Adolf Hitler kimdir?

Tarihe damga vurmuş bir adam Adolf Hitler, kimdir?​

Pek onaylamasakda tarihin kan dökülmeden yazıldığı görülmüşmü?

Adolf Hitler, 20 Nisan 1889 yılında Almanların yoğunlukta olduğu Yukarı Avusturya'nın Braunau kasabasında doğdu. Bir gümrük memuru olan Alois Hitler (1837–1903) ve Klara Poelzl (1860-1907) 'ün beş çocuğundan üçüncüsüdür. İlk tahsilini doğduğu kasabada yaptı. Orta tahsiline Linz şehrinde başladı. O sıralarda, ilerde memur olmasını isteyen babasıyla zıtlaşıyor, ileride ressam olmak istediğini söylüyordu. Sevmediği dersleri asıyor, hiç ilgilenmiyordu (ileride öğretmenlerini çok sert biçimde eleştirmiş, sadece tarih öğretmenini çok sevdiğini ve ona çok şey borçlu olduğunu belirtmiştir).

On üç yaşında tüberkülozdan babasını kaybetti. Daha sonra ağır bir ciğer hastalığı geçirmiş, bir yıl kadar okuldan ayrı kalmış, sonrada maddi sorunlar nedeniyle okula geri dönememiştir. Annesine bakma sorumluluğuyla inşaatta işçi olarak çalışmaya başladı. Gençliğinde kazandığı küçük miktarda paranın önemli bir kısmını kitaplara ayırıyordu. İçindeki anti-semitizim(yahudi düşmalığı) ise o zamanlar başlamıştır. İlk başlarda bu fikre karşı çıksada yahudilerin birbirlerini kültür, sanat, politika, iş hayatı gibi bütün alanlarda kayırdıklarını anlayınca yahudileri sevmemeye başlamştır. Kendisi bu konuyu şöyle der: "Ne zaman bir tiyatro gösterisi, bir müzik abartılsa yahudi yapımı bir şey olduğunu görüyordum. Bunu abartanlarda yahudilerdi. Bir çok alanı ele geçirdikleri için tüm alanlarda birbirlerini kayırıyorlardı. Güzel bir alman yapıtı 10 üzerinden 5 alamazken yahudi yapıtları 10 alıyordu. Bu yüzden bir anti-semitist olmaya karar verdim."

Babasız ve parasız zor yaşam şartlarının üstüne bir de on dokuz yaşına geldiği 1907 yılında annesini kaybetti. Annesiyle hep ayrı bir bağ olduğundan söz eder ve o öldüğünde babası ölümünden daha fazla üzüldüğünü anlatır.

Ressam olma ümidiyle Viyana Güzel Sanatlar Akademisi sınavına girdi ancak başarısız oldu. Bir süre, yapıp sattığı resimlerden kazandığı parayla, sefalet içinde yaşadı. 1912'de Viyana'dan Münih'e geldi.

1914'de I. Dünya Savaşı çıkınca Hitler, Bavyera ordusuna gönüllü olarak girdi. Alman mağlubiyetinden sonra Hitler, arkadaşı mühendis Feder ve altı kişi tarafından kurulmuş olan Alman İşçi Partisi isimli gizli bir fırkaya katıldı ve kısa sürede bu fırkanın reisi oldu. Fırkanın adını NSDAP (Nationalsozialistische Deutsche Arbeiter Partei/ Nasyonal Sosyalist Alman İşçi Partisi) olarak değiştirdi ve nüfuzunu arttırdı. Taraftarlarına kısaca "Nazi" ismi verildi. Kendisine de, taraftarları, rehber anlamına gelen "Führer" lakabını verdiler. Parti 25 maddelik bir program hazırladı. Bu programın ilk maddesi Almanya'yı Versay'ın zilletinden kurtarmak idi. Alman vatandaşlığının yalnız Alman kanını taşıyanlara hasredilmesi lazım geleceği programın temel maddelerindendi. Aynı zamanda büyük sermayeyi devleştirmek de yine programın esaslarından birini teşkil eder. Völkischer Beobachter adlı gazeteyi yandaşları çıkarıyordu. Josef Goebbels bu gazetenin tamamen parti bülteni halini almasını sağladı. Gazetede partisinin fikirlerini açıklayan makaleler yayınladı.

