastamonu’ya gelerek köyümden bir ev satın aldı. Çiftçilikle geçimimi sağlıyordum. Sıkıntı çektiğim günlerde traktör almama bile yardımcı oldu. Geçtiğimiz ay eşim vefat edince beni 50 yıl boyunca sabırla bekleyen Fatma Hanım’a evlenme teklif ettim. O da kabul etti’ diyerek yaşadığı mutluluğu ifade etti.
 
Bir hikayede ben yazayım CANSELİ.
Kızın biri aşık olmuş bir delikanlıya,Delikanlıda ona karşı boş değilmiş.Buluşup geziyorlar,güzel günlerin hayalini kuruyorlarmış.Gel zaman git zaman delikanlı evlilik teklifinde bulunmuş genç kıza.Kız çok sevinmiş.Koşarak annesine isteyeceklerini haber vermiş.
Annesi;_Kızım seviyormusun sen onu diye sormuş.
Kız;_Evet hemde çok, demiş.Anne de kızına sarılarak
-peki o seni seviyormu ?diye sorumuş.Kızda kendinden emin bir şekilde
-tabikii seviyor anne yoksa beni istermi ? diye cevap vermiş.
Anne-Nerden anladın sevdiğini ? kızım
Kız;-göğsüne yaslanınca kalbi tık tık diye atıyor anne
Anne-Ahhhhhhhh kızım ah bende babanın göğsüne yattığımda kalbi tık tık ediyordu,ama evlenince anladım ki cep saati imiş o tık tık eden demiş.
Sevgisi saf,niyeti iyi,kalbi temiz insanlarla karşılaştırsın mevlam kullarını.(Tabiki bu duam bunu hak eden genç kız ve erkeklere)
 
Üst