OSMANLI'YI SORGULARKEN

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Geçmişimiz,pırıl pırıl aydınlık da olabilir,bazı yönleriyle sisli-dumanlı da;ne olursa olsun o bizim geçmişimizdir.Mazinin bir kısım olumsuz yanlarını bir yere kadar sorgulasak da onu bütünüyle karalamamız kat'iyen doğru değildir.Böyle bir davranış ondan aldığımız ve alacağımız ışığı söndürmek demektir.Bu ise,cedlerimize saygısızlık olmasının yanında,hem bugünkü nesillere hem de yarınki genç kuşaklara karşı apaçık bir ihanettir.
 
Geçmişi sorgulamak ve bilgilerimizi tazelemek en güzelidir, emeğinize sağlık;

***Edebalı, biliyordu ki; “en büyük zafer nefsini yenmektir, dost kendini tanımaktır, düşman insanın kendi nefsidir.”

***Edebalı biliyordu ki; “Ülke, idare edenin, oğulları ve kardeşleriyle ortak malı değildir. ülke sadece idare edene aittir. Ölünce ondan sonra kim gelirse gelsin, ülkenin idaresi onun olur Vaktiyle yanılan atalarımız, sağlıklarında devletlerini oğulları ve kardeşleri arasında böldüler. Bunun içindir ki, yaşayamadılar yaşatamadılar.”

***Edebalı biliyordu ki; “Bir kere kişi oturdu mu, yerinden kolay kolay kalkamaz. Kişi kıpırdayamayınca uyuşur. Uyuşunca laflamaya başlar, laf dedikoduya dökülür. Dedikodu başlayınca da gayri iflah etmez. Dost düşman olur, düşman canavar kesilir.”

***Edebalı biliyordu ki; “Akacak kana yol ve yön lazım. Kan, sadece toprak sulamak için akmaz. Kişinin gücü günün birinde tükenir, ama bilgi yaşar. Bilginin ışığı, kapalı gözleri bile aydınlığa kavuşturur.”

***Edebalı biliyordu ki; “Hayvan ölür semeri kalır, insan ölür eseri kalır. Gidenin değil, bırakmayanın ardından ağlamalı. Bırakanın da bıraktığı yerden devam etmeli.”

“Geçmişini bilmeyen, geleceğini bilemez” diyordu Edebalı. Osman Bey’e “Geçmişini bil ki yere sağlam basasın. Nereden geldiğini bil ki nereye gideceğini de bilesin” anlatıyordu

Şeyh Edebalı, Ahiliğin genel kurallarını düzenleyip uygulamaya koymuştur. Ahi kelimesi Arapçada “kardeşim” anl***** gelmektedir. Divan-ı Lügat-it Türk’te ise AHİ kelimesinin “eli açık, cömert” anlamında Türkçe AKI ‘dan geldiği kaydedilmekledir.
kısmen alıntıdır.
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Şimdilerde ruh ve mana köklerimize saldırıp geçmişimizi tamamen karanlık göstermek isteyenler,farkındalar veya değiller,genç kuşakları milli hislerden uzaklaştırıp onları kimlik bunalımına sürüklemektedirler.Şunu çok iyi kavramalıyız bir kere,geçmişinden kopmuş toplumların gelecek adına bir şey vaad etmesi mümkün değildir.
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Neslin bekası,onun kendi olarak ayakta durmasına,kendi ruh köküyle irtibatını devam ettirmesine,kendi kaynaklarından beslenmesine bağlıdır.Şimdiye kadar kendini,kendi değerlerini inkar eden milletlerden iflah olan,kendi olarak kalanlardan da bütün bütün tarihten silinip giden görülmemiştir.
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Arkadaşlar bu son derece öneme haiz bir konu.Sizlerde fikirlerinizi yazın,bilinmesi gerekenleri bildirin.Sadece bir iki arkadaşla geçiştirmeyelim bu forumu.Burada çook engin bir deryadan Devlet-i Aliye'den bahsetmeye çabalıyalım hep beraber, öyle acayip forumlar öyle acayip mesajlarla destekleniyorki insanın hafsalası almıyor.Hadi be arkadaşlaar.:Me:
 
Arkadaşlar bu son derece öneme haiz bir konu.Sizlerde fikirlerinizi yazın,bilinmesi gerekenleri bildirin.Sadece bir iki arkadaşla geçiştirmeyelim bu forumu.Burada çook engin bir deryadan Devlet-i Aliye'den bahsetmeye çabalıyalım hep beraber, öyle acayip forumlar öyle acayip mesajlarla destekleniyorki insanın hafsalası almıyor.Hadi be arkadaşlaar.:Me:

Çok çok haklısınız...Devlet-i Aliye 'den bahsedildiğinde suskun kalmak ,bize yakışmıyor.Osmanlı 'daki hoşgörü,millet sistemi,milli bilinç,ruh ve maneviyatın en yüksek sviyesini, bugün mumla arar olduk.Bir Devlet-i Aliye daha gelmeyecektir yeyüzüne....Bzim öyle büyük bir geçmişimiz var işte...sahiplenilmesi,korunması,an be an hatırlanması gereken...

