Ya Dünya Baki Olsaydı

Bir vakit adamın biri, uzun zaman ayrı kaldığı köyüne geri dönmüş.
Tarlalar arasında dolaşırken bir yakınını tuhaf, tuhaf hareketler yaparken
görmüş. Yanına gitmiş, selâm verdikten sonra; “ Kolay gelsin demiş.”
Adam da “hoş geldiniz”demiş. “Neler yapıyorsun? bakalım.”Adam da “Fani
dünya üç beş kuruş, yere keçe serdim onu çiğniyorum,” demiş.“Peki o sır-
tındaki nedir?” diye sormuş. Adam da “Fani dünya üç beş kuruş, nasıl olsa
keçeyi çiğniyorum, sırtımda da yayık çalkalıyorum” demiş. “Peki elindeki
nedir?” demiş. Adam da “Fani dünya üç beş kuruş, ellerim boş duruyor,
bari ip eğiriyim” dedim. “Peki nedir o okuduğun? ” demiş. Adam da “Fani
dünya üç beş kuruş, bir yakınıma hatim okuyorum” demiş. Bütün bu gör-
düklerinden sonra adam dayanamamış. “Köftehor! Dünya fani iken dört işi birden yapıyorsun. Ya bâki olsaydı daha ne iş yapacaktın?” demiş
risaleforum.com
 
Bir vakit adamın biri, uzun zaman ayrı kaldığı köyüne geri dönmüş.
Tarlalar arasında dolaşırken bir yakınını tuhaf, tuhaf hareketler yaparken
görmüş. Yanına gitmiş, selâm verdikten sonra; “ Kolay gelsin demiş.”
Adam da “hoş geldiniz”demiş. “Neler yapıyorsun? bakalım.”Adam da “Fani
dünya üç beş kuruş, yere keçe serdim onu çiğniyorum,” demiş.“Peki o sır-
tındaki nedir?” diye sormuş. Adam da “Fani dünya üç beş kuruş, nasıl olsa
keçeyi çiğniyorum, sırtımda da yayık çalkalıyorum” demiş. “Peki elindeki
nedir?” demiş. Adam da “Fani dünya üç beş kuruş, ellerim boş duruyor,
bari ip eğiriyim” dedim. “Peki nedir o okuduğun? ” demiş. Adam da “Fani
dünya üç beş kuruş, bir yakınıma hatim okuyorum” demiş. Bütün bu gör-
düklerinden sonra adam dayanamamış. “Köftehor! Dünya fani iken dört işi birden yapıyorsun. Ya bâki olsaydı daha ne iş yapacaktın?” demiş
Hayir katilmiyorum!

Bu fikra olsa olsa Amerikada geciyordur. O calisan da puritan bir baptistir. Anlattiginiz tip bir kere ne müslüman ve hele de Arap ya da Türk olamaz.

Türk/Arap/Müslüman olsa öykü söyledir:
Nir vakit adamin biri köyüne geri dönüyordur. Avrupada gavurlarin yaninda calismis, gecesini gündüzüne katmis ve aldigi parayi uckuruna baglayip köyüne dönmektedir.

