Firavunun Secde Eden Resmi

Bu resim İsrailoğulları'nın başlarındaki zalim Mısır Firavun'u
II. Ramses'in cesedinin resmidir.

Resim, İngiltere - Londra British müzesinde bulunmaktadır.
Süveyş kanalı açılırken denizin kenarında küçük bir tepecikte bulunmuş ve Londra'ya getirilmiştir.
ALLAH (c.c) Resulu Hz. Musa'nın zamanında ilahlık iddasında bulunan Firavun'un ölümünden 3 bin sene geçmesine rağmen ALLAH (c.c), cesedini ibret olması için çürütmemiştir.

Saçlarının bir kısmı halen yerindedir.

Başının bazı azalarının etleri de halen yerlerindedir.

Alın kısmında et kalmamıştır.

Elleri ve ayakları secde eder vaziyettedir.

Dünyada ALLAH (c.c)'a secdesiz başları, ALLAH (c.c) bir gün mutlaka böyle secde etmeye mecbur edecektir!
ALLAH (c.c)'a karşı gelenleri, ALLAH (c.c), ibret olması için cezalandırmaktadır.

ALLAH inananları hak yolundan ayırmasın(Amin)
alıntıdır
 

blueice

allah tüm inanmayanları hidayete erdirir inşallah firavun bize ne kadar büyük bir işaret ama bizler yine de şükürsüzlüklerin içine düştük çıkamıyoruz
 
Süveyş kanalı açılırken denizin kenarında küçük bir tepecikte bulunmuş ve Londra'ya getirilmiştir.
ALLAH (c.c) Resulu Hz. Musa'nın zamanında ilahlık iddasında bulunan Firavun'un ölümünden 3 bin sene geçmesine rağmen ALLAH (c.c), cesedini ibret olması için çürütmemiştir.
Yüce rabbimiz Kuranın 10 suresi(yunus suresi) 75 ile 93. ayetleri arasında bahsi geçen olayı anlatmaktadır.Ben yine yunus süresinin, 88 İLE 92 ayetleri arası konuya katılmak isterim.
Ayrıca kıyamete kadar ibret alınacak konuyu eklediginiz için teşekkürler.

88 - Musa dedi: "Ey Rabbimiz! Sen Firavun'a ve adamlarına şu dünya hayatında göz kamaştırıcı zenginlik ve bol bol servet verdin. Ey Rabbimiz! Senin yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz! Onların mallarını sil süpür ve kalblerine sıkıntı düşür. Çünkü onlar o acıklı azabı görmedikçe iman etmeyecekler."

89 - Allah buyurdu: "Her ikinizin de duası kesinlikle kabul olundu. Siz yine doğru ve dürüst olmaya devam edin. Kendini bilmeyenlerin yoluna sakın uymayın."

90 - Ve sonra İsrailoğulları'nı denizden aşırdık. Firavun, düşmanca saldırmak için derhal adamlarını ve askerlerini arkalarına düşürdü. Ta ki, suda boğulmaya başlayınca "İnandım, gerçekten de İsrailoğulları'nın iman ettiğinden başka tanrı yoktur. Ben de ona teslim olanlardanım." dedi.

91 - Şimdi mi? Oysa bundan önce hep isyan etmiştin ve fesatçılardan idin.

92 - Biz de bugün senin bedenini arkandan gelenlere bir ibret olsun diye kurtaracağız. Bununla beraber, insanların birçoğu âyetlerimizden yine de gafildirler.

Şüphesiz Allah cc dogruyu söylemiştir...
 

