iNSANI TANIMADA YAZI VE KAREKTER

iNSANI TANIMADA YAZI VE KAREKTER

İnsan yaşamının her alanında kişiliğini yansıtır. Davranışlarımızda kişiliğimizden izler vardır. Örneğin; sinirli bir yapıya sahip bir insanla sakin yapılı bir insanın davranışlarının aynı olması beklenmez. Bu farklı yaradılışlı kişilerin olaylar karşısında verdikleri tepkilerinde farklı olması doğaldır.

Teknolojinin ve bilimin hızla ilerlediği günümüzde, yine hızla ilerleyen bir bilim olan grafoloji, el yazısına bakarak, yazan kişinin karakterini çözümlemeyi amaçlayan, bilimselliğini kanıtlamış bir metottur ve pek çok alanda grafolojiden yararlanılır.

Oysa karakterin biyolojik yapıya, yeteneklere, eğilimlere dayanan özelliklerine mizaç denir. İnsanları mizaçlarına göre incelerken dört sınıftan bahsedebiliriz. Bunlar; safralı, lenfatik, sinirli ve kanlıdır.

Safralılar aşırı hareketlidir, tepkileri ani ve aşırıdır. Lenfatiklerin tepkilerindeki ağırlık ve durgunluk belirgin niteliğidir. Sinirlilerin tepkileri sürekli, duygu ve tutkuları derindir. Kanlıların tepkileri ani, fakat ılımlı ve süreksizdir.

Karakterlerin değerlendirilmesinde üç temel etkene dayanan sekiz tip var. Karakterlerin temel ve kurucu üç etkeni heyecanlılık, hareketlilik ve öncüllük-ikincillik olarak incelersek sekiz temel tipin özelliklerini elde edebiliriz.

Heyecanlılık, kişinin iç veya dış dünyasında olan tüm olaylardaki duyarlılık ölçüsünü belirler. Heyecanlı (emotif), heyecanları sık ve yoğun olandır. Onun zıttı ise (non emotif), çok az ve seyrek heyecanlanır. Heyecanlı yapıya sahip olmayan bu kişiler kolay kolay acı çekmez ve yaralanmazlar. Heyecanlı ise önemsiz şeylerden bile acı çeker, mutsuz olur.

Hareketlilik kişinin yaptığı işlerin çokluğunu değil iş yapmaya olan istek ve eğilimi belirler. Hareketli yapıya sahip kişi yaptığı işi zevk almak için değil yapılmasını gerekli gördüğü için yapar. Yapılması gereken sıkıcı bir iş olsa dahi, onun yapılması gerektiğini düşündüğü için rahatlıkla yapar ve tamamlar. Hareketli yapıya sahip olmayan kişi de hiç iş yapmayan biri değildir ama onun bir işi yapması için önemli bir nedeni yada kötü bir durumdan kurtulmasını sağlayacak bir eylem olması gerekir. Aslında çevremize baktığımızda pek çok aktif olmayan insan görürüz. Onlar işlerini pek düzenli yapmayan, işe geç kalan yada sorumsuz davranışlarda bulunan kişilerdir. Aktifler ise düzenli kişilerdir. Görev ve sorumluluklarının bilincindedirler.

Öncüllük(kısa akislilik)-ikincillik(uzun akislilik) ise bir izlenim veya duygunun üzerimizde uzun yada kısa süre etkili olmasıdır. Bir üzüntünün veya sevincin etkisinden çok çabuk kurtulan kişiler kısa akisli kişilerdir. Bir hiç için kızar, köpürür, öfkelenirler. Ancak kızgınlıkları hemen geçer. Çabuk affeder, üzülür, pişman olurlar. Kızgınlıkları gibi sevinçleri de anidir. Birden sevinir, coşar, binbir vaade bulunurlar. Ancak bu sözlerinin büyük çoğunluğu tutmazlar. Yarını düşünmeyen, dünü unutan, günü yaşayan kişilerdir. Uzun akislilerde ise üzüntü ve sevinç duyguları çok uzun sürer. Yavaş hareket ederler. Davranışları dengeli, kararlı, güvenli ve düzenlidir. Anıların etkisinde kalan ve alışkanlıklarına bağlı kişilerdir. Dostluk ve düşmanlıklarında bilinçlidirler. Dostluklarına güvenilmeli, düşmanlıklarından korkulmalıdır. Gerektiğinde cömert ve fedakar, gerektiğinde inatçı ve kindardırlar.

