• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

zAMAN

Allah’ın en büyük nimetlerinden biri zaman.Olmak, bir şey olmak, en büyük şey olmak, geçmeyen ana ulaşmak için o merdivenlere muhtacız.Böyle iken, bu en muhtaç olduğumuz şeyden en çok nefret ederiz.Bir çoğumuz ağzıyla veya fiiliyle hayatı şöyle belirtir:



-Zaman geçirme davası, vakit öldürme işi!

Ve zaten, bizden öldürdüğümüz değil de, bizi öldüren zaman, istsek de istemesek de, minicik film kareleri gibi, ezelle ebed arası çark içinde akar gider.”Dur” de, bakalım duruyor mu?



Fakat kendisini öldürene ebediyyen kaybettiği sonsuz nimeti gizlice ihtar eden, yahut saklayan, buna rağmen geçmesi ve ölmesi için o kadar didinilen ve buna rağmen o kadar tatlı gelen zaman, bir de en karşı durulmaz dehşetlerin, yakıcı, kül edici planı oluyor.Ve ne getirirse onun rengini alıyor, onun şekline bürünüyor. Kendinin ne rengi var ne şekli...Ve nihayet kah geçtiği için hayıflanılıyor, kah geçmesi için her şey yapılıyor, kah geçmemesi için hiçbir şey yapılmıyor.Ve o, yalnız geçiyor.



Bakın siz Allah’ın iyi ve kötü de müşterek lütuf ve rahmetine ki, halimiz acı olunca da tatlıyı vadediyor.Zira geçiyor.İlahi sıfatın, mebsut ve makus kutupları bir daire içinde oynatan ne müthiş, ne müthiş tecellisi!..




Necip Fazıl KISAKÜREK - Cinnet Mustatili
 
istsek de istemesek de, minicik film kareleri gibi, ezelle ebed arası çark içinde akar gider.

Evet kardeşim Üstad'ın zaman tesbit'i:

ZAMAN: Dairesel değildir ki Mebde ile Münteha gittikçe bir birine yakınlaşsın....
Zaman: Belki doğrusaldır.... geçtikçe Mebde ile Münteha birbirinden uzaklaşır...
 
Üst