Adolf Hitle Siyasi Kariyeri​

1924'de Münih'ten hükümeti devirmek için teşebbüslerde (Birahane Darbesi) bulundu fakat başarılı olamadı. Bunun üzerine 10 ay hapse mahkum edildi ve bu zaman içinde "Mein Kampf" (Kavgam) isimli bir kitapta fikirlerini yazdı. Bu kitap, partinin bundan sonraki faaliyetlerine yön verdi. 1924 ve 1929 yılları arasında partisi başarısız oldu. Ancak Dünya Ekonomik Krizinden sonra daha fazla oy kazanabildi (1929). 1930 seçimlerinde yüzde 18 oy ile SPD'den sonra ikinci büyük parti oldu. Hitler'in oyları Katoliklerden daha fazla Protestanlardan, şehirlerden daha fazla kırsal bölge ve kasabalardan, işçilerden daha fazla orta ve üst kesimden geldi.

1932 yılında yapılan üçüncü genel seçim, 31 Temmuz tarihlidir. Seçim sonuçlarından yine parlamentoda çoğunluğu sağlayabilen bir parti çıkmamıştır. Toplam oyların yüzde 37’sini alan Nazi partisi, parlamentoda çoğunluğu sağlayamamakla birlikte en çok sandalye sayısına sahip partiydi.

1933 yılının Ocak ayında, Komünistlerin bir genel grevle tüm ekonomiyi işlemez hale getirerek bir “devrimci durum” yaratacakları ya da ülkede içsavaş çıkacağı konusundaki endişeler o derece derinleşmişti ki, Cumhurbaşkanı Paul von Hindenburg Hitler’i, Katolik Merkez Parti’yle bir koalisyon kurarak istikrarlı bir hükümet kuracağı umuduyla başbakan atamıştır.

Ancak Katolik Merkez Parti’yle bir anlaşma sağlanamadı. Milliyetçi Parti’nin de desteğini alan Hitler, ülkeyi yeniden bir genel seçime götürmüştür.

Hükümette olmak dolayısıyla devletin tüm olanaklarını kullanan bir seçim kampanyası yürütülmüştür. Öte yandan Hitler, hiçbir şekilde ulusalcı bir sosyalist olmadığını, gerçekte ne olduğunu çok net bir şekilde, gereken yerlere anlatabilmişti. Bu seçim kampanyası sırasında endüstri ve finans-sigorta devlerinden büyük miktarda mali destek sağladılar.

27 Şubat 1933 akşamı Reichstag’ta bir yangın çıkmıştır. Büyük ihtimalle Nazi partisi tarafından yapılmıştır. Soruşturma kısa sürede polisi Marinus van der Lubbe adından yarı-deli bir komüniste götürdü. Yangını çıkaranın kendisi olduğunu itiraf etti.

Ertesi gün, Hitler Hindenburg’a, anayasanın kişi hak ve özgürlükleriyle ilgili maddelerini ortadan kaldıran bir kararname imzalattı. İzleyen günlerde Nazi partisi ve Milliyetçiler dışındaki tüm partilerin yayınları ve seçim çalışmaları durduruldu.

5 Mart 1933 günü yapılan seçimlerde Nazi partisinin oyları yüzde 44 düzeyine çıkmıştır. Milliyetçi partilerin oyları düşmüş olmakla birlikte parlamentoda çoğunluk sağlanabiliyordu.

