Hayatı şeker tadında hissetmek için...

Hayatı şeker tadında hissetmek için...
Hayatı bir ucundan yakalamaya başladığımızda büyüdüğümüzü anlarız, sanki Dünya'yı yeniden keşfedecek gibi hissederiz kendimizi ve kendimizce keşfederiz de.
İnsanları tanımaya başlar farklı güzelliklerin olduğunu görürüz. Çocukça şeyleri yapmaktan vazgeçmeyi ama çoğu zaman sevgilerimizin çocukça kalmasını isteriz.

Hayatı yakaladığımızı düşündüğümüz anlar da, en saf en içten duygularımız en içten davranışlarımız ve en olmadık yerlerde en olmadık zamanlarda söylediğimiz sözlerin çocukça sevgilerimizden kaynaklandığını biliriz. Çoğu zaman duygularımızı çocuk içtenliğinde yaşayabilmeyi bir an da hıçkırarak ağlayıp bir an da katıla katıla gülmeyi isteriz.
Büyümeyen belki de yaşlanmayan bir çocuk olarak kalmak istediğimiz de hayattan bir çok şey öğrendiğimizi anlar hatta söylediğimiz ve söyleyeceğimiz sözlerin bile bizimle birlikte olgunlaştığının farkına varırız.
Yaptığımız hatalardan pişmanlık duyduğumuzda çocukça affedilmeyi bekler ve cezalandırılmayı istemeyiz.

Doğarız, büyürüz, yaşlanırız ve ölürüz.

Bu süreçte insan olarak ve insanca yaşamak için, kendimizce en iyisini en doğrusunu yapmaya çalışırız.
Sevgilerimizi, sevinçlerimizi, hüzünlerimizi, kederlerimizi, korkularımızı yaşarken önemli olan umutlarımızı kaybetmemektir.
Bir olgun olarak duygularımızın büyümesini asla istemiyoruz, çünkü saf ve yürekten geldiği gibi davranmak , hayatı olduğu gibi kabul etmek her şeye katlanmak minicik şeylerden mutlu olmak istiyoruz ve istemeliyiz.

Hayat; elimize tutuşturulmuş bir şeker değil midir?
O zaman çocukların en sevdiği şeyi yapmak gerekiyor.
'' Şeker yemek''
Hayatı şeker tadında hissetmek ve çocuk kalmak için......

Tülin karaman...
 
Hayatı şeker tadında hissetmek için...
Hayatı bir ucundan yakalamaya başladığımızda büyüdüğümüzü anlarız, sanki Dünya'yı yeniden keşfedecek gibi hissederiz kendimizi ve kendimizce keşfederiz de.
İnsanları tanımaya başlar farklı güzelliklerin olduğunu görürüz. Çocukça şeyleri yapmaktan vazgeçmeyi ama çoğu zaman sevgilerimizin çocukça kalmasını isteriz.

Hayatı yakaladığımızı düşündüğümüz anlar da, en saf en içten duygularımız en içten davranışlarımız ve en olmadık yerlerde en olmadık zamanlarda söylediğimiz sözlerin çocukça sevgilerimizden kaynaklandığını biliriz. Çoğu zaman duygularımızı çocuk içtenliğinde yaşayabilmeyi bir an da hıçkırarak ağlayıp bir an da katıla katıla gülmeyi isteriz.
Büyümeyen belki de yaşlanmayan bir çocuk olarak kalmak istediğimiz de hayattan bir çok şey öğrendiğimizi anlar hatta söylediğimiz ve söyleyeceğimiz sözlerin bile bizimle birlikte olgunlaştığının farkına varırız.
Yaptığımız hatalardan pişmanlık duyduğumuzda çocukça affedilmeyi bekler ve cezalandırılmayı istemeyiz.

Doğarız, büyürüz, yaşlanırız ve ölürüz.

Bu süreçte insan olarak ve insanca yaşamak için, kendimizce en iyisini en doğrusunu yapmaya çalışırız.
Sevgilerimizi, sevinçlerimizi, hüzünlerimizi, kederlerimizi, korkularımızı yaşarken önemli olan umutlarımızı kaybetmemektir.
Bir olgun olarak duygularımızın büyümesini asla istemiyoruz, çünkü saf ve yürekten geldiği gibi davranmak , hayatı olduğu gibi kabul etmek her şeye katlanmak minicik şeylerden mutlu olmak istiyoruz ve istemeliyiz.

Hayat; elimize tutuşturulmuş bir şeker değil midir?
O zaman çocukların en sevdiği şeyi yapmak gerekiyor.
'' Şeker yemek''
Hayatı şeker tadında hissetmek ve çocuk kalmak için......

Tülin karaman...




Ay sen ne şekersin be canım ne güzellikler paylaşıyorsun bittim ben senin paylaşımlarına evet Allah cümlemize hayatı bir şeker tadında yaşamak nasip etsin inşallah ama acıdırki en tatlı şeker bile sonunda eriyip bitiyor yaşamda öyle canımcım evet doğuyor,biyiyor ,yaşlanıyor veeee ölüyoruz ama keşke bu ölüm olayı olmasa be canım ama kaçınılmaz son malesef işte şeker tadında yaşamda gerçek dünya olan orası için bir çok şekerlikler yapabiliyormuyuz ,elimizdeki şekeri bölüp paylaşabiliyormuyuz güzellikleriyüce rabbimin bize verdiği nimetleri en güzeli bu canım tekrar teşekkürler eline sağlık....
 
Üst