Atatürk'ün Din Hakkındaki Sansürlenen Yazısı

Atatürk’ün Din Hakkındaki Sansürlenen Yazısı​

Bu yazıyı Atatürk kendi kalemiyle , Medeni Bilgiler kitabında -okullarda okutulması için- ele almıştır.
Ancak yazı , TDK tarafından sansürlenerek okullarda okutulmamıştır.
Bu yazıdan önce şunu eklemekte fayda var.
”Atatürk’ü kullanarak Atatürk yanlılarını kendi düşüncelerine çekmek istiyorlar.” gibisinden bir düşünce kesinlikle akıllarda oluşmasın.
Burda önemli olan Atatürk’ün müslüman olup olmadığının tartışılması değil , düşünceleridir.
Bu yazıyı herhangi bir kişinin -Ali Mehmed Hüseyin v.s.- yazdığını farzederek de okuyabilirsiniz.
Ve akıllarda “Acaba bu yazı gerçekten Atatürk’ün mü?” gibisinden soru işaretleri kalmasın.
Can Dündar da bu konuyu köşeyazısında ele almıştır.
candundar.com.tr adresinden okuyabilirsiniz. )

Medeni Bilgiler sayfa: 364,365,366,367,368,369,370,402,403 – Kemal Atatürk

“Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi.
Arapların dinini kabul ettikten sonra, bu din, ne Arapların, ne aynı dinde bulunan Acemlerin ve ne de Mısırlıların vesairenin Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi.
Bilâkis, Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. Bu pek tabii idi.
Çünkü, Muhammedin kurduğu dinin gayesi, bütün milliyetlerin fevkinde, şamil bir Arap milliyeti siyasetine müncer oluyordu.

Bu Arap fikri, ümmet kelimesi ile ifade olundu.
Muhammedin dinini kabul edenler, kendilerini unutmaya, hayatlarını Allah kelimesinin, her yerde yükseltilmesine hasretmeye mecburdurlar.
Bununla beraber, Allaha kendi milli lisanlarında değil, Allahın Arap kavmine gönderdiği Arapça kitapla ibadet ve münacatta bulunacaktı.
Arapça öğrenmedikçe, Allaha ne dediğini bilmeyecekti.
Bu vaziyet karşısında Türk milleti birçok asırlar, ne yaptığını bilmeksizin, adeta bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kuranı ezberlemekten beyni sulanmış, hafızlara döndüler.
Başlarına geçebilmiş olan haris serdarlar, Türk milletince karışık, cahil hocalar ağzıyla, ateş ve azap ile müdhiş bir muamma halinde kalan, dini, hırs ve siyasetlerine alet ittihaz ettiler.
Bir taraftan Arapları zorla emirleri altına aldılar, bir taraftan Avrupada Allah kelimesinin ilâhî parolası altında Hıristiyan milliyetleriylerine ilişmeyi düşünmediler.
Ne onları ümmet yaptılar ne de onlarla birleşerek bir kuvvetli millet yaptılar.
Mısırda, belirsiz bir adamı halifedir diye yok ettiler, hırkasıdır diye bir palaspareyi, hilafet alameti ve imtiyazı olarak altın sandıklara koydular, halife oldular.
Gâh şarka, cenuba, gâh garb veya her tarafa birden saldıra saldıra, Türk milletinin Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlarını, benliğini unutturacak Allahla mutevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular.
Milli duyguyu boğan, fani dünyaya kıymet vermeyen, sefaletler, zaruretler, felaketler his olunmaya başlayınca, asıl hakiki saadete öldükten sonra ahirette kavuşacağını vat ve temin eden dini akide ve dini his, millet uyandığı zaman onun şu acı hakikati görmesine mani olamadı.
Bu feci manzara karşısında kalanlara, kendilerinden evvel ölenlerin ahiretteki saadetlerini düşünerek veya bir an evvel ölüm niyaz ederek ahiret hayatına kavuşmak telkin eden dini hissi; dünyanın acısı duyulan tokatıyla derhal, Türk milletinin vicdanındaki çadırını yıktı, davetlileri, Türk düşmanları olan Arap çöllerine gitti.
Türk vicdanı umumisi, derhal, yüzlerce asırlık kudret ve küşayişiyle, büyük heyecanlarla çarpıyordu.
Ne oldu? Türkün milli hissi, artık ocağında ateşlenmişti.
Artık Türk, cenneti değil, eski, hakiki büyük Türk cedlerinin mukaddes miraslarının son Türk ellerinin müdafaa ve muhafazasını düşünüyordu.
İşte dinin, din hissinin Türk milliyetinde bıraktığı hatıra…“
ateist.wordpress.com
 
