Erkek ciddi bir ilişkiden korkar!

Erkek ciddi bir ilişkiden korkar!

Bir kere baştan şunu söylemeliyim ki, yazının başlığındaki bu söz bana ait değil. Bu söz, ciddi bir ilişkiden yoksun kalan 'ilişki fakiri!' kadınlara ait. Yaşın da vermiş olduğu içsel savunmayla gülünç ve aynı zamanda alaycı kaderlerinin elinde 'iktidarını' kaybeden kadınların 'akla ziyan!' düşünceleridir, söyledikleri bu söz.

Bu yüzden olsa gerek bendeniz aklımı sağduyuyla koruyup, kadınların bu sözüne kanmıyorum. Neden peki? Birincisi; hiçbir erkek ciddi bir ilişki yaşamaktan korkmaz! Erkekler sadece zamansız gelen bir ilişkinin ciddiyetinden korkarlar. Nasıl mı? Onu da açıklayayım dişi efendiler... Erkeğin 'iş' anlamında 'iş kulelerini!' diktiği bir döneme, ciddi bir ilişki yaşamak isteyen bir kadın olarak denk gelmişseniz; o erkekten size koşarak gelmesini değil, sizden koşarak uzaklaşmasını bekleyin.

Bu sebepledir ki; hiçbir erkek mesleki anlamda hayatını büyük bir aşkla inşa ederken, ciddi bir ilişkinin 'duygusal!' kazasına uğramak istemez. Şimdi bu gerçekten yola çıkarsak, hayatım boyunca kadın milletine çektiğim destur aynen şu olmuştur: "Evliliğe dönük ciddi bir ilişki istiyorsanız, 20'li yaşlarda mesleki anlamda süt sağmak isteyen erkekleri değil, 30'lu yaşlarda sütü sağıp cebini doldurmuş erkekleri tercih edin. Unutmayın ki; 30'lu yaşlardaki erkek, gardı düşmüş boksör gibidir.

O erkeklere atacağınız sıkı bir yumrukla onları nakavt edip, rinkten dışarı atabilirsiniz. Sonra da onları gönül bahçenizde bahçıvan olarak çalıştırabilirsiniz. Nasıl mı? O zaman da ikinci maddeyi okuyun. Bu maddeyi iyi okuyup, yazdıklarımı ciddiye alın ki sizin de artık ciddi bir ilişkiniz olsun. İlişki treninizin vagonu boş değil, elhamdülillah dolu olsun!

ERKEĞE RÜZGAR YAPIN!
İkincisi; 30'lu yaşlarda 'iş kulelerini' diken erkekler, dişi bir kirpinin dikeniyle avlanmış bir domuz gibi yere serilirler. Unutmayın ki erkekler de, yirmi sekiz yaşına basmış her kadın gibi 'üremek!' istiyor. Bu üremenin en büyük nedeni de 'babalık içgüdüsü'dür.

Bu babalık içgüdüsü erkeklere yaş hesabı yaptırıyor. O yaştaki erkekler şöyle düşünüyor: "Yaş 35 oldu oğlum! Bugün evlenip baba olsam, çocuğum 15 yaşına geldiğinde ben 50 olacağım. Elini çabuk tut." İşte bu düşünce; erkeği 'gayri ciddi' bir ilişkiden alıkoyup, 'ciddi' bir ilişkiye yönlendirir.

O saatten sonra da çocuğuna anne olabilecek bir kadının peşinden sürüklenir. Peki öyleyse, kıvama gelmiş bu erkekleri ciddiyetsizlikle suçlayan kim? Ne yazık ki 'akılsız kadınlar!' Öyle ya! Artık ciddi bir ilişkiye yelken açmış erkeğe rüzgar yapamayan kadına sizce ne demeliyiz? Ben, "Kendi akılsızlıklarına yansınlar!" derim.

SİNAN AKYÜZ
 
Üst