Fethi Tevetoğlu kimdir?

Fethi Tevetoğlu kimdir,​

Fethi Tevetoğlu ilk, orta ve lise eğitimini yurdun çeşitli vilayetlerinde yaptı. Daha sonra Askeri Tıbbıye'ye girdi. Mezuniyetinden sonra Gülhane Askeri Tıbbıye'ye tayin edildi. İhtisasını Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak çocuk hastalılları uzmanı oldu. Bir süre sonra askerlik görevinden ayrıldı ve A.B.D'ye giderek Teksa ve Baylor Üniversitelerinde başasistan ve öğretim görevlisi olarak çalıştı. Dönüşünde Samsun'a yerleşerek serbest hekimlik yapmaya başladı. Aynı yıl Demokrat Parti Samsun İl Başkanı oldu. 27 Mayıs ihtilalinden sonra Adalet Partisi Samsun teşkilatını kurarak il başkanı oldu ve aynı yıl Samsun'dan senatör seçildi. Bu görevde aralıksız 12 yıl kaldı.

Tevetoğlu, Dünya Antikomünist Teşkilatı'nın Orta Doğu ülkeleri temsilciliğini üstlenmiş, ölümüne kadar bütün yıllık kongrelere katılmıştır. Ayrıca Türk Ansiklopedisi yayın kurulu başkanlığı da yapmıştır. 1987'de yayıma başlayan "Yeni Orkun dergisine de çeşitli makaleler, dizi yazılar yazmış, son gününe kadar da derginin başyazarlığını yapmıştır. 27 Kasım 1989'da geçirdiği ani bir kalp krizi sonucu uçmağa vardı.

Tevetoğlu İstanbul'da Askeri Tıbbıye öğrencisi iken Atsız'la tanışarak ona hayranlık duymuş ve en yakın dostlarından biri olmuştur. Daha Askeri Tıbbiye öğrencisi iken, bir arkadaşının adına aldırdığı imtiyazlı "Kopuz" Dergisini yayınlamaya başladı. Ancak haberi alan Ankara'daki yetkililer eğer dergiyi kapatmazsa er olarak alaya çıkaracaklarını bildirdiler. Daha sonra Samsun'a tayin edildi. Burada da Kopuz'u eşi üzerine aldığı imtiyazla yayınlamayı sürdürdü. Bu defa da Ankara'dan bir heyet gönderildi, Tevetoğlu'nun ifadesi alındı. Fakat Kopuz'a dokunulmadı. Derginin bu döneminde yazıları yayınlananlar arasında Atsız, Zeki Velidi Togan, İsmet Türmtürk, Hüseyin Namık Orkun, Nejdet Sançar, İsmail Hakkı Yılanlıoğlu, Orhan Şaik Gökyay, Peyami Safa, Remzi Oğuz Arık,Z. Fahri Fındıkoğlu, Dr. Hakkı Akansel vardı.

1944'te Türkçülerin turuklanmasına başlanınca Tevetoğlu'da gözaltına alındı. Bir hücreye kondu ve 73 gün orada kaldı. Ve nihayetinde mahkeme sanıkların" milli bir gaye için çalıştıkları" hükmüne vararak beraat kararı verdi. Fakat Tevetoğlu zaten 11 ay 20 gün hapis yatmıştı. Ankara'da görevli olduğu sıralarda, Türk Milliyetçiler Derneği'nde ateşli Türkçü konuşmalar yaptı. Aynı yıllarda Türk Ocağı Ankara Şubesi'nin açışına önderlik yaptı.

Hayatı boyunca yazdığı yüzlerce makale ve şiirleri çeşitli dergilerde ve gazetelerde yayınlanan, kitap halinde basılmış eserleri şunlardır:

Yarın Turan Benimdir.
Bir Bayrak Altına.
Fuzuli'nin Bahçesi
Türklüğe Kurban
Rabindranath Tagore
Büyük Türkçü Müftüoğlu Ahmed Hikmet
Enis Behiç Koryürek- Hayatı ve Eserleri
Faşist Yok Komünist Var
Dış Politika Görüşümüz
Milletlere Işık Tutan İki Beyanname
Komünist Blokta Milliyet ve Mefkure( G. Von Mende'den çeviri)
Kıbrıs ve Komünizm
Açıklıyorum
Yirminci Yüzyılın Yüzkarası: Utanç Duvarı
Türkiye'de Sosyalist ve Komünist Faaliyetler
Mukaddes Topraklardan Geçen Yol
Benim Gördüğüm Bugünkü Rusya
Mehmed Emin Yurdakul- Hayatı ve Eserleri
Ömer Naci
Hamdullah Suphi Tanrıöver - Hayatı ve Esreleri
Dağ Yolu
Gönül Hanım
Milli Mücadele Yıllarındaki Kuruluşlar
 