Merhaba!
Efendim anlamak mı istemiyorsunuz? Meclis konuşmasının ne anlama geldiğini sordum size:"Bizim devlet idaresinde ana programımız CHP programıdır,bunun kapsadığı prensipler idarede ve siyasette bizi aydınlatıcı ana hatlardır,fakat bu prensipler gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla bir tutulmamalıdır"? neyi diretiyorsunuz hala, neden her yazdığım yazının altına yorumda bulunmak zorunda hissediyorsunuz kendinizi, sizin egolarınızı tatmin etmek için bulunmuyorum burada, gidin kendi ayarınızdakilerle kavganızı edin.
Hemen bu baslikta ki yazilara dondum ve baktim.
Efendim anlamak mı istemiyorsunuz? Meclis konuşmasının ne anlama geldiğini sordum size....

Hayir bayim sormamissiniz bana.Hatta kimseye sormamissiniz.
Sn.Sosyaliste tavsiye etmissiniz. YALAN soylemeyin deyince kiziyorsunuz.
Kizacaginiza soylemeseniz,cimbizlamasaniz.

Burda KITAPLARDAN KASTININ NELER OLDUGUNU Sn.ataturk daha sonra anlatiyor.
Dinciligi Cumhiriyette yasakliyor.Tekke ve zaviyeleri kapatip
Ben Allah cc dan vahiy/ilham aldim diyerek evliyaligini ilan edenlerin
Ogretildigi yobaz merkezlerini kapatiyor.Bunlarin SAHTE oldugunuda
Kur’an’i turkcelestirerek herkesin ogrenmesini sagliyor.
Bu sözlerden benim anladığım dine mesafeli bir duruştur. Ayrıca yaşamı hakkında da az çok bilgi sahibi iseniz kalkıp da dindarlığından dem vurmanız gayet gülünç olur. Konuyu açan arkadaşın buraya taşıdığı yazılar da gerçeği yansıtır, ne bu şiddet? Tabularınızın yıkılması mı, varolan sanrılarınızın yanlışlanması mı dilinizi böyle sivrilten, pervasızca ona buna saldırmanızı sağlayan?
Sozlerden bir sey anlamak istemiyorsunuz.
Caninizin cektigini soylemek icin kullanmak istiyorsunuz.
Sn.Ataturkun DINCILIGI yikmak laik cumhuriyeti kurmasini savunmak adina
Yaptigi konusmalarin tamamini okuyun.

Sonra ben bundan sunu anladim demeyin.
Cunku sizin anlamaniza/yorumunuza birakmiyan
Bir aciklikta net hukumlu cumleleri goreceksiniz.

Sn.Ataturkun DIN-(Dincilik degil) hakkindaki yazilarinida
Ataturk ve Din basliginda yaziyoruz.Takip edin
Yine NET ACIK HUKUMLERLE BILDIRIYOR.

