Kuşların, öterken zikrettikleri doğru mudur?

Sual: Kuşların, öterken zikrettikleri doğru mudur?
CEVAP
Evet, doğrudur. Başka şeyler söyledikleri de bildirilmiştir. İmam-ı Begavi hazretleri, Kab-ül-Ahbar hazretlerinden nakleder:

Süleyman aleyhisselamın bildirdiğine göre, bazı kuşlar, öterken derler ki:

Tavus kuşu:
Cezalandırdığın gibi cezalandırılırsın.
Hüdhüd: Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.
Göçeğen: Ey günahkârlar, Allahü teâlâdan af ve mağfiret isteyin!
Kaya kuşu: Her canlı ölecek, her yeni eskiyip çürüyecektir.
Kırlangıç: Ne yaparsanız, onu bulursunuz.
Güvercin: Yeri göğü mahlûkatla dolduran Rabbimi, noksan sıfatlardan tenzih ederim.
Kumru: Sübhâne Rabbiyyel-a’lâ.
Karga: Allahü teâlâ her şeyi helak edecektir.
Kustat kuşu: Susan, başına belâ ve musibet gelmesinden kurtulur.
Papağan: Düşüncesi dünya olan kimseye yazıklar olsun!
Doğan: Sübhâne Rabbî ve bihamdihî.

Yukarıdaki kuşların ötüşleri, konuşmaları, yalnız bu sözlere ve manalara mahsus değildir. Neml suresinde, karınca ve hüdhüdün konuşmalarının bildirilmesinden, ihtiyaca göre öterek ses çıkardıkları, konuştukları anlaşılmaktadır.

Kuşların, diğer vahşi hayvanların sesleri ve kâinattaki hareketlerin hepsi, Allahü teâlânın, peygamberlerine ve evliyasına hitabıdır. Evliya, bu ses ve hareketleri makamları ve derecelerine göre anlar; çünkü peygamberler, kuşların ve diğer hayvanların dillerini aynen bilirler. Evliya-yı kiram ise, onların dillerini aynen bilemez. Sadece, onların seslerinden kendi hallerine ait olan hususları, Allahü teâlânın kalblerine ilham etmesiyle bilirler. (Ruh-ul-Beyan, Peyg. Tarihi Ans.)
 
İmam-ı Begavi hazretleri Kab-ül-Ahbar hazretlerinden nakleder:
Süleyman aleyhisselamın bildirdiğine göre bazı kuşlar öterken derler ki:

Tavus kuşu: Cezalandırdığın gibi cezalandırılırsın.

Hüdhüd: Merhamet etmeyene merhamet olunmaz.

Göçeğen: Ey günahkârlar ALLAHü teâlâdan af ve mağfiret isteyin!

Kaya kuşu: Her canlı ölecek her yeni eskiyip çürüyecektir.

Kırlangıç: Ne yaparsanız onu bulursunuz.

Güvercin: Yeri göğü mahlûkatla dolduran Rabbimi noksan sıfatlardan tenzih ederim.

Kumru: Sübhâne Rabbiyyel-a’lâ.

Karga: ALLAHü teâlâ her şeyi helak edecektir.

Kustat kuşu: Susan başına belâ ve musibet gelmesinden kurtulur.

Papağan: Düşüncesi dünya olan kimseye yazıklar olsun!

Doğan: Sübhâne Rabbî ve bihamdihî.

Yukarıdaki kuşların ötüşleri konuşmaları yalnız bu sözlere ve manalara mahsus değildir. Neml suresinde karınca ve hüdhüdün konuşmalarının bildirilmesinden ihtiyaca göre öterek ses çıkardıkları konuştukları anlaşılmaktadır.

Kuşların diğer vahşi hayvanların sesleri ve kâinattaki hareketlerin hepsi ALLAHü teâlânın peygamberlerine ve evliyasına hitabıdır. Evliya bu ses ve hareketleri makamları ve derecelerine göre anlar; çünkü peygamberler kuşların ve diğer hayvanların dillerini aynen bilirler. Evliya-yı kiram ise onların dillerini aynen bilemez. Sadece onların seslerinden kendi hallerine ait olan hususları ALLAHü teâlânın kalblerine ilham etmesiyle bilirler. (Ruh-ul-Beyan Peyg. Tarihi Ans.)
forumankebut.net
 
Karga: ALLAHü teâlâ her şeyi helak edecektir.
Mesela karganın;
Gak gak ları, Hak hak olduğunu dikkat ile dinleyenler görebilir. ( güzel gören güzel düşünür , güzel düşünen hayatından lezzet alır ) bedra zaman ( Beiüzzaman )
 
İmam-ı Begavi hazretleri Kab-ül-Ahbar hazretlerinden nakleder:
Süleyman aleyhisselamın bildirdiğine göre bazı kuşlar öterken derler ki:
SELAM!
Sayin Rabia:

3.44.Bu, gayb haberlerindendir ki, sana vahyediyoruz. Onlar, Meryem'in bakımını kimin üstleneceğini belirlemek için kalemlerini atarlarken sen yanlarında değildin. Çekiştikleri sırada da yanlarında değildin.