Seçimlerin hemen ertesinde parlamentodan bir “yetki kanunu” çıkartıldı. Bu kanun, Reichstag’ın tüm yetkilerini dört yıl süre ile kabineye devrediyor, ve çalışmalarına bu süre için ara veriyordu.

Ancak böyle bir kanun için parlamentoda üçte iki çoğunluk kararı gerekmektedir. Bu çoğunluk kararının nasıl sağlandığı Nürnberg Mahkemeleri tutanaklarına da geçmiştir. Oylamanın yapılacağı gün parlamento SA tarafından kuşatılmış, bazı Sosyal Demokrat parlamenterler içeri alınmamıştır. Zaten 81 komünis parlamenter de seçimlerden önce göz altına alınmıştı.

23 Mart 1933 günkü parlamento oturumunda “Halkta ve Almanya’daki Sıkıntının Kaldırılmasına Dair Kanun (Gesetz zur Behebung der Not von Volk und Reicht) adındaki yetki tasarısı kabul edilmiştir.

Bu kararnameyle yürütme ve yasama erklerini eline almıştır. Hemen ardından diğer partileri yasakladı. Büyük bir propaganda faaliyeti yürüterek ve olağanüstü hitabet ve ikna kabiliyetini kullanarak bütün Alman halkını Nazi bayrağı altında birleştirdi. Kendisini, Almanların yanılmaz büyük lideri ilan etti ve halkı da buna inandırdı. Bundan sonra Alman halkı ölümüne kadar Hitler'in peşinden körü körüne gitmiştir.

Halka, ülkeyi içinde bulunduğu durumdan kurtaracağına söz verdi ve bu yolda çalışmalarına başladı. Almanya'da aşırı artış gösteren işsizliği savaş hazırlığı için kullanarak, iş sahası oluşturdu. Ülke genelinde büyük otobanlar inşa ettirdi.

Ülkedeki bütün aksaklıkların nedeni olarak Yahudileri ve çingeneler gibi bazı azınlıkları gösteriyor, Alman ırkının üstün ırk olduğunu söylüyordu. Bütün bir Alman halkını da bunlara inandırmayı başardı ve tarihin en büyük soykırım faaliyetine girişti. Bütün Yahudileri toplama kamplarında topladı. Çalışabilecek durumda olanlar ayrıldıktan sonra diğerleri gaz odalarında öldürülüp, fırınlarda yakıldılar. (Bu faaliyetler sadece Almanya'da değil, daha sonra işgal edilen bütün ülkelerde de gerçekleştirildi. Bu şekilde tüm Avrupa'da yaklaşık olarak 5.5 milyon Yahudi ve yarım milyon çingene öldürüldü.) Alman ırkını iyileştirmek adına, binlerce zihinsel engelli insan da hastanelerde, verilen gizli emirlerle öldürülmüştür.

Hitler, tüm Almanca konuşan insanları bir çatı altında toplamak istiyordu (Avusturya ile Almanya sınırında bulunan bir kasabada doğması bunun nedenlerinden biri olarak gösterilir). Bu amaçla önce Avusturya'yı, daha sonra Çekoslavakya ve Polonya'yı Sovyetlerle beraber işgal etti. Bu işgaller, İkinci Dünya Savaşı'nı başlatan kıvılcım oldu. Batı Avrupa ülkelerini ve Rusya'yı(ne kadar Polonya'yı paylaşsalarda aralarındaki savaşın kaçınılmaz olduğunu iki tarafta biliyordu. İkisininde istekleri çakışıyordu) karşısına aldı. Bu cephe genişliği II. Dünya Savaşı'nın sonucunu belirleyen en önemli etken oldu daha sonradan Amerika Birleşik Devletleri'nin de savaşa dahil olması yenilgiyi hazırladı.

