• Hoşgeldiniz Yayın hayatımıza turktwit.com olarak devam etme kararı aldık. Tüm uyelerimizi yeni sosyal medya sitemizTurkTwit.Com 'a bekleriz

Kadına Yönelik Şiddet Araştırması

ARI Hareketi ve Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) ortaklığı ile yürüttülen ve 6 ilde uygulanan ¨Eşitlik için Nesiller Arası Köprüler Projesi Anketi¨ nin sonuçları bugün Taksim Hill Otel'de düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. İstanbul, Kocaeli, Ankara, Eskişehir Isparta ve Çanakkale'de uygulanan anketin sonuçlarını Proje Koordinatörü Gizem Onay Collet, genç nüfusun içerisinde şiddetin ne kadar yaygın olduğu şeklinde yorumladı.

ARI Hareketi Kadın Çalışmaları Grubu'ndan Gaye Özerkan'ın açıkladığı, Proje liderliğini Arı Hareketi, proje ortaklığını ise KAGİDER'in yaptığı araştırmanın benzerlerinden farkı anketin sadece genç kadınlara değil genç erkeklere de uygulanmış olması.

Rapora göre;
- Kadınların yüzde 26,3'üne göre erkekler sünnete gidince; yüzde 10,7'sine göre de askere gidince erkek oluyor.
- Erkeklerin yüzde 32,7'sine göre kadınlar evlendikleri zaman kadın oluyor.

Gaye Eslen Özerkan açıklamasında ¨Katılımcıların yüzde 71,3'üne göre 'evin temizliği ve bakımından', yüzde 63,8'ine göre 'yemek pişirmek ve hazırlamaktan' kadınlar sorumlu. Buna karşılık katılımcıların yüzde 77,2'si 'evdeki tamirat ve onarımlardan' erkeklerin sorumlu olduğunu belirtiyor. 'Evin geçiminden kim sorumludur?¨ sorusuna 'her ikisi de' yanıtını verenlerin oranı yüzde 64,7.¨ verilerini açıklarken ¨Bu bize önemli bir değişimin başladığını da gösterebilir.¨ yorumunu yaptı.

Şiddetin aile içinde olduğunu kaydeden rapora göre genç kadınların yüzde 34,4'ü baba veya ağabeyinden, yüzde 32,8'i anne veya başka bir aile büyüğünden fiziksel şiddet görüyor. Genç erkeklerin yüzde 32,7'si baba veya ağabeyinden, yüzde 28,3'ü anne veya başka bir aile büyüğünden fiziksel şiddet görüyor. Toplu taşıma aracından tacize uğrayan kadının hemen polise gitmesi gerektiğini erkeklerin yüzde 86,2'si savunurken, şiddetin kocadan olduğu durumlarda ise erkeklerin yüzde 57,5'i polise gidilmesi gerektiği görüşünü paylaşıyor.

Araştırmanın kadınlarla ilgili atasözleri kısmının da ilgi çekici olduğunu vurgulayan Gaye Eslen Özerkan, ¨Yuvayı dişi kuş yapar¨ atasözünü erkeklerin 69,7'si, kadınların da yüzde 68,8'i doğru buluyor. Raporda ¨Oğlanı her karı doğurmaz, er karı doğurur¨ atasözünü doğru bulan erkek oranının yüzde 21,1, kadın oranın da yüzde 4,3 olduğu kaydediliyor.

Yasalar değişiyor ama kadının hayatı değişmiyor

¨Kadın olmak ve erkek olmakla ilgili ciddi ön yargılar var. Anket sonuçları toplumdaki şiddetin bir yansıması. Evet şiddet çok yaygın çünkü hayatın içinde var¨ şeklinde konuşan Aysun Sayın, önemli olanın devletin bu konuda atacağı adımlar olduğunu belirtti. Bu problemlerin çözümünün sadece yasa yapmakla olmadığı bu yasaları uygulamak için gerekli kaynağın da ayrılması gerektiği görüşünü savunan Sayın, Türkiye'de sığınma evlerinin yetersiz olduğunu kaydetti. Ayrıca böyle bir araştırmanın devlet eliyle yapılması gerktiğini belirten Sayın bu konuda istatistiklerin devlet elinde bulunmadığını da sözlerine ekledi.

Kaynak : DHA
 

Eftelya

Kadına Karşı Şiddet
Kadına karşı şiddet, en yaygın ve sık olarak rastlanılan kadının insan hakları ihlallerindendir Yakın zamanlara kadar, kadına karşı şiddet konusuna uluslararası insan hakları mücadelesi gündeminde fazlaca bir yer verilmemiştir. Bu durum Türkiye’ye de yansımıştır. Türkiye’de kadının aile içindeki hakları ve statüsü konusunda bilgi eksikliği ve özellikle de aile içi şiddete ilişkin sistematik veri eksikliği vardır.

