Öylese mektup sende!

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
Öyle içimdesin ki. Yanağımda dolaşan rüzgardan daha gerçek dokunuşların. Küçük, ürkek, kesik dokunuşlarınla, belki de her zamankinden daha yanımdasın. Yani öylesine, o kadar bensin ki. Ah nasıl anlatsam. Boşuna bu çabalarım, doğru kelimeleri aramalarım. Ne kitaplar yazıyor, ne de sözlüklerde karşılığı var. Yalnızca hissediyor insan, yaşıyor. Kelimeler eksik, kelimeler yaralı. Kelimeler cılız.

Taşımıyor, anlatmıyor, tanımlamıyor bu duyguyu. Ben de. Çok başka bir şey. Sevginin ortasında, derin acılar hisseder mi insan? Aydınlık gülümsemelerin içine, hüznü yerleştirir mi durup dururken? Gözlerine buğu,diline sitem, yüreğine burukluk, çöreklenir kalır mı asırlarca?

Gelmeyeceğini bildiği mektup için, posta kutusunu hep aynı heyecanla açar mı? Dedim ya, başka bir şey bu. Ne kadar yalnızsam, o kadar seninleyim şu günlerde. Belki de en başta, tutup seni en derinlere koydum diye oldu bunlar. Kimseler ulaşmasın diye, kimselerin bilmediği, bulamayacağı yollara götürdüm seni. En derinlerde tuttum. Bana sakladım. Derine, hep daha derine.

Seni yapayalnız, bir tek bana bıraktım. Paylaşamadım yanlış yaptım. Sana ulaşan yolları kaybettim diye bütün bu şaşkınlıklar. Kendimi oradan oraya vurmam. Sağımda, solumda, ne zaman dikildiğini bilmediğim duvarlara çarpmam, hiç görmediğim çukurlarla boğuşmam. Denizlerin, gürültüyle gelip vurduğu dehlizlerin, acılı duvarları gibiyim.

Duvarlarım yosunlu, duvarlarım kaygan, duvarlarımdan hiç tükenmeyen sular sızıyor. Tutunamıyorum. Renklerim, gün içinde değişiyor. Soluyorum, soğuyorum. Güneş ulaşmıyor içerilerime. Küfleniyorum, yaşlanıyorum. Yalnızlıklar peşimde. Dokunduğum her ıslak duvardan, pis kokulu bir yalnızlık bulaşıyor üstüme. Yapış yapış, vıcık vıcık bir yalnızlık bu. Biliyorum, bütün bunlar, hep benim suçum.

Seni sakladığım yere ulaşamaz oldum. Yollar, gitgide uzadı ve karıştı. Ümidimi ısıtacak, parlatacak, kımıldatacak bir şeylere ihtiyacım var. Ah onun ne olduğunu biliyorum. Sonu sana geliyor her cümlenin. Her şeyin başı içinde ve sonundasın. Bu değişmiyor. Öyle içimdesin ki. Birden aklıma geldi, tuttum sana bir mektup yazdım dün.

Çok mutluydum. Gün içinde neler yaptığımı, nelere kızıp, nelerle mutlu olduğumu, tek tek anlattım. Mevsimlerin ve insanların nasıl karışık ve beklenmedik olduklarını yazdım.

"Yine zamansız yağmurlar" dedim, "Daha önce, hiç bu kadar zayıf değildi güneş ışınları" dedim, "Gerçekten buradaki şarkıları hiç öğrenmeyecek, bilmeyecek, söylemeyecek misin?" dedim. Çok uzun bir mektup oldu. Başından sonuna kadar okudum da.

Neler yazmışım diye merakımdan.

Sonra çekmecemden bir zarf çıkarıp, adını yazdım. Büyük harflerle, yalnızca adını. Adresini bilsem gönderir miydim, bilmiyorum. Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.
Can dündar.
 
Cevap: Öylesine Bir Mektup

Yanlış anlaşılmaz ise efenim bir ekleme yapmak istiyorum. Yazı çok hoş fakat can dündara ait değil bu yazı. Neden derseniz can dündar kendine ait olmayan yazıları toparlayıp site yapıp duyurmuş. Malesef ki bu yazıda onlardan biri..
 

blueice

Cevap: Öylesine Bir Mektup

Yanlış anlaşılmaz ise efenim bir ekleme yapmak istiyorum. Yazı çok hoş fakat can dündara ait değil bu yazı. Neden derseniz can dündar kendine ait olmayan yazıları toparlayıp site yapıp duyurmuş. Malesef ki bu yazıda onlardan biri..

O da güzelmiş teşekkür ederim eklediğiniz için.Kim yazdıysa, o da aynı dili konuşuyor yüreğinden dökülüyor cümleler sayfalara.
 
