Kapitalizm ve işçi sınıfı

Bence tek kurtuluş insanların mülksüzleştirilmesindedir.
İkinci bir alternatif göremiyorum...

İnsandaki mülk edinme isteği ya da hırsı doğasının gereğidir.
Sırf bu hırs var diye onu devletin kölesi durumuna düşürmek,varoluşundan gelen temel haklarından birisini mülk edinme hakkını elinden olmak,ona zulmetmektir.
Mülk edinme,yaşama hakkı gibi,eğitim hakkı gibi,düşünce vicdani hürriyet hakkı gibi bir haktır.
Sermayenin zulmünden korumak adına sermayeyi ortadan kaldırmak,haksızlık mak***** bu sefer devleti koymak demektir.
Sosyal adaleti teminin yolu kanaatimce bu değildir.
Sosyal adalet,herşeyden önce ahlaki ilkeleri ile var olan bir husustur.
Mülk edinmedeki ahlaki ilkeleri yok sayan kapitalizm bundan dolayı bu adaleti sağlamaktan acizdir ve bir sömürü düzenidir.
Faiz,ihtikar,tefecilik gibi haksız kazanç yollarını ortadan kaldıran,
Paradan değil maldan kazanç elde etmeyi yeğleyen,
Zekat gibi toplumsal dengeyi sağlayacak sistemi yerleştiren bir düzende bu zulüm kendiliğinden ortadan kalkacaktır...
 
Mülkiyet hakkı ile İntifa hakkı arasında ne fark vardır?Birinde O nesneye sahipsiniz ;Sahipseniz ondan yararlanabilirsinizde.İntifada ise nesneye sahip değilsiniz ama ondan yararlanıyorsunuz.Bazan Kuru mülkiyet hakkına sahip olursunuz. Sadece Malik olursunuz ama o şeyden yararlanamazsınız. Neye yaradı o zaman?O şey gayrımenkulse orada oturamazsınız üzerine bina dikemezsiniz ,ekip biçemezsiniz ,kiraya veremezsiniz çünkü bütün bu haklar o şeyde intifa hakkına sahip olanındır.Bilimsel sosyalizimde böyledir Sahip olamazsınız ama İntifa hakkına sahibisinizdir.Ama diyebilirsiniz: Mülkiyetten iyi değilmi? Sonuçta insanın ihtiyaçları ne kadardırki?Hiç olmazsa mal Miras yoluyla değil LİYAKAT yoluyla intikal eder.Ama şunuda unutmayın:Sosyalist sistemlerdede iktidarlarlar ezici bir çoğunlukla MİRAS YOLUYLA İNTİKAL EDER.Aynen GERİ KALMIŞ ÜLKELERDE OLDUĞU GİBİDİR.İktidara sahip olan zümre bu iktidarı daima yakınlarına devretmek eğilimindedirler.O ZAMAN HANGİ REJİM OLURSA OLSUN ÖNEMLİ OLAN İKTİDARI ELE GEÇİREBİLECEK GÜCE SAHİP OLABİLMEK ÖNEMLİDİR.Bu güce sahip olan her rejimde yaşar diğerlerinin yediği bir lokmadada daima gözü vardır.O bir lokmayıda SÖZDE İDEOLOJİ UĞRUNA DİĞER İNSANLARDAN YASAKLAMA TEMAYÜLÜ İÇERSİNDEDİR.O güç ise sadece İmkanlarda değil ;Bazı insanların diğerlerine göre DOĞASINDA mevcuttur.
Kanaatımca Bilimsel sosyalizim ancak vede ancak bir tek şekilde başarılı olabilir:Bütün dünya ülkeleri Sosyalizmi kabul edecek ve Silahlı kuvvetlerini lağv edecek ve dünya nüfusu bütün insanlıkça denetlenecek. İşte belki o zaman güçlüler Ezdikleri insanların yedikleri bir lokma nimetten gözlerini ve ellerini çekerler kimbilir? Selamlar.
 
Dediğin gibi işçi sınıfı devrim yapıp dur demesse bu doyumsuz kapitalistlerin durmaya niyeti yok.Valla ne yalan söyliyim bu yaşıma kadar hep olan bitene üzülüp ama hiç bişey yapamayanlardan oldum.(özgüven eksikliğinden:)Fakat artık özgüven falan umrumda değil gerekirse tek başıma sokakta bağrırım gene bişeyler yaparım.Kapitalizm kalkmasa bile en azından birşeyler yapmış olurum.
 
Dediğin gibi işçi sınıfı devrim yapıp dur demesse bu doyumsuz kapitalistlerin durmaya niyeti yok.Valla ne yalan söyliyim bu yaşıma kadar hep olan bitene üzülüp ama hiç bişey yapamayanlardan oldum.(özgüven eksikliğinden:)Fakat artık özgüven falan umrumda değil gerekirse tek başıma sokakta bağrırım gene bişeyler yaparım.Kapitalizm kalkmasa bile en azından birşeyler yapmış olurum.

Merhaba sailor.

Kapitalist devletin ve bunun sürekliliğini kontrol altında tutan burjuvazinin en temel ilkelerindendir örgütsüzlüğü sağlamak.
İnsanların örgütsüzlüğü ise hem güç kaybına hem de haklarının peşinde koşmaya engeldir.
Bu da burjuvazinin rahat bir şekilde sömürmesini ve kıs kıs gülmesini sağlayan en temel etkenlerdendir.

İşte bu durum karşısında sizin ''en azından bir şeyler yapmış olurum'' deme duyarlılığınız çevrenizdeki diğer suskunlar için güzel bir örnek teşkil edecektir.
Aynı zamanda onurlu bir davranış sergilemiş olacaksınız.
Bu da sizi daha değerli, mutlu ve gururlu kılacaktır.
 
Üst