Sen unuttun fakat ben unutmadım

sen unuttun fakat unutulmadın,
bense unutulduğumu biliyorum ama unutamıyorum,
inan unutmaya çalıştığım gün seni delicesine yine seviyorum . . .

ne zaman tutsam ellerini gözlerimin önünden mevsimler geçer, ne zaman gözlerin gözlerime değse saman yolundan bir yıldız düşer.

Yokluğun, deniz ve göğün birleştiği o ince çizgi gibi belirsiz yüreğimde... Yaşadıklarımız ise ufak kar taneleri gibi eridiler içimde...

bugün bir meyhane keşfettim mezarlığın karşısında
birgün beni ararda bulamazsan ya meyhanedeyim yada tam karşısında

öfkeni yapraklara yaz sonbaharda dökülsün
derdini rüzgarlara yaz estikçe uzaklara götürsün
sevgimi kalbime yaz öldüğünde seninle gömülsün

bir kelebek uçurdum sana doğru
dağları denizleri aştı seni buldu
sana mutluluk sundu hissettin mi söyle
öylesine derinden öylesine içten

seni dün sevmedim dünler bitti,
bugünde sevmeyeceğim bugün de bitecek,
seni yarın seveceğim,
çünkü bebeğim yarınlar hiç bitmeyecek . . .

Aşığım diyeni değil aşkında öleni sev
Yüzüne bakıp ağlatanı değil güleni sev
Seni seviyorum diyerek boynuna sarılanı değil
İncitirim diye sarılmayanı sev

sevdim seni birtanem
düşünmeden umutsuzca
hep sen vardın hayalimde
sevdim seni bir tanem
sende imkansızlığı sevdim
sonu olmayan bir düşü

bazen tek kelimenle yıkıldım
yanağımdan düşen iki damla oldun
bazen mutlu etti tek kelimen
bir tebessüm oldun yüzümde
karanlık gecelerde seni çektim
nefes nefes içime

haykırdım defalarca kendime
neden neden sevdim diye
biliyorum yollarımız ayrı seninle
söz dinletemedim şu garip gönlüme
sevdim seni birtanem çok sevdim
Alıntı
 
Üst