Şizofreni nedir?

Şizofreni zihinsel bir hastalıktır ve kişinin gerçeği anlama, duygularını kontrol edebilme, berrak düşünebilme, yargıda bulunabilme ve iletişim kurma yeteneklerini etkiler.

Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırılması'na göre şizofreninin tanımı aşağıdadır:

Şizofreni, düşünme, algılama ve duygulanım bozuklukları ile ilgilidir. Genellikle bilinç açıklığı ve entellektüel kapasite korunur, ancak zamanla bazı bilişsel bozukluklar ortaya çıkabilir. Duygu ve hareketlerin bilindiği ve başkalarıyla paylaşıldığı hissedilir, kişinin düşünce ve davranışları etkilenir, hayaller kurulur. Kişi kendisini bütün olayların merkezinde hisseder. Sadece o kişinin duyduğu sesler yaygındır ve bunlar kişinin davranış ve düşüncelerini etkiler. Algılama çoğunlukla bozulur, renk ve sesler doğru algılanamaz. Kafa karışıklığına da sık rastlanır, genellikle gündelik durumların özel, uğursuz anlamlara sahip olduğu ve özellikle o kişiye yönelik oldukları sanılır. Düşünce karışık hale gelerek konuşmanın anlaşılmaz olmasına sebep olabilir. Düşünce akışında kesintilere de sık rastlanır, düşünce bazı dış faktörlerle yolundan çıkartılmış gibidir. Ruh hali kendini kararsızlık, hareketsizlik, olumsuzluk veya uyuşukluk, biçiminde dışa vurabilir. Kaslarda katılaşma görülebilir. Her iki cins aşağı yukarı eş düzeyde etkilenmekle birlikte kadınlarda hastalık daha geç başlama eğilimdedir.

Şizofreninin belirtileri genel olarak pozitif ve negatif olarak sınıflandırılmaktadır. Her iki belirti türü toplumsal işlevlerde özel sorunlar yaratır ve şizofreni hastalarının damgalanmalarına katkıda bulunur. Şizofreni hastalarında, pozitif ve negatif belirtiler hastalığın farklı evrelerinde farklı oranlarda görülür.

Şizofreni

Bozukluğun temel bir başlangıç biçimi yoktur. Belirtiler kısa zamanda gelişim gösterebileceği gibi yavaş ve sinsi olarak da ortaya çıkabilir. Çoğunlukla gözlenen başlangıç belirtileri cevreye karşı ilgi azalması,toplumdan kaçma,aşırı biçimde kendi bedeni ile uğraşma,üzerinde cok durulmuş ve garip değerlendirmelere varmış düşünce içeriklikleri,metafizik ve dinsel uğraşlar,kendine bakmada bozulma biçiminde olabilir. Bunun dışında bazen obsesif-kompulsif bozukluğu,depresif bir klinik tabloyu,sinirlilik,aşırı yorgunluk,bitkinlik gibi silik belirtileri ya da manik bir sendromu andıran belirtiler ortaya çıkabilir. Bazen ani olarak ortaya çıkan algı bozuklukları,düşünce dağınıklığı ve bulanıklık başlayabilir.
-
Şizofrenik hastaların genel görünümünde,davranışlarında,konuşma ve ilişki kurma biçimlerinde,duyulanımlarında,bilinç,bellek,yöneli m,algılama,gereği değerlendirme,düşünce gibi bilişsel yetilerinde cok yönlü ve çeşitli bozukluklar görünür

Şizofreni Belirtileri

  • Duygulanım bozukluğu ;ilgi azalması,yokluğu,duygularda küntleşme,uygunsuzluk ve dengesizlik
  • Çağrışım bozukluğu ; çağrışımların düzensizleşmesi ve biribinden kopuk hale gelmesi.
  • İki değerlilik ; kişide birbirine karşıt duygu ve eğilimlerin aynı anda var olması.
  • Otizm ; gerçek dünya ile ilişkiyi azaltarak ya da keserek kendine göre bir iç-dünya kurma ve bu iç-dünyanın gereksinimlerine ve kurallarına göre düşünme ve davrama
  • Algılama,yönelim ve bellekte temel bozuklukların olması
  • Düşünce içeriğinde sanrılar,kalıplaşmış ve yineleyici fikir ve uğraşlar
  • Varsanılar ve yanılsamalar
  • Hareket bozuklukları
  • Kendi düşüncelerinin yüksek sesle söylendiğini işitme
  • Bedensel edilginlik duygusu ; dış gücler tarafından bedenin etkilenmesi
  • Duygu,irade ve dürtülerin dış güclerce etkilenip denetlenmesi duygusu.

Şizofrenik hastalarda görülen çağrışım bozukluklarının başlıca yansımaları sözcüklerin anlamından cok akışı,ahengi ve kafiyesini izleyen clang çağrışım,art arda gelen sözcükler arasında formal mantık kurallarina uygun bağlarin bulunmadığı sözcük salatası,bir kaç sözcükten parçaların ya da bir kaç kavramın bir araya getirilmesiyle yeni sözcükler oluşturmak anlamına gelen neolojizmdir.

Düşünce süreci soyutlama ve formel mantık kurallarını izleme biçimindeki niteliği yitirebilir ve somut,paralojik (mantıksal çıkarımı uygunsuz),regresif (çocuksu),büyüsel bir nitelik alabilir.
-Yirmi dokuz yaşında ve mesleği öğretmenlik olan bir erkek hasta sanrısal yaşantısı nedeniyle bozulan mesleki işlevselliği konusunda sesinin kısıldığı,gırtlak kanserine yakalanmış olabileceği ve bu nedenle iyi öğretmenlik yapamadığı biçiminde bir yorum getiriyordu.
-Otuz altı yaşında ve mesleği postahane memurluğu olan bir erkek hasta özgür irade diye bir şeyin olmadığını,herkesin her davranışının zorunluluk yasalarına uyduğunu,fakat kendisinin düşünce yoluyla insanlara istediği hareketi yaptırabıleceğini söylüyordu.
-Doktoru ile aynı soyadı taşıyan bir hasta daha ilk görüşmede doktorun kendi babası olabileceğini söylemişti.
 
şizofreni en ilgimi çeken konulardan biri. mesela şizofren bir anne hamile kaldığı zaman çocuğu alınır. sebebi; doğacak olan çocuğun doğduğunda şizofren olma ihtimalinin çok yüksek ihtimal olmasıdır. annenin şizofrenisi, dna lar ile çocuğa geçmektedir. ama babanın psikolojik alt yapısı dna lar ile çocuklara geçmiyor.

ve bu güne kadar şizofreninin temel nedeni nedir belirlenememiştir malesef. umarım bir gün teşhis edilir.
 
elfaba şizofrenide anne ve babanın şizofren olması durumunda çocuğun şizofren olma olasılığı aynı derecede %12 civarındadır. Yani sadece annenin psikolojik altyapısı aktarılmaz çocuğa. Şahsen tanıdığım kuzenimin babası şizofrendi ve şuan kendisi de aynı tanıyı aldı. Bir de her ne kadar sebep belli olmasa da genetik yatkınlığa eşlik eden psikososyal stres yaşantıları sebebiyle gün yüzüne çıktığını görmekteyiz.
 
Üst