Yağmur tanesi

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Soğuk bir kış günü tanıştık onunla. Adın ne diye sorduğumda, parmak uçlarını ıslatan yağmur tanesiyim ben dedi, ya senin? “Bulut” deyince tuhaf dedi, bu kadar kısa bir ismi daha önce hiç duymamıştım. Ben de onunki kadar uzun bir ismi hiç duymamıştım ama bu, işin doğrusu beni hiç rahatsız etmemişti. Biraz sonra, “Bana ellerini uzatabilir misin?” diye sordu. Soğuktan kızarmış ellerimi uzatınca ilk iş parmak uçlarıma baktı. Ama dedi, senin parmak uçlarını yağmur tanesi ıslatmamış hiç, onun yerine gözyaşları ıslatmış ve bu hiç de iyi bir şey değil. Çünkü gözyaşları seni üzer, canın yanınca ortaya atılırlar ve acını azaltmaktan çok arttırırlar. Oysa yağmur tanesi öyle değildir. Pencere camından süzülürken görüntüsü her ne kadar gözyaşını hatırlatsa da, yağmur tanesi vefalıdır. Yağmur taneleriyle sohbet edebilirsin, uzun yollar boyunca seni samimiyetle dinleyeceklerdir. Hem söylediğin şarkılara da eşlik eder yağmur taneleri. Tüm bunları anlattıktan sonra parmak uçlarını ıslatan yağmur tanesi olmanın zorluklarından da bahsetti bu yeni arkadaşım. Bazı insanlar yağmur yağınca hüzünlenir, kapalı hava içlerini karartır. Ama onlar önyargılı insanlar. Gül yaprağını süsleyen çiğ tanesinden yani sevgilimden haberleri yoktur çoğunun. Evet dedi, gülerek, biz bir süredir sevgiliyiz. Sabah ayazında buluşuyoruz çoğu kez, birbirimize dokunmamız yasak ama! Çünkü böyle bir şey yaparsam o, tutunduğu gül yaprağından süzülerek bir anda yok olur dedi üzülerek. Şaşırdım. Ondan başka çiğ tanesi yok mu sanki dedim biraz adam sendeci bir tavırla. Asla dedi, başka çiğ tanelerinde gözüm yok benim. Bir tek o sevgilim.
Bu yeni arkadaşım bana çok yabancı gelen ve bu devirde artık unutulmaya yüz tutmuş sadakati anlatıyordu. Bir gülde kim bilir kaç çiğ tanesi vardı ve yine ille de sevgilisinden vazgeçmiyordu. Bir gün nasılsa gül solacaktı ve çiğ tanesi ölecekti. O zaman ne yapacaksın diye sorduğumda korkusuz bir tavırla, “Kendimi o gülün toprağına gömeceğim” dedi. Bu, düpedüz kendini feda etmekti. Bu yeni arkadaşım işin doğrusu çok cesurdu. Böylelikle güle ve sonunda da çiğ tanesine yeniden hayat verecekti. Gerçek sevgi budur dedi, hesapsız sevmek! Ona can vermek için kendi canını feda etmek! Belki çiğ tanesi yeniden vücuda gelince başka bir çiğ tanesine ve hatta başka bir yağmur tanesine sevdalanacaktı. Ama olsun dedi, kendinden emin bir tavırla, buna değer. Aşk imkânsız olunca güzel! Siz insanlar bunu anlayamazsınız, çok bencilsiniz, çoğunuz yağmur tanelerini sevmez. Kaçınız yağmurun altında avarece gezinirsiniz ki? Bir tek âşıklar sever bizi. Aynı yağmurun altında ıslanmak bir tek onları mutlu eder. İşte sırf bu yüzden, yaptığım fedakârlık anlam kazanır. Bahar havasında sarmaş dolaş gezinmeyi herkes becerir. Önemli olan yağmurlu günlerde, zor koşullarda da bir arada olmayı başarabilmektir.
Parmak uçlarını ıslatan yağmur tanesi aşka çok farklı bakıyor şimdi de fedakârlıktan söz ediyor ve beni yine şaşırtıyordu. Düşündükçe ona hak veriyordum. İnsanlar gerçekten de bencildiler, aşklar hızla tüketiliyordu. Ama bizim yine de ortak bir noktamız vardı ve belki de benimle bu yüzden konuşuyordu. Benim adım buluttu, yağmur tanelerinin anavatanı yani. Bana biraz bulutlardan, geldiğin yerden söz etsene dedim. Birden içlendi, şimdi orası çok uzakta kaldı. Biz orada hep birlikte yaşarız, zamanı gelince ayrılacağımızı biliriz, zamanı gelince yeniden bir araya geleceğimizi bildiğimiz gibi. Biz çok yufka yürekliyiz, kurak toprakları, kuru dalları görmeye dayanamayız, siz insanlar için kendimizi hiç düşünmeden boşluğa atıveririz. Korkmamak ve üşümemek için şarkı söyleriz. Sizin yüzünüz gülünce biz de neşeleniriz.
Bu yeni dostumla sohbet etmek çok hoşuma gidiyordu. Bana özlediğim duygulardan söz ediyordu. Henüz hiç tatmadığım aşkı anlatıyordu. Neden sonra sohbetimizi kesmek zorunda olduğunu söyledi, gitmesi gerekiyordu diğer yağmur taneleriyle birlikte insanlara aşkı anlatmak için. Benim adım buluttu, onunki parmak uçlarını ıslatan yağmur tanesi… Yanımdan ayrılması beni üzmüştü ama yine de onunla tanışmak büyük bir şanstı. O gider gitmez, gözlerim üşümüş ellerime takıldı. Parmak uçlarım ıslaktı.

Melike Yurtsever






0f2d_20.jpg
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Gerçekten de öyle midir?
İmkansız olan daha çok acı vermez mi?
Seni sende bitirmez mi?
Diri diri toprağa gömmez mi?
AŞK imkansız olunca mı AŞK?
Yüreğine sağlık canım


Canımsın
Aşk öyle bişey ki
verdiği acıyı bile sevmeye başlıyorsun .

Seninde yüregine sağlık
 
Üst