• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

Abdullah Cevdet kimdir?

Abdullah Cevdet kimdir?​

Abdullah Cevdet: Türk pozitivizminin önderlerinden sayılan Abdullah Cevdet, İttihat Terakki'nin kurucularından olan mason İbrahim Temo'nun görüşlerinden etkilendi.Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularındandır.25 sene boyunca aralıksız olarak yayınlanacak İçtihat dergisi aracılığıyla İslam'a ve Hz. Muhammed'e sürekli sözlü saldırılar ve iftiralar içeren yazılar yayınladı. Abdülhamid'i eleştiren yazılar yazdığı için Avrupa'ya kaçmışken, orada da jöntürkleri patişaha jurnallemekten geri kalmaz.( Nationaliti Americana).Aklı selim adlı eserinden :"Mabudumuz (İlahımız) fazilettir. Amali fazilet ise hürriyetsiz mümkün değildir. Hürriyetlerin akdem ve akdesi fikir ve vicdan hürriyetidir. Bu tercümenin mevzuu bir ubudiyet ve ibadettir; hürriyet ilahına bir ubuduyet ve ibadettir."1 Mart 1922 tarihli dergisindeki yazısından:"Bahailik bir din-i merhamet ve muhabbettir...Cihanı ısıtmak için Bahaullahın ruhundaki muazzam yangın lazımdır."Sağlık Umum Müdürlüğü'ne getirilir.Kadınlara ilk kez genelev vesikası verilmesi uygulamasını başlatır.İngiliz Muhibler Cemiyetini kurdu. Ayrıca İngilizlerle işbirliği yapan Kürdistan Teali Cemiyetinde de önemli roller aldı.Abdullah Cevdet'in, "Bu milleti adam etmek için Batı'dan damızlık erkek gerekir" sözü meşhurdur.Latin harflerinin kabul edilmesini savunarak, arap harflerinin içtimaî geriliğimizin bir nedeni olduğunu öne sürdü.Bir diğer meşhur sözü : "kafası muhit'i 16 pus olmayan adamlar ahmak olurlar, dimagın gayri tabii derecede kücüklügü nisane-i eblehiyet'tir".Nihat genç tarafından, itilaf devletlerinin çanakkale boğazını muhasara etmesi ve genel olarak çanakkale savaşı ile ilgili olarak "medeniyet kapımıza kadar geldi, biz geri teptik" yorumu yaptığı nakledilen şahıs bu kişidir.Zamanın modasına uyar ve Darwinizmden hareketle biyolojik materiyalizmi savunur.(Tanzimattan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi, c.2, sf.368) Süleyman nazif bir gün bab-ı âli yokusunda bir tanıdıgına rastlar, ona nereye gittigini sorar. tanıdıgı: abdullah cevdete çıkıyorum, diye cevap verir. Süleyman nazif bu cevap üzerine tanıdıgına kızar: abdullah cevdete çıkılmaz, inilir; çünkü o yüksek degil, alçak biridir!Zekeriye sertelin abdullah cevdet'li ilgili anlattığı bölüm:"(gizli örgüt kurmak için) beş-on arkadaş, ilk toplantıyı bizim evde yaptık.abdullah cevdet ateist idi...abdullah cevdet bizi toplantı halinde buldu.yirmi dört saat sonra hepimiz ingiliz polisi tarafından tutulup 'bekirağa bölüğü'ne atıldık.belli ki, mütareke'de ingiltere'nin ajanlığını kabul etmek alçaklığına düşen ve ingilizler tarafından himaye edilen abdullah cevdet, efendilerine yaranmak için bu toplantıyı haber vermişti. ..'bekirağa bölüğü'nden kurtulup eve döndüğüm zaman kendisiyle merdivenlerde karşılaştım. sanki hiçbir şey olmamış gibi beni güler yüzle selâmlamak istedi. yüzüne tükürdüm:yaptığın alçaklıktan utan dedim.fakat onda utancak yüz yoktu. meşhur türk edibi süleyman nazif onun için, yüzünün çopurluğunu ima ederek, 'cenabı hak hayayı onun yüzünden tırnakla kazımıştır,' demişti. kendisini savunmaya bile lüzum görmeden çekilip gitti. çünkü suçu meydandaydı." (zekeriya sertel, hatırladıklarım, 5. bs., 2001, s. 75-76.) Ömrünün sonuna doğru tamamen yalnız kalan Abdullah Cevdet 29 Kasım 1932'de öldü.tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı 'dan :Abdullah Cevdet Allah'a inanmadığını söylüyordu. İslam harflerinin şiddetle aleyhinde bulunuyordu. Dini değerlerin çoğuna karşı olduğunu yazıp söylüyordu. İşte bu adam ölünce cenazesi Ayasofya Camii'ne getirildi. Öylece musalla taşında duruyordu. Hocalar da namaz kıldırmaya yanaşmıyorlardı. Bunun üzerine cenaze, belediyenin bir arabasına konularak götürüldü (15 Kasım 1983, Yeni Nesil)
kaynak:islamustundur.com
 
