• Hoşgeldin ziyaretçi ÜYE OLARAK Özgün Haber ve Makalelerinizi kaynak göstererek uygun olan katogoriye ekleyebilirsiniz.

İşçi sınıfı ses verdi

13-14 Mart eylemleri emekçilerin siyasete ağırlık koyabileceğini gösterdi. İki gün boyunca "AKP'yi İstemiyoruz" diyerek alanları dolduran işçiler karşısında hükümet sosyal güvenlik düzenlemesinde geri adım atma sinyali verdi.

soL Hayatı durdurmasa da ülkenin her yerinde kendini hissettiren iki saatlik iş bırakma eylemi AKP iktidarının sosyal güvenlik düzenlemesinde geri adım atmasına yol açıyor.

13 ve 14 Mart'ta Türkiye'nin dört bir yanında yapılan eylemler, uzun bir aradan sonra işçi sınıfının siyasete ağırlığını koyabileceğini, AKP'ye karşı güçlü bir emekçi direncinin örülebileceğini gösterdi. Eylemler sadece kitlesellikleriyle değil taşıdıkları siyasi canlılıkla da dikkat çekti. Kent merkezlerindeki eylemler dışında pek çok fabrika ve işyerinde de iş bırakan işçilerin eylem yaptığı bildirildi.

Dün eylemler sürerken Başbakan Tayyip Erdoğan "Eylemciler halka zulüm ediyor" diye konuştu. Ancak akşam saatlerinde hükümetin SSGSS yasa tasarısını geri çektiği bildirildi. İlerleyen saatlerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik ''Yasa tasarısının geri çekilmesi diye bir şey yok. Sosyal taraflarla son kez görüşüldükten sonra, TBMM Genel Kurulu'na sunulacak'' sözleriyle yalanlasa da tasarının genel kurula sevkinin gecikmesi, hükümetin en azından bir süre bu gündemi soğumaya bırakması bekleniyor.

Emekçiler İzmir'i "felç" etti
Dün en kitlesel eylem İzmir'de gerçekleşti. Emek Platformu'nun çağrısıyla bir araya gelen binlerce işçi ve emekçi Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası yasa tasarısını hükümetin geri çekmesi için "uyarı amaçlı çalışmama hakkı"nı dün 10:00-12:00 saatleri arasında İzmir'i "felç ederek" kullandı. Konak Belediye binasının önünde bir araya gelen binlerce işçi buradan Konak Meydanı'na doğru saat 11:30'da yürüyüşe geçti. Yürüyüş esnasında DİSK'e bağlı sendikaların çoğunlukta olduğu dikkat çekti. Eyleme DİSK'in yanı sıra, Türk-İş, KESK, Kamu-Sen, Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu, TKP, Yurtsever Cephe İşçi Birliği de oldukça iyi bir katılım sağladı. Belediye işçilerinin yoğun katılım gösterdiği yürüyüşe üç gün önce Balatçık Tekel tütün fabrikasında işverenin fevri tavrı üzerine işten çıkarılan 11 işçi kadın da katıldı. Yürüyüş esnasında sık sık "Hükümet istifa", "Genel grev genel direniş", "Hükümet yasanı al başına çal", "AKP'yi istemiyoruz!", "İşçilerinin birliği AKP'yi yenecek" sloganları atıldı. Kitleye yol boyunca katılanlar oldu. Yaklaşık 30 bin kişilik yürüyüş koluna dershaneden çıkan öğrenciler, marşlarıyla eklendiler. Yürüyüş boyunca birçok işyerinden kapı ve pencerelere çıkan emekçiler coşkulu kitleye alkış, ıslık ve sloganlarla destek verdiler. Bir buçuk saatlik yürüyüş esnasında ve eylem alanında işçilerin sloganları ve halaylarıyla grev tam bir şölene dönüştü.

İstanbul'da işçiler Saraçhane'ye yürüdü
DİSK, KESK, Türk-İş, Kamu-Sen, TTB, TMMOB gibi 17 örgütten oluşan Emek Platformu'nun çağrısıyla harekete geçen emekçiler, tüm yurtta olduğu gibi İstanbul'da da bir eylem gerçekleştirdi. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi önünde toplanan gruplar, kortejler oluşturarak Saraçhane Parkı'na doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca "Sağlık haktır satılamaz", "Mezarda emekli olmayacağız", "AKP'nin imamı kaça sattın vatanı", "Hükümet istifa", "Emekçiler burada yalancılar nerede", "Yalancı başbakan istemiyoruz" sloganları atıldı.

