Teknik çağda Namaz Vakitleri hesabı

Sual: Teknik çağda, Güneşin ve Ayın doğuş batış saatleri saniyesine kadar hesaplanabildiğine göre, namaz vakitleri niye kesin olarak hesaplanamıyor da temkin konuyor?

CEVAP
Ayın ve Güneşin doğuşu da, batışı da yüksekliğe göre değişir. Üsküdar’da Güneş battığı halde, Çamlıca tepesinde batmamış olur. Doğuşunda da böyledir. Yüksek yerlere erken doğar, geç batar. Koca İstanbul’a tek rakam verebilmek için, en yüksek yerler esas alınır. Güneşin doğuşunda da, batışında da, az da olsa bir temkin olur.

Namaz vakitleri, Güneşin doğuşu ve batışı gibi net çizgiyle ayrılmış değildir. Ümmete rahmet olması için esneklik bırakılmıştır.

Sabah namazının giriş vakti, farklı ictihadlarla bildirilmiştir. Bunun için imsak vakti için temkin vakti konmuştur. Güneşin doğmasına şu kadar saat kala namaz başlar diye kesin bir şey bildirilmemiştir. Onun için kesin bir rakam söylenemez. Yaklaşık olarak söylenir.

Öğleyin zeval vakti Güneş tam tepedeyken namaz kılınmaz diye bildirilmiş. Güneş tam tepeye beş dakika kala veya beş dakika geçinceye kadar namaz kılınmaz diye kesin bir rakam verilmemiştir. Bunun için Güneşin tepede olmasına on dakika kala ve tepede olmasını on dakika geçe, temkin vakti konmuştur.

İkindi vakti için de kesin bir rakam söylenmemiş, farklı ictihadlarda bulunulmuştur.

Yatsının vakti de ikindi gibidir. Akşam namazından şu kadar saat sonra kılınır denmemiş ve mecburen temkin vakti konmuştur. Teknik çağda da olsa kesin bir rakam söylenemez. Temkinli olarak söylenince ihtiyatlı olarak halledilmiş olur.

Kaynak : Dinimiz İslam

İstesin
Derde düşen Huda’dan
Derde derman istesin!
Girip bâb-ı atâdan,
Lütf-ü ihsan istesin!

Olmuşsa, yüzü kara,
Batmış ise günaha,
El açıp Kibriya’ya,
Aff-u gufran istesin!

Hak yolda bulunmaya,
Karar versin uymaya,
Rızaya kavuşmaya,
Ondan imkân istesin!

İslâm’ın deryasına,
Dalan dalgıç olup da,
Denizden her dalışta,
İnci, mercan istesin!

Çıksın er aramaya,
Döksün derdini ona,
Hâlini anlatmaya,
Ehl-i irfan istesin!

Cebir, fizik ve kimya,
Bunları çözemez ya,
Ledünnî ilmi bilen,
Kâmil insan istesin![/I]

Kelimeler:
Huda: İlah
Bâb-ı atâ: İhsan kapısı
Kibriya: Büyüklük sahibi olan
Allahü teâlâ
Aff-u gufran: Af ve mağfiret
Ehl-i irfan: İrfan sahibi,
Allah’ı tanıyan
Ledünnî ilim: Bâtın ilmi
 
Üst