Cevap: Öylesine Bir Mektup

Evet yazının Can Dündara ait olmaması yazıyı kötü yada çirkin yapmaz. Yazı güzel, okuması keyifli.
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
mektuplar yazdım sana gönderemedim kimseye emanet edemedim sana olan hislerimi yazdığım satırları .. gece yıldızlara paylaşıyorum yazdıklarımı onlara anlatıyorum seni ne kadar özlediğimi ve seni hala ne çok sevdiğimi
ve sana kavuşmak için ÖLÜMÜ BEKLEDİĞİMİ ...
 
ellerine saglik cok güzel bir paylasim. Ulasilmayan sevgililere cevapsiz mektuplar hep
yprekte kalir yavas yavas kizilcimlar baslar yürekten vesonra alevlenir.hergün biraz yanar
sözleri ve düsünceleri kilitlemmistir bir kapi arkasina,
 

Venhar

1. Hikaye yarışma birincisi, 2. Avatar yarışma bir
ewet arkadaşım sevgiliye yazılan ve gönderilmeyen o kadar çok mektuplar varki .. can dündarın yazısını okuyunca ben de kendimce bişeyler ekledim..
 
"Dün gece sen uyurken
Yüreğim bir yıldız gibi bağlandı sana
İşte bu yüzden sırf bu yüzden
Yeni bir isim verdim sana
destina
Sen öyle umarsız uyusan da bir köşede
İşte bu yüzden sırf bu yüzden
Yaşamdan çok ölüme yakın olduğun için
Seni bu denli yıktıkları için destina
Yaşamımın gizini vereceğim sana "


içimden bu şarkı aktı birden....


nice mektuplarım var benimde vermediğim veremediğim yada adresi olmayan mektuplarım.adresi olanlarında cevabı gelirmi diye bilmediğim mektuplarım....
hüzünleneceğim valla....

"..............tıp biliminin raporlarına göre yaşama ilişkin bütün işlevlerimi yerine getiriyorum.bunu yaşamak olarak tanımlıyorlar ,yaşıyorum kimseyede soru sormuyorum.yaşıyorum çünkü seni düşünüyorum.canlı olduğumun kanıtı olarak bunu görüyorum artık.akşamları seni kararıyorum.kadife sesler çekilince apansız uzaklara,geceleri kirpiklerimden seni düşürüyorum.hayalin gözlerimi iyice yakıp uykuya dalınca seni uyuyorum.yine sensiz bir günde seni uyanıyorum.biliyormusun;tükenmek hiç zoruma gitmezdi içimde sen olmasan.saçlarıma sinen kokun olmasa,her hücreme böyle dokunmasan.zoruma gitmezdi inanmıyorsun:("
 
Mektup cebimde. Cebim yüreğime yakın. Yüreğim sende. Sen yüreğime yakın. Öyleyse mektup sende.

Sen bana ben kadar yakın sen kadar uzaksın... C.Z.
Yüreğine sağlık Selinamm
 
İlk paragrafıyla alakalı....


İnsan sever aşık olur kalbinde bir sürü ışıltı olur,o ışıltılar kelam olur dile düşer,dile düşeni sen söylersin söyledikçe dahada ışıldar.
Sonra keskin bir virajda sarsılırsın ayrılırsın geri dönüşü olmaz güçlüysen unutursun,dilden çıkmışlar ışıltısını kaybeder,ama söz dür söylenmiştir uçsada ışıltı izi kalır.

Sonra insan birdaha sever ışıltılar cereyana gelir,kalp tanır bu duyguyu aynı kelamlar farklı tonlarda tekrar dile düşer tekrar ışıldar.

Sonra.....
Sonrası ben.....
kaç ışıltılı kelam ettim sayısı yok.
Ve onu tanıdım...
Ama ona olan hislerimi kalbim tanımadı..
Hislerim vardı ama yabancıydı..
Adeta şimdiye kadar yaşadıklarıma yalan damgası vurup hafızamdan attı..
İki kelimeyi bir araya getiremedim.
Benki en çetrefilli cümleleri kuran adam.
Bu aşk bu sevda karşısında kör cahilin önde gideniydim.
Bakma Aşk dediğime hala yerine koyacak bir kelam edemediğimden aşk diyorum..


Burası sana Yavrum
Hala sana layık kelamları aramakla geçiriyorum kalp zamanımı.
Seni çok seviyorum
Ama bu cümleyi sana söylerken utanıyorum.
Çünkü kalbimde olan hazinenin boyutuna göre sanki sadaka veriyorum.
Bu benim cimriliğimden değil Bu hazınenin hepsi senin sayende Hepsini sana vermek istiyorum ama Miktarını Hayalimle bile tahayyul edemiyorum.

Son olarak
Bütün düşünmelerimden sonra kalbimdeki ışıltıya nazaran çok sönük kalsa bile senin için bir cümle kurdum yavrum.

Herkez sever,herkez kendi kalbi miktarında sever,ama ben seni sanki 100 bin kişinin sevmesinin toplamı miktarında seviyorum.ben 100 dedim sen sağa doğru istediğin kadar sıfır ekleyebilirsin hazinemiz geniş bebeğim.
 
Üst