Kadına karşı şiddetin, özellikle de aile içi şiddetin, kadın erkek ilişkilerinde eşitliğin sağlanması ve özel ve kamusal alanlar arasındaki uçurumun kapatılması için çözümlenmesi gereken temel konu olduğunu düşünüyoruz. Özel alandaki hak ihlalleri, özellikle de çeşitli tür ve biçimleriyle şiddet, kadınların kamusal alana çıkması önündeki en büyük engellerden biridir. Ankara’da yapılan bir araştırmada konuştuğumuz kadınların

%90’ı kocalarının kendilerine psikolojik şiddet uygulayarak bağırdıklarını, hakaret ettiklerini, aşağıladıklarını, küfür ettiklerini;
%40’ı kocalarının kendilerine fiziksel şiddet uygulayarak tokat, tekme, dayak, bıçak veya silahla saldırdıklarını;
%15’i kocalarının kendilerini istemedikleri halde cinsel birleşmeye zorladıklarını belirttiler.

Dolayısıyla da kuruluşumuzda önümüze koyduğumuz ilk somut hedef, aile içi şiddete karşı etkin bir yasal mekanizmanın oluşturulması oldu. Türkiyeli kadın örgütleriyle işbirliği içinde yürütülen bu çalışma 4320 sayılı Aileyi Koruma Yasası’yla noktalandı.

Şidette karşı diğer kadın örgütleriyle birlikte yürüttüğümüz diğer çalışmalar şu genel başlıklar altında toplanabilir:

Namus suçlarını, namus cinayetlerini protesto kampanyaları
Dayağa karşı kampanyalar
Gözaltında tecavüzlere ve devlet kaynaklı cinsel şiddete karşı kampanyalar
Tecavüz mağdurlarının seks işçileri olmasını hafifletici neden sayan yasanın iptali kampanyası
Bekâret kontrollarını protesto kampanyası
Türk Ceza Kanunu’nu değiştirme çalışmaları

Şu anda Türkiye’de kadına karşı şiddet bağlamında öncelik taşıyan konular şunlar:

Namus suçları, namus cinayetlerinin engellenmesi, suç olarak tanımlanması ve suçu ağırlaştırıcı neden sayılması
Tecavüz, cinsel taciz, evlilik içi tecavüz, aile içi cinsel istismar fillerinin suç olarak tanımlanması ve cezalandırılması
Devletin bağımsız kadın sığınaklarının desteklemekle yükümlü kılınması, bağımsız sığınaklar açılmasını engelleyen yönetmeliklerin kaldırılması
kaynak
 

Eftelya

erkekler kadınları neden dövüyor

Erkekler kadınları neden dövüyor?
Eskişehir’de düzenlenen bir toplantıda kadına yönelik şiddetin nedenleri ele alındı. erkeklerin kadınlara şiddet uygulama nedenlerini şöyle sıraladı:
“Kadınların yüzde 29.1’erkeğin sözlerine karşılık verme,
yüzde 27’si lüzumsuz para harcama,
yüzde 23.2’si çocukları ihmal etme,
yüzde 16.3’ü cinsel ilişkiye hayır deme ve
yüzde 5.8’i de yemeği yakma gibi nedenlerden şiddete maruz kalıyor.”

Saklı şiddetin ispatı yok

Seber şöyle devam etti: “Kadına uygulanan şiddet bir aile sorunudur, akıllı kadın dayak yemez gibi mantıklar devam etmektedir. Çok ilginçtir ki küçük piknik tüpüyle kadına şiddet uygulama çok büyük orandadır. Hukuk şiddeti uygulayan için mutlaka görünen şiddeti arıyor. Oysa saklı şiddet daha derin yaralar açmakta. Kadına yönelik şiddet hakaret, küfür, korkutma, çocukları göstermemekle tehdit etme gibi saklı ve ispatı olmayan şiddettir. Zaten görünen şiddetin ispatı da vardır. Kadını istemediği halde cinsel ilişkiye zorlama, çocuk yapmaya mecbur etme, fuhuşa zorlama şiddettir. Maalesef Başbakanımız da kadınlara en az 3 çocuk yapmayı önermiştir.”