Allah cc.nin gaybi bildiren Kitabi-Kur'an'da senin yazinda verdigin GAYB bilgileri yok.Yani Resulun de haberi yok!

3.179.Allah, müminleri şu üzerinde bulunduğunuz halde bırakmayacaktır. Sonuçta pisi temizden ayıracaktır. Allah sizi gaybı bilir duruma da getirmeyecektir. Şu var ki Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde Allah'a ve resullerine inanın. Eğer inanır, korunursanız sizin için büyük bir ödül vardır.
......Allah sizi/muminleri gaybı bilir duruma da getirmeyecektir......

Mumin kisiyi gaybi bilir hale getirmeyecegini bildiren Allah cc nun sozu varken;
Mumin Kab-ül-Ahbar hoca kendisinden ap.1500 yil once olmus bir Allah cc seckininden nasil ogrenmis bunu Kur'an ayetleriyle/ilahi delilleriyle biraz aciklar misiniz?
 
A.selam,
Sayın mops,
Cin süresine ne dersiniz?
Allah gayba kimseyi muttali kılmaz; ancak dilediği Peygamber müstesna. Çünkü her Peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar.) [Cin 26, 27]
 
A.selam,
Sayın mops,
Cin süresine ne dersiniz?
Allah gayba kimseyi muttali kılmaz; ancak dilediği Peygamber müstesna. Çünkü her Peygamberin önünden ve ardından gözcüler salar.) [Cin 26, 27]
Güzel...
Birde " la yealemu ğaybe illallah " ( ğaybi ancak Allah bilir ) ve " welilmu indellah " kaidelerinide beraberinde verelim.
Bundan sonraki açılımda yani bilmeklerde " Allahu alem bissewab " dendikten sonra ilmi bir mahsur kalmaz artık.
 
Selam!

Sn Rabia
Zaten benim dedigimi soylemissiniz. Yazinizi sordum ben beni tastik etmenizi istemedim.
Ben ilk ornek ayette Peygambere vahiyle gaybi bildirdigini yazdim.Benim yazimda senin yazdigini bilmiyor dedim.Gaybi bilmez demedim.
Birinci ayeti tastikleyen bir ikinci ayet yazmissiniz.Tesekkurler.

Ikinci ayete giris icin yazmistim ki Resulleri ornek vermeyin diye.Neyse

{Yani senin yazdigin gercek ise-ki Ilahi delil asla yok!-}ve
(Kab-ul Abar hoca Peygamber degil,mumin ise )
Mumin kisiyi gaybi bilir hale getirmeyecegini bildiren Allah cc nun sozu varken;
Mumin Kab-ül-Ahbar hoca kendisinden ap.1500 yil once olmus bir Allah cc seckininden nasil ogrenmis bunu Kur'an ayetleriyle/ilahi delilleriyle biraz aciklar misiniz?
 
Selam

Sn muellif soru konuyu acana idi.
Eger yazdiginin arkasinda duramayacaksa foruma tasimayacak,iman da etmeyecek o yaziya.
Ona yol gostermeniz bence gereksiz.
Cunku sizin verdiginiz yol onu yalanlar.
Birakin belki benim gormedigim bir bilgiye Kur'an ayetlerinin birbirlerini aciklama zinciri icinde gormustur.
Belki benim gormedigim bir zincir baklasini oraya ekler.
Birakin muslumanlarin KUR'AN sohbetlerinden 3. kisilere guller acsin.
Bazi yanlis bilgilerimizi KUR'AN'LA kiyas yapalim.Yeniliyelim.
Ben burda Rabia hanimin bilgisini sinamak icin yazi yazmiyorum.
yazismalarimizdan bakalim ne nasip cikar,bizlere ve okuyanlara.

Ama zahmet edip yazmissiniz bir ara cevap vereyim size.

....Birde " la yealemu ğaybe illallah " ( ğaybi ancak Allah bilir ) .....
Iste bu da Kur'an'dan...
Ama Kab-ul Abar hoca Allah cc DEGIL!
burda konu Allah cc nun gucu degil
Kab-ul Abar hocanin gucu.......!?
 
Bak Nahl süresi 44'ü inkar ederek Kur'andan kendi aklına göre ahkam çıkaran Mobsy , sana kaç kere dedim seni aşan işlere girme rezil oluyorsun diye.

Şimdi gelelim senin anladığın safsatalardan değil gerçek Kur'an'dan cevabını vermeye.Çünkü sen canının istediği şeyi anlamak istiyorsun , oda maalesef Kur'an değil , sadece senin aklının bir ürünüdür.Kaç kere söyledim ama bidaha söylüyeyim.