Bir süre, neredeyse bütün Avrupa'yı elinde tutması bunuda 1.Dünya Savaşı'ndan yenilgi ve büyük tazminatlarla ayrılmış, 1929 Büyük Buhramı'yla tamamen sıfırlanmış bir devleti beş yıl içerisinde bir süper güce çevirip bütün dünya'ya kafa tutması, savaş planlarını generallerine bırakmadan kendisinin yapması, kendi savunduğu ve haklı olduğu fikirler nedeniyle Yahudileri öldürmesi onun bir askeri, ekonomik ve siyasi bir deha olduğu gerçeğini ortaya koyar. Yıllarca batı toplumu onlarda açtığı yara nedeniyle Hitler'in iyi yönlerini saklayıp sadece Yahudileri öldüren bir manyak olarak göstermiştir. Onun Almanya'sının 5 yılda ulaştığı sınırlara daha önce Avrupa'da bir Roma İmparatorluğu yüzyıllarda ulaşmıştır. Birde Napolyon Bonaparte(Hitler'le bir çok ortak yönü vardır ve ne kadar Hitler öyle bir şey söylemesede Napolyon'dan etkilendiği öne sürülür) 20 yılda ulaşmıştır ama onun da yıllarca kazandığı savaşlar, kazandığı topraklar unutulup kaybettiği tek savaş yüzünden tahttan indirilmiş, kin ve nefretle küçük bir adaya sürgüne yollanmıştır. Fransa'da heykelinin dikilmesi, bütün Dünya tarafından imrenilcek bir lider haline gelmesi yüz yıllar almıştır. Belki şimdi adı anılmayan Adolf Hitler yüzyıl sonra Almanya'da heykeli dikilecektir ama şu anda tüm dünya tarafından ABD'nın Japonya'ya atom bombalaları attığı bir dönemde Yahudileri öldürdüğü için nefret edilmektedir.

Savaş sonucunda Almanya'nın yenilgisini gören Adolf Hitler ümitsizliğin iyice artması üzerine 29 Nisan 1945'te Berlin'de karısı Eva Braun'la birlikte aynı anda siyanür hapı içip, önce Eva Braun'u sonrada kendisini bir silah vasıtasıyla vurarak intihar etti. Kendi isteğiyle Führerbunker bahçesinde benzinle cesetleri yakılmıştır. Hitler'in bunu istemesinin sebebinin Sovyet ordusu tarafından yakalanıp teşhir edilmek istememesi olduğu iddia edilmektedir. Tüm bu 'resmi' hikayeye rağmen Hitler'in sonuyla ilgili çeşitli iddialar 'komplo teorileri' seviyesinde de olsa hala tartışılmaktadır.

Hitler ölmeden önce ikili vasiyetnamesini yazdırmıştır: Siyasi ve Özel Vasiyetname. Hitler'in siyasi vasiyetnamesi bir hınç çığlığıdır. Ona göre; Almanya bütün milletler için bir zehir gibi tehlikeli olan Yahudileri ve Bolşevizm'i kovalamaktan asla vazgeçmemelidir. Almanya'nın geleceğini tartışmasız bu olgu belirleyecektir. Hitler, savaşa girmekte haklı olduğunu savunuyor ve yenilgiden korkak yalancı generalleri sorumlu tutuyordu. Özel Vasiyetinde ise, tüm hayatı boyunca topladığı sanat eserleriyle doğduğu şehir olan Linz'de bir müze kurulmasını istedi. Tüm şahsi mallarını partiye eğer parti kalmamışsa devlete bıraktığını söylüyordu.

İç politikadaki uygulamalar

Hitler'in iktidara geldiği 1933 yılını izleyen yıllardaki Alman ekonomisinde gözlenen gelişmeler, çoğu kez Hitler'in olağanüstü başarısı olarak kabul edilir. Hitler'in iktidarın tüm kontrolünü ele geçirmesinin hemen ardından tüm sendikalar kapatılmış, tüm çalışanlar bir "işçi birliği" çatısı altında toplanmış, işçi aidatları, genel bütçeye aktarılmıştır. Ücret artışları ve bunun sonucu olan grev olasılığının kalktığı ekonomide, doğal olarak bir istihdam artışı yaşanmıştır. İşgücü maliyetinin düşmesi ve "iş dünyasındaki barış ve istikrar", işgücü talebini artırmıştır. Teknolojik ve askeri alanlarda büyük yatırımlar yapmıştır.
 
