• Hoşgeldiniz Yayın hayatımıza turktwit.com olarak devam etme kararı aldık. Tüm uyelerimizi yeni sosyal medya sitemizTurkTwit.Com 'a bekleriz

ümmetçilik

Bu gün ümmet üzerine siyaset yapanlar Trablusgarp’ta Arapların Osmanlı askerinin içtiği suyu zehirlediğini,2 çuval altın karşılığında Kudüs’ün elimizden gitmesine neden olan Mekke Emiri Hüseyin Paşa’yı, Çanakkale’de Hint Müslümanların, Senegallilerin, Cezayirlilerin din kardeşlerine silah çektiğini işlerine gelmediği için unutmuşlardır.İşte bu yüzden Atatürk ümmet kavramının dünya siyasetinde bir işe yaramadığını, önemli olanın millet kavramı olduğunu ısrarla dile getirmiş, kurduğu yeni Türkiye Cumhuriyeti’nde de bu konuya önem vermiştir.

Gerçekte ümmetçilik ile milliyetçilik kavramları arasında bir çok fark vardır. Ülke, vatan, sınır, bayrak gibi kavramlar ümmetçilikte yoktur. İroniye bakın ki Arap ülkelerinde bile bizdeki kadar ümmetçi de yoktur.

Bizdeki ümmet çılgınları aynı zamanda; renklerini rahatlıkla belli edecekleri bir yerleşim yerine sahip olmadıkları için kendi milletinden ve kanından insanlara cihat ilan edecek kadar hayasızdır.

Devletin üniter yapısı ile, rejimi ile, yönetim şekli ile, ordusu ile kavgalı olmalarının sebebi bu topraklar üzerinde ümmet düzeninde yaşayacakları bir yer edinmek içindir.

Bu ümmetçiler o kadar aptaldır ki kendilerini kullanan ele şöyle bir dönüp bakmak bile akıllarına gelmez.

Cihat’ı ülkesine değil de kendini maşa olarak kullanan ellere karşı açması gerektiğini, bu coğrafyanın yüzyıllardır Müslüman olduğunu, başka Müslüman ülke halklarına diğer din mensuplarının yaptığı eziyetlere dur demesi gerektiğini görmez, göremez.

Hem bu aptal ümmetçiler kör cahil de değildir. Demokrasiyi, ellerine tutuşturulan kalemleri, kendilerine verilen gazete köşelerini nasıl silaha dönüştüreceklerinin eğitimi almışlardır.

Bizdeki bu aptallara ümmetçilik kavramının içi boş bir hurafe olduğunun en büyük kanıtı olarak Arap Yarımadasını gösterebilirsiniz. Eğer ümmetçilik dünya düzeni içinde bir yer edinebilecek yapıya sahip olsaydı Arap Yarımadasında irili ufaklı bir çok ülke değil, tek bir ülke olurdu. Ve bu ülke yer altı zenginliklerini de göz önüne alacak olursak dünyayı yönetirdi.

Ama cahillik eğitimle giderilir. Aptallık bakidir.

O yüzden bu insanlar; kendi ülkesine ve insanına ve özellikle de bu topraklar üzerinde dini vecibelerini özgürce yerine getirebilmesini sağlayan M. Kemal Atatürk’e cihat ilan edecek kadar aptal ve asalaktır.
 
Emevîler bir parça fikr-i milliyeti siyasetlerine karıştırdıkları için, hem âlem-i İslâmı küstürdüler, hem kendileri de çok felâketler çektiler. Hem Avrupa milletleri, şu asırda unsuriyet fikrini çok ileri sürdükleri için, Fransız ve Alman’ın çok şeâmetli ebedî düşmanlıklarından başka; Dünya harbin’deki hâdisat-ı müdhişe dahi, menfî milliyetin nev’-i beşere ne kadar zararlı olduğunu gösterdi. Hem bizde hürriyetten önce, -Bâbil kal’asının harabiyeti zamanında “kavimler göçü” ta’bir edilen “kavimlerin ayrılması” ve o ayrılığın sebebiyle dağılmaları gibi- menfî milliyet fikriyle, başta Rum ve Ermeni olarak pekçok “kulüpler” nâmında sebeb-i tefrika-i kulûb, muhtelif mülteciler cem’iyyetleri teşekkül etti. Ve onlardan şimdiye kadar, yabancıların boğazına gidenlerin ve perîşan olanların halleri, menfî milliyetin zararını gösterdi.