Bütün bu sınıflamalar, karakterolojinin temel taşlarını belirlemekten öte bir anlam taşımaz ve hiçbir insan, tanımlanan biçimde saf ve yalın değildir. Bu etkenlerin birbirleriyle değişik biçimlerde birleşmeleriyle oluşan sekiz karakterolojik tip, insanlığın sekiz ana eğilimini belirler. Bunlar; ihtiraslılar, şekilsizler, öfkeliler, duygusuzlar, duygusallar, kanlılar, sinirliler ve soğukkanlılardır.

İhtiraslılar, ateşli tutkuları ve şiddetli arzuları olan kişilerdir. Güç ve ihtiras onları karakterize eden iki temel ögedir. Çalışma güçleri ve iş verimleri yüksektir. Bir acıyı kolay kolay unutmazlar. Haksızlığa gelemezler. Sempatik ve sevimlidirler. Özenli, düzenli ve tertiplidirler. İnsanları sever, onlara yardım etmekten kaçınmazlar. Ancak başkalarını, kullanılacak birer araç gibi görmekten de kendilerini alamazlar. Peki ihtiraslılar nasıl yazar? İhtiraslıların yazısı yalın, süslemesiz, açık, net, düz ve köşelidir. Bu özelliklerin tümü, kendisi ve başkaları için saldırgan, sistemli, düzenli ve kararlı bir kişi olduğunun göstergesidir. Yazı birimlerinin genellikle birbirine bağlantılı oluşu ve yazıların sağa doğru eğimli oluşu, ihtiraslıların yazılarında belirgin olarak göze çarpar.

Şekilsizler aslında ihtiraslıların tam zıttıdır. Sivrilikleri bulunmayan, her kalıba giren esnek kişilerdir. Çoğu kez benbenci, sadece kendini düşünen, düzensiz, sistemsiz, inatçı görünümlü ve pek pratik olmayan kişilerdir. Az okurlar. Kişisel fikir ve espri güçleri zayıftır. Ağır, soğukkanlı ve hoşgörülüdürler. Nadiren sinirlenirler. Onlar her zaman soğukkanlı, gevşek, gayretsiz fakat ince ve kibardırlar. Şekilsizlerin yazıları genellikle yumuşak ve gevşek; bütünlüğü olmayan, karmaşık bir yazıdır. Harfler çoğu kez birbiriyle orantısız, köşeli olmayan, ovale yakın biçimlidir. Yazılarında özenli süslere rastlanmaz.

Öfkeliler ihtiraslılar gibi heyecanlı yapıya sahip aktif kişilerdir. Ancak öfke ve sevinçleri, istek ve tutkuları sürekli değildir. Canlı, değişken, hayat dolu kişilerdir. Ateşli, tutkulu, girişken ve yırtıcıdırlar. Temiz kalpli, art düşüncesiz, saf insanlardır. Önder olmayı, hükmetmeyi severler. Abartmaya eğilimlidirler. Öfkeliler çok büyük ve kalemi kağıdın arkasına iz geçirecek kadar bastırarak yazarlar.

Duygusuzlar ağır ve geç hareket eden, silik, beğeni kazanmalarına pek olanak olmayan bir kişiliğe sahiptirler. Alışkanlıklarına onların esiri olacak kadar bağlıdırlar. Başkalarıyla pek ilgilenmezler. Kendi inanç ve düşüncelerine göre hareket ederler. Kaygılı ve sinirlidirler. İnatçıdırlar. Dikkatli, titiz ve ölçülü kişilerdir. Konuşkan, neşeli ve sosyal insanlar değildirler. Duygusuz, soğuk ve sakindirler. Duygusuzların yazılarında kelimeler düzgün ve yuvarlak biçimli harflerden oluşur. Yazıları durgun, hareketsiz, tekdüze ve muntazamdır. Uyumsuz ve aşırı hiçbirşey gözükmez.