Saraçhane Parkı'nda açıklama yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Köksal Aydın, yasa tasarısının çıkması halinde, halkın geleceğinin kararacağını ve sağlık hakkının elinden alınacağını belirterek tasarı çekilene kadar eylemlerin devam edeceğini kaydetti.

Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi üyesi Ali Çerkezoğlu da, Türkiye'nin her yanında yapılan iş bırakma eyleminin bir çeşit referandum olduğunu belirterek "Bu referandum sonucunda açık farkla, herkesin görebileceği şekilde bu yasaların çöpe gitmesi kararı çıktı" dedi. Çerkezoğlu 1999 yılındaki büyük depremin hemen ardından Meclis'ten geçirilen ve emeklilik haklarını gasp eden yasanın bir devamı olduğunu söylediği SSGSS'nin şimdi de türban ve benzeri tartışmalar arasında yasalaştırılmaya çalışıldığını belirterek buna izin verilmeyeceğini kaydetti.

Emek Platformu İstanbul bileşenleri adına ortak açıklamayı yapan DİSK yönetim kurulu üyesi Ali Rıza Küçükosmanoğlu da, bugün yapılan eylemin uyarı niteliğinde olduğunu belirterek yasa tasarısına karşı eylemlerinin devam edeceğini açıkladı.

Arçelik işçileri, PTT taşeron işçileri, eyleme katılırken Haseki Hastanesi'nin bahçesinde yürüyüşü izleyen hasta yakınları alkışlarla destek verdi.

Samsun'da önce işyerlerinde sonra ortak eylem
Samsun'da Emek Platformu'nun aldığı karar doğrultusunda kamu kurumlarında dün 10:00-12:00 saatleri arasında iş bırakan işçi ve memurlar, çalıştıkları kurumların önünde yaptıkları basın açıklamasının ardından Cumhuriyet Meydanı'na sloganlarla yürüyüş yaparak SSGSS'yi protesto ettiler.

Samsun'daki ilk protesto, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü önünde gerçekleştirildi. Yapı Yol-Sen, Yol-İş ve Türk İmar-Sen'e mensup sendikalı işçi ve memurların katıldığı protesto, davul-zurna eşliğinde yapıldı. Yarım saatten fazla süren eylemde "Hükümet yasanı al başına çal', 'İşçi, memur el ele, genel greve" sloganları atıldı.

YapıYol-Sen Samsun Şube Başkanı Uğurcan Albak ve Türk-İş 6'ncı Bölge Temsilcisi İsmail Topçu yaptıkları açıklamalarda, bu yasalara asla teslim olunmayacağını, mücadelenin artarak devam edeceğini söylediler.

PTT Samsun Merkez Şube Müdürlüğü önünde toplanan memurlar, sloganlar atarak tasarıya tepkilerini dile getirdiler. Gösterinin yapıldığı Bankalar Caddesi'ni trafiğe de kapatan memurlar, "AKP'ye verdiğimiz oylar haram olsun" diye bağırdı.

Bir diğer eylem de Emek Platformu bileşenlerinden KESK, DİSK ve TTB'li üyelerin eylemi oldu. TKP ve Yurtsever Cephe'nin de destek verdiği eyleme yaklaşık 400 civarındaki kitleyle Eğitim-Sen önünde başlatılan yürüyüş Cumhuriyet Meydanı'nda sonlandırıldı. Emek Platformu adına açıklama yapan SES Şube Başkanı Süleyman Bal, Anayasa Mahkemesi tarafından birçok maddesi iptal edilen Sosyal Güvenlik Reformu Yasa Tasarısı'nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildiğini hatırlatarak, "Sağlık ve sosyal güvenlik hakkının piyasanın taleplerine sunmak, biz emekçilerin ve çocuklarımızın geleceğini karartmaktadır" dedi.