Fethi Tevetoğlu’nun yaşamı ve sözlerini kısaca ele alalım.​

ABD milliyetçisi, “müfrit” Türk ırkçısı

1944’te Türkeş’le beraber ırkçılık davasından yargılanan Tevetoğlu, kendi ifadesiyle “mütevazı Türkçü, müfrit bir Irkçı”dır. Ancak o kadar “mütevazı” bir Türkçüdür ki Atatürk’ü küçümser, “Ne mutlu Türküm diyene” diyenleri kınar; “Ne mutlu Türk yaratılana” sloganını üretir.

Atatürk’ün sözleri üzerine “yaratıcı” buluşlar konusunda Tevetoğlu’nun, özel bir yeteneği vardır. Atatürk’e mal edilen meşhur “Komünizm her görüldüğü yerde ezilmelidir” sözünü, yine Tevetoğlu uydurmuştur.

Tevetoğlu 1944 davasından salıverilince soluğu ABD’de alır. Bu sefer en hızlı Amerikancı kesilir. ABD bayrağına, İhsan Sabri Çağlayangil ile sarılarak fotoğraflar çektirir.

ABD’den Türkiye’ye dönerken yeni bir görevi vardır. Asya Milletleri Komünizmle Mücadele Birliği’nin Türkiye ve Ortadoğu sorumlusudur. KMD’yi Türkiye’de örgütler. Aynı ABD kendisini DP Samsun İl Başkanı, daha sonra da AP’den milletvekili yapar.

Atsız’ın dinsiz ırkçılığından kopar. İslamı keşfeder. Atatürk milliyetçiliğine düşmanlık çizgisine, bir de laiklik ilkesine düşmanlığı ekler: “…Bugünkü ahlaki ve içtimai çöküşümüzün en mühim sebebini, lâyiklik pernsibinin, yıllardır dinsizlik olarak tatbik edilişi kasıt ve cinayetidir.” Kendisi bir nevi ilk Türk-İslamcı’dır. KMD, örgütlenmesi için bu dönüşüm ideal olur. Zaten KMD de 1960’larda AP’nin kanatları altında gelişir.

İşte Atatürk’ü küçümseyen, “müfrit ırkçımızın” dilinden milliyetçilik dersleri; ama hatırlatalım bu adam Türk “milliyetçisi”dir, Amerikan değil:

“Tarihi ve ananevi dost ve müttefiklerimiz İngiltere, Fransa ve Batı Almanya ile olan ilişkiler, Türk halkının gerçek dostluğa dayanan maddi, manevi huzur ve güven kaynaklarından en mühimmini teşkil eder… Bilhassa Birleşik Amerika’ya olan içten samimi bağlılığımız ve inancımız, bu milletin insan hak ve hürriyetlerinin muzafferiyeti için, tarihte örneği görülmemiş fedâkarlık ve mesuliyeti istekle üzerine almasını takdir edişimizdendir.”

Tevetoğlu’nun Türk milliyetçiliği (!) üzerine derin fikirlerini daha fazla aktaramayacağız. Ancak isteyen Ülkü Ocakları’nın internet sitesine bakabilir. Şimdilerde ABD ve AB’ye karşı esip kükreyen Ülkü Ocakları için Atatürk’ün Nutuk’u hâlen kaynak kitap olamamıştır. Ancak Tevetoğlu’nun tüm kitaplarını kaynak kitaplar listesinde bulabilirsiniz.

Hepsinin “kökü dışarda”

Sadece Tevetoğlu değil; Necip Fazıl’dan, Alparslan Türkeş’e, Said-i Nursi’den Erbakan’a tüm isimleri birleştiren, ortak bir paydadır ABD muhipliği. Bunun adına da “milliyetçilik-muhafazakarlık” koyarlar

alıntı( turk solu dergisi)
 
Üst