Irak’ta Hasan Tahsin olmak!

Irak’ta Hasan Tahsin olmak!

Muntazır El Zeydi

Bush’a beklenmedik tepki

14 Aralık’ta Bağdat’ta Iraklılara veda etmek için bir basın toplantısı düzenleyen ABD Başkanı Bush, hiç ummadığı bir tepkiyle karşılaştı.

Iraklı TV muhabiri Muntazır El Zeydi, Bush konuşurken “Köpek, al sana veda öpücüğü!” diye bağırarak ayakkabısının tekini fırlattı.

Ani bir hareketle kürsünün altına giren Bush’a “Bu da dullar, yetimler ve Irak’ta öldürülenler için” diyerek diğer ayakkabısını da fırlatan El Zeydi, yaka paça gözaltına alındı. Zeydi’nin askeri bir hapishanede olduğu söyleniyor.

Espri yaparak durumu kurtarmaya çalışan Bush’un yüzündeki şaşkınlık ve korku, aslında bu saldırının onu nasıl etkilediğini ortaya koyuyordu.

Bu olay, Arap dünyası başta olmak üzere tüm mazlumlar tarafından coşkuyla karşılandı. Pek çok ülkede Iraklı gazeteciye destek gösterileri düzenleniyor.

Irak’ta ABD askeri konvoyuna halk ayakkabı fırlatarak gösteri yaptı. Ayakkabı, eylemlerde ABD’ye direnişin ve tepkinin sembolü olmuş durumda. Bayrak direğine asılı ayakkabı, ayakkabının altına konmuş Bush fotoğrafı gibi dövizler bu eylemlerde en çok kullanılan malzemeler.

Irak halkı ve Arap dünyası, bu olaydan sonra El Zeydi’ye destek olmak ve ABD’ye nefretini göstermek için kenetlendi.

El Zeydi: Ezilenlerin kahramanı

Iraklı gazetecinin bu eylemi Venezuella Başkanı Hugo Chavez tarafından da övgüyle karşılandı. Chavez, El Zeydi’den “Cesur gazeteci” diye bahsetti.

Libya’da Kaddafi’nin kızının başkanlığını yaptığı bir dernek, El Zeydi’ye cesaret nişanı takma kararı aldı. Dernek, “Gazeteci, açıkça insan haklarını ihlale hayır, dedi ve bunu Bush’un suratına ayakkabılarını fırlatarak dile getirdi” açıklamasını yaptı.

100’den fazla Iraklı avukat, El Zeydi’nin ücretsiz avukatlığını yapmak için başvurdu.

İzmir Ayakkabı Üreticileri Derneği, gazetecinin her türlü masrafını karşılayacağını duyurdu.

Çeşitli Arap gazeteci cemiyetleri, arkadaşlarının derhal salıverilmesi yönünde açıklamalar yaptı.

El Zeydi’nin ailesi de kendisiyle gurur duyduklarını açıkladı. Hatta gazetecinin 4 yaşındaki yeğeni Haydar, amcasının bir kahraman olduğunu söyleyerek “Bush ayakkabıdan daha fazlasını hak ediyordu. Amcam bırakılmazsa Amerikalıları parçalarım.” diye konuştu.

Irak’ta dört yaşındaki çocuktan, 80 yaşındaki dedeye kadar herkes Zeydi’nin arkasında birleşmiş durumda. Bu olay, ABD düşmanlığını iyiden iyiye su yüzüne çıkarttığı gibi, tüm mazlumlara moral veren bir eylem oldu. Tıpkı 11 Eylül saldırıları sonrası olduğu gibi: Tüm ezilen dünya tek yürek…

Bush’u bir tek Kürtler destekliyor

Tüm dünya El Zeydi’nin arkasında kenetlenmişken, ABD emperyalizmini ve Bush’u savunan bir tek Kürtler oldu. Bush’un Saddam’a göre “aziz” olduğunu yazan en büyük Kürt internet sitelerinden Kurdish Media, “Acaba El Zeydi, Saddam’a ayakkabı fırlatmış olsa şimdi hâlâ hayatta olur muydu?” diye sordu.

Bununla da yetinmeyen Kurdish Media, Bush’un “çok seri bir şekilde hareket ederek ayakkabılardan kurtulduğunu” belirtip, “fiziksel olarak çok zinde ve yakar top tecrübesi de olduğu belli” diyerek en adisinden bir yalakalık örneği verdi. Hiçbir Kürt gazetesi veya siyasetçisinden farklı yönde bir açıklama gelmedi.