İlahi_aşk

Uzaklaştırıldı
düşünebilen her yaratılanın gözünün görebildiği milyonlarca belkide mucize var fakat görebilmek mesele hepimizinde bildiği Efendimizin bulunduğu asrı saadette müşrikler( şirk edenler) efendimizin ayan bayan gösterdiği mucizeleri almamıştı şu zamandada görüyoruzki ozamanın lehepleri cehilleri kaynıyor dünya hatta firavunu bile solladılar.bildiğimiz bir şey daha varki bu küffar ordusunu Mevla dilemediği müddetçe kimse yola getiremez onun doğru yola ilettiğini kim yolundan saptırabilir saptırdığını ise kim doğru yola iletebilir.. yapabilecek tek şeyse dua Mevla bütün perdeli gözlerden,mühürlü kalplerden perdeleri ve mühürleri kaldırsın inşaALLAH
 

Firavun cesedi efsanesi de fos çıktı

1980´li yılların başından bu yana ülkemizeki bazı dinsel cemaatler tarafından ´Hz. Musâ ile yandaşlarını takip ederken Kızıldeniz´de boğulan firavun´ olarak lanse edilen, hattâ fotoğrafları Kur´an´ın konuyla ilgili âyetleri eşliğinde hediyelik kartpostallara dönüştürülen bu gizemli cesetin gerçekten ´firavun´ olma ihtimali var mı?

Yeni Şafak yazarı ve araştırmacı Ali Murat Güven, 80´li ve 90´lı yıllara damgasını vuran dinsel bir söylentinin daha içyüzünü din ve bilimin gerçekleri eşliğinde gün ışığına çıkarıyor. Güven, inanç alanındaki traji-komik söylentilerin en ünlüsü olan ´firavun cesedi´nin ardındaki sırrı, Londra´daki dünyaca ünlü British Museum´da çözdü.

Fotoğrafın ilk ortaya çıkışı

Konuya yabancı olanlar ya da aslında bilip de sonradan unutanlar var ise hemen açıklayayım: Yüzyılı aşkın bir süredir Londra´daki British Museum´da korunan şu ünlü ´bozulmamış ceset´ten söz ediyorum. Hani şu, Kur´an-ı Kerim´deki Yunus Sûresi 90-92. âyetlerin kanıtı olduğu ileri sürülen, ama gerçekte firavunlukla hiçbir ilgisi olmayan, bundan yaklaşık beş bin yıl önce Yukarı Mısır´da yaşamış zavallı bir köylünün mumyasından…

Sözkonusu cesedi, ´firavun´ lansmanıyla ilk kez 1980´lerin sonlarına doğru tanıma şerefine nail oldum. Zafer Dergisi´nde yayımlanan malûm fotoğraf ve ondan çoğaltılma kimi dergi haberleri o sıralarda İslâmî kesimde elden ele dolaşıyordu. Günümüzle kıyas kabul etmeyecek düzeydeki o günkü kıt arkeoloji ve tarih bilgimle bile, fotoğrafı görür görmez ´Bu işte bir terslik var´ demiştim, ´Yüce Allah, Yunus Sûresi 90-92 âyetlerinde inançsız Firavun´un cesedini ibret için yüksekçe bir yere atacağını buyuruyor.

Oysa, bu cesedin müzede durduğu yer, tipik bir mezar formunda. Eğer bu tesadüfî bir arkelojik buluntu ise çevresindeki bütün bu ıvır zıvırlar, basit toprak kap-kacaklar nedir? Onu düzenli bir mezarda değil de rasgele bir noktada bulmaları gerekmez miydi? Ayrıca, Allah firavunu bir ibret vesilesi olarak koruyacağını söylüyor, ama bu ceset ise en az yüzde 50 oranında çürümüş durumda. ´Bir miktar korunmuş olmak´ demek, ´mükemmelen korunmuş olmak´la aynı anlama gelmez. En azından bir ´Allah sözü´ olarak aynı anlama gelmez. Ne yani, o hâlde Allah´ın Firavun´u kusursuz biçimde muhafaza etmeye gücü yetmedi de ceset zamanla çürümeye mi başladı?´

Fakat ben ne düşünürsem düşüneyim nafileydi. Genç dindarlar, ellerinde -kimbilir kim tarafından- British Museum´da çekilmiş olan o eski püskü fotoğrafla çevrelerindeki ´imansızlara´ tebliğ yapmaya çoktan başlamışlardı bile. Ve fotoğrafın popülaritesi 1990´lı yıllar boyunca katlanarak arttı.