Gaziantep'te tekstil işçileri şalter indirdi
Gaziantep Emek Platformuna bağlı konfederasyonların, demokratik kitle örgütlerinin SSGSS ile ilgili basın açıklaması 11:30 da Adliye (Maarif meydanı) önünde yapıldı. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı eylem Öğretmenevi üst caddesinde toplanan çeşitli sendikaların Adliyeye doğru yürümesiyle başladı. Yürüyüş boyunca "Eşit parasız eğitim", "Eşit parasız sağlık hizmeti", "Tayip yasanı al başına çal", "Yaşasın sınıf dayanışması", "İşçi memur el ele genel greve" gibi sloganlar atıldı. Çevredeki esnafların alkışlarla desteklemesi dikkat çekti. Adliye önünde toplanan sendika ve meslek odaları adına basın açıklamasını Türk-İş temsilcisi (Haber-İş Sendikası başkanı) Ali Tabur okudu. Açıklamada mücadelenin yasanın geri çekilmesine kadar artarak devam edeceği belirtildi. Basın açıklamasından sonra halaylar eşliğinde "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz", "Tayyip'i alana Faruk Çelik bedava", "AKP halka hesap verecek" sloganları atıldı. DİSK Tekstil-iş'e bağlı işçiler de Organize sanayi bölgesindeki fabrikalarında şalter indirdi. Eyleme Yurtsever Cephe kendi döviz ve sloganlarıyla renk kattı.

Kocaeli'de coşkulu eylem
Kocaeli'ndeki Emek Platformu bileşenlerinin yanı sıra Yurtsever Cephe İşçi Birliği'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda yapılanmanın destek verdiği Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) karşıtı eylem, Merkez Bankası kavşağından yürüyüşle başladı. Katılımcılar, İnsan Hakları Parkı'na kadar olan 2 kilometrelik yolu ‘'AKP, yasanı al başına çal'', ‘'Başbakan şaşırdı, sabrımızı taşırdı'', ‘'genel grev, genel direniş'' ve ‘'AKP'yi istemiyoruz'' sloganlarıyla yürüdü.

YC İşçi Birliği Kocaeli Sözcüsü Bedriye Yıldızeli'nin inisiyatif kullanarak slogan atılmasını ve yürüyüş disiplininin gerçekleşmesini sağladığı eyleme katılanlar, İnsan Hakları Parkı'nı tamamen doldurdu. Halkın da birikimiyle park içi ve civarında coşkulu bir kalabalık oluştu. Bu sırada, sık sık hükümet ve AKP aleyhine sloganlar atıldı. Eyleme, gün içinde 2 saat süreyle iş bırakan memurlar ve işçilerin yanı sıra 1 Ocak'tan itibaren grevde bulunan Kocaeli Üniversitesi'ndeki OLEYİS üyesi işçiler de katıldı.

Emek Platformu'nun SSGSS karşıtı düşüncelerini ve tasarıda yapılması istenen talepleri içeren bildiriyi Kocaeli Tabip Odası Genel Sekreteri Nilay Etiler okudu. Etiler, tasarının bu haliyle kabul edilemez olduğunu ifade ederek, AKP'nin emek düşmanı politikaları hayata geçirmekten vazgeçmesi gerektiğini kaydetti. Etiler, bu tür yasal düzenlemelerle toplumu germenin bir yararı olmayacağına da değinerek, halkın taleplerinin dikkate alınmasını da istedi.

Edirne: Gerçekler burada yalancılar Meclis'te
Edirne'de saat 12:00'de Belediye binası önünde toplanan yaklaşık 1000 emekçi sloganlar atarak pankart ve dövizlerle yürümeye başaladı. Kortej,merkez ana caddeyi trafiğe kapatarak, Saraçlar Caddesi ve Tahmis Meydanı'ndan geçerek İlhan Koman (Antik Park) Parkı'nda basın açıklaması yaptı. "Herkese sağlık,güvenli gelecek için SSGSS'ye hayır, Emek Platformu" yazılı ana panakart arkasında toplanan kitle "Gerçekler burada yalancılar mecliste", "Sağlıkta ticaret öldürür", "Mezarda emekli olmayacağız", "IMF'nin imamı kaça sattın vatanı", "Direne direne kazanacağız", "İşçi memur el ele genel greve", "Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz" sloganlarları atıldı. Yurtsever Cephe İşçi Birliği'nin de "Tayyip Amerika'ya Fethullah'ın yanına", "Eşitlik özgürlük işçilerle gelecek", "AKP'yi İstemiyoruz" dövizleriyle katıldığı eyleme halkın yoğun ilgi gösterdiği görüldü.