Emeğinize sağlık,bu değerli paylaşım için...
 
Öncelikle çok güzel bir konu ve paylaşım olduğunu söylemek sanırım konunun tam anlamıyla hakkını vermek sayılmasa da, konunun bir nebze önemini anlatır sanırım.

Şunu söylemeliyim ki; artık toplumumuzun çoğu kesiminde Atalarımızdan utanma ve onları yergileme marifet olmuş, Atalarını unutmayanlar cahil, softa diye nitelendirilmiş ve gerçekleri söyleyenler dokuz köyden kovulmuş, kimi zaman da ciddi anlamda yargılanmışlardır.

Aslında ortada bir tablo var ve bu tablo apaçık ortada sergileniyor. Fakat bu tablo saygısızlar tarafından karalanarak, yeniden çizilmeye çalışılarak ve de üzerinde rutüşler yapılarak şu andaki kuşağa farklı tanıtılmaya çalışılıyor.

Bilindiği gibi Atalarımız zamanında Viyana kapılarına dayanan sınırlarımız, günümüzde kibrit kutusu kadar olan ve hala da bize çok görülen bu sınırlarla hapsediliyor. Kurtuluş savaşında verdiğimiz Şehit'lerin kemikleri sızlıyordur inanın. Çünki bizim Kurtuluş savaşı dediğimiz savaş aslında VER KURTUL savaşıdır. Atalarımıza en büyük saygısızlık da budur.

Vermiş oldukları emaneti koruyamamak.....!
 
arkadaşlar güzel bir konuya değinmişsiniz . bende bu konu ile ilgili bir örnek vermek istiyorum.rus cumhur başkanlarından biri leninin büstünü moskof meydanlarından birine diktirirken gazetecilerden birisi sorar efendim hepimiz biliyoruz ki lenin bu millete ve ülkemize çok zulüm yaptı neden büstünü bu meydana dikiyorsunuz dediğinde verdiği cevap manidardır . Lenin ne kadar yanlış yapmış olsada bizim bizim geçmişimizdir ve bizden birisidir. gelecek kuşaklarımızın onu tanıması ve geçmişini bilmeleri gerekir diye cevaplar . . . arkadaşlar görüyorsunuz değilmi geçmişleri ne kadar zalim bile olsa onu yüceltmekten geri kalmıyorlar ve yermiyorlar. fakat bizler ise 600 yıl adaletli bir şekilde hüküm süren atlarımızı ne gibi konular la suçluyoruz ve onları nasıl bir şekilde itham ediyoruz. Ve de onlar hakkında ne kadar az bilgi biliyoruz !!!. konuyu peygamber efendimizin bir hadisi ile kapatmak istiyorum 'atalarınızı kötü yanları ile yad etmeyiniz '
gelin bizler de geçmişimizin güzellikleri ile şereflenip onları kendimize örnek alalım ve hatalarınıda bir tecrübe kazanma sayarak onlardan ders çıkarmaya bakalım...bence asıl erdem budur.geçmiş geçti gelecek meçhul mühim olan bu gün.geçmiş geçtiği için geçmişi tartışmak yerine ders çıkarmalı . çıkardığımız dersleri yorumlayarak geleceğe ayna tutmalıyız...
vesselam
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Bir zamanlar biz de millet,hem nasıl milletmişiz;
Gelmişiz dünyaya,milliyet nedir öğretmişiz!
Kapkaranlıkken bütün afakı insaniyetin,
Nur olup fışkırmışız ta sinesinden zulmetin.
(M.Akif)
 

Y.E.K.

Altın Üye (Haziran 2008)
Biz,milet olarak nice gamlı ve hatta şanlı günlerimizi çok çabuk unuttuk.Ne geçmiş,ne gelecek şuuruna sahip olduk.Bu yüzden de günübirlik bir hayatın esiri gibi yaşayıp durduk.Komşu ve hasım milletler bizi hayat yarışında çok gerilerde bırakarak geçip gittiler.Biz ise iç çatışmalarla,günün çıkar kavgaları içinde boğuştuk.Bu yüzden de nice kan,can,mal,itibar ve hepsinden önemlisi zaman kaybına uğradık.
 
Üst