Hazret-i Musa, ledün ilmine sahip, yani Allah’ın kendisine gaybları bildirdiği bir zata, (Rabbimizin sana öğrettiği doğruyu bulmama yardım edecek hayra götürecek bir ilmi bana da öğretmen için, sana tâbi olmak istiyorum) dediği Kur’an-ı kerimde bildiriliyor. (Kehf 66)

Gaybları bilen, ledünni ilme sahip olan bu zatın Hazret-i Hızır olduğu bildirilmiştir. Resulullah efendimize ise, birçok gayblar bildirilmişti.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
(Saflarınızı tamamlayın. Çünkü sizi elbette arkamdan da görüyorum.)
[Müslim]

Ancak, Allahü teâlâ bildirirse Resulü de, evliyası da bilebilir. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Kalbleriniz temiz olsa idi, siz de benim duyduklarımı duyardınız.) [İ. Ahmed, Taberani] (Bu hadis-i şerifteki gibi kalbi temiz olan Hazret-i Ömer, Medine’den İran’daki ordusunu görüp, komutanı Sariye’ye, “Dağa yanaş” demiştir. (Ş. Nübüvve)

Yine bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Geçmiş ümmetler içinde vukuundan önce bazı gaybları haber veren keramet ehli zatlar var idi. Ümmetimden de Ömer onlardandır.) [Buhari, Müslim]

Hazret-i Ömer’inki gibi başka evliyadan da birçok keramet görülmüştür. Kur’an-ı kerim bunu bildirmektedir. (Neml 38-40, Meryem 24, Al-i imran 37, Kehf 17,18)

Netice: Allahü teâlâ dilediğine gaybı bildirir ve o da gaybdan haber verir. (Avarif-ül-mearif)

Kalblerden geçeni yalnız Allahü teâlâ bilir. Bir de Onun bildirdiği enbiya ve evliya, Onun bildirdiği kadar bilir.
 
Selam!

Sn Rabia
Zaten benim dedigimi soylemissiniz. Yazinizi sordum ben beni tastik etmenizi istemedim.
Ben ilk ornek ayette Peygambere vahiyle gaybi bildirdigini yazdim.Benim yazimda senin yazdigini bilmiyor dedim.Gaybi bilmez demedim.
Birinci ayeti tastikleyen bir ikinci ayet yazmissiniz.Tesekkurler.

Ikinci ayete giris icin yazmistim ki Resulleri ornek vermeyin diye.Neyse

{Yani senin yazdigin gercek ise-ki Ilahi delil asla yok!-}ve
(Kab-ul Abar hoca Peygamber degil,mumin ise )
Mumin kisiyi gaybi bilir hale getirmeyecegini bildiren Allah cc nun sozu varken;
Mumin Kab-ül-Ahbar hoca kendisinden ap.1500 yil once olmus bir Allah cc seckininden nasil ogrenmis bunu Kur'an ayetleriyle/ilahi delilleriyle biraz aciklar misiniz?

A.selam!
Sayın mpsy,

İşte geldim burdayım...biraz geciktim(işler malum)

Sorunuza gelirsek;
Yukarıdaki sorunuz çok da doğru bir soru değil...Bizzat birinci kişilerden mi öğrenmek gerekiyor herşeyi...? Keşke öyle olabilse ama,bu mümkün değil...''aracılar'' var ve olacak da...Ayrıca Kab-ül-Ahbar'ın söyledikleri gayb bilgisi değildir.Söylenmiş olanı(rivayet) tekrarlamaktır.Tabiattaki her canlının, lisan-ı hal ile Allah'ı zikrettiğini düşünürsek de, evet rivayet edileni imanım da tasdikliyor,inanıyorum yani...

''Biz onu(n hükmünü) hemen Süleyman'a bildirmiştik; (zaten) herbirine hüküm ve ilim vermiştik. Davud'la beraber tesbih etsinler diye, dağları ve kuşları buyruk altına aldık. (Bütün bunları) yapan bizdik (Enbiya-79)

"Sen onların söylediklerine sabret ve güçlü kulumuz Davud'u hatırla. O, Allah'a yönelmiş bir kimseydi. Dağları Biz onun emrine verdik ki, akşam sabah onunla birlikte tesbih ederlerdi. Kuşları da toplu halde onun emrine vermiştik; hepsi birden ona yönelirdi." (Sad Suresi 38/17-19)


Hz.Süleyman'a gelirsek;
Allahu teala bilinmek istediğini buyuruyor,bu vesile ile, katındaki ilimden bazılarını, seçkin kullarına rahmet olarak sunmuştur.Hz. Süleyman'a, bu ilimden düşen nasip, kuşların, lisan-ı haline vakıf olmak idi...

Neml suresi 16.ayet buna delildir: ... Ey insanlar, bize kuşların konuşma-dili öğretildi ve bize herşeyden (bol bir nimet) verildi. Gerçekten bu, apaçık bir üstünlüktür.
 
Üst