Denizli'de emekçiler meydanda
AKP Hükümeti'nin hazırladığı ve şu anda mecliste bekleyen 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası (SSGSS) Yasa Tasarısı'na bir tepki de Denizli'den geldi. Yasanın meclisten geçmesini istemeyen Denizlili kamu ve basın emekçileri, Çınar Meydanı'nda seslerini kamuoyuna duyurdular.

Denizli Gazeteciler Cemiyeti, Denizli Barosu, Eczacılar Birliği, Bağ-Kur Emeklileri Derneği, İşçi Emeklileri Derneği ile TMMOB, SMMMO, Üniversiteli Genç-Sen, Türk-İş, DİSK, Hak-İş, Memur-Sen, Kamu Emekçileri Konfederasyonu, BES ve Kamu-Sen'in Denizli Şubelerinden oluşan grup, ilk olarak Denizli Vergi Dairesi binasının önünde toplandı fakat daha sonra alanın dar gelmesi sebebiyle Çınar Meydanı'na doğru yürüdü. Yürüyüş esnasında esnafın da desteğini alan kamu ve basın emekçileri, Telekom ve SSK İl Müdürlükleri'nin önünde, eyleme katılmayan arkadaşlarına ‘eyleme katılın' çağrısı yaptı. Yoğun bir şekilde eyleme katılım gösteren Denizlili basın emekçileri de, yıpranma paylarının kaldırılmaması için hükümete çağrıda bulundu.

Bodrum'da kitlesel eylem
Yurtsever Cephe Bodrum İnsiyatifi tarafından Belediye Meydanı'nda dün öğle saatlerinde düzenlenen ve Sosyal Güvenlik ve Genel Sağlık Sigortası Yasa Tasarısı'nın protesto edildiği mitinge yaklaşık 500 işçi katıldı. Eylemde işçiler "AKP Sağlığa Zararlıdır" "Tayyip Amerika'ya Fetullah'ın Yanına" "Sağlık Hakkı Satılamaz" sloganları attı "Mezarda emekliliğe hayır", "Sağlık Paralı Olmasın" "Asgari Ücreti Hükümete Hediye Edelim" pankartları taşıdı.

Yurtsever Cephe Bodrum İnisiyatifi adına açılış konuşmasını yapan Ayhan Karahan "Kardeşler hayatın en büyük çelişkisi üreten biziz, yöneten onlar. Bu çelişkiyi çözemediğimiz sürece SSGSS benzeri saldırılardan kesin kurtuluş olamaz. İşçiler birleşecek, iktidara yerleşecek... Söz, yetki, karar, iktidar halka..." dedikten sonra AKP iktidarını kasdederek "siz Tuzla'da zehirli ölümsünüz. Trabzon'da fındıkta soygunsunuz. Ballıca Tekel Fabrikasında işsizliksiniz. Üniversitede türbanlı bilim düşmanı türbansınız. Siz bizim için Sağlık ve Sosyal güvencesi değil, para babalarının saltanatı için güvence olabilirsiniz. Sizleri ABD'ye efendinizin yanına Fethullah Gülen'in yanına göndermek yutseverlerin boynunun borcudur. Ama iktidarınızdan hesap sormadan hiçbir yere göndermeyeceğiz sizi. Tarihin ve halkımızın önünde söz veriyoruz" dedi. Karahan'ın ardından Belediye İş Sendikası Muğla Temsilcisi Hasan Aşkın'ın yaptığı basın açıklamasını okudu.
haber sol gazetesı...
 

güney

Seni TKP li seni...:Cachondon: "Hak verilmez alınır" sözü böyledir işte.."Sen yok san ben yok sam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa " değilmi.bizlerin örgütlü mücadele dışında başka alternatifimiz yok....
 
bu eylemlerin yeterli olduğunu düşünmüyorum,yani okadarda etkili olmadı.ama adı eylemdi ve bu durum çok mutlu etti beni,toplumun refleks kabiliyetinin var olduğunu bilmek,devletin gerçek sahibinin millet olduğunu göstermesi açısından çokda yararlı oldu.ayrıca şartlar düzelmezse bu eylemlerin daha'da büyüyerek devamının gelme olasılığının yüksek olması,devleti işini doru yapmaya zorlayacak bir tehdit kaynağıdır.güzel günler gelecek inşaallah.
 
Üst