Hatırlanacağı gibi, ABD işgalinden sonra Saddam karşıtı gösterileri yapan ve Saddam’ın heykellerine terlikle saldıran tek grup Kürtlerdi. ABD işgalini destekleyen Kürtlerin, Irak’ta ve bölgede var olmaları ABD varlığına bağlı. O yüzden en küçük olayda bile Kürtlerin Amerikancılıkları ve işbirlikçilikleri ortaya çıkıyor.

El Zeydi’ye karşı çıkan Türk gazetecilere ne demeli?

Bu olaydan sonra Kürtler dışında bir de Türkiye’deki gazeteci cemiyeti başkanları El Zeydi’ye karşı çıktılar.

Orhan Erinç ve Nazmi Bilgin gibi isimler, bu hareketin bir gazeteciye yakışmadığını ve gazetecinin tepkisini ayakkabı ile değil, yazıyla belirtmesi gerektiğini açıkladı. Onlara göre gazeteci kişisel duyguları ile hareket etmemelidir, yansız olmalıdır vs...

El Zeydi’ye karşı çıkan bu kişilere soruyoruz: Hasan Tahsin’in eylemine de karşı mısınız? Hasan Tahsin’i anma toplantıları yapan, onun adına ödüller dağıtan cemiyet başkanları El Zeydi için niye aynı tavrı almıyorlar? Vicdanlar bu kadar mı köreldi? Bu kadar mı mazlumların dünyasından, hislerinden kopuksunuz?

Bizim ülkemiz işgal edildiği zamanda işgalcileri destekleyen gazeteciler vardı ve sayıları millicilerden fazlaydı.

İşgalcileri destekleyen İstanbul basını mı olacaksınız, yoksa işgalcilere ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin mi? Mesele bu kadar basit...

Araplarla aynı kaderi paylaşan Türk Milletinin gazetecisinin yapacağı açıklama, kardeşi bir gazetecinin emperyalizmin başı olan kişiye saldırısını kınamak değil, onun can güvenliği konusunda gereken girişimleri yapmak ve ona sahip çıkmaktır.

El Zeydi’nin başarısı nedir?

Bir de El Zeydi’yi kendi reklâmını yapmak ve şöhret olmayı istemekle suçlayan gazetecilerimiz var. Onlara da şunu söylüyoruz: Benzer bir eylemi siz yapın, siz de şöhret olun! Hem sadece kendiniz şöhret olmazsınız, Türk Milletinin onurunu ve gururunu tüm dünyaya göstermiş olursunuz. Var mı bunu yapacak cesaretiniz?

El Zeydi’yi ünlü olmak istemekle suçlayanlar Türkiye’de açıktan Amerikancılık yapamadıklarından böyle şeyler saçmalamaktadırlar. ABD Başkanına ayakkabı fırlatmanın ne anlama geldiğini onlar da çok iyi bilmekte. Onların Zeydi’ye karşı çıkmaları Amerikancılıklarındandır. ABD’ye ve emperyalizme karşı olan herkesin, hangi meslekten olursa olsun bu eyleme sevinmesi ve El Zeydi’ye destek olması gerekmektedir.

Bu cesur gazeteci, emperyalizmin bir numaralı ad***** ayakkabı fırlatan kişi olarak tarihe geçecektir. Tüm ezilen dünyanın duygularını, ABD’ye olan nefretini yansıtan bir eylemdir bu.

Bush da tarihe geçecektir elbette. Sadece yüzbinlerce masum insanın katili olarak değil. Kendisine ayakkabı fırlatılan bir devlet başkanı olarak.

Bu eylem, beş yıldır en zor koşullarda işgale direnen Irak halkına moral olmuş ve Iraklıları yeniden toparlamıştır. Bununla da kalmamış tüm Ortadoğu coğrafyası Amerikan karşıtı eylemlerle çalkalanmaktadır.

El Zeydi, ezilenlerin hangi koşulda olursa olsun elindeki her türlü silahla, taşla, sopayla, sapanla veya ayakkabıyla emperyalizmle savaşması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.

El Zeydi, Iraklı bir gazetecidir, ama aynı zamanda Che’nin resmini evinin başköşesine asan bir Üçüncü Dünya devrimcisidir. Dünyanın tüm devrimcilerinin görevinin -ister Latin Amerika’da, ister Ortadoğu’da- emperyalizmle savaşmak olduğunu çok iyi öğrenmiştir Che Guevara’dan.

Muntazır El Zeydi, gerçek bir ezilen Arabın, gerçek bir mazlum millet devrimcisinin yapması gerekeni yapmıştır.

Ne mutlu sana ve senin gibi savaşan tüm direnişçilere!

Özgür Billur- edebiyatgazetesi
 
Üst