Ateş Olsan Ne Yazar!

Ateş olsan ne yazar,cürmün kadar yer yakarsın.
Herhalde adalet sillesi okşamamış ki yanaklarını,habire burnunun doğrusuna gidip duruyorsun.
Sahi sen ne anlarsın demokrasiden,özgürlükten!
Bütün güzellikler seni işaret eder de,tüm yanlışlıklar başkasındadır.
Fikirlerini orjinal kılıfıyla süsleyip yollar durursun da,
Neden her insanın bir dünya olduğunu unutursun.
Yoksa şu kocaman dünyayı senden veya sizden ibaret mi sanırsın!
ya da öylesine bomboş va boşuna yaratıldığını mı düşünürsün.
Hoş yaratıldığını kabul etsen de,
Nedenini aramak,araştırmak gelmez ya hayaline.
Hayatı oyun ve eğlence sanırsın da,
Oyunun ve eğlencenin bir gün biteceğini hesab etmezsin!
Sen Nemrud'u da bilmezsin belki!
Hani şu sineğe alt olan kocaman adam!
İbrahimi ateşe saldığında,
Gül bahçesine döneceğini hesap etmeyen zavallı!
Bir de şu Firavun ve avanesi.
Ben Allahım demeye cüret eden sahtekar!
Sana baktığımda onu görür gibiyim,belki onları.
Ateş olsan ne yazar sahi!
Cürmün kadar yer yakarsın hepsi!
Dahası,var mı ötesi!
Şimdi isimleri unutuldu,nesilleri kesildi.
Var mı hayırla anan birisini!
Ne sanırsın!
Şimdi bırak onlara öykünmeyi de,
Bir kez göz at Hakikate,Kulak ver Rahmanın ayetine,
İnsan başıboş bırakıldığını mı sanır!
Andolsun ki sınava çekilecek,
Tıpkı öncekiler gibi.
Unutma yeter kul olduğunu,malik olsan da saraylara
Ondan geldik,dönüş Ona
 
Üst