Türkiye'nin ''Gerçek Aydını'' Kimdir?

Türkiye’nin “gerçek aydını” zor günlerin insanıdır. Yaşadığı ortamı ve koşulları özümseyen, gerçeği kavrayan ve yaşamını gerçeğin izinde sorumluluk duygusuyla sürdürendir. Sorunun kaynağına eğilen, çözümünü üreten, ürettiklerini paylaşandır. Değer katan,yaşadığı topraklarla yoğrulan,yaşadığı havanın kokusunu özümseyendir. Doğduğu büyüdüğü topraklara memleketim diyebilendir. Yılmayan, direnen, teslim olmayan, gerektiğinde bedel ödeyebilendir. Zihin bulanıklığı yaşamayan, tutarlığını yitirmeyen, inişler-çıkışlarla sağa sola savrulmayandır.

Ülkesine sevdalı, ulusunun mutluluğuna tutkulu, geleceğe aydınlık bakabilendir. Geçmişinden utanmayan, halkına sımsıkı sarılan, öncü rolünü unutmayandır. Kendini satın aldıklarıyla değerli kılmayan, üretmeden tüketmeyendir. Ulus ve ülke çıkarlarının önüne kişisel çıkarını koymayandır. İnsanı seven, dağını taşını özleyen, tarihsel ve kültürel değerlerle yoğrulandır.

Ülkesine, halkına yabancılaşmayan, değer bilen vefa duygusunu yitirmeyendir.Güce tapmayan, fırsat kollamayan, ikiyüzlülüğü yaşamın kurnazlığı saymayandır. Kendine saygısı olan, özgüvenini yitirmeyen, geleceğe dair sözü olandır. Ülkesinin sorunlarına sırtını dönmeyen, gerçekleri gizlemeyen, paraya tutsak olmayandır.

Gerçeklerle geniş halk kitleleri arasına çekilen sis perdesini dağıtan, duyarsızlaşmayı, önemsizleştirmeyi ve yanlış bilgilendirmeyi durdurabilendir. Sorumluluktan kaçmayan, meşalesi sönmeyen, dürüstlüğü gölgelenemeyen, satın alınamayandır. Ülkesinin ve halkının sömürüye, yolsuzluğa, soyguna ve talana tutsak edilmesine karşı koyandır. Ülkesini ve halkını canı pahasına koruyabilen, dışarının uzantısı olmayandır. Ülkesinin değerleriyle yoğrulmuş, halkına tepeden bakmayandır. Ülkesini ve halkını aşağılamayan, gücünü ve kimliğini ülke dışında aramayandır. Taklit etmeyen, yeni değerler üretendir. Ürettiklerinin takipçisi olan bilginin bilince dönüşmesinin öncüsü olandır.

Emperyalizme tutsak olmayan, Irak’ta işgali alkışlamayandır. Felluce’de Telafer’de “demokrasi ve insan hakları bombalarının” çocukları öldürmesine isyan edendir. Vatanını savunanların safında yer alandır. Emperyalizme köle olmayan, Çanakkale’nin değerini bilendir. Anadolu’nun mayası ve hamuruyla yoğrulan, Anadolu değerleriyle kimliklenendir. Anadolu’nun direncini, alın terini anti-emperyalist mücadelesini unutmayandır.

Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırlarının yapay olmadığını bir bedel ödenerek çizildiğini, bir neslin, gencecik fidanların yitirilmesiyle belirlendiğini haykırandır. Bu topraklarda kardeşliğin, sentezin, omuz omuza direnmenin anlamını bilendir. İç çatışma yaratmanın emperyalist bir oyun olduğunu, ulusal devletlerin ufaltılarak, yutulmak istendiğini bilincine kazıyandır. Bu oyuna gelenlerin Anadolu’nun mayasından ve hamurundan koparak, kurda kuşa yem olacaklarını ısrarla vurgulayandır. Her şeye rağmen ihanet edenlere de boyun eğmeyen, asla umutsuzluğa düşmeyen, Anadolu’nun kazanacağına olan inancını yitirmeyendir.

alıntı
 
Üst