Once neyi okudugunuzu bir anlayin.
Iki ayri konu hakkinda yazilanlari birbirine karistirmayin.
Veya karistirmis gibi yapip kafa bulandirmaya kalkmayin.
Amacinizin nick inizle ayni oldugu acik.
Ama forumdakiler kaos cikartmanin YALANLA mumkun oldugunu zaten biliyorlar.
Bunlara kanmiyacak kadar da buyuduler.
Hala bir de utanmadan iftira diyorsunuz. Sözler,i arasındaki çelişki benim suçum mu? Atatürk'ün çelişkili ifadelerinden benim sorumlu tutulmam akıl alır gibi midir?
Yine soyluyorum celiski yok.Sizin bilgisizliginiz var.
Dinciligi elestiren bilgi yazilarinidan cimbizlama ile
Din hakinda celiskisi varmis gibi gosteriyorsun.
Komiklik takdir edilir.Ama yalana bagli cidilesmeler bulasmaz sa.
Bir bakın bakalım sizin buraya aktardığınız sözlerin tarihi nedir, sizce o konuşmaların nedeni insanları bir amaç uğruna toplamak olabilir mi, neden son meclis konuşmasında yukarıdaki sözleri tercih etmiş, bir bağlantı kurabildiniz mi? Ama kuramazsınız çünkü bu bağları kurmak için yetkin bir bilince ihtiyaç vardır.
Bakin Osmanli yari seriat idaresinden,
Laik Ve halifesiz bir Cumhuriyetin oturtulmasi adina yapilan bilgilendirme konusmalaridir.
Ve siz CIMBIZLIYARAK ortaligi karistirmak adina bilincli olarak yaziyorsunuz.

Ataturk DIN sahibidir. Konusmalari kriptolarda ve basilmis olarak mevcuttur.
Ataturk DINCI dusmanidir. Konusmalari kriptolarda ve basilmis olarak mevcuttur.

Eger derdiniz Ataturk dinciligi reddederi aciklamaksa
CIMBIZLAMADAN yazabilecek baska sozleri vardir.

Eger derdiniz Ataturk DIN sahibi degildiri yazmaksa –ki gorulen budur.
YAZACAGINIZI YALANLIYAN YUZLERCE YAZISI VARDIR!

Olunce; :seni a-teisttir diyerek kullanacaktik. Niye o sozleri yazdin!”
.....diye kendisine kizarsin.
Tabii soyliyecek halin kalirsa.....
 
Burda KITAPLARDAN KASTININ NELER OLDUGUNU Sn.ataturk daha sonra anlatiyor.

Nerde anlatıyor? Siz de bir video ekleseniz bu sözlerin ardında neler söylemiş biz de bilsek daha mantıklı olmaz mı?

Sözcükler çok açık. Hala inkar ediyorsunuz.

Ama forumdakiler kaos cikartmanin YALANLA mumkun oldugunu zaten biliyorlar.
Bunlara kanmiyacak kadar da buyuduler.

Efendim doğruyu bulma yolunda tabi ki fikirlerimiz çatışır, birbiri ile çelişir, kimi zaman kargaşa olur. Fakat ancak hakikati ilke edinmiş bir zihnin izleyeceği bir yoldur. Tabi ki ben de canımın istediği kurguya inanmak istesem bu çelişkileri de görmez bu soruları da sormazdım. Fakat bana yalancı diyemezsiniz ben size sözleri taşıyorum. Bu sözlerin anlamı açık siz de anlıyorsunuz da ezberinize ters geliyor göz ardı ediyorsunuz.

Atatürk'ün yaşamı, sözleri vs... ve siz dindardı diyorsunuz. Ne için? Canınız öyle istediği için. Sosyalistin buraya taşıdığı yazıları da inkar ediyorsunuz, ne için? Canınız öyle istediği için...

Ben Atatürk'ün ateist olduğunu iddia etmiyorum farkındaysanız, şahsi bir menfaatim de yok bunu yapmak için; çünkü sizin gibi birine saygı duymamın ölçütü onun dindarlığı değildir, asla da olamaz. Ayrıca her insanın onayladığım ve onaylamadığım fikirleri de olabilir. Beni asıl şaşırtan forum içinde amansız çabanız, Atatürk'ün dindar olduğunu ispat çalışmalarınız. Aksi sözleri son meclis konuşmasına ait. Yani tüm kargaşa bittiğinde ortaya çıkıyor. Ayrıca çok açık ki biz gökten indiği sanılan kitabın dogmaları sözü ile işaret edilen gökten inen bir kitap ve dogmalarıdır sizin bildiğiniz böyle bir kitap var mı? Burada eğer ki Atatürk dini kendi çıkarları uğruna kullanları kastetseydi eminim ki sözleri buyönde şekillenirdi.