Abdullah Cevdet: Türk pozitivizminin önderlerinden sayılan Abdullah Cevdet, İttihat Terakki'nin kurucularından olan mason İbrahim Temo'nun görüşlerinden etkilendi.Jön Türkler hareketlerini başlatanlardan ve İttihad ve Terakki Cemiyetinin kurucularındandır.25 sene boyunca aralıksız olarak yayınlanacak İçtihat dergisi aracılığıyla İslam'a ve Hz. Muhammed'e sürekli sözlü saldırılar ve iftiralar içeren yazılar yayınladı. Abdülhamid'i eleştiren yazılar yazdığı için Avrupa'ya kaçmışken, orada da jöntürkleri patişaha jurnallemekten geri kalmaz.( Nationaliti Americana).Aklı selim adlı eserinden :"Mabudumuz (İlahımız) fazilettir. Amali fazilet ise hürriyetsiz mümkün değildir. Hürriyetlerin akdem ve akdesi fikir ve vicdan hürriyetidir. Bu tercümenin mevzuu bir ubudiyet ve ibadettir; hürriyet ilahına bir ubuduyet ve ibadettir."1 Mart 1922 tarihli dergisindeki yazısından:"Bahailik bir din-i merhamet ve muhabbettir...Cihanı ısıtmak için Bahaullah’ın ruhundaki muazzam yangın lazımdır."Sağlık Umum Müdürlüğü'ne getirilir.Kadınlara ilk kez genelev vesikası verilmesi uygulamasını başlatır.İngiliz Muhibler Cemiyetini kurdu. Ayrıca İngilizlerle işbirliği yapan Kürdistan Teali Cemiyetinde de önemli roller aldı.Abdullah Cevdet'in, "Bu milleti adam etmek için Batı'dan damızlık erkek gerekir" sözü meşhurdur.Latin harflerinin kabul edilmesini savunarak, arap harflerinin içtimaî geriliğimizin bir nedeni olduğunu öne sürdü.Bir diğer meşhur sözü : "kafası muhit'i 16 pus olmayan adamlar ahmak olurlar, dimagın gayri tabii derecede kücüklügü nisane-i eblehiyet'tir".Nihat genç tarafından, itilaf devletlerinin çanakkale boğazını muhasara etmesi ve genel olarak çanakkale savaşı ile ilgili olarak "medeniyet kapımıza kadar geldi, biz geri teptik" yorumu yaptığı nakledilen şahıs bu kişidir.Zamanın modasına uyar ve Darwinizmden hareketle biyolojik materiyalizmi savunur.(Tanzimattan Cumhuriyete Türkiye Ansiklopedisi, c.2, sf.368) Süleyman nazif bir gün bab-ı âli yokusunda bir tanıdıgına rastlar, ona nereye gittigini sorar. tanıdıgı: abdullah cevdet’e çıkıyorum, diye cevap verir. Süleyman nazif bu cevap üzerine tanıdıgına kızar: abdullah cevdet’e çıkılmaz, inilir; çünkü o yüksek degil, alçak biridir!Zekeriye sertelin abdullah cevdet'li ilgili anlattığı bölüm:"(gizli örgüt kurmak için) beş-on arkadaş, ilk toplantıyı bizim evde yaptık.abdullah cevdet ateist idi...abdullah cevdet bizi toplantı halinde buldu.yirmi dört saat sonra hepimiz ingiliz polisi tarafından tutulup 'bekirağa bölüğü'ne atıldık.belli ki, mütareke'de ingiltere'nin ajanlığını kabul etmek alçaklığına düşen ve ingilizler tarafından himaye edilen abdullah cevdet, efendilerine yaranmak için bu toplantıyı haber vermişti. ..'bekirağa bölüğü'nden kurtulup eve döndüğüm zaman kendisiyle merdivenlerde karşılaştım. sanki hiçbir şey olmamış gibi beni güler yüzle selâmlamak istedi. yüzüne tükürdüm:yaptığın alçaklıktan utan dedim.fakat onda utancak yüz yoktu. meşhur türk edibi süleyman nazif onun için, yüzünün çopurluğunu ima ederek, 'cenabı hak hayayı onun yüzünden tırnakla kazımıştır,' demişti. kendisini savunmaya bile lüzum görmeden çekilip gitti. çünkü suçu meydandaydı." (zekeriya sertel, hatırladıklarım, 5. bs., 2001, s. 75-76.) Ömrünün sonuna doğru tamamen yalnız kalan Abdullah Cevdet 29 Kasım 1932'de öldü.tarihçi İbrahim Hakkı Konyalı 'dan :Abdullah Cevdet Allah'a inanmadığını söylüyordu. İslam harflerinin şiddetle aleyhinde bulunuyordu. Dini değerlerin çoğuna karşı olduğunu yazıp söylüyordu. İşte bu adam ölünce cenazesi Ayasofya Camii'ne getirildi. Öylece musalla taşında duruyordu. Hocalar da namaz kıldırmaya yanaşmıyorlardı. Bunun üzerine cenaze, belediyenin bir arabasına konularak götürüldü (15 Kasım 1983, Yeni Nesil)
Haşir gününe inanmazdı ve hatta Haşirin olmadığına dair bir eserin telifine koyuldu. " Şu müslümanların iman ettikleri haşrin oladığını ıspat edecem " deyip mağrerane dolanıyordu musalla taşına konulmadan evvel. Taaa ki, bir tavsiye üzerine Bediüzzamanın " ONUNCU SÖZ " yani;
Haşir Risalesini okuyuncaya tanıyıncaya kadar.
- Abdullah ( o isme kurban olsun ) bey gözlerimiz yolda kaldı , kitabını bekliyoruz .
diyenlere şu manidar cevabı verdi.

