kendini yakan kadın...kadınlar....

güney

Yoldan çıkan, sapan, çıldıran, aklını kaçıran, deliren, intihar eden aykırı kadınlar... Deliliği, ölümü, çirkinliği, bedenin acısını, uygarlığın ikiyüzlülüğünü yazmaktan korkmayan kadınlar...
Bu kadınlar ki ‘sırça fanus’larda nefessiz bıraktığımız, ‘kendine ait oda’larına kilit çaktığımız, ‘ölmeye yatma’larına izin verdiğimiz, ‘tımarhane yolculukları’nda yalnız bıraktığımız ve ‘ruhlarının üşümesi’ne seyirci kaldığımız kadınlar.

Ve bu kadınlar şimdilerde ya ormanlarına, odalarına, bahçelerine çekildiler, ya bedenlerinin acılarıyla baş başa kaldılar ya da denizlerin, rüzgârların sesini dinleyip kül oldular, deniz oldular, hava oldular, toprak oldular. Belkide MARTI oldular....

Neden delirdiler ?
neden deliliklerini yazdılar?
Erkek eğemen toplumsal baskılarmı, yoksa gerçekten ruhlarındaki tuhaflıkmı?NEDEN....

Neden kırmızıya boyadılar barakalarını ?
Neden kıpkırmızı resimleri?
Neden öfke dolu sözleri?
Neden bu kadar akıllılar,delirirken?
 
İçimde kopan fırtınala,rı kim dindirebilir....

Yasaklar....baskılar...ayıplar...günahlar..ne derler ,ne demezler, şu,mu olur....bu,mu,olur....ne olur....ne olmaz....nasıl olur ...nasıl ...olmaz...

Namus, ar ,iffet.sanki bütün bu değerler,de toplumun (özellikle islami toplumların)
korunma zırhı,nı kadınlar giymiş..ya,da zorla giydiriliyor..

2 yaşında kız çocuğu sadece altını ıslatsa ayıplar ,günahlar,yasaklar peşpeşe gelir
erkek çocuğu donsuz dolaşsa baban şeyini..... yesin ..aslan oğlum..kaplan oğlum ,,erkeğim,koçum...gerisini siz düşünün...

Bu çemberi kırmadıkça,çektiğiniz acılar katlanacak.....

Haydi bütün resimlerinizi kırmızıya boyayın.....yakın özgürlük ateşinizi etrafında

dansa çağırın tüm dostlarınızı....
 
Yoldan çıkan, sapan, çıldıran, aklını kaçıran, deliren, intihar eden aykırı kadınlar... Deliliği, ölümü, çirkinliği, bedenin acısını, uygarlığın ikiyüzlülüğünü yazmaktan korkmayan kadınlar...
Bu kadınlar ki ‘sırça fanus’larda nefessiz bıraktığımız, ‘kendine ait oda’larına kilit çaktığımız, ‘ölmeye yatma’larına izin verdiğimiz, ‘tımarhane yolculukları’nda yalnız bıraktığımız ve ‘ruhlarının üşümesi’ne seyirci kaldığımız kadınlar.

Ve bu kadınlar şimdilerde ya ormanlarına, odalarına, bahçelerine çekildiler, ya bedenlerinin acılarıyla baş başa kaldılar ya da denizlerin, rüzgârların sesini dinleyip kül oldular, deniz oldular, hava oldular, toprak oldular. Belkide MARTI oldular....

Neden delirdiler ?
neden deliliklerini yazdılar?
Erkek eğemen toplumsal baskılarmı, yoksa gerçekten ruhlarındaki tuhaflıkmı?NEDEN....

Neden kırmızıya boyadılar barakalarını ?
Neden kıpkırmızı resimleri?
Neden öfke dolu sözleri?
Neden bu kadar akıllılar,delirirken?


Emeğine sağlık sevgili Güney............
 

güney

İçimde kopan fırtınala,rı kim dindirebilir....

Yasaklar....baskılar...ayıplar...günahlar..ne derler ,ne demezler, şu,mu olur....bu,mu,olur....ne olur....ne olmaz....nasıl olur ...nasıl ...olmaz...

Namus, ar ,iffet.sanki bütün bu değerler,de toplumun (özellikle islami toplumların)
korunma zırhı,nı kadınlar giymiş..ya,da zorla giydiriliyor..

2 yaşında kız çocuğu sadece altını ıslatsa ayıplar ,günahlar,yasaklar peşpeşe gelir
erkek çocuğu donsuz dolaşsa baban şeyini..... yesin ..aslan oğlum..kaplan oğlum ,,erkeğim,koçum...gerisini siz düşünün...

Bu çemberi kırmadıkça,çektiğiniz acılar katlanacak.....

Haydi bütün resimlerinizi kırmızıya boyayın.....yakın özgürlük ateşinizi etrafında

dansa çağırın tüm dostlarınızı....

İşte kadın hayranlıkla seyrettiğimiz....

Zıt renklerle işlenmiş harikulade bir motiftir o....

Çığlık atar hiç kimsenin duymadığı...

ve acıları vardır gülümserken yüzünde.....


Dans davetini en kırmızı duygularımla kabul ediyorum....canım.....İpeğim....
 
Üst