Anlamak zor mu? Türkçe yazılar bunlar...
 
Merhaba!
Acilimci Kurt milliyetcisi uye.Artik sizle tekke dusup kel gorundugune gore
Ayip olmasin diye her cumlenize cevap vermeyi kural edinmiyecegim.
Bakalim yine ne PROPAGANDA MASALLARI VAR BAKALIM.........
Nerde anlatıyor? Siz de bir video ekleseniz bu sözlerin ardında neler söylemiş biz de bilsek daha mantıklı olmaz mı?
Bir saat 27 dak. konusmanin 33 saniyeLIK VIDEOSU.
YINE CIMBIZLAMA YINE CIMBIZLAMA...
Dedim ya cimbizliyarak Kur'an'a bile SEYTANA TAPIN emrini soyletebilirsiniz.
KOYLU KURNAZLIGINI BIRAKIN.
Efendim doğruyu bulma yolunda tabi ki fikirlerimiz çatışır, birbiri ile çelişir, kimi zaman kargaşa olur. Fakat ancak hakikati ilke edinmiş bir zihnin izleyeceği bir yoldur. Tabi ki ben de canımın istediği kurguya inanmak istesem bu çelişkileri de görmez bu soruları da sormazdım. Fakat bana yalancı diyemezsiniz ben size sözleri taşıyorum. Bu sözlerin anlamı açık siz de anlıyorsunuz da ezberinize ters geliyor göz ardı ediyorsunuz.
SOZLERIN SECILMISINI TASIYORSUN
TAMAMINI DEGIL.CIMBIZCI SENI.......
Atatürk'ün yaşamı, sözleri vs... ve siz dindardı diyorsunuz. Ne için? Canınız öyle istediği için.
CANIM ISTEDIGI ICIN OYLE MI?
BAK YINE YALAN SOYLEDIN PINOKYO.
KULAKLARIN UZAYACAK.

Al sana can istemesi.

Ey Millet, Allah birdir. Şanı büyüktür. Allahın esenliği, sevgisi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz efendimiz hazretleri, Cenabı Hak tarafından insanlara dini gerçkleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir. Temel kanunu, hepimizce bilinmektedir ki, yüce Kur'an'daki mânası açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz, son dindir. En mükemmel dindir.

Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymamış olsaydı, bununla diğer ilahi tabiat kanunarı arasında çelişki olması gerekirdi. Çünkü tüm evren kanunlarını yapan Cenabı Hak'tır. Arkadaşlar; Cenabı Peygamber çalışmasında iki yere, iki eve sahip bulunuyordu. Biri kendi evi, diğeri Allah'ın evi idi. Millet işlerini Allah'ın evinde yapardı. Hazreti Peygamber'in mübarek yolunda bulunduğumuz bu dakikada milletimize; milletimizin bugününe ve geleceğine ait hususları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde Allah'ın huzurunda bulunuyoruz. Beni buna eriştiren Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu fırsat ile büyük bir sevab kazanacağımı ümit ediyorum. Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır.

Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmasının gerekli olduğunu düşünmek yani konuşup tartışmak, danışmak için yapılmıştır. Millet işlerinde her kişinin zihnini ayrı ayrı faaliyette bulunması zorunludur. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz ve bağımsızlığımız için, özellikle egemenliğimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım. Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum. Milli amaçlar, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, milletin bütün kişilerinin arzularının, emellerinin sonuçlarından ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim. Hutbeler hakkında sorulan sorudan anlıyorum ki, bugünkü hutbelerin şekli, milletimizin duygusal fikirleri ve lisanı ile medeni ihtiyaçlarıyla uygun görülmektedir. Efendiler, hutbe demek topluma hitabetmek, yani söz söylemek demektir. Hutbenin manası budur. Hutbe denildiği zaman bundan birtakım kavram ve manalar çıkarılmamalıdır. Hutbeyi söyleyen hatiptir. Yani söz söyleyen demektir.