Akıl erkeğe duygu kadına

aile içi şiddete tanık olan çocukların büyüdüklerinde bunu tekrar ettiğini söyledi: “Bu durum erkek çocuklarında çok fazla görülmekte. Kız çocukları bunu kader gibi görür. Öyle vakalar var ki annesini babası dövmesin diye şımarıklık yaparak babasının kendisini dövmesini sağlar. Sırf annesi şiddet görmesin diye. Şiddet gören kadınların yüzde 20’si intiharı dener. Şiddet uygulanan kadın nedeni bilinmeyen ağrılar çeker. Akıl erkeğe, duygu kadına verilmiştir denir. Yaşlı, çocuk bakımı kadına görev edindirilir
 

Eftelya

Anayasa da kadın

Anayasa
Anayasa devletin temel organlarını, bunların yapısını, işlev ve yetkilerini, birbirleriyle ilişkilerini ve bunların karşısında vatandaşların temel hak ve ödevlerini düzenleyen kurallar bütünüdür. Bütün yasalar, yönetmelikler, mevzuat, kararlar, uygulama ve işlemler anayasaya uygun olmak zorundadır. Anayasa'ya göre bir hukuk devleti olan Türkiye'de, devlet, hukuk devletinin tanımı gereği, hukukla bağlıdır; yurttaşların ise, temel hak ve özgürlükleri anayasal güvence altındadır.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın en temel ilkelerinden birisi, 10. maddede düzenlenen “kanun önünde eşitlik” ilkesidir.

Herkes dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.
Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.
Anayasa'nın 12. Maddesi şöyle der:
Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.

Anayasa temel hak ve özgürlükleri, “Kişinin Hakları ve Ödevleri”, “Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler” ve “Siyasi Haklar ve Ödevler” başlıkları altında düzenler. Bunlardan bazılarını şöyle sıralanabilir:

KİŞİNİN HAKLARI VE ÖDEVLERİ

Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir... (madde 17)
Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya (karşılıksız çalıştırma) yasaktır... (madde 18)
Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Bu esaslar dışında bir işleme tabi tutulan kişilerin uğradıkları zarar, tazminat hukukunun genel prensiplerine göre, Devletçe ödenir... (madde 19)
Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça…kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kağıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz... (madde 20)
Kimsenin konutuna dokunulamaz…usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça…kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve binadaki eşyaya el konulamaz… (madde 21)
Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır… verilmiş hakim kararı olmadıkça…kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz… (madde 22)
Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir... (madde 23)
Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir... (madde 24)
Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir... (madde 25)
Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir... (madde 26)
Herkes bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma yapma hakkına sahiptir… (madde 27)
Herkes önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir… (madde 33)
Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir... (madde 34)
Herkes mülkiyet ve miras hakkına sahiptir… (madde 35)
Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir... (madde 36)
Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlal edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkanının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır... (madde 40)
SOSYAL VE EKONOMİK HAKLAR VE ÖDEVLER

Aile, Türk toplumunun temelidir ve eşler arasında eşitliğe dayanır… (madde 41)
Kimse eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz... (madde 42)
Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir... (madde 48)
Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir... (madde 49)
Kimse, yaşına, cinsiyetine ve gücüne uymayan işlerde çalıştırılamaz... (madde 50)
Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için, önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma hakkına sahiptirler... (madde 51)
Ücret emeğin karşılığıdır. Asgari ücretin tespitinde çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumu da gözönünde bulundurulur… (madde 55)
Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir... (madde 56)
SİYASİ HAKLAR VE ÖDEVLER

Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir... (madde 67)
Vatandaşlar, siyasi parti kurma ve usulüne göre partilere girme ve partilerden ayrılma hakkına sahiptir... (madde 68)
Vatandaşlar, ve karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla Türkiye’de ikamet eden yabancılar kendileriyle veya kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, yetkili makamlara ve Türkiye Büyük Millet Meclisine yazı ile başvurma hakkına sahiptir... (madde 74)
 
kadina karsi sittet vadir varolmayada devam kafa yapilari deyistirmedikten sonra.
kacam severde doverde bunun kendi haklarina tecavüzedildiyini anlayana kadar.
 
:alkis:KADIN DEDİĞİN
Hiçbirinin gözlerinde
Korku olmasın
Hiçbirinin şiddetten
Canı yanmasın
Elleriniz sadece sevmek için kalksın
Öpülesi ellere sakın kıymayın
***************
Onlar evrenin paha biçilmez
mücevheleri
Onlar tanrı'nın evrene sunduğu mucizesi
Kimi zaman :gül kokusu ya da feryadımız
Baştacımız onlar KADINLARIMIZ
********************
Kadın dediğin yeri gelir
tabuları yıkar
Kadın dediğin yeri gelir Taşı suyunu sıkar
İsterse sütliman ya da fırtına boran
Sevdiğinin arkasındaki gizli kahraman
:alkis:SÖZ VE MÜZİK: ŞEHRAZAT OKUYAN AJDA PEKKAN
***********************************
GÜNDÜNYA ŞARKILARI DMC MÜZİK ( yasal CD. Kaset )
HERKES (ÖZELLİKLE BEYLER) ALSIN DİNLEYİN
 
Üst