_ Arkadaşlar Said Nursi bu eseri ile beni adeta "haşrin sokaklarında " gezdirdi. Ben nasıl inkar ederim gezdiğim sokakları deyip o zehrini kusmaktan vaz geçtiğini söyledi.

Şİmdi
Abdullah bey gibi musalla taşında cenazesi durma ve namazını kıldırmak için hoca dilenecek adaylara........... yani Abdullah beyin hayranlarına bir tavsiyede bulunacam.

Neden siz de Haşirin sokaklarında bir gezintiye çıkmayı denemiyorsunuz ?
Adres : Onun cu Şöz.
 
Haşir gününe inanmazdı ve hatta Haşirin olmadığına dair bir eserin telifine koyuldu. " Şu müslümanların iman ettikleri haşrin oladığını ıspat edecem " deyip mağrerane dolanıyordu musalla taşına konulmadan evvel. Taaa ki, bir tavsiye üzerine Bediüzzamanın " ONUNCU SÖZ " yani;
Haşir Risalesini okuyuncaya tanıyıncaya kadar.
- Abdullah ( o isme kurban olsun ) bey gözlerimiz yolda kaldı , kitabını bekliyoruz .
diyenlere şu manidar cevabı verdi.

_ Arkadaşlar Said Nursi bu eseri ile beni adeta "haşrin sokaklarında " gezdirdi. Ben nasıl inkar ederim gezdiğim sokakları deyip o zehrini kusmaktan vaz geçtiğini söyledi.

Şİmdi
Abdullah bey gibi musalla taşında cenazesi durma ve namazını kıldırmak için hoca dilenecek adaylara........... yani Abdullah beyin hayranlarına bir tavsiyede bulunacam.

Neden siz de Haşirin sokaklarında bir gezintiye çıkmayı denemiyorsunuz ?
Adres : Onun cu Şöz.
bilgi paylaştıkca çoğalır...........paylaşan kaleminize sağlık...
 
Üst