Biliyoruz ki, Hazreti Peygamber'in hayatta olduğu mutlu dönemlerde hutbeyi kendisi söylerdi. Gerek Peygamber Efendimiz ve gerek, dört halifenin hutbelerini okuyacak olursanız görürsünüz ki, gerek Peygamberin, gerek dört halifenin söylediği şeyler o günün sorunlarıdır, o günün askeri, idâri, mâli ve siyasi, sosyal konularıdır. İslam toplumunun çoğalması ve İslam ülkeleri gerilemeye başlayınca, Cenabı Peygamber'in ve dört halifenin hutbeyi her yerde bizzat kendilerinin söylemelerine imkân kalmadığından halka söylemek istedikleri şeyleri bildirmeye birtakım kişileri memur etmişlerdir. Bunlar herhalde en büyük ve ileri gelen kişiler idi. Onlar camilerde ve meydanlarda ortaya çıkar, halkı aydınlatmak ve doğru yolu göstermek için bir şart lâzımdı. O da milletin lideri olan kişinin halka doğruyu söylemesi, halkı dinlemesi ve halkı aldatmaması! Halkı genel durumdan haberdar etmek son derece önemlidir. Çünkü, her şey açık söylendiği zaman halkın beyni faaliyet halinde bulunacak iyi şeyleri yapacak ve milletin zararına olan şeyleri reddederek şunun veya bunun arkasından gitmeyecektir. Ancak millete ait olan işleri milletten gizli yaptılar.

Hutbelerin halkın anlayamayacağı bir lisanda olması ve onların da bugünün gereklerine ve ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, Halife ve Padişah sıfatını taşıyan despotların arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi. Hutbeden amaç halkın aydınlatılması ve ona yol gösterilmesidir, başka şey değildir. Yüz, ikiyüz, hatta bin yıl önceki hutbeleri okumak, insanları cahillik ve çağın gerisinde bırakmak demektir. Hatiplerin normal olarak halkın günlük kullandığı dil ile konuşmaları gereklidir. Geçen yıl Millet Meclisi'nde söylediğim bir nutukta demiştim ki "Minberler halkın akılları, vicdanları için bir ilim irfan kaynağı, ışık kaynağı olmuştur." Böyle olabilmek için minberlerde söylenecek sözlerin bilinmesi ve anlaşılması, ilim ve fen gerçeklerine uygun olması lazımdır. Hutbeyi verenlerin siyasi olayları, sosyal ve medeni olayları hergün izlemeleri zorunludur. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış aşılamalar yapılmış olur. Bu nedenle, hutbeler tamamen Türkçe ve günün gereklerine uygun olmalıdır. Ve olacaktır.

M.Kemal ATATURK!
 
Yaftalamadan düşünemiyorsunuz değil mi, ancak karşınızdakine bir rol biçim ona göre ezberden sözcükler seçiyorsunuz. Üzgünüm ama bu kez tutmadı, milliyetçi olmadığım gibi Kürt de değilim efendim. Kürt olduğumu belli eden ne bir ifadem ne de ima'm oldu; ama sizin bu gülünç yakıştırmanız safsatalardan örülü mantık dünyanızı su yüzüne çıkarmakta aracı oldu.

Dini ezberlemek yerine anlayınız, karşınızdaki insanı iyi tahlil edip komik duruma düşmeyiniz, böyle aleni hakaretlerle seviyenizi ortaya çıkarmış oluyorsunuz kaçınınız, din üzerinden siyaset yapıp Atatürk'ün dini ile uğraşmak yerine biraz hoşgörü, tevazu gibi dini gerekler üzerine eğiliniz.