Şimdi ise, en ziyâde birbirine muhtaç ve birbirinden mazlum ve birbirinden fakir ve ecnebi tahakkümü altında ezilen islamiyet kabile ve unsurların içinde, fikr-i milliyetle birbirine yabanî bakmak ve birbirini düşman telakki etmek, öyle bir felâkettir ki, târif edilmez. Âdeta bir sineğin ısırmaması için, müdhiş yılanlara arka çevirip, sineğin ısırmasına karşı mukabele etmek gibi bir divânelikle; büyük ejderhalar hükmünde olan Avrupa’nın doymak bilmez hırslarını, pençelerini açtıkları bir zamanda, onlara ehemmiyet vermeyip belki ma’nen onlara yardım edip, menfî unsuriyet fikriyle doğu vilayetlerindeki vatandaşlara veya güney tarafındaki dindaşlara adâvet besleyip onlara karşı cephe almak, çok zararları ve mehaliki ile beraber; o güney efradları içinde düşman olarak yoktur ki, onlara karşı cephe alınsın. Güneyden gelen Kur’ân nûru var, İslâmiyet ziyası gelmiş; o içimizde vardır ve her yerde bulunur.

İşte o dindaşlara adâvet ise; dolayısiyle İslâmiyete, Kur’âna dokunur. İslâmiyet ve Kur’âna karşı adâvet ise, bütün bu vatandaşların hayat-ı dünyeviye ve hayat-ı uhreviyesine bir nevi adâvettir. Hamiyet nâmına hayat-ı içtimâîyeye hizmet edeyim diye, iki hayatın temel taşlarını harab etmek; hamiyet değil, hamakattır!

Ne alaka ?? deme var alaka.
 
" SİZ İNSANLAR İÇİNDEN ÇIKARILMIŞ HAYIRLI BİR ÜMMETSİNİZ "( AL-İ İMRAN :110 )

Seyyid Abdulhakim Arvasi hazretlerine birsi gelerek,

''Yüce Allah nasip etse de, şu ümmet düze çıkıp kurtulsa '' der.

Abdulhakim Arvasi hazretleri de;

''Heyhat! Sen bana ümemti göster de ben sana hemen kurtulduğunu müjdeleyeyim.'' der.

Şebnem hanım,

Eleştirimiz, ümmetçiliğe değil, ümmetçiliği gerçekleştiremeyenlere olmalıdır.Ümmet kavramı da siyasi bir kavram değildir , siyasi amaç ile kullanılamaz.Bilakis,milliyetçilik, siyasi bir kavramdır.Irkçılığın empoze edlişinden bu yana tarih nasıl kanlı sahnelere tanık olmuştur,bilirsiniz.

Saygılarımla.
 
Ama cahillik eğitimle giderilir. Aptallık bakidir.

O yüzden bu insanlar; kendi ülkesine ve insanına ve özellikle de bu topraklar üzerinde dini vecibelerini özgürce yerine getirebilmesini sağlayan M. Kemal Atatürk’e cihat ilan edecek kadar aptal ve asalaktır.

ne güzel bir sözdür bu şebnem tuttum ;)
son kelimelerdeki şahıslar başımızda...
 
evet ümmetcilik...

bu ümmetciliği tanımayanlar o kadar aptal insanlardır ki birlik ve beraberliğin değerini bilemiyorlar...

hem bu birlik ve beraberliğin bölünmesi içinde ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar...

tarihte böl parçala yut oyununda en etkin rolü oynayan ümmet karşıtı düşünceler ..
sürekli tüm ülke insanlarının siyasi ve iktisadi kayıplarına sebep olmuşlardır..

aptallıklarından bu kayıpların farkına bile varamamışlardır....

aslında insanlığa ümmetciliğin önemi ve değeri anlatıla bilseydi..
belkide ülke insanları sosyal ve ekonomik denge bozukluklarından kurtulmuş olacaklardı..

işte aptallık parayla satılmıyor....bazı insanlar ümmetciliğin değerinide anlayamıyor...
 
Arkadaşlar bugüne kadar yazdığım hiç bir yazıda samimi müslümanları ve Kur'an İsl***** inananları hedef almadım. Bu maske altında din tacirliği yapanlar kadar ümmet tacirliği yapanların da var olduğunu sanırım kabul edersiniz. Benim bahsettiğim ümmet kavramının Hz. Muhammed'in ümmetinden gelmemizin ayrıcalığını görenlerle alakalı olduğuna inandığınızı sanmıyorum. Aksine yüce Peygamberimizi ve onun ümmetini kullanalaradır benim lafım. Tıpkı Arap yarımadasındakiler gibi. Tıpkı ülkemizde yaşayanlar gibi. Nasıl ki milliyetçiliğin ne olduğunu bilmeyenler onu ırkçılığa dönüştürenlerin varlığı kadar; Hz. Muhammet ümmetinden gelmenin ne olduğunu bizlere nasıl yükümlülükler yüklediğini bilmeyenlerin de varlığını ve bu ülkeye nasıl zarar verdiğini anlatmaya çalıştım. Yanlış anlamalar için üzgünüm.
 
kelimelerin rengini o kadar net yazmışsınız ki yanlış anlaşılmaması çok zor...

bence bir yazar çok yönlü cümleler kurduğunda kelimelerin buyutunu ölçmeli ..

en azından üzülmemek için.......

üzüntünüzü dile getirmeyeceğiniz yorumlar dileğim ile....
 
Üst