Kadın’a Özlem..

İsimsiz Kadın;

Bugün sana yazmak istiyorum…

Gelirken kendinle getirdiklerini götürmediğin için, cömertliğin ve cesaretin için sana sonsuzlarca teşekkür ederim…

Kızdırıyordun beni ara sıra! Öfkemi kusmak için kullanıyordum bana olan zaafını. Şimdi özür dileyeceğimi sanma senden. Gerekiyordu, yaptım. En az benim kadar güçlüydün! Bu gücün etkilemişti beni. Gözlerime her baktığında hayranlığını okuyordum gözbebeklerinden. Senin olmaya adayım, senle baş etmeye gücüm yeter diyordu göz bebeklerin…

“Acıysa istediğin, al senindir ruhum ve bedenim” demiştin…

Kanlı kılıcımı her savurduğumda, üstüme sıçrayan kanını temizleme telaşıyla hizmet ediyordun. Kendi kanının acısını unutup, beni kirletmeme telaşına düşüyordun. Gözlerinde çakan şimşeklerin parıltısı ve o bilinmez rengin büyüsü beni her defasında kasırgana doğru çeker olmuştu. Fırtınanın gözüne her yaklaştığımda ise; paçayı zor kurtardım diye iç çekip kurbanlar kesiyordum…

Son kasırganda çekim gücün ne denli büyüktü, rüzgarında ne toz bulutları yüklüydün -anlayamadan dalıvermiştim fırtınanın gözüne. Ellerin beni merkeze çekiyor, gözlerinse hareket etmeme olanak tanımaksızın kilitliyordu beni sana.

Sanma ki bu fırtınadan hasarsız kurtuldum! Yaşamımın bir parçasını kaybettim o gün! Senin kaybettiklerin arasında ben, benim kaybettiklerim arasında ise; o küçük kız vardı…

Artık istesek de eskisi gibi olmayacak -biliyorsun! Dostluk bir kez kaybedilince, geriye sadece acı anılar kalıyor. İyi olanı hatırlamaksızın içten içe başlıyor insan kin büyütmeye! Hesap defterleri ardınca açılıp, diziliyor geçmişte üstünü örttüklerimiz…

Hey Kadın!

Bekletme yeni yaşamını, itaat etmek şart, efendin bekler seni, yolun açık ola…

Melike Dara
 
Üst