Ben Kürt milliyetçilerine de karşıyım, Türk ırkçılarına da, sizin gibi safsatacılara ve en iyi savunma şekli saldırıdır diyenlere de.

Allah size akıl fikir versin!
 
Sevgili BaDe, zeki olmak-olmamak, dayatmaya çalışmak, itibar etmemek gibi yermeler yerine,
açtığım konudaki ifadeler, Atatürk'ün düşüncesi midir, değil midir?
Bunu araştırmanızı öneririm.

Bence de Atatürk son derece zeki insandır.
Zaten ondandır da ateistliği.:prv:
Ayrıca zeki olanlar ise okullarda okutulması istenen Medeni Bilgiler kitabındaki Atatürk'ün bu düşüncelerinin ne ifade ettiğini anlar zaten..

Sağlıcakla....

06.10.2009 tarihli yukarıdaki yorumum değerlendirilirken (profilimde) arkadaşlarımızdan birisi benim için şu ifadeyi kullanmış '' İftira ataken hiç utanmıyormusunuz?:(''

Neden böyle düşünüldüğünü merak ettim doğrusu.
Kime, nasıl bir iftira atmışım ?
Açıklama getirilirse şayet, hiç hak etmediğim bu cümleyi benim için kullanan kişinin kendisi hakkındaki güzel düşüncelerim aynen devam edecektir.
Aksi halde kendileri bilir...

Şunun da bilinmesini isterim ki formda bulunduğum zaman zarfı içerisinde ne birilerine iftira attım, ne utanılacak bir şey yaptım, ne de her hangi bir yanlışım oldu.
Ama bu gibi çirkinliklere defalarca maruz kaldım.

Yine de hepinizi sevdiğimi bilmenizi isterim..:prv:
 
'' İftira ataken hiç utanmıyormusunuz?:(''
Sayın sosyalist, arkasında duramayacağım hiç bir sözü kimseye yazmam ve söylemem.
Madem ki rahatsız oldunuz keşke adımıda yazsaydınız benim için bir sakıncası olmazdı.

Gelelim sorunuzun cevabına;

Bir insanın inançlı yada inançsız olduğunu ne siz ne de ben bilemeyiz.Bunu ancak Allah takdir edebilir.
İnançsız dediğiniz insan belki bizden daha inançlı olabilir.İnançlı dediğiniz insan ise belkide bizden
daha inançsız olabilir. Bunu değerlendirmek ne size ne de bana düşer çünkü inanç kişinin Allah'la
arasında varolan bir şeydir. Eğer ateist dediğiniz insan şu an hayatta değilse ve size cevap verecek
durumda değilse sizin yazdığınız ve söylediğiniz herşey iftira sınıfına giriyor.Çünkü ölmüş bir insan
gelip burda kendini savunamaz yada inancını savunamaz. Bu kendini savunamayn tüm insanlar
için geçerli bir durumdur. Her insan kendi söylediği sözden sorumludur. Ben sizin yaptığınızın iftira
olduğunu düşünüyorum. Hele ki inanç konusunda kimse kimsenin adına boş yere konuşup durmasın.
Allah en doğruyu bilendir ve yargılayıcı olanda O'dur. Gerçekleri ancak Allah bilir. Bir söz vardır;

''Paranın ve imanın kimde olduğu bilinmez'' diye.Atatürk üzerinden kendi ateistliğinizin reklamını yapmayın derim ben.:(
 
Sayın sosyalist, arkasında duramayacağım hiç bir sözü kimseye yazmam ve söylemem.
Madem ki rahatsız oldunuz keşke adımıda yazsaydınız benim için bir sakıncası olmazdı.