Adolf hitler düzgün şeyler yapmasada Onun bazı konulardaki düşüncelerini ve azimine hayranım... Düşmanım olsun onun gibi olsun.
Şu yönden bakarsak Yahudiler lanetlenmiş bir toplum ve Hitler'de Yahudi soykırımı yapmış bir nevi gayriahir görev yapmış...
 
Adolf hitler düzgün şeyler yapmasada Onun bazı konulardaki düşüncelerini ve azimine hayranım... Düşmanım olsun onun gibi olsun.
Şu yönden bakarsak Yahudiler lanetlenmiş bir toplum ve Hitler'de Yahudi soykırımı yapmış bir nevi gayriahir görev yapmış...
doğru telaffuz etmişsin bencede bu adam her zaman ülkesinin onuru ve geleceği için mücadele etti.bu adam ülkesine duyduğu sadakat hala konuşulmaktadır önemli olan iyi veya kötü tarihin tozlu yapraklarına girebilmektir.unutmayalımki tarih tekerrürden ibarettir.şu anda hitlerin misyonunu daha kanlı ve adaletsiz bir şekilde abd ve yahudiler sürdürmekte Hitler gibi bir adam bugün olsaydı ne Amerika ne Yahudiler bu güce sahip olamıycaktılar.Hitler bir çok kişi tarafından sevilmesede tarihin en büyük vatansever ve Milliyetçisidir.adam o kadar açık görüşlüki Yahudilerin daha o zamandan dünyanın dengelerini altüst etmeye çalışan alt bir tabaka olduğunu görmüştür.şu anda bile Amerika nüfusunun yüzde 20si Yahudilerden oluşmaktadır.yahudiler bu gün bile sahip oldukları maddi güç ile dünya ekonomisine hem zarar vermekte hemde batı ittifakının savaş bütçesini temin etmektedir.Hitler ise nazi döneminde Yahudilerin tüm malvarlıklarına el ko***** kendi ulusuna aktarmıştır.unutmayalımki dünyanın başına bela olan amerika,ingiltere,fransa,rusya 2. dünya savaşında kalleşçe almanyanın üstüne hep beraber saldırdılar bende hayranlık uyandıran olay ise Hitlerin 4 koldan uğradığı savaşa rağmen yıllarca direnmesi ve mücadelesidir.şu anda bile dünyadaki ülkeler arasında amerika,ingiltere terörcü uslubunu sürdürmekte,fransa ise politikaları ile kin kusmaktadır.almanya ise ekonomik dertlerle uğraşmaktadır.hitlerin en büyük müttefiği ise bizlerdik ne kadar onaylamasaktaki unutmayalım 1950 lere kadar kullandığımız tüm askeri tehçizatlarımız(çanakkale dahil)alman mühendisliği üretimi olup dönemin en yiksek teknolojisiydi.hitler teknolojiye o kadar önem veriyorduki en önemli buluşlara onun mühendisleri imza atmıştır.ilk jet motorunu bulan,ilk katı yakıtlı roketi bulan,ilk sıvı yakıtlı roketi bulan geliştiren ordu hitlerindirki yine unutmayalım uzaya çıkmakla övünen Amerika hitler savaşı kaybettikten sonra onun mühendislerini savaş esiri alarak kendi uzay programını başlatmıştır,Wernher von Braun adlı alman mühendis amerikanın yapmış olduğu ilk uydular ve insanlı uçuş aracı olan apollonun yaratıcısıdır.
 
Üst