Calisirken rüyasinda calistigi fabrika gibi bir isyerini köyünde kurdugunu düsünmektedir. Orada akrabalarina, dostlarina is verecek, bereketli baglardan cikan ürünleri degerlendirecekler, satacaklar ve bütün köy kalkinacaktir. Böyle kendi kendine düsünürken köyünün girisinde harmanda bir köylüsünü görür. Selam sabah sohbete koyulurlar. Gurbetten dönenin gözü akrabasinin yaninda duran kecededir. Kurumus, bozulmus, kurtllanmis. Bu ne der akrabasina. Akrabasi da "Fani dünya üç beş kuruş, nasıl olsa, attim yayigin üzerinde duruyor" der. Gurbetci irkilir bu pis cikini nasil yayigin üstüne atarsin, pislik icinde, hasta olursunuz... der. Akrabasi yumusak yumusak gülümser... bakma sen der ona "fani dünya herkes gelip gececek, kim bilir kim öle kim kala. Bak su ipe bunu anacigim egirecekti, bitiremeden ölüverdi. Allah verir, allah alir. elimizden bir sey mi gelir. Fani dünya ne diye ipi egireceksin ki nasil olsa bir gün gelecek gidecegiz. Gurbetcinin tasi atmistir, tam cekip gidecekken kiyida duran kitabi görür, bu ne der, bir umut belki de bilim ve irfan falan... ha onunla da kur'an okuduk, fani dünya dedi, üç beş kuruş, nasıl olsa, ha anlamissin yazilani ha anlamamissin ne fark eder, elimiz bosaldikca okuyacagiz bakalim. Anlamasak da icten gelerek okur gibi yapalim ki baki dünyada rahata erelim.

Gurbetci ilk önce basini kaldirip on yil önce biraktigi köye bakti, akrabasina bakti, baki kalin dedi döndü ve gerisin geriye cekti gitti.
Baki kalin ISI
 
Hayir katilmiyorum!
Bu fikra olsa olsa Amerikada geciyordur. O calisan da puritan bir baptistir. Anlattiginiz tip bir kere ne müslüman ve hele de Arap ya da Türk olamaz.

Türk/Arap/Müslüman olsa öykü söyledir:
Nir vakit adamin biri köyüne geri dönüyordur. Avrupada gavurlarin yaninda calismis, gecesini gündüzüne katmis ve aldigi parayi uckuruna baglayip köyüne dönmektedir.

Calisirken rüyasinda calistigi fabrika gibi bir isyerini köyünde kurdugunu düsünmektedir. Orada akrabalarina, dostlarina is verecek, bereketli baglardan cikan ürünleri degerlendirecekler, satacaklar ve bütün köy kalkinacaktir. Böyle kendi kendine düsünürken köyünün girisinde harmanda bir köylüsünü görür. Selam sabah sohbete koyulurlar. Gurbetten dönenin gözü akrabasinin yaninda duran kecededir. Kurumus, bozulmus, kurtllanmis. Bu ne der akrabasina. Akrabasi da "Fani dünya üç beş kuruş, nasıl olsa, attim yayigin üzerinde duruyor" der. Gurbetci irkilir bu pis cikini nasil yayigin üstüne atarsin, pislik icinde, hasta olursunuz... der. Akrabasi yumusak yumusak gülümser... bakma sen der ona "fani dünya herkes gelip gececek, kim bilir kim öle kim kala. Bak su ipe bunu anacigim egirecekti, bitiremeden ölüverdi. Allah verir, allah alir. elimizden bir sey mi gelir. Fani dünya ne diye ipi egireceksin ki nasil olsa bir gün gelecek gidecegiz. Gurbetcinin tasi atmistir, tam cekip gidecekken kiyida duran kitabi görür, bu ne der, bir umut belki de bilim ve irfan falan... ha onunla da kur'an okuduk, fani dünya dedi, üç beş kuruş, nasıl olsa, ha anlamissin yazilani ha anlamamissin ne fark eder, elimiz bosaldikca okuyacagiz bakalim. Anlamasak da icten gelerek okur gibi yapalim ki baki dünyada rahata erelim.

Gurbetci ilk önce basini kaldirip on yil önce biraktigi köye bakti, akrabasina bakti, baki kalin dedi döndü ve gerisin geriye cekti gitti.
Baki kalin ISI
Kişi bilmediğinin düşmanıdır.
Bu düşmanlığın bir numunesi gibisiniz...bir öyküyü dahi tersyüz edebilecek derecede olan islam düşmanlığınızın dine olan cehaletinizden kaynaklı olduğu aşikardır.Bu nedenle, sürekli savunduğunuz bilimden dahi nasiplenemediğinizi anlamak da pek zor olmuyor...çünkü bilim dahi bu derece bir körlüğe izin veremez.
 
Üst