Duygusallar dış dünyayla ilgileri zayıf, içe dönük, duygulu, ölçülü ve zarif insanlardır. Kolay incinir, çabuk gücenir ve mutsuz olurlar. Yersiz alınganlık ve sitemleri vardır. Kararsız ve utangaçtırlar. Yırtıcılıkları, girişkenlikleri yoktur. Genellikle asık yüzlüdürler. Yaşama sevincinden ve neşeden uzaktırlar. Yazılarında iniş çıkışlar, yükselip alçalmalar, harflerin eğikliğinde uyumsuzluklar görülür. Daralıp küçülen, genişleyip büyüyen, zaman zaman boyları yükselen harfler belirgindir. Yazı düzeltmelerle doludur. Harf, satır ve kelime aralarındaki uzaklıklarda uyum ve orantı yoktur.

Kanlılar duyguluların karşıtıdır. Duygu ve heyecanlarına kapılmazlar. Onlarda çıkar ve yarar kaygıları egemendir. Egoisttirler. Başkalarını pek düşünmezler. Kaba, hoyrat ve soğuk varlıklardır. Onları incitmek, kırmak, yaralamak olanaksızdır. Kanlılar sadece anı yaşayan, dışa dönük, girişken, mücadeleci insanlardır. Yaşamayı severler. Kendileriyle övünen, gururlu, aktif, girişken ve cesur kişilerdir. Anlama, kavrama ve inandırma yetenekleri yüksektir. Kanlıların yazılarında satırların yönü iniş çıkışlı değildir. Hafif bir eğimle yazarlar. Yazılarında yoğun bir enerji ve hareketlilik göze çarpar.

Sinirliler kurallardan, sınırlamalardan, engellerden nefret ederler. Duyguları çok canlıdır. Heyecansızdırlar. Hayal güçleri olağanüstüdür. İnce ve keskin zekalıdırlar. Kaypak, değişken, vefasız, savurgan ve yalancı olurlar. Kararsızdırlar. Sinirlilerin yazıları durgun değildir ama yüzeyseldir. Fanteziye ve gösteriye kaçar. Yerli yersiz uzantılar göze çarpar. Çoğunlukla kalemi bastırarak yazarlar. Bazen harfleri çok şişkin ve büyük olur.

Soğukkanlılarda heyecan, duygu ve hayalin yerini; akıl, mantık ve objektiflik almıştır. Soğukkanlılar sinirlilerin tam zıttıdır. Sinirlilerin kararsızlığı, iticiliği, endişeliliği onlarda yoktur. Her zaman sakindirler. Bilinçli, ölçülü, sabırlı ve hogörülüdürler. Çabuk heyecanlanmaz, korku, öfke, sevinç ve üzüntülerine yenilmezler. Cesur ve dayanıklıdırlar. Soğukkanlılar bütün davranışlarında tutarlıdırlar. Dostluklarına güvenilir. Açık ve dürüsttürler. Soğukkanlıların yazıları; ölçülü, ılımlı ve aşırılıktan uzaktır. Yazıda yer alan harfler ne çok dar ne çok geniştir. Hafif sağa doğru eğiktir. Genel olarak yalın, düzenli ve akıcı bir yazıya sahiptirler.

Bu sekiz tipin karakterlerini ve nasıl yazdıklarını inceledikten sonra tekrar söylemekte yarar görüyorum. Hiçbir tip kişide tek başına ve saf halde bulunmaz. Yazısına bakarak bu kişi duygusuzdur veya öfkelidir diyemeyiz.

Alıntı:Tuncel Altınköprü
 
Teknolojinin ve bilimin hızla ilerlediği günümüzde, yine hızla ilerleyen bir bilim olan grafoloji, el yazısına bakarak, yazan kişinin karakterini çözümlemeyi amaçlayan, bilimselliğini kanıtlamış bir metottur ve pek çok alanda grafolojiden yararlanılır.

Bu önemli paylaşımı bizlerle paylaştığın için teşekkürler arkadaşım zevke okudum sağolasın.
 
Üst