Mumyayı ilk görüşüm

Yazılı basında geçirdiğim uzun çalışma yıllarından sonra Allah nasip etti ve 1990´ların ortalarında belgesel film yapımcısı oldum. Bu dönemde birçok ülkeyle birlikte yolum birkaç kez İngiltere´ye de düştü. 1997 yılında British Museum´da çekim yaparken, yıllardır kafamı kurcalayan ünlü mumyayı da dünya gözüyle görüp inceleme fırsatım doğacaktı.

Müze´nin Eski Mısır Eserleri bölümüne geçip ´firavun´un teşhir edildiği noktayı bulduğumda, ilk izlenimim derin bir hayâl kırıklığı oldu. Adamımız, piyasada yıllarca dolaşan soluk fotoğrafında göründüğünden çok daha perişan bir hâldeydi. Öyle ki üç kıtada belgesel filmler çekerken farklı kültürlere ait sayısız insan kalıntısı görmüş biri olarak, Peru´nun ünlü Nazca ovasında düzinelercesini yakından incelediğim, hem de bin yılı aşkın süredir açık arazide duran mumyalardan bile daha fazla yıpranmış olduğunu söyleyebilirim.

O tarihte British Museum yetkilileriyle ayaküstü yapmış olduğum sohbette kendilerine malûm cesetle ilgili söylentileri anlattığımda, gülerek bana şu karşılığı vermişlerdi: ´Müze envanterimizde bunlardan en az on-on beş tane daha kayıtlı. Hepsi de aynı bölgede ve İngiliz arkeologlarca bulunmuş doğal mumyalar. Ne yani, bunların hepsi mi firavun, hepsi mi dinsel mucize? Eğer bu adam kutsal kitaplarda anlatılan firavun olsaydı, onu zaten Müslümanlardan önce Musevîler kutsal bir ziyaretgâh noktası ilan ederlerdi!´

Doğrusunu söylemek gerekirse, o gün orada bütün hayatını arkeolojiye ve eski Mısır uygarlığına adamış uzmanlarla bu acıklı iddia üzerine daha derin bir muhabbete girip, bir Türk televizyoncusu olarak kendimi iyice madara etmek istemedim. Eğer o tarihte bu fırsatı değerlendirip dinsel duyguları coşturan bir haber yazsaydım, yanına da müzede o mumyayla yan yana çekilmiş, parmağımla zât-ı muhteremi işaret eden bir fotoğrafımı ekleseydim, nihayet ülkeye döndüğümde de bunu bizim manipülasyon yapmaya meyyal gazetelerimizden ya da dergilerimizden birine yayınlanması için verseydim, eminim ki bir sürü dindar insana ´Destur ya Rab!´ çektirir; dinibütün teyzeleri amcaları evlerinde gazete okurken hüngür hüngür ağlatırdım. Ama böyle bir ucuzluğa asla tenezzül etmedim ve tecrübemi kendime saklamak üzere o gün İngiliz yetkililere verdikleri bilgiler için teşekkür ettim. Sonra da (her nasıl bir ilâhi koruma altındaysa) yarı yarıya çürümüş durumdaki firavunumuza veda ederek müzenin diğer bölümlerindeki çekimlerimle uğraştım.

Efsane iyice zıvanadan çıkıyor

Öff yoruldum :)
Devamını okumak isteyenler böyle buyursun.
haber7.com
 

ARIZA

Uzaklaştırıldı
Birkac kelime karalamistim ama ortami germemek adina yazdigimi sildim...
 
Son düzenleme:
cehaleti gördümmü çıldırıyorum.be arkadaş hadi bilmiyorsun bari mantığını kullansana.mantığındamı yok.düşünemiyormusun.görmüyormusun kap kacakla gömülmüş belli bir mezarı olan biri bu gönderdiğin resim.ki eskilerde olduğu gibi geleneklerine uygun bir şekilde değerli eşyalarıyla yada
ikinci hayatında kullanacağını düşündükleri eşyalarıyla gömmüşler.kullanmayıcı isimli kişide detaylı bilgileri göndermiş.o bilgiler olmasa bile insan düşündüğünde, gözlemlediğinde gerçeği görür.
 
Üst