Gelelim sorunuzun cevabına;

Bir insanın inançlı yada inançsız olduğunu ne siz ne de ben bilemeyiz.Bunu ancak Allah takdir edebilir.
İnançsız dediğiniz insan belki bizden daha inançlı olabilir.İnançlı dediğiniz insan ise belkide bizden
daha inançsız olabilir. Bunu değerlendirmek ne size ne de bana düşer çünkü inanç kişinin Allah'la
arasında varolan bir şeydir. Eğer ateist dediğiniz insan şu an hayatta değilse ve size cevap verecek
durumda değilse sizin yazdığınız ve söylediğiniz herşey iftira sınıfına giriyor.Çünkü ölmüş bir insan
gelip burda kendini savunamaz yada inancını savunamaz. Bu kendini savunamayn tüm insanlar
için geçerli bir durumdur. Her insan kendi söylediği sözden sorumludur. Ben sizin yaptığınızın iftira
olduğunu düşünüyorum. Hele ki inanç konusunda kimse kimsenin adına boş yere konuşup durmasın.
Allah en doğruyu bilendir ve yargılayıcı olanda O'dur. Gerçekleri ancak Allah bilir. Bir söz vardır;

''Paranın ve imanın kimde olduğu bilinmez'' diye.Atatürk üzerinden kendi ateistliğinizin reklamını yapmayın derim ben.:(
Bence bu düşüncelerinizde doğru durmuyorsunuz..
Yani yanlış düşünüyorsunuz..
Şöyleki:
Atatürk'ün düşüncelerini değerlendirirken O'na iftira attığım sonucuna varmanız hem abartılı hem de mantıksız olmuş.
Bunu iftira olarak değerlendirmek doğru değildir.
Benim tespitlerim o yöndedir..

Neyse uzatmanın anlamı yok..
Sağlıcakla....
 
Bence bu düşüncelerinizde doğru durmuyorsunuz..
Yani yanlış düşünüyorsunuz..
Şöyleki:
Atatürk'ün düşüncelerini değerlendirirken O'na iftira attığım sonucuna varmanız hem abartılı hem de mantıksız olmuş.
Bunu iftira olarak değerlendirmek doğru değildir.
Benim tespitlerim o yöndedir..

Neyse uzatmanın anlamı yok..
Sağlıcakla....

sözlük anlamı;

iftira; Arkadan söyleme, günahına girme,dedikodu,günahını alma,söylenti,rivayet
adını lekeleme, dil uzatma,çamur sıçratma, günahını alma...

Sayın sosyalist, düşünce bana ait ve doğru yada yanlış bu bakış açısına göre değişir.
Ölen bir insanın arkasından onun hakkında yorum yapıyorsunuz. Benim düşüncem
böyle beğenmek zorunda değilsiniz. En azından ben arkanızdan yorum yapmadım.
 
sözlük anlamı;

iftira; Arkadan söyleme, günahına girme,dedikodu,günahını alma,söylenti,rivayet
adını lekeleme, dil uzatma,çamur sıçratma, günahını alma...

Sayın sosyalist, düşünce bana ait ve doğru yada yanlış bu bakış açısına göre değişir.
Ölen bir insanın arkasından onun hakkında yorum yapıyorsunuz. Benim düşüncem
böyle beğenmek zorunda değilsiniz. En azından ben arkanızdan yorum yapmadım.
Mantıklı düşünmüyorsunuz.
Topluma önderlik eden, yön veren veya bu gibi insanların düşüncesini değerlendirmek ona iftira atmak değildir.
O kişinin söylemlerini herkes farklı değerlendirebilir.
Buna ise iftira değil analiz denir..
 
Mantıklı düşünmüyorsunuz.
Topluma önderlik eden, yön veren veya bu gibi insanların düşüncesini değerlendirmek ona iftira atmak değildir.
O kişinin söylemlerini herkes farklı değerlendirebilir.
Buna ise iftira değil analiz denir..
İnsanların inançları hakkında analiz yapma hakkı bizlere verilmemiştir.
İnanç Allah'la kul arasında olur bizler bunu analiz edecek kadar bilgi sahibi değiliz.
Sadece sizin gibi kendisi ben inanmıyorum, ben ateistim diyorsa bir insan biz ancak
sizin sözünüze inanırız. Bildiğiniz gibi inanıp, inanmamak kişinin